Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Bakan'dan Fındıklı Baklava Önerisi

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba Gaziantep’teki bir dizi ziyaretinde antep fıstığı ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Fakıbaba Antep fıstığı ile ilgili açıklamalarda bulunurken baklavacılara bir öneride bulundu. Fakıbaba : “Baklavacı arkadaşlarla da paylaştık, diyorlar ki 'İnsanlar bu lezzete alıştı.' Buna saygı duyuyorum ama fıstıklı baklava 60 lira ise cevizli 50, fındıklı da 40 lira olur. Eğer ben çocuğuma baklava götüreceksem mutlaka cevizli götürmek zorunda mıyım? Yani bu konuda da üretici arkadaşlarımızın çeşitliliği artırması gerekir." Dedi.
Ticarete de karşı olmadığını söyleyen Fakıbaba, "Sadece parası olup hiçbir gayret etmeyen, sadece stokçuluk yapan ve sadece stokçuluktan para kazanmak isteyen insanlara karşı hakikaten gerekli önlemleri alacağız. İnsanlara stokçuluk yaptırmayız, yapılmasına da izin vermeyiz." Dedi.
Üreticilere her türlü desteğin arttığını vurgulayan Fakıbaba, bu anlamda da teşvik ve desteklerin verilmeye devam edileceğini bildirdi.
Fakıbaba, tüm bu çalışmaları yaparken 81 milyon insanın alın terini azaltanlara karşı da mücadele edeceklerini söyledi. Fakıbaba; sözlerine şöyle devam etti:
"Piyasayı gözetliyoruz. Eğer fiyatlar gereken ayarın altına düşmediği taktirde, gerekli tedbirleri alırız. Bu kesin kararımız. Hangi gıdada olursa olsun, bu ülke sahipsiz değildir. Üreticinin de tüketicinin de esnafın da sanayicinin de mutlu olduğu bir çalışma şeklini benimsemeliyiz. Bu anlamda özellikle fıstığın fiyatını spekülatif anlamda artırmak isteyenler şunu bilsinler ki Ahmet Fakıbaba buna izin vermeyecek."
Fakıbaba’dan Fındıklı Baklava Önerisi 
Bakan Fakıbaba, TMO'nun elinde şu an 100 bin ton kabuklu fındık olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Ne kadar güzel bir şey olur aslında. Baklavacı arkadaşlarla da paylaştık, diyorlar ki 'İnsanlar bu lezzete alıştı.' Buna saygı duyuyorum ama fıstıklı baklava 60 lira ise cevizli 50, fındıklı da 40 lira olur. Eğer ben çocuğuma baklava götüreceksem mutlaka cevizli götürmek zorunda mıyım? Yani bu konuda da üretici arkadaşlarımızın çeşitliliği artırması gerekir."
Gittiği bazı toplantılarda yapılan baklava ikramlarında porsiyonların büyük olmasıyla karşılaştığını belirten Fakıbaba, şunları kaydetti:
"Allah aşkına bu kadar baklava nasıl yenecek. Bu konuda ciddi olarak israfın önüne geçmemiz lazım. İsraf eden, iflas eder. Bu ülkeye bir şey olursa İslam alemi gider. O yüzden ülkemize sahip çıkmalıyız. Samimi olarak söylüyorum, israfı önlememiz lazım. Fıstıkla ilgili olarak arkadaşlarımızla görüşüyoruz, lisanslı depoculuğu da geliştireceğiz. İnşallah bu sıkıntıların önüne geçmiş olacağız. Lisanslı depoculukla fırsatçılığın da önüne geçmiş olacağız."
 
