Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Islah Projesi Kapanıyor mu?

Ülkemizde şu ana kadar en yaygın ve önemli kazanımların sağlandığı ve Tarım Bakanlığının hayvancılık alanında sahada uyguladığı en prestijli proje kapatılıyor mu?
Edinilen bilgilere göre bir takım kulislerin baskısı ile projenin devam edip etmeyeceği masaya yatırıldı.
Yapılan toplantılardan, bilgilendirmelerden ve tebliğ den anlaşıldığı kadarıyla; Halk elinde Küçükbaş Hayvan Islahı Ülkesel projeleri 2005. Anadolu Mandası Islahı Ülkesel Projeleri ise 2011 yılından beri yürütülmekte. Islah projeleri Koyun/Keçilerde 30 ırk ve Anadolu Mandasında da projeler devam etmekte. Toplam ’da 194 adet alt proje ile yürütülen bu projeler yetiştiricinin umudu olmuş, hayvancılığı bırakan yetiştiriciler bu projelerle koyun, keçi ve manda yetiştirmeye tekrardan başlamışlardır.
Hayvan ithalatlarının bir hayli fazla yapıldığı bu dönemde ıslah ’tan ve ıslah projelerinden vaz geçmek yetiştiriciyi tekrardan başladığı noktaya geri getirmektir. Oysaki yetiştiriciler ıslah projeleri ile damızlık ihtiyacını karşılama noktasına gelmişken bugün birileri bu projeleri kapatıyor mu?
Yetiştiriciler ıslah projeleri ile birlikte, ıslah ile ilgili bilgiye sahip olmuşlar, projeli işletmelerdeki hayvanların damızlık ihtiyacı haricinde 30 Koyun/Keçi Irkında diğer işletmeler için yılda 500- 600 bin civarında damızlık hayvan elde edecek hale gelmiştir.
Anadolu Mandasında ise damızlık değeri yüksek tabi tohumlama boğaları elde edilmiş, iller arası damızlık transferi de yapıldığı bilinmektedir. Ayrıca ülkemizde ilk defa ıslah programında damızlık değeri belirlenmiş boğalardan TAGEM’e bağlı Lalahan araştırma enstitü de dondurulmuş manda sperması üretilmiş ve sahada uygulanmaya başlanmıştı. Bu aşamaya gelmiş bir ıslah uygulamasının kapatılması ya da sonlandırılması, projedeki tüm kazanımların heba olmasına ve büyük ölçüde ıslah sisteminin yok olmasına neden olacaktır.
Halk Elinde Hayvan Islahı Ülkesel Projeleri kapatılması hayvancığa zarar verir
 
Zaman zaman illere yaptığımız ziyaretlerde de gördük  ki; proje kapsamındaki sürülerde, doğum ağırlığı, sütten kesim ağırlığı, ikizlik artışı, süt veriminde artış sağlandığı üreticiler tarafından da dile getirilmektedir.
Birlikler ve yetiştiriciler bu projeden memnunlar
Projenin kapatılması halinde ülke hayvancılığı önemli yara alacaktır. Gelinen noktada, bu ıslah projesi ile sağlanan verim artışının diğer üreticilere yaygınlaştırılması beklenirken sonlandırılması veya amacından uzaklaştırılarak etkisiz hale getirilmesi, bunca yıllık emeklerin ve devletin bu amaçla verdiği paranın boşa gitmesi anlamını taşıyacaktır.
Bu konuda Tarım ve Orman Bakanlığından uygulanan bu projenin geliştirilerek daha ’da artmasını bekliyoruz.
 
 

Birlikler Kapanıyor

Geçtiğimiz günlerde ülkemiz gündeminde yer alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ında Ak Parti kongresinde şu sözlerle, "Sulama birliklerindeki tespitlerimiz çok acı. Çok büyük bedeller ödettiler" sözlerinin temelini İçişleri Bakanlığı'nın sulama birlikleri hakkında hazırlamış olduğu denetim raporları oluşturuyordu. TBMM Tarım Orman ve Köy işleri komisyonunda görüşmelerinin ardından sulama birlikleri kapanıyor. TBMM Tarım Orman ve Köy İşleri komisyonunda komisyon üyelerini farklı görüş ayrılığına ite sulama birlikleri DSİ devroluyor.
Sulama Birliklerine ilişkin komisyon üyelerinin görüşleri
MHP Adana Milletvekili Muharrem Varlı, sulama birlikleri konusunda bir kriter konulması ve buna uymayanların kapatılması, iyi çalışanların ise devam etmesi önerisinde bulunurken çiftçilerin sulama ile ilgili sorunların olduğunu ve birliklere kolayca ulaşıldığını dile getirdi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer suyun yönetimini çok önemli olduğunu belirterek ülkedeki sulama birliklerinin çoğunun iyi hizmet verdiğini söyleyerek doğru işleyeni neden ortadan kaldırıldığını vurguladı.
CHP İzmir Milletvekili Kamil Oktay Sındır ise belediyelere kayyum ataması gibi sulama birliklerinin başına devlet tarafından yönetici atanması arasında hiçbir farkın olmadığını ve suyun ne ticaretle nede siyasete alet edilmemesi gerektiğini söyledi.
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ise ülkedeki bütün sulamaları sulama birliklerinin yapamadığını belirterek yaklaşık olarak 2 milyon 138 bin hektarlık alanı bu birliklerin suladığını aktardı.
Her şeye rağmen sulama birliklerinin arasında tabiri caizse kurunun yanında yaş da yandı. Bu sürecin buralara gelmeden devletin denetim mekanizmaları gününde ve yerinde denetimleri yapmış olsalardı bugün iyi çalışan hizmet götüren sulama birlikleri üreticiye, çiftçiye hizmet etmeye devam edecekti. Şimdi otobüsün en arka koltuğuna geçerek izlemek kalıyor. DSİ üreticiye nasıl hizmetler sunacak? Sulamalarda üreticinin gece gündüz yanında olabilecek mi? Bu soruların cevaplarını da hizmet başladığında görmüş olacağız.
 
 

Küpeleme'nin ve Aşılamanın Çözüm Yolu

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba geçtiğimiz günlerde çeşitli incelemeler için gittiği izmirde büyük baş hayvanların aşı ve küpelemesine yönelik bir açıklama yaparak küpede ve aşıda eski sisteme dönmenin sinyalini verdi. Buna bağlı olarak eski sistemde küpeleme işlemlerini Damızlık sığır yetiştiricileri birlikleri yapıyordu. Damızlık birliklerin yapmadığı il ve ilçelerde ise süt birlikleri bu işlevi gerçekleştiriyordu. Bakan Fakıbaba’nın izmirde yaptığı bu açıklamaya göre aşı ve küpede eski sisteme dönülerek yine birlikler üzerinden aşı ve küpe işlemleri devam edecek. Edinilen bilgiye göre hayvan üreticilerinin mağdur olmaması için bir çok ilde küpeleme işlemleri birlikler üzerinden gerçekleştiriliyor.  Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 1 Ocak’tan itibaren bakanlık personeli veterinerlerin aşı ve küpe hizmeti karşılığında üreticilerden aldıkları ücretleri 1 kuruşa indirdi.
Daha önce 25 kuruş ile 2,50 lira arasında değişen aşılama ve küpeleme ücretlerinin 1 kuruşa düşürülmesinin ardından küpeleme işlerinin kimin yapacağı konusu netleşmemişti. Yapılan görüşmeler sonucunda üreticinin mağdur olmaması için bu iş netleşene kadar küpelemeleri eskiden olduğu gibi damızlık birlikleri üstlenecek. Ancak bir muamma varki küpeleme faaliyetinden bulunan damızlık birlikleri üreticiden para almadığı için hali hazırda elindeki küpeleri kullanıyor. Peki bu kullanan küpelerin parası nasıl temin edilecek.
İşte cevabı
Bakanlık küpe takana 1 lira küpe desteği veriyor bu küpe desteği ise yeterli değil. Bu desteğin artırılırak hem aşı hemde küpe desteğide  içine alınarak 20 lira yada 25 lira gibi bir destek verilerek ne yetiştirici mağdur olacak nede küpe işlevi yapan birlikler mağdur olmayacak. Bu işlevin yapılmasının ardından aynı zaman Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’da küpe ve aşı konusunda üreticiye vermiş olduğu ücretsiz sözünü tutmuş olacak. Eğer bu işlev biran önce faaliyete geçmediği takdirde bir çok hayvan küpesiz ve aşısız kalmadan dolayı yine bizim üretici mağdur olacak


 
 

Küpeleme İşlemini Kimler Yapacak

Hayvan üreticilerinin mağdur olmaması için küpeleme işlemlerini büyükbaş hayvanlarda edinilen bilgiye göre Damızlık birlikleri ve süt birlikleri yapacak.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 1 Ocak’tan itibaren bakanlık personeli veterinerlerin aşı ve küpe hizmeti karşılığında üreticilerden aldıkları ücretleri 1 kuruşa indirdi.
Hayvan üreticilerinin mağdur olmaması için küpeleme işlemlerini büyükbaş hayvanlarda damızlık birlikleri ve süt birlikleri yapacak.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 1 Ocak’tan itibaren bakanlık personeli veterinerlerin aşı ve küpe hizmeti karşılığında üreticilerden aldıkları ücretleri 1 kuruşa indirdi. Daha önce 25 kuruş ile 2,50 lira arasında değişen aşılama ve küpeleme ücretlerinin 1 kuruşa düşürülmesinin ardından küpeleme işlerinin kimin yapacağı konusu netleşmemişti. Yapılan görüşmeler sonucunda üreticinin mağdur olmaması için bu iş netleşene kadar küpelemeleri süt birlikleri yapacak.
Konuyla ilgili olarak açıklama yapan Yenişehir İznik Süt üreticileri Birliği Başkanı Nazif Tuna, “Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının 2018 yılından itibaren hayvan üreticilerinden küpe parası alınmayacağını açıklaması üzerine küpeleme işlemlerini kimin yapacağı hususu netleşmemişti. Vatandaşların mağdur olmaması için Bursa İl Tarım Müdürlüğü ile yapılan protokol çevresinde bu işlemi Yenişehir ve İznik’te birlik olarak büyükbaş hayvanlarda biz yapacağız. Diğer ilçelerde ise süt birlikleri küpe takma işlemlerini gerçekleştirecek” diye konuştu.
Küpeleme işlemleri için vatandaşların birliklere müracaat etmesini gerektiğini söyleyen Başkan Tuna, "Bu işlemlerden ücret alınmayacaktır. Aynı zamanda şu anda Yenişehir’de günlük 170 ton süt çıkıyor. Son yapılan zam ile sütün brüt litre fiyatı 1lira 53 kuruştan satılıyor. Süt üreticileri üyelerimiz adına birlik olarak biz süt firmaları ile sözleşme yapıyoruz. Birliğe üye olmayan üreticiler destekleme alamayacak" dedi.
 
 

Bakanlık ve Birliklerde İstihdam edilen İşci'ye Merkezi Bütçe Elverirse Kadro

Çalışma Bakanı Jülide Sarıeroğlu, taşeron düzenlemesi ile ilgili TBMM’de Genel Yayın Koordinatörümüz Muhammet Oluklu’nun sorusunu yanıtladı. Bakan SARIEROĞLU
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ilgili kuruluşları ve birliklerde çalışıp küpeleme faaliyetleri yapan personele yönelik sorusu üzerine ise" Merkezi yönetim kapsamındaki genel bütçe ile düzenlenen tüm taşerondaki işçi kardeşlerimizi, hiçbir şart olmadan 657 sayılı devlet memurları kanunumuzun 4D şeklindeki kadrolu işçi statüsüne geçişlerini en kısa sürede gerçekleştireceğiz." diye cevap verdi. ve ekledi Tabi "Merkezi bütçe elverdiği çerçevede gerçekleştireceğiz."dedi.
Diğer taraftan belediye ve il özel idarelerimizde çalışan kardeşlerimiz var. Onların da istihdamlarını sağlayacağız.

Geçici mevsimlik işçilerimiz de üçüncü aşamada.

Onlar için büyük bir müjde şeklindeydi. 5 ay 29 gün çalışıyor bu işçilerimiz. 
Şeker fabrikalarında, ÇAYKUR'da, ormanlarda, yangın ile ilgili faaliyetlerle çalışanlar vardı. 4 ay daha çalışma sürelerini getirdik.
En son aşamamızda da kamu görevlileri toplu sözleşme sürelerinde çok gündem maddemizdi. Kasım ayının son haftasında kurul yaptık. İstişare etmiştik. 4C'de çalışanlar toplam 24 bin kişilik grubumuzun talepleri 4B'ye geçmekti. İstihdamları sağlanacak.
Özel statülü mü olacaklar? Ayrı bir kanunla mı düzenlenecek? Belli bir yaş kriteri olacak mı? Bunların hiçbirini koymadık.
Mevcutta çalışan herkes gerekli şartlarda istihdamları sağlanacak. Yaş, eğitim kriteri yok. Emekli maaşı alanların kadroya geçme şansı yok. Emekli maaşı alıp taşeronda çalışanlar sadece alınamıyor. Emekliliklerine 1 yıl dahi kalsa kadroya geçişleri sağlanacak.
Askerde ve doğum izninde olan, değişiklik öncesi sözleşmesi feshedilenler için hassasiyet gösterdim.
Düzenlememizi yaparken bunu vurgulayan bir düzenleme gerçekleştirdik. Doğum iznine ayrılmıştır, raporlu, askerde olanlar ile ilgili de kapsamımız içindeler. Dönüş sonrası kadrolu çalışmalarını sürdürecekler.
Kamuya bağlı kurulan taşeron çalışanların özlük ve çalışma hakları da tam kadrolu işçi olan bu grubumuz kamuda 450 bin kişiyi kadroya geçiriyoruz. Önemli bir iş yapıyoruz. Bu anlamda devri yapılacağı zaman çalışma barışı için bir sıkıntı yaşamak istemiyoruz. Her alanda çalışıyorlar. Vatandaşa sunulan hizmette herhangi bir aksama yaşanmasın arzumuz oldu. Herkesin mevcut şartları ile geçiriyoruz. Aynı maaş ile geçiriyoruz ama 52 günlük bir tediyemiz olacak. 52 günlük ek bir gelir seviyesi olacak.
En son çalıştıkları kıdemleri esas alarak geçişleri sağlayacağız ve tüm haklar korunacak.dedi.
 
 
 
 

Birliklerde İstihdam Edilen Taşeron İşci mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğanın taşerön işcilere kadro veriyoruz açıklamasının ardından bir çok kurum ve kuruluşlarda farklı alanlarda istihdam edilen işcilere kadro geliyor. Peki Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının farklı alanlarda çalıştırdığı  taşerön işcilerede kadro geliyormu? Sorusu akıllara gelince özellikle birliklerde soy kötüğü, küpeleme gibi faliyetlerde bulunan birlik personelide kadro varmı? Sorusu akıllara geliyor.
Birliklerde istihdam edilen kamu adına hizmet götürün ve hizmet alım yolu ile üreticiye hizmet götüren birlik çalışanlarınada kadro konusu gündemde.
İŞTE YAPILMASI GEREKENLER
Öncelikle çalışmış olduğu kurum kuruluştan bir yazı alarak bağlı bulunduğu sosyal güvenlik kurumuna başvuru yapmak. Başvuru sırasında görevini ve ne işlem yaptığını belirtmek. Daha sonrasında  Sosya Güvenlik Kurumu’nun belirlemiş olduğu taşerön işci tanımlamasıne göre başvurular kabul ediliyor. Artık gerisi başvuranın şansına.
 
 
TAŞERON İŞÇİLER 657'Lİ Mİ OLUYOR?
Taşeron işçilerin kadroya geçmesi için bakanlık 3 formül üzerinde çalışıyor. Bakanlık yetkilileri ile temasta olan bir sendika başkanından edinilen bilgiye göre Bakanlık üç formül üzerinde çalışıyor. Bunlardan biri; kamuda çalışan taşeron işçilerinin "özel sözleşmeli personel" statüsüyle istihdam edilmesi. Yeni statüde çalışanlar 4857 sayılı İş Kanunu'na değil 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'na tabii olacak ancak sözleşmeler üç yılda bir yenilenecek. Yani çalışanların iş güvencesi olmayacak. Personel dilerse memur sendikalarına da üye olabilecek.
TAŞERON İŞÇİLER İÇİN YENİ FORMÜL
Kamuda taşeron şirketlerin elemanı olarak görev yapan 817 bin çalışan için sona yaklaşıldı. Çalışanlar bir şirketin değil devletin elemanı olacak, özel hukuk sözleşmesi yapılacak, sendika üyeliği yolu açılacak. Devlet kurumlarında çalışan 817 bin civarında taşeron şirket elemanı için kararda sona yaklaşıldı. Yeni asır'dan Faruk Erdem bugün Ankara'dan gelen bilgiler ışığında taşeron kadrosunda gelinen son noktaları paylaştı. Öncelikle taşeron çalışanlar ile bir 'özel hukuk sözleşmesi' yapılacak. Böylece onlar kamuda özel statülü sözleşmeli personel ya da 4E'li sözleşmeli personel kadrosuna geçmiş olacaklar. Yine sözleşme yapılmasında ve yenilenmesinde performans kriteri öncelikli olarak düşünülecek. Sözleşmelerin 3'er yıllık olması da prensipte kabul edilen maddeler arasında. Güvenlik ve arşiv taramaları mutlaka yapılacak.
Burada öne çıkan ve yeni diyebileceğimiz önemli bir gelişme de var. Düşünülen konular arasında taşeronların Kamu İhale Kurumu ya da Maliye Bakanlığı bünyesinde bir birim oluşturularak buraya bağlanmaları gündemde.
Buna alternatif olarak da Bakanlar Kurulu kararı ile yeni bir kamu şirket kurulması da düşünülüyor.Ancak bunlar konusunda henüz karar verilmedi. Karar ne olursa olsun taşeron çalışanlar artık şirketlerin elemanları olmayacak. Aracı şirketler aradan çekilecek.
Bir şekilde taşeron çalışanların patronu devlet olacak. Böylece maaş, kıdem tazminatı ve emeklilik haklarına garanti gelecek. Aynı zamanda hepsi diğer kamu görevlileri gibi memur sendikalarına üye olabilecek. Bu arada kadro çakılı olacak.
Bütün bunlar olurken taşeronlar için bazı sınırlamalar da masada. Bunlardan birisi 3 uyarı cezası alanın işten atılacak olması. Yani performansı düşük olan personel çıkartılabilecek. Bunun dışında belediyeler ve KİT'lerdeki taşeron çalışanların ayrı bir sisteme tabi tutulması da tartışılan konular arasında. Belediye iştirakleri de burada öne çıkabilecek.
Kadro çalışmaları sırasında öne çıkan bir başka görüşe göre ise asıl işi yapmayan (temizlik, yemek, güvenlik gibi) elemanlarla sözleşme yapılması, imza yetkisini kullanan, ve asıl işi yapan personelin ise kadroya geçirilmesi de alternatifler arasında. Bunlar için de bir sınav yapılması da masada.
Bununla ilgili Maliye tüm kamu kurum ve kuruluşlardan taşeron olarak çalışanların öğrenim seviyeleri ve aldıkları ücretlerini içeren bilgiler istedi. Gelen listeler üzerinde de çalışmalar devam ediyor. Maliye Bakanlığında taşeronların takibini yapabilmek için bir birim kurulacak. Bunların mali ve sosyal haklarının denetim altına alınması ve uygulamada birlikteliğin sağlanması amaçlanıyor. Bu kişilerin sayılarının takip ve denetimi de, yıllık bütçe yükü de kontrol altına alınacak.
Kamuda 4B'li olarak tarif edilen sözleşmeli personel ile ilgilide bazı gelişmeler önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak. Bu personelin tüm özlük haklarının, mali ve sosyal imkanlarının 4A dediğimiz memurlar ile aynı seviyeye getirileceği öğrendiğimiz bilgiler arasında. Böylece 4B sistemi devam etse bile haklar açısından 4A'lılardan farkı olmayacak. Böylece kademeli olarak da sözleşmeli personel memur kadrosuna geçecek ve 4B statüsü ortadan kalkacak. 4B'li personeli ağırlıklı olarak Milli eğitim ve sağlık bakanlıklarında görüyoruz.
Bundan sonra kamuda yardımcı hizmetlerde çalışacak durumda olanların kamuya alımları ile ilgili de çalışma yürütülüyor. Örneğin A bakanlığında yeni bir hizmet biriminin kurulması durumunda ihtiyaç durumunda olan personelin alımı için bir mekanizma kuruluyor. Kamuda asil iş pozisyonunda taşeron çalışamayacak.
 
 

Buzağı Desteklemesinden Faydalanabilmek için Son 2 gün

2018 yılında buzağı desteklemelerinden faydalabilmek için son 2 gün kaldı. Yetiştiricinin 2018 yılında buzağı desteklemesinden faydalanabilmesi için İl ilçe Tarım müdürlükleri, Damızlık birlikleri,Süt birlikleri, Haykoop ve Tar koop gibi kuruluşlara başvurması gerekiyor. Yetiştirici son 2 iş gününde birliklere yada il yada ilçe tarım müdürlüklerine   başvurmadığı takdirde 2018 yılındaki Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının buzağı desteklemesinden faydalanamıyacak. Öte yandan buzağı desteklemesinden faydalanmak için başvuru yapan yetiştiriciler 750 TL ye kadar destekleme alacak.

 

Üretici Birlikleri Kapanmanın Eşiğinde


Enflasyonun üzerinde artış gösteren tarımsal ürün fiyatları Türkiye'nin gündemine otururken, sektörden soruna kalıcı çözüm için cumhuriyet ile yaşıt olan kooperatiflerin ve üretici birliklerinin güçlendirilmesi, çiftçi örgütleri marketler zinciri kurulması önerisi yapıldı.
Bir taraftan bu öneriler gündeme gelirken Türkiye’de üretici birlikleri ise bakanlığın tutumundan dolayı kan kaybetmeye ve kapanmaya doğru gidiyor. 2016 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının almış olduğu bir kararla bilindiği gibi desteklemeler birliklere değil üretici hesaplarına yatırılmıştı. O günden bugüne gelinen noktada birlikler ve kooperatifler kapanma noktasına geldi. Oysaki bu birlik ve kooperatifler üreticinin temsilciliğinin yanı sıra üretisicine girdi maliyetlerini düşürme noktasında ucuz ürün temini gibi bir çok konuda hizmet veriyordu. Ayrıca çalıştırdığı ziraat mühendisi, veteriner hekim, veteriner teknikeri gibi bir çok kişiyide istihdam ederek hem ülke kalkınıyordu hemde istihdam sahaları genişliyordu. Bugün gelinen noktada üretici birlikleri kapanmanın eşiğinde. Üreticinin temsilciğini yapan bu örgütlere bir çözüm yolu getirilmesse 1995 yıllarında temelleri atılan bir çocuk gibi gelişip ülke menfaatine üretim,yatırım ve iş istihdamı sağlayan bu örgütler kapandığında tarım’da, hayvancılıkta ve bitkisel üretimde başlanan noktaya geri dönülecektir.
Öte yandan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanılığının son günlerde küpeleme, aşılama gibi konularda bedelsiz yapacağız gibi  açıklamalarında hem üreticiyi hemde bu alanda üreticisine uzun yıllardır bu alanda hizmet vermeye çalışan sivil toplum örgütlerini tedirgin ediyor ve akla şu soru işaretleri getiriyor. Bakanlık üretici birliklerini gözdenmi çıkarıyor? Bakanlık üretici birliklerinin kapanmasınımı istiyor? Oysaki bugün Avrupa’da bu konular tam tersi. Avrupa’da  üretici birlikleri üreticisin ürettiği üründen tutunki bir çok konuya kadar  devlet eliyle yaptırılıyor umuyorizki üretici birliklerine  biran önce bir çözüm yolu bulunurda eskiden olduğu gibi hem üretim hem istihdam hemde girdi maliyelerinin düşürülmesi konusunda bir misyon görevi gören  bu birliklerin  önünü açarlar.