Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

VERGİ DÜŞTÜ DİYE 1 GRAM BUĞDAY GELMEDİ



em>Ulusal Hububat Konseyi'nin (UHK) 2017 Hububat Sezonu Değerlendirme Paneli Edirne’de yapıldı. Yoğun katılımla gerçekleşen panelde hububatla ve hububata dayalı sanayiler ilgili gelişmeler ve sorunlar masaya yatırıldı.
Programa TMO Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tohumculuk Dairesi Başkanı Mehmet Sığırcı, Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Özkan Taşpınar, KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bayram Sade, Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk, Konya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Çevik’in yanı sıra, panelist olarak Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Başkanı Eren Günhan Ulusoy, UHK Araştırma ve Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, Edirne Ticaret Odası Meclis Başkanı Fedai Canım, İpsala Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Girgin, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Halil Sürek katıldı.
 
-Huzur ve istikrar; ticareti, yatırımı ve refahı artırır
Programın açılış konuşmasını yapan Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk, bölgenin tarım potansiyeli ve Edirne Ticaret Borsası’nın çalışmalarıyla ilgili bilgi vererek,  "Bölgemiz çeltikte; ülkemiz toplam ekim alanının yüzde 46’sını oluşturmakta, üretimin yüzde 47’sini karşılamaktadır. Her geçen gün kalitenin önemi bir kat daha artıyor. Rekabet gücümüzü artırmak için hedefimiz, standartlara uygun belki de üzerinde üretim yapmak olmalıdır. Bizler hedefimizi daha çok iş, daha çok aş olarak belirledik. İnsanımıza refahı ve zenginliği getirecek en önemli güç üretici ve üretimle entegre olmuş Türk özel sektörüdür. Huzur ve istikrar; ticareti, yatırımı ve refahı arttıracaktır. Bu bağlamda üzerimize düşen görevi her koşulda yapmaya hazır olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum" dedi.
 
-Üretici girdi ile desteklenmeli
Programda konuşan Konya Ticaret Borsası Başkanı Hüseyin Çevik, lisanslı depoculuk ve modern borsa anlayışının gelişerek tarımsal üretime değer kattığını belirterek, üreticilerin girdilerle desteklenip, fiyatların serbest ticaretin kalbi olan borsalarda oluşması gerektiğinin altını çizdi.  Rekabetle birlikte, hızın ve etkin risk yönetiminin her geçen gün arttığı dünyada, gelişen her şey gibi klasik borsacılık anlayışı da gelişerek ve değişerek, vadeli işlem ve ürün borsacılığının gerekliliğini ortaya koyduğunu ifade eden Çevik, devletin piyasaları düzenleyici bir rol üstlenmesinin tarımı ve tarımsal ticareti geliştirip, dünya ile entegre olmasının önünü açacağını belirtti.
 
-5 milyon hektar alan tarım dışı kaldı
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tohumculuk Dairesi Başkanı Mehmet Sığırcı da hububat alanlarında son 15 yılda 5 milyon hektar bir azalma olmasına rağmen, sertifikalı tohum kullanımı ve yetiştirme tekniklerindeki iyileştirmelerle verimin artış gösterdiğini belirterek, Bakanlık olarak tarımın gelişmesi yönünde her türlü desteği verdiklerini belirtti.
 
-Buğday ekim alanları sınır değerin altına indi
Ulusal Hububat Konseyi Başkanı Özkan Taşpınar, buğday ekim alanlarındaki azalmaya dikkat çekerek, bundan on yıl önce 9 milyon hektar olan buğday ekim alanının giderek azalarak sınır değer olan 8 milyon hektarın altına inerek 7.7 milyon hektara düştüğünü belirterek, buğdaya verilen desteklerin bölgesel özellikler dikkate alınarak artırılması gerektiğini belirtti.
 
-Havzalar arası su transferi yapılmalıdır
Günümüzde tarım ve gıdanın önemini artırdığını, bununla birlikte üzerine oluşturulacak, politikaların da hayati bir değer kazandığını belirten Taşpınar, projelerimizi 2023'te 90 milyon nüfus, artı 50 milyon turist toplum 140 milyonu doyurmak ve tarımda dünyada ilk beşte yer almak için kurgulamak gerektiğini ifade etti. Taşpınar sözlerine şöyle devam etti: “Şu an dünyada yedinci, Avrupa'da birinci tarım ekonomisine sahibiz. 2006'da ilk defa çıkan Tarım Kanunu önemli yenilikleri getirmiştir. Bunun için tüm paydaşlar, karar alıcılarla sürekli ve etkin bir diyalog içinde olmalıdır. Devlet üretici ile tüketiciyi korumalıdır. Piyasada etkin bir gözetim denetim sistemi kurulmalıdır. Türkiye’de 4,5 milyon hektar civarında nadas alanı mevcuttur. Bu açıdan belli ilkeler çerçevesinde havzalar arasında su transferi yapılmalıdır. Ülkemizde enflasyonun en önemli nedeni tarım ve gıda olarak gösterilmeye çalışılmakta. Bu yanlışla birlikte gümrük fonlarının düşürülmesi de gündeme gelmektedir. İthalat söylemleri ürün hasat sezonlarında piyasaları olumsuz etkilemekte, çiftçiyi üretimden soğutmakta, hatta üretimden düşürmektedir. Gümrük vergisi düzenlenmesi iyi hesaplanmalı düşürülecekse de hasat zamanı değil, ürünün en az olduğu zaman da uygulanmalı " dedi.
 
-Yetkisiz kişiler ekmek, buğday ve pirinç üzerine yorum yapmamalı
Taşpınar, toplulaştırma ve lisanslı depoculukla ilgili olarak ise şunları kaydetti: "Bakanlığın arazi toplulaştırması çalışmaları 5403 sayılı kanuna göre kararlılıkla ve hızlı bir şekilde yapılmalıdır. Lisanslı depoculuğu da etkin şekilde kullanarak dünya tarım ticaretine entegre olmalıyız. Tarım destekleri ortalama 14 milyar TL olup, rakam bakanlık bütçesinin yüzde 65'idir. Bu rakam tarım sektörü açısından önemli bir miktardır. Bu desteklerin sektöre etkileri ve hedeflenen amaçlara ne ölçüde ulaşıldığı konusunda etki analizi iyi değerlendirilmelidir. Önemli bir husus da uzman olmayan kişiler buğday, ekmek ve pirinç üzerine yorum yapmaktadır. Bu olumsuz propagandaların önüne geçilmesini de sektörün istekleri olarak söyleyebiliriz."
 
-Fiyat üretici lehindeyse fiyat açıklamayız
TMO Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu ise geç açıklanan ürün fiyatlarına gösterilen tepkiye değinerek, "TMO neden fiyatı geç açıklıyor?  Biz nisan ya da mayıs ayı başında da fiyat açıklayabiliriz. Piyasa işliyorsa, üretici ürününü iyi fiyata satıyorsa niye hasat başlamadan fiyat açıklayacağız? Fiyat erken açıklamamanın temel gerekçesi üreticiyi korumaktır. Biz mağdur etmediğimizi düşünüyoruz. Hasat başladığından itibaren TMO'nun depoları üreticinin hizmetinde, fiyat açıklanana kadar depo kira ücreti almıyoruz, fiyat açıklanana kadar önceki yılın alım fiyatıyla yüzde 30 avans veriyoruz" dedi.
 
-Buğdayda vergi düştü diye 1 gram buğday gelmedi
Buğdayda vergi düşürüldü diye ofislere 1 gram buğday gelmediğini anlatan Kemaloğlu, "Önceliğimiz üreticiyi korumak, tüketiciye makul fiyatta ürününün ulaşmasını sağlamak. Bu çerçevede zaman zaman ithalat yapıyoruz. Hasat zamanı vergi düşürülmeseydi, katılıyorum, keşke düşürülmeseydi. Toplamda buğdayda vergi düşürüldü diye 1 gram buğday gelmedi. Gümrük vergisi düştü diye buna dayalı bir ithalat olmadı ama psikolojik bir etkisi oldu, fiyat düşüşlerine sebep oldu. Özünde görevimiz piyasayı düzenlemek" diye konuştu.
 
Konuşmaların ardından 2017 Hububat Sezonu Değerlendirme Paneli'ne geçildi. Moderatörlüğünü KTO Karatay Üniversitesi Rektörü ve UHK Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Bayram Sade'nin yaptığı panelde Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu Başkanı Eren Günhan Ulusoy, Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürü Dr. Halil Sürek, UHK Araştırma ve Danışma Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu, Edirne Ticaret Odası Meclis Başkanı Fedai Canım, İpsala Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Girgin konuştu.
 
 
 
 

Tavuk Ormanı Bakıma Alınıyor

Edirne Belediyesi’ne ait olan Tavuk Ormanı’nın 2017-2036 yılları arasında gerçekleştireceği bakım işlemleri için gerekli Ekosistem Tabanlı Fonksiyonel Orman Amenajman Planı Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca tamamlandı. Edirne Belediyesi, 19 yıl boyunca ormandaki bakımını bu plan dahilinde yapacak; kuru dallar çıkarılacak, ömrünü tamamlamış; tehlike arz eden yıkık haldeki ağaçlar, yeni yetişen fidanların büyümesini sağlamasını için kaldırılacak.

Mülkiyeti Edirne Belediyesi’ne ait olan 49 hektar bir alana sahip olan Tavuk Ormanı, Orman Amenajman Planının süresi sona ermişti. Edirne Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü tarafından plan sona erdiği için ormanın bakımı gerçekleştirilemiyor, kuruyan dallar bile kaldırılamıyordu.  Edirne Belediyesi’nin başvurusu üzerine 2017-2036 yılları arasında gerçekleştireceği bakım işlemleri için gerekli Ekosistem Tabanlı Fonksiyonel Orman Amenajman Planı Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nca tamamlandı. Kontrolü Edirne Orman İşletme Müdürlüğü tarafından yapılacak olan Tavuk Ormanı’nın bakımı 19 yıl boyunca bu plan dahilinde belediye tarafından gerçekleştirilecek.  Dişbudak ve Karaağaç cinsi ağaçların yoğun olduğu ve Edirne’nin akciğerlerinden biri olan Tavuk Ormanı’nda aşırı yağış ve nehir taşkınları nedeniyle bazı ağaçların kökleri zayıflamış, devrilmişti. Söz konusu plan sona erdiği için devrilen ağaçları dahi yerlerinden kaldıramadıklarını ifade eden Edirne Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü yetkilileri, amenajman planının onaylanmasıyla birlikte çalışmalara da en kısa sürede başlayacaklarını söyledi.

İlk olarak yağış ve nehir taşkınları nedeniyle kökleri zayıfladığı için yıkılan ağaçları bölgeden temizleyeceklerini ifade eden yetkililer daha sonra aralama çalışmalarını gerçekleştireceklerini anlattı.  İdare süresini tamamlamış, ömrünü tamamlamış ağaçların yeni yetişen ağaçların yeşermesini ve büyümesini engellediğini ve bu durumun da ormanın sürdürebilirliğini olumsuz yönde etkilediğini anlatan yetkililer, aralama çalışmasını gerçekleştirerek, bu özelliğe sahip ağaçları kaldıracaklarını söyledi. Bu sistemle ormanın sürdürebilirliğinin sağlandığını ifade eden yetkililer, 19 yıl boyunca plan dahilde ormanını bakımına devam edeceklerini bildirdi.  

27 Çeşit Buğdayla Deneme

Edirneli üretici Ahmet Yürük, bölge topraklarına en uygun buğday ve ayçiçeği çeşitlerini bulmak için 27 çeşit buğday ve 5 çeşit ayçiçeği deneme ekimi yaptı.
 
Edirne'nin Küçükdöllük köyünde yaşayan ve hayatını tarımsal çalışmalara adayan Yürük, haftada 3 gün tarlalarını ziyaret ederek çeşitlerin başak, yaprak ve boylarını inceliyor, hastalıklara ve yabani otlara karşı dayanma güçlerini not ediyor.
 
Çalışma ofisinde tohumları inceleyen Yürük, ektiği çeşitlerin toprak ve iklim şartları karşısındaki durumlarını da bir ziraat mühendisi gibi araştırıyor.
 
Üretici Yürük, yaptığı çalışmalardan mali bir beklentisi olmadığını ve çalışmalarını gönüllü olarak yaptığını söyledi.
 
Emekli olduktan sonra tarımsal faaliyetlere ağırlık verdiğini, bölge ve ülke tarımına katkıda bulunmak için çalışmalar yürüttüğünü belirten Yürük, "30 yıldır tarımla uğraşıyorum. 2008 yılında öğretmenlikten emekli olduktan sonra tarım çalışmalarına yöneldim. Bu arada buğday ve ayçiçeği üzerine tohum, ilaç ve gübre denemeleri yapıyorum." dedi.
 
Bu yıl 27 dönümlük alanda 27 çeşit buğday denemesi yaptığını belirten Yürük, şunları kaydetti:
 
"Hasat sonrasında alacağımız verim ve kalite oranlarına göre ektiğimiz çeşitler arasından topraklarımıza en uygun çeşitleri seçmeye çalışacağız. Türkiye olarak geçtiğimiz yıllarda buğday anlamında kendimize yeten bir ülkeydik. Son yıllarda dışarıdan buğday ithal etme durumunda kaldık. O yüzden de verimin arttırılmasına yönelik çalışmalar yapıyorum. Edindiğim bilgi ve tecrübeyle çiftçilerimize katkıda bulunacağımı düşünüyorum. Çiftçilerimize de tavsiyem ekim öncesi toprak tahliliyle yola çıkmalılar. Tohum seçimi ve toprak hazırlığı çok önemli. Bunların ardından gübreleme ve ilaçlama süreçleri çok önemli."
 
Yürük, 27 çeşit buğdayın yanı sıra 8 dönümlük tarlasına 5 çeşit ayçiçeği deneme ekimi yaptı.
 
Ayçiçeğinin bölge çiftçisi için önemli olduğunu ifade eden Yürük, "Yaptığımız deneme ekimleriyle çeşitlerin farklı özelliklerini, hastalıklara dayanma durumlarını görüyoruz. Şu an itibarıyla ektiğim 5 çeşit de gayet iyi görünüyor. Hasattan sonra her çeşidin ayrı ayrı verimine bakacağız. Laboratuvarda yağ oranlarını ölçeceğiz. Aldığımız sonuçlara göre değerlendirmemizi veriler ışığında yapacağız. Ben gönüllü olarak araştırmalar ve çalışmalar yapıyorum." diye konuştu. 

 Kaynak: haberturk.com
 

Sıcaklık Farkı Ayçiçeklerini Strese Soktu!

Edirne’de bazı bölgelerde gece ve gündüz sıcaklıkları arasındaki fark ayçiçeklerini strese soktu. Konuya ilişkin açıklama yapan Meriç Ziraat Odası Başkanı Ergin:"Gece ve gündüz sıcaklıkları arasındaki fark bazı bölgelerdeki ayçiçeklerinde strese sebep oluyor. Tabi bu bitkinin büyümesine engel oluyor, yapraklarında sararma yapıyor. En kısa sürede sıcaklıkların mevsim koşullarına gelmesiyle bu sorunun ortadan kalkacağını düşünüyorum" dedi.

Önemli ayçiçeği üretim merkezlerinden Edirne’de ekili arazilerin bir bölümünde bitkilerde "stresin" yol açtığı rahatsızlık görülmeye başlandı. Tohumların topraktan çıkması sonrası bazı bölgelerde ayçiçeği yaprakları sararmaya başladı.

Meriç Ziraat Odası Başkanı Ömer Ergin, yaptığı açıklamada, yaşanan durumun havaların serin olmasından kaynaklandığını söyledi.
Ayçiçeğinde meydana gelen bu durumun geçici olduğuna vurgu yapan Ergin, şunları kaydett.

"Gece ve gündüz sıcaklıkları arasındaki fark bazı bölgelerdeki ayçiçeklerinde strese sebep oluyor. Bu durum tüm bölgede etkili değil. Bazı çeşitlerde gözlemleniyor. Bu durumun büyük verim kayıplarına yol açacağını beklemiyoruz. Tabi bu bitkinin büyümesine engel oluyor, yapraklarında sararma yapıyor. En kısa sürede sıcaklıkların mevsim koşullarına gelmesiyle bu sorunun ortadan kalkacağını düşünüyorum."

Edirne Ziraat Odası Yönetim Kurulu Üyesi ve Avarız köyü muhtarı Mesut Çakır ise, "Stres bitkilerin fiziksel yapılarında bir sorun yaratıyor. İlerleyen günlerde gece ve gündüz ısısının birbirine yaklaşmasıyla sorunun ortadan kalkmasını bekliyoruz." dedi.

Üretici Mustafa Yücer de bitkilerde görülen bu rahatsızlığın hava sıcaklıklarının mevsim normallerine dönmesiyle birlikte ortadan kalkmasını beklediklerini kaydetti.