 

Ette Market Zincir Sayısı 3'e Çıktı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, fiyatları dengelemek için Et ve Süt Kurumu aracılığıyla et ve kıyma verilen market zinciri sayısının 2’den 3’e çıkarıldığını söyledi. Fakıbaba, kur nedeniyle kesif yemde problem olduğunu, çözmeye çalıştıklarını da belirtti.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, piyasayı regüle etmek için Et ve Süt Kurumu (ESK) aracılığıyla 2 market zincirine et verildiğini hatırlatarak, dünden itibaren market sayısının 3’e, şube sayısının da 13 binden 15 bine çıktığını söyledi. Böylece A101 ve BİM’den sonra marketlere Migros da eklenmiş oldu. Tarıma 16 yılda verilen desteğin toplam 120 milyar lira olduğuna dikkati çekti, şöyle devam etti: “17 milyar dolarlık ihracatımıza karşılık 13 milyar dolar ithalatımız var. Zaman zaman muhalefet ‘Et, saman ithal ediliyor’ diyor. Muhalefet bu, tabii ki diyecek ama bizim için önemli olan vicdanımızın rahat olmasıdır. Yıllık 1 milyon 350 bin ton et tüketimimiz var ama biz 100 bin tonluk et bile ithal etmiyoruz. Şu anda dolar artışından dolayı kesif yemde problem var. Onu da bugün arkadaşlarımızla çalışacağız ve sayın Başbakan’ımıza ileteceğim. Onu da çözmenin gayreti içindeyiz.” dedi
 

Tarım'da İç Anadolu'nun Sorunları Masada!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçelinin dünkü grup toplantısında seçimlere ilişkin yaptığı açıklamanın ardından tarım sektörünün en çok sıkıntı yaşanan illere yönelik çalışmalara ve sorunlara yönelik Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba İç Anadolu Bölgesinin Milletvekilleri ile bir araya geldi. 
Toplantı basına kapalı yapılırken; edinilen bilgiye göre İç Anadolu Bölgesinin Milletvekilleri ile bölgenin sorunları ve yatırımların değerlendirilmesi bekleniyor. Geçtiğimiz günlerde Niğde Bor şeker fabrikası ve Kırşehir Fabrikaları satılmıştı. Bunun üzerine bölgede şeker pancarı üreticisinin 2018 yılında gerçekleştirilecek seçimlere yönelik kırsalda yaşayan ve alın terini tarladan elde eden üreticiyi bir nebze memnun etmek için adımlar atılıyor. İç Anadolu Bölgesinde bazı illerin besi ve hayvancılık üzerine geçim kaynağı sağlarken Niğde ve Nevşehir illeri ise Patates ve diğer sorunlara ilişkin bir durum değerlendirilmesi yapılması düşünülüyor.
Ancak kırsalda yaşayan çiftçinin tarım sektörünün her alanda sorunlar yaşaması ve sorunlarında giderek büyümesi üreticiyi de her geçen gün tedirgin etmeye devam ediyor.
Ekonomi Bakanlığı ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının geçtiğimiz günler de sıfır vergili ithalatında gündemde olması bukez de  yerli besiciyi ve üreticiyi tedirgin etmeye başladı. Kasaplık karkas etin gündeme gelmesi ile  özellikle İç Anadolu’nun  yerli beside öncü ve lokomotif görevi gören Kırşehirli üreticileri tedirgin ederken Bakan Fakıbaba’nın bölge Milletvekilleri ile bugün gerçekleştirdiği istişare toplantısında da masaya yatırılması bekleniyor.
 

2018 Yılı Yeni Projelerin Ortaya Çıktığı Bir Yıl Olacak

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, 2018 yılının, buzağı ölümlerinin düştüğü, hastalıkların azaldığı, yeni projelerin ortaya çıktığı, TİGEM'in çok daha faal hale geldiği bir yıl olacağını söyledi.
Çiftçi için de güzel bir yıl olmasını temenni eden Fakıbaba, amaçlarının da bu olduğunu vurguladı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba marketlerdeki uygun et satışına yönelik sorularını yanıtladı. Bu konuda önemli olanın sürdürülebilirlik olduğunu dile getirirken Fakıbaba, piyasayı takip ettiklerini, maliyetleri hesapladıklarını aktardı. Fakıbaba, fiyatları arttırabilecekleri gibi azaltabileceklerini de bildirerek, "Bakıyoruz, belki de 14,5 lira değil de 15 lira, 15,5 lira değil de 16 lira yapabiliriz. 50 kuruşlarla yükseltiriz alçaltırız, girdinin durumuna göre. Girdiler ucuzlarsa ucuzlar. Ama girdