Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Örgütlü Soğuk Süt Primine Bakan Fakıbaba'dan Açıklama

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve FAO işbirliğinde yürütülen “Tarımsal Yayım ve Danışmanlık Hizmetlerinin Güçlendirilmesi Projesi”nde bir konuşma yaparak üreticiye süt konusunda müjde verdi.
Bakan Fakıbaba konuşmasında Başbakanımız Binali Yıldırım beyle görüştüm önümüzdeki günlerde  sıcak süte 5 kuruş  soğuk süte 10 kuruş örgütlü soğuk süte ise 12 kuruş prim verileceğini söyledi.
 
 

Bakan Fakıbaba ‘Türkiye, tarımsal üretimde dünyada yedinci, Avrupa da birinci sıraya yükselmiştir’

Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesinin ev sahipliğinde Başbakanlık Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezi öncülüğünde başlayan ‘Türkiye’de Tarım Politikaları ve Ülke Ekonomisine Katkıları’ konulu uluslararası sempozyuma  katılan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba Şu açıklamalarda bulundu.  
“Türkiye tarımsal dış ticarette net ihracatçı bir ülke konumuna gelmiştir”
Bakan Fakıbaba, bakanlık olarak tarım alanında yaptıkları çalışmaları anlattı. Tarımı, stratejik ve iktisadi bir sektör olarak ele aldıklarını, çiftçiyi de bu stratejinin merkezine alarak projeler belirlediklerini dile getiren Bakan Fakıbaba, “AK Parti Hükumetlerimizin yapmış olduğu çalışmalar sonucu Türkiye, tarımsal üretimde dünyada yedinci, Avrupa da birinci sıraya yükselmiştir. Türk tarımına ve Türk çiftçisine hak ettiği değeri ve desteği biz verdik. 20 milyon insanımızın, tarımda istihdam edilen 5 buçuk milyon vatandaşımızın daha iyi şartlarda üretmesi ve daha çok kazanması için büyük reformlar yaptık. Tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 2002-2016 döneminde 4 kat artmış 3.7 milyar dolardan 16.2 milyar dolara çıktı. Türkiye tarımsal dış ticarette net ihracatçı bir ülke konumuna gelmiştir” dedi.
 Son günlerin tartışma konusu olan et fiyatlarına da değinen Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, hayvansal ürünler ithalatını bitireceklerini söyleyerek, “Her zaman ve her yerde söylüyorum, ana olmadan dana olmaz, dana olmadan da et olmaz. İşte bu bilinç ve şiarla 250 bin damızlık düve projesi, 300 damızlık koyun projesi. Birlikte yürüttüğümüz müşterek diğer proje ve çalışmalarımızla orta ve uzun vadede inanıyoruz ki hayvan ithal eden değil ihraç eden ülke konumuna geleceğiz” diye konuştu.

 
 

Bakan Fakıbaba'dan Et Fiyatına İlişkin Açıklama

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba et fiyatlarına yönelik olarak açıklamalarda bulundu.
"Hayvanı sakla fiyatlar artsın hayvanı yağlandır ondan sonra da vatandaşlar fazla fiyatla yesin, bunlara hükümetimiz müsaade etmemektedir. Bazı süreçler geçiçi olarak ithatlar yapılabiliyor ancak bunlar yapılırken hep besici ve çiftçi kardeşlerimizi özellikle anadan babadan uğraşan varsa üretim yapan hayvancılık yapan kardeşlerimizi ön planda tutuyoruz.
Birinci derecede onları ve halkımızı düşünerek hükümetimiz tarafından bazı önlemler alınabilmektedir. Bu spekülatif hareketlerle piyasalarda kimse et fiyatlarında oynama yapmasın yükselttiği taktirde mutlaka ama mutlaka hükümetimizin alacak kararları vardır.
Bu konularda hükümetimiz çalışmalarına devam etmektedir ve mutlaka ama mutlaka üreticilerimizin mağdur olmayacğaı ve onların Allah razı olsun diyebileceği ve diğer yandan tüketici vatandaşlarımızın bu et çok pahalı yiyemiyorum demeyeceği bir fiyatta karar kılacağız"dedi.

 

Türkiye ve Kırgızistan Arasında Tarım Anlaşması

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın daveti üzerine Kırgız Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sooronbay Jeenbekov Türkiye’ye resmi bir ziyarette bulundu. Ziyaret sırasında; Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ve Kırgız mevkidaşı Tarım, Gıda Sanayisi ve Arazi Islahı Bakanı Nurbek Murashev; Ankara'da "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kırgız Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Tarım Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı"nı imzaladılar.
Tarım alanında iş birliği mutabakat zaptında İki ülke arasında tarımsal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik temel anlaşma olma özelliğini taşıyan bu Mutabakat ta hayvancılık, balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği ve iç sularda kaynak yönetimi gibi birçok konuda anlaşmaya varıldı.
Öte yandan bitkisel üretim ve bitki koruma, tarımsal üretimin mekanizasyonu ve otomasyonu, arazi ıslahı ve modern sulama sistemleri, tarımsal ürünlerin işlenmesi, üretici örgütlenmesi gibi konularda ise Türkiye ve Kırgızistan ortak araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) konularında işbirliğinin geliştirilmesinde ortak hareket edecek.
Anlaşmanın iki ülkeler arasında ki ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesi, doğrudan yatırımın çekilmesi için düzenleyici bir yasal çerçevenin oluşturulması, yatırımların istikrarlı ve adil bir şekilde muamele edilmesi hayvancılık, balıkçılık, su ürünleri yetiştiriciliği ve iç sularda kaynak yönetimi, bitkisel üretim ve bitki koruma ve daha birçok alanda ki gelişiminin sağlanması bekleniyor.

 

Tarım Bakanı Fakıbaba: Hedefimiz Türkiye'nin Bir Milyon Düve Açığını Kapamak

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, "Hedefimiz, Türkiye'nin bir milyon düve açığını kapamak. Bunu kapatacağımıza inanıyorum" dedi
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, 500 bin anaç koyun ve 250 bin düve projesine ait protokolün Salı günü Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası arasında imzalanacağını söyledi.
Proje kapsamında üreticiye yılda 500 bin anaç koyun vereceklerini belirten Fakıbaba, şöyle devam etti:
"300'e kadar koyun dedik. Söylediklerimiz aynı şekilde geçerlidir. 3 yıl içerisinde Tarım Kredi olarak 250 bin düve vereceğiz. Bunlar 100 bin liralık olacak. İnşallah 75 binini bu yıl için planladık. Bunu 3 yıl içerisinde 250 bine tamamlayacağız. Bizim hedefimiz Türkiye'nin bir milyon düve açığını kapatmak. Bunu kapatacağımıza inanıyorum. Tabii zaman istiyorum."
Son 2 günde Niğde ve Afyonkarahisar'da temaslarda bulunduğunu ifade eden Fakıbaba, "Gerçekten çok mükemmel işletmeler var. Emeği geçen bütün arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) olarak, Bakanlık olarak destekledik" diye konuştu.
Gıda, tarım ve hayvancılık alanındaki çalışmaların çok daha başarılı seviyeye geldiğini görmekten büyük mutluluk duyduğunu anlatan Fakıbaba, "Önümüz açık. İnşallah çok daha güzel işletmeler ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullandı.
"Her önümüze çıkana 'al bunu' deme şansımız yok"
Fakıbaba, 300 koyun projesiyle ilgili kriterleri açıkladıklarına işaret ederek, şunları söyledi:
"300 koyuna kadar diyoruz. Bu işi yapanlar diyoruz. Farz edelim sizin ahırınız 300 kapasiteli. Damızlık koyununuz var. 250 tane vereceğiz. Meranız olacak. Bizim her önümüze çıkana 'al bunu' deme şansımız yok ama ne yapacağız? Sigortasının parasını ödeyeceğiz, asgari ücretini vereceğiz, ilaç gerektiğinde ilacını vereceğiz. Tarım Bakanlığının hekimlerine zimmetleyeceğiz, onlar ücretsiz olarak bu hayvanlara bakacak. En sonunda bunlara avans olarak veriyoruz. Bir yılın sonunda 300 tane koyundan ne kadar yavru alıyoruz, en az 300 tane. Şu anki fiyatı nedir, 120 bin lira. Ne kadar avans vermişiz, ortalama 80-85 bin lira düşünüyoruz. Asgari ücretini aldıktan sonra geriye ne kalıyor, 35 bin lira. 35 lirasını da çıkarıp kardeşimize iade edeceğiz."
 

Çiftçilere 2,5 Milyar Liralık Mazot-Gübre Destek Ödemesi Başladı

2,5 Milyar Liralık Mazot-Gübre Destek Ödemesi Başladı
Üreticilerimizin kullandığı mazotun yarısı artık devletten. 2,5 milyar liralık mazot-gübre destek ödemesine bugün başlanıyor.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Dr. Ahmet Eşref Fakıbaba, mazot-gübre destekleme ödemelerine ilişkin açıklamayı yaptı: "Bilindiği üzere çiftçilerimizin üretim maliyetini azaltmak için mazot desteğini ilk kez 2003 yılında AK Parti olarak biz başlatmıştık. Gübre desteğini de 2005 yılında ilk kez doğrudan çiftçilerimize vermiştik. Şimdi de, yeni bir ilke daha imza atarak çiftçilerimizin kullandığı mazotun yarısını ödemeye başlıyoruz.
Mazot ve gübre desteklerini bugünden itibaren üreticilerimize ödemeye başlıyoruz. Bu kapsamda yaklaşık 2,5 milyar TL’lik ödeme gerçekleştireceğiz.
Bugün saat 18.00’den sonra başlayacak ödemeler, gelen icmaller ve TC kimlik numaralarına göre gerçekleştirilecek.
Bu 2,5 milyar liralık destekle birlikte, 1 Ocak 2018 tarihinden bu yana çiftçilerimize toplam 4 milyar liralık destek ödemesi yapmış olacağız. Böylelikle 2018 yılı destekleme bütçesi olan 14,5 milyar liranın yüzde 28’ini ödemiş olacağız.
Söz konusu destek ödemelerinin üreticilerimize hayırlı olmasını diliyorum.”
 
 

Küçükbaşa Destek Yüzde 50 Artırılacak

Et ve Süt Kurumu (ESK) etteki fiyatı düşürmek için ithal et getirip, marketlerde reyon kiralayıp, satış yapmaya hazırlanırken, hükümet de destekleri artırma yolunda. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, yerli üretimi artırmak için küçükbaş hayvancılığa verdikleri destekleri yüzde 50 artıracaklarını ifade etti. Daniş, bu yolla Türkiye’nin küçükbaş hayvan sayısının da yüzde 50 artırılmasının hedeflendiğini dile getirdi.

Müstakil Sanayiciler ve İş adamları Derneği (MÜSİAD) 97’ncisini düzenlediği Genel İdare Kurulu toplantısını Aksaray’da gerçekleştirdi. Toplantıya; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, Aksaray Milletvekili İlknur İnceöz, Aksaray Vailisi Aykut Pekmez, Aksaray Belediye Başkanı Haluk Şahin Yazgı, MÜSİ- AD Genel Başkanı Abdurrahman Kaan, MÜSİAD Aksaray Başkanı Eyüp Dağdaş ve Aksaray Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Koçaş’ın yanı sıra MÜSİAD Şube Başkanları ve üyeleri katıldı.

Toplantıda MÜSİAD’ın gıda, tarım ve hayvancılık konusunda sorun ve çözüm önerilerinin yer aldığı ve 31 şube ve temsilciliğinin katılımıyla hazırladığı “İyi Ekonomide Gıda, Tarım ve Hayvancılık” kitapçığı bakanlık temsilcilerine verildi.

Toplantıda konuşan Bakan Yardımcısı Daniş, sanayi devriminin ardından yaratılan tüketim toplumuyla birlikte tüm dünyanın tarımı geri plana attığını dile getirdi. Dünyanın bu yanlıştan çabuk döndüğünü kaydeden Daniş, “2. Dünya Savaşı’nın ardında Avrupa’da tarım arazileri birleştirildi. Biz ise bunu başaramadık. Ayrıca arazilerimizi suyla da buluşturamadık. Toprakların miras yoluyla bölünmesinin önüne Ak Parti Hükümeti geçti” dedi. Tarımın vazgeçilemeyecek bir sektör olduğunu ifade eden Daniş, kendi gıdasını üretemeyen ülkelerin tam bağımsız olamayacağını savundu.

Türkiye’nin tarım alanı varlığı konusunda dünyada 15’inci sırada olduğunu anlatan Daniş, şöyle devam etti: “34.5 milyon hektar alanda tarım yapıyoruz ama yapısal sorunlarımız var. Bir çiftçimizin toplan tarım yaptığı alan 60 dekar. O da tek parselde değil. Avrupa’da bir çiftçi en az 110 dekar alanda tarım yapıyor. Hedefimiz 2023 yılına kadar toplulaşma işini çözmek. Aynı zamanda parsel büyütme çalışmamız da var. Öte yandan 8.5 milyon hektar arazimizi suyla buluşturacağız.”

Türkiye’de büyükbaş hayvan etinin daha fazla tercih edildiğini dile getiren Mehmet Daniş, küçükbaş hayvan etinin tüketiminin artırılması gerektiğini belirtti. Küçükbaş hayvana verilen devlet desteğinin yüzde 50 oranında artırılacağını vurgulayan Daniş, bu yolla küçükbaş hayvan varlığının da aynı oranda artırılmasının hedeflendiğine dikkat çekti.

“Hayvan sayısı yüzde 50 artmazsa, et fiyatları düşmez"

Son dönemde kamuoyunu sıkça meşgul eden et fiyatlarıyla ilgili konuşan MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan, küçükbaş hayvan sayısında yüzde 50 artışın sağlanamaması halinde fiyatların düşmeyeceğini savundu.

Hayvancılıkla ilgili verilerin tam anlamıyla tatmin etmemesine karşın, sektörde sevindirici gelişmeler yaşandığını söyleyen Kaan, “Yerli et üretimini artırmak noktası, bu gelişmelerden biri. Ette ithalatın son bulması fikrini önemsiyoruz. Çünkü ilk etapta bizim kendi tüketimimizi karşılayıp, ardından ihracatımızla dünyadaki önemli et üreticilerinin karşısındaki yerimizi almalıyız. 2016 yılında Türkiye’de 14,3 büyükbaş, 44 milyon ise küçükbaş hayvan bulunuyordu. Bu sayıyı mümkün olduğunca artırmalıyız. Et ve süt sektörü birbirinin ayrılmaz parçasıdır. Süt hayvancılığında kombine ırklara geçilerek, daha verimli süt ve et ihtiyacını karşılayabiliriz. Uluslararası piyasalarda etkin bir aktör olarak yer almak üzere, geçen sene süt ürünlerinde uygulanan ihracat desteğinin devam ettirilmesini özellikle tavsiye ediyoruz” diye konuştu.

“Tohumları sertifikalandırmak şart”

2016 verilerine göre son 10 yılda gıda, tarım ve hayvancılık ürünleri ihracatının 8 milyar dolardan 16,2 milyar dolara yükseldiğini anlatan Kaan, gelecek 10 yılda ise bu rakamı 40 milyar dolara yükseltme hedefi olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin doğal tohum ve embriyo açısından oldukça zengin olmasının, doğal organik tarımda önemli bir fırsat olduğunu belirten Kaan, şunları anlattı:

“4000 civarında endemik tohum ve lezzet çeşitliliğimiz üzerinden yapılacak organik tarım, ekonomimize farklı bir boyut ve katma değer sağlayacaktır. Aynı zamanda organik tarımda biyo-çeşitlilik sağlanmalı ve bunu sürdürülebilir bir hale getirilmeliyiz. Bunu başardığımızda, kalitesiyle diğer pazarlara göre çok daha ileride olan memleketimizin ürünleri, uluslararası pazarda rekabet edebilecektir. Bunun için de, ürünlerimizi ve tohumlarımızı sertifikalandırmak zorundayız.”

"Akıllı tarıma önem vermeliyiz"

Küresel pazarda yer almak için arazi ve iş gücü verimliliği, pazara yönelik ve pazarın beklentilerine göre organize olmuş ‘akıllı tarım’ uygulamalarına önem vermek gerektiğini ifade eden MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan, “Daha önce gelmiş olan ‘Makro Havzalar Modeli’ açılımının bir versiyonu mesafesinde kalan ‘Milli Tarım Projesi’nin ötesinde, felsefesi, vizyonu, kalkınma planı ve programı olan köklü bir reform söz konusu olmalı. Hem konvansiyonel tarım hem de fonksiyonel tarım yaklaşımını bir arada kurgulamak zorundayız. Dışa bağımlı kaynaklarda rasyonel ve rekabetçi bir bakış açısıyla planlanacak verimliliği önceleyen teşvik politikasıyla konvansiyonel; doğal/yerli kaynaklarda ise milli ve destekleyici bakış açısıyla planlanacak ürün çeşitliliğini önceleyen teşvik politikalarımızla da fonksiyonel tarımı bir arada kurgulamak zorundayız. Bu, ülkemizi uluslararası rekabete hazırlıklı kılacaktır” dedi.

Bakanlıktan Sığır İthalatına İlişkin Açıklama

 Gıda, Tarım ve Hayvacılık Bakanlığınca, "Sığır Eti İthalatında Sağlık ve Teknik Şartların Belirlenmesine İlişkin Tebliğ"in özel sektöre et ithalatının önünün açılmasıyla ilgili bir düzenleme olmadığı bildirildi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, Resmi Gazete'de yayımlanan söz konusu tebli̇ğe ilişkin bazı basın yayın organlarında yanlış değerlendirmelerin yapıldığına işaret edildi.

Sığır eti ithalatındaki sağlık ve teknik şartları düzenleyen tebliğin, 2012 yılında yayımlanan tebliğde yer alan denetim ile ilgili hususların detaylandırılması amacıyla hazırlandığı belirtilerek, kemiksiz et ithalatı hususunun da bu amaçla düzenlemeye dahil edildiği vurgulandı.

Tebliğ ile ilk kez özel sektöre sığır eti ithalat izni verileceği iddiasının gerçeği yansıtmadığı bildirilerek, iddialara konu olan tebliğin ilgili maddesindeki ifadelerin, daha önce uygulanan 2010 ve 2012 yıllarındaki tebliğlerde de aynen yer aldığı, dolayısıyla özel sektörün ithalat yapabilmesiyle ilgili kuralların yeni olmadığı kaydedildi.

İthalatın gerçekleştirilebilmesinin Bakanlıktan alınacak kontrol belgesi ile mümkün olabileceğinin altı çizilerek, "Özel sektöre 2012 yılından bu yana kontrol belgesi düzenlenmemiştir. İthalat, sadece Et ve Süt Kurumu tarafından gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla bu tebliğ, özel sektöre et ithalatının önünün açılmasıyla ilgili bir düzenleme değildir." ifadeleri kullanıldı.

Yeni Müsteşar Mehmet Hamdi Tunç Oldu

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, 2 aydır beklenen müsteşar değişikliğini yaptı.

26 Ocak 2016 tarihinde Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarlığına atanan Dr. Nusret Yazıcı görevden alındı.

Yazıcı'nın yerine, Mehmet Hadi Tunç atandı. Tunç, Bakanlıkta Müsteşar yardımcısı olarak görev yapıyordu.

 

Tüccarlar Fındığın Fiyatını Aşağı Çekiyor!

TMO’nun fındık fiyatlarını belirlemesinin ardından fındık üreticisi, TMO tarafından belirlenen fiyata tepki göstermişti. Üreticiler belirlenen fiyatı farklı şekillerde protesto etmişti.

Fındık fiyatının 8 TL’ye kadar düşmesiyle devreye giren TMO; Gıda,Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın talimatıyla fındık alımlarına başlamıştı.

TMO’nun 10 TL olarak belirlediği fındık fiyatını aşağı çekmeye çalışan tüccarların, fındığın kilosunu 8,5 TL’den aldığı iddiaları göz önünde bulundurulursa, üreticilerin bu tür spekülatörlere itibar etmemesi oldukça önemli görünüyor.

Bu arada TMO, çeşitli bölgelerde oluşturduğu lisanslı depolar aracılığıyla fındık alımına devam ediyor.

TMO Genel Genel Müdürü İsmail  Kemaloğlu, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’nın talimatı doğrultusunda, TMO olarak fındık alımına devam ettiklerini, TMO olarak fındık alımlarında, çürük oranını yüzde 3’ten 5’e, çatlak oranını ise yüzde 2’den 7’ye çıkardıklarını, ürün bedel ödemeleri ise 15 günden 1 haftaya indirdiklerini kaydetmişti.



 

Veteriner Aşılama Ücretine Devlet Desteği Yolda

Kasım ayından sonra veteriner hekim ve veteriner sağlık teknisyenlerinin aşılamadan alacakları ücretin devlet tarafından karşılanması için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca çalışmalar yürütülüyor.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba pazar günü Bakanlık il müdürleri ile gerçekleştirdiği toplantının ardından, bazı internet sitelerinde, tarım il ve ilçe müdürlüklerinde çalışan veteriner hekimlerin hayvan aşılama karşılığında üreticiden aldığı el emeği ücretinin kaldırılacağına ilişkin haberler yer aldı.

Bu haberler üzerine Bakan Fakıbaba ile görüşen Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Talat Gözet, söz konusu haberler üzerine sayısı 25 bine ulaşan veteriner hekimlerin manen yıkıldığını ifade ederek, haberin, alınan ücreti “bıçak parası”na benzeterek mesleki camiayı rencide ettiğini söyledi.

Görüşmelerinin kendisini memnun ettiğini dile getiren Gözet, Bakan Fakıbaba’nın veteriner hekim ve veteriner sağlık teknisyenlerinin bu ücretleri ile ilgili bürokratlarına çalışma yapılması, performans değerlendirmesi gerçekleştirilmesi ve çalışanların özlük haklarında iyileştirme yapılması için talimat verdiğini aktardı.

Gözet, bu konuda Bakan Fakıbaba’nın mesleğe önem verdiğini gördüklerini ifade ederek, “Meslektaşlarımız rahat olsun, Sayın Bakanımız bir meslektaşımız olarak bizimle birlikte özlük haklarımızı koruyucu düzenlemeler yapılması konusunda söz verdi.” dedi.

“Aşılama ücretleri bıçak parası ile karşılaştırılamaz”

Veteriner hekimlere ödenen aşılama ücretlerinin Bakanlığın ilgili genel müdürlüğü tarafından belirlendiğine dikkati çeken Gözet, bu ücretlerin bıçak parasıyla kıyaslanamayacak kadar küçük olduğunu dile getirdi.

Gözet, örneğin aşılamada veteriner hekimlere ödenen paranın bir koyun için 25 kuruş, büyükbaş hayvan için 75 kuruş olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

“Sayın Bakanımız, görüşmelerimiz neticesinde kasım ayından sonra veteriner hekim ve veteriner sağlık teknisyenlerinin aşılamadan alacakları ücretin devlet tarafından karşılanması için çalışmalar yürüteceklerinin sözünü verdi. Ayrıca özlük haklarımız içerisinde sağlık hizmetlerinde çalışanların fiili hizmetlerini de konuştuk. Onlarda da mesleki camiamıza sahip çıkacağı konusunda görüş birliğine vardık. Bakanlığın ilgili bürokratları ile birlikte çalışacağız. Bakanlığın bütçesinden ödenecek meslektaşların aşılamadan alacakları para bir performans kriteri tespit edilerek ona göre belirlenecek.”

“Hayvancılık Sektörü Kurultayı gerçekleştireceğiz”

Daha sonra Bakanlık ile çeşitli çalışmalar yürüteceklerinin altını çizen Gözet, üretim potansiyeli olan bir ülkenin ithalata bağımlı olmadan üretimini sürdürmesi için Hayvancılık Sektörü Kurultayı gerçekleştireceklerini ve bunu çalıştaylarla destekleyeceklerini bildirdi.

Gözet, hayvan varlığının artırılması için uzun vadeli politikalar gerektiğini dile getirerek, kırsalda yaşayan genç nüfusun özellikle de aile işletmelerinin desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Aile işletmelerinin ölçek sayısı baz alınarak desteklemek suretiyle geliştirilmesi gerektiğini belirten Gözet, böylelikle üreticilerin girdi maliyetlerinin de düşeceğini ve daha çok kazanç ile daha fazla üretime yönlenebileceğini kaydetti.

"Kolumuzu Değil Canımızı Ortaya Koyacağız"

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, kurbanlık fiyatlarına ilişkin, "Fiyatları rahatlatmak için kolumuzu değil, vücudumuzu, canımızı ortaya koyacağız. Yeter ki, hem üreticimiz hem tüketicimiz kazansın. Havadan para kazanmak isteyenler hayal kırıklığına uğrayacak, buna müsaade etmeyeceğiz." dedi.

Fakıbaba, Latanya Hotel'de düzenlenen, Türkiye Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Olağanüstü Genel Kuruluna katıldı.

Türkiye'nin gıda, tarım ve hayvancılıkta çok başarılı olacağına inandığını belirten Fakıbaba, her zaman üreticinin yanında duracağını söyledi.

Olağanüstü Genel Kurula konuşmak için gelmediğini dile getiren Fakıbaba, "Buraya başkanla toplantı yapmak için geldim, hepimiz o eli öpülesi çobanla çalışacağız. Siz toplumun ilacısınız. Hep haktan, eşitlikten yanayım. Üretici üretecek, insan gibi parasını kazanacak ama tüketicimize de sahip çıkacağız. Bu dengeyi kurmak zorundayız. Yetiştirici, çoban arkadaşım emek verirken, birileri parasının varlığına güvenip stok yapacak, ondan sonra gariban adam da ezilecek, yok öyle bir şey. Bu Fakıbaba'nın kitabında yazmaz, stokçuluk yaparak bedavadan para kazanmak yok." diye konuştu.

 "Haklı olan bütün isteklerinizi yapacağız"

Fakıbaba, köylerin birer cennet olduğunu ve insanların oralarda hayatlarını sürdürebilmelerini sağlamayı amaçladıklarına işaret ederek, "Bunu nasıl sağlayacağız, o çoban arkadaşımız başımızın tacı olacak. Herkes memura kız vermek istiyor. Biz ne zaman başarılı olacağız, çobana kız vermeye çalışan insanlar olduğunda." ifadelerini kullandı.

Çobanların, Türkiye'nin sigortası ve efendisi olduğunu dile getiren Fakıbaba, şöyle devam etti:

"Kırsaldan kente göçü önlemenin yolu, çoban sayısını artırmaya bağlı. Toprağı ve yeşili korumanın yolu, köyde yaşayan kardeşlerimin kıymetini bilmemize bağlı. Faruk Bey bana önemli bir bayrak devretti, şimdi sıra Fakıbaba'da. Sizlerle beraber samimi, el ele, haklı olan bütün isteklerinizi yapacağız. Benim sizlerden istediğim, hak ettiğimiz şeyi elde edeceğiz, fazlasını istemeyeceğiz, fazlası da tüketicinin olacak."

"Havadan para kazanmaya müsaade etmeyeceğiz"

Fakıbaba, kurbanlık fiyatlarına ilişkin bir soru üzerine de bu konuda samimi şekilde üretici ve tüketicinin haklarını koruyan bir çalışma yapacaklarını belirterek, "Cumhurbaşkanımız özellikle 'Fakir fukaraya gerekli desteği vereceksin Fakıbaba.' dedi, ben de 'Emriniz olur efendim.' dedim. Kurbanlık fiyatlarını rahatlatmak için kolumuzu değil, vücudumuzu, canımızı ortaya koyacağız. Yeter ki hem üreticimiz hem tüketimiz kazansın. Havadan para kazanmak isteyenler, hayal kırıklığına uğrayacak, buna müsaade etmeyeceğiz." dedi.

Stok yaparak vatandaşı zor durumda bırakanların malının elinde kalacağını vurgulayan Fakıbaba, tüketici hak ettiği fiyata ürün alırken, üreticinin de kazanacağını söyledi.

TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik de geçen yıl nisan ayında göreve başladığını dile getirerek, Birliğin çalışmaları hakkında bilgi verdi. Ülke için çalışmaya devam edeceklerini söyleyen Çelik, "Bakanım, siz geminin kaptanısınız, biz mürettebatıyız ve her zaman emrinizdeyiz." ifadesini kullandı.

Konuşmaların ardından Çelik, Fakıbaba'ya plaket takdim etti.