Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Orman Yangınlarına Dikkat!

Son günlerde Türkiye'de orman yangınları artarak devam ediyor. Yangına karşı neler yapılması gerektiği ile ilgili ya da yangın çıkmaya müsait alanlarda nelere dikkat edilmesi gerektiği ile ilgili yeterli bilgiye sahip miyiz? Ülkemizde yaz aylarında artan yangın olayına karşı tam anlamıyla eğitim veren bir kurum bulunmuyor. Yangınların önlenmesi için kişisel sorumluluk bilinciyle hareket etmek gerekiyor.
 
Ülkemizde çıkan yangınların yaklaşık %30'luk gibi büyük bir bölümü bilinçsizlik yüzünden çıkıyor. Bu anlamda ormanların korunması için söndürme çalışmalarından çok, yangın çıkarılmaması konusunun dikkatle ele alınması gerekmektedir.
 
                        Orman yangınlarının önlemesi için alınacak tedbirler  
 
  • Ormanda ateş yakılmamalı ve sigara izmaritleri yanık olarak atılmamalıdır.
  • Ormanlara yangın gözetleme kuleleri yapılmalıdır. Ayrıca yangın mevsimi boyunca yangın riski yüksek olan ormanlarda motorize yangın ekipleri bulundurulmalıdır.
  • Yangın riskinin yükseldiği kurak mevsimlerde gerek duyulursa ormana giriş ve çıkışlar yasaklanmalıdır.
  • Orman yangınlarında görev yapacak personele yangınla mücadele konusunda gerekli eğitim verilmelidir.
  • Özellikle yangına hassas bölgelerdeki yerleşim birimlerinde oturan halka, eğitici ve uyarıcı bilgiler verilmelidir.
  • Piknik yaparken söndürülmeyen küller söndürülmeli, ateşi yakmadan önce uygun ortam seçilmelidir.
  • Ormanlar piknik alanları değildir. Piknik yapmak amacı ile özel hazırlanan alanlar dışına çıkılmamalı, çıkılmışsa bile ateş yakılmamalıdır.
  • Kırılan cam şişelerin parçalarını ormanlık alana atılmamalıdır. Çünkü kırılan cam şişeleri güneş ışınlarını çekerek kuru otlara mercek etkisi yapmakta buda büyük bir orman yangınına sebep olabilmektedir.
  • Orman yangınlarına karşı toplum içi bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı insanları, orman ve orman yangınları hakkında uyarmalıyız.
  • Orman yangını ile karşılaşıldığında ya da orman içerisinde duman görüldüğünde Alo 177 orman yangın hattını ücretsiz arayarak bilgi vermeli, eğer mümkün ise gerekli müdahaleye kontrollü olarak yapmaya başlanmalı.
  • Ormanların içerisine yangın söndürme ve haberleşme sistemi kurumalı ayrıca orman içi yollar açılmalıdır.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Islah Çalışmaları Ne Durumda?

Türkiye’nin dört bir yanını baraj, gölet ve içme suyu tesisleriyle donatan Orman ve Su İşleri Bakanlığı, insanları ve toprağı korumak için estetik dere ıslah çalışmalarını sürdürüyor.

Orman ve Su İşleri Bakanlığından yapılan açıklamada, Bakanlığa bağlı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından hem zirai arazileri korumak hem de vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak gayesiyle gerçekleştirilen dere ıslah çalışmalarında estetiğe büyük önem verildiğine dikkat çekilerek, Bakan Veysel Eroğlu’nun talimatıyla estetiğe, emniyete ve ekonomik olmasına ehemmiyet verilen dere ıslahlarının en büyük örneğinin Solaklı Vadisi’nde kendini gösterdiği ifade edildi.

Peyzaj çalışmaları sürüyor

Türkiye’de ilk olarak Trabzon ilinin Of ilçesi "Solaklı Vadisi Taşkın Kontrol, Rekreasyon ve Rehabilitasyon Projesi” ile başlanan estetik dere ıslah çalışmalarının Trabzon Solaklı Vadisi 2. Kısım, Giresun Aksu Vadisi ve Rize İyidere’de sürdürüldüğü belirtilerek, bu tür projelerle derelerin taşkın zararına karşı ıslah edilirken yapılan peyzaj çalışmaları ile de insanların hoş vakit geçirebileceği mesire alanlarının oluşturulduğu kaydedildi.
Değirmendere Vadisi, Yağlıdere Vadisi, Şebinkarahisar Kelkit Çayı ve Harşit Çayı Vadisi’nde de planlama ve proje çalışmalarını tamamlayan Bakanlığın, buralarda da ıslah çalışmalarına kısa sürede başlayacağı bildirildi.

Estetiğe büyük önem veriliyor

Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu, dere ıslah faaliyetlerinde en çok estetiğe önem verdiklerini belirterek şöyle konuştu:
“Dere ıslahları için bütün bölge müdürlerimize estetiğe, ehemmiyete ve ekonomik olmasına dikkat etmeleri talimatını verdim. İlk olarak Solaklı Vadisi’nde gerçekleştirdiğimiz ıslah çalışması bütün vatandaşlarımız tarafından büyük bir beğeni ile karşılandı. Bundan sonra da yapacağımız ıslah çalışmalarında estetiğe gereken önemi vererek vatandaşlarımıza yeni mesire alanları oluşturacağız.”

KAYNAK: milliyet.com
 

Bu Ormanlar Bakın Ne İşe Yarıyor!

Kastamonu’da Trüf Mantarı Ormanı için çalışmalar başlatıldı. İlk hasadın 5 yıl sonra yapılacağı ormandan yıllık 150 bin Avro gelir elde edilmesi hedefleniyor.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü (OGM), dünya gıda ve kozmetik pazarlarında binlerce avroya kadar alıcı bulan trüf mantarının ülke ekonomisine kazandırılması için 2014 yılında uygulamaya koyduğu “Trüf Ormanı Eylem Planı” çerçevesinde yurt genelinde trüf ormanları kurmaya devam ediyor. Bu kapsamda Kastamonu’nun Daday ilçesinde trüf mantarı ormanı kurmak maksadıyla ilk adım atıldı. İlk hasadın 5 yıl sonra alınacağı ormandan yıllık 150 bin Avro gelir elde edilmesi hedefleniyor.

Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Anayasanın 170. maddesinde de ifade edildiği üzere orman köylerindeki vatandaşların ekonomik kalkınmalarını sağlamak üzere yaptığı çalışmalara bir yenisi ekledi. Bu çerçevede Daday’da 20 dekarlık alan üzerine 486 adet tuber aestivum (Yaz trüfü) türü misel aşılanmış meşe fidanı dikerek, trüf ormanı kurma yolunda ilk adımı attı.

Avrupa’da lüks restoranlarda kullanılan ve kilogram fiyatı 300 avrodan başlayarak binlerce avroya kadar çıkan trüf mantarı toprağın altında yumru şeklinde ve yetiştirilmesi çok zor bir mantar olarak biliniyor. İtalya, Fransa, Hırvatistan ve İspanya gibi ülkelerde birçok kişinin geçimini sağladığı trüf mantarının hasadında ise mantarın kokusu için özel yetiştirilmiş köpekler ve domuzlar kullanılıyor.

Trüf mantarının ekonomik değerine dikkat çeken Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, “Bu mantarın kilosu piyasada binlerce dolara alıcı buluyor. Bakanlık olarak yöre insanına bu alanda eğitim ve imkân vererek trüf üretiminde Dünya Piyasasına hakim olmak istiyoruz. Bu maksatla Kastamonu için ilk adımı atarak, kara elmas olarak da bilinen trüf ormanını kurduk. Bu ormandan 5 yıl sonra ilk hasadı yapmayı hedefliyoruz” dedi.


 

Bakanlıktan Yalanmala!

Sağlık Bakanlığı, Sivas’ta bir kişinin Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdiği iddiaları ile ilgili, "Y.B.’nin ölüm nedeninin Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı olmadığı belirlenmiştir" açıklamasını yaptı.

Bakanlık'tan yapılan açıklamada, bazı basın yayın organlarında “Kenenin ısırdığı genç hayatını kaybetti” başlıklı haberler yer aldığı hatırlatılarak, Sivas’ta yaşayan bir vatandaşın Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı nedeniyle yaşamını yitirdiği iddialarını içeren haberler üzerine açıklama yapılmasına gerek görüldüğü vurgulandı. Açıklamada, "Y.B. isimli vatandaşımızdan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı şüphesiyle incelenmek üzere gerekli numuneler alınmıştır. Numuneler, Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları Daire Başkanlığı Viroloji Laboratuvarına ulaştırılmıştır. Bu laboratuvarda yapılan detaylı incelemelerde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi negatif olarak tespit edilmiştir. Y.B.’nin ölüm nedeninin Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı olmadığı belirlenmiştir" denildi.
 

Yeni Düzenleme Resmi Gazete’de Yayımlandı

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Damızlık Koç Teke Yetiştiriciliği Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin Uygulama Esasları Tebliği Resmi Gazete’de yayımlandı. Damızlık koç, teke, manda düvesi, kaz ve hindi yetiştiriciliğiyle arıcılık ve ipekböcekçiliği desteklerine ilişkin usul ve esaslar belirlendi.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Damızlık Koç Teke Yetiştiriciliği Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin Uygulama Esasları Tebliği, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu tebliğin esasına göre desteklerden; birlikler ve damızlık koç, teke alan birlik üyesi yetiştiriciler yararlanabilecek.

Desteklemelerden yararlanmak isteyen birlikler, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca belirlenmiş illerde, il müdürlüğüne müracaat edecek. Tebliğ kapsamında kurulacak işletmelere yönelik hibe desteği, söz konusu işletmelerden damızlık koç ve teke satın alan birlik üyesi yetiştiricilere alım tutarının yüzde 50’si kadar uygulanacak.

Yatırım yapan birlikler ağıl inşaatı, kapasite artırımı, iyileştirme, makine, alet ve ekipman alımı desteklerinden bir kez yararlanabilecek. Koç ve teke alımı desteklemesinden birlikler yararlanamayacak. Yetiştiricilerin satın alacağı damızlık koç ve tekelerin uygulama rehberinde belirlenmiş teknik ve sağlık şartlarını taşıması gerekecek. Damızlık olarak yetiştirilecek hayvanlar bölgedeki hâkim ırk olacak.

Bu kapsamdaki hibe desteğinden, projesi onaylanan ve belirtilen süre içinde yatırımını tamamlayan birlikler yararlanacak. Her 50 baş dişi manda için 1 baş manda boğası Bakanlığın Damızlık Manda Düvesi Yetiştiriciliğinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama Esasları Tebliği de Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenleme kapsamındaki desteklerden yeni yatırım, iyileştirme veya kapasite artırımı projeleriyle başvuran yatırımcılar yararlanacak. Tebliğ kapsamında kurulacak işletmelere, inşaat yatırımına, damızlık dişi manda ve manda boğası alımına, yem karma ve dağıtma makinesi ve gübre sıyırıcı alımına yüzde 50 tutarında hibe desteği sağlanacak.

Karar kapsamında, gerçek veya tüzel kişiler hibe desteğinden bir kez yararlandırılacak. Kurulacak işletmelerde her 50 baş dişi manda için 1 baş manda boğası olacak. En az 30 arılı kovana sahip olma koşulu Arıcılık, İpekböcekçiliği, Kaz ve Hindi Yetiştiriciliği Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin Uygulama Esasları Tebliği de Resmi gazete'de yayımlandı. Üretim potansiyeline göre Bakanlıkça belirlenecek illerde 2017-2019 yılları arasında söz konusu yatırımların desteklenmesine ilişkin usul ve esasları kapsayan düzenleme kapsamında, Arıcılık Kayıt Sistemine kayıtlı en az 30 arılı kovana sahip veya arı yetiştiriciliği konusunda eğitim aldığını belgeleyen kişiler desteklemelerden yararlandırılacak. Arıcılık için destekleme konuları bal süzme makinesi, bal eritme ve dinlendirme kazanı, sır alma teknesi, polen tuzaklı boş kovan, elektrik üreten güneş enerjisi sistemi, seyyar arıcı barakası, bal sağım çadırı malzemelerini kapsayacak. Yetiştiriciler, 3 yıl süreyle faaliyetini sürdüreceğine ve almış olduğu makine, alet ve ekipmanı bu süre boyunca işletmesinde faal tutacağına dair taahhütname verecek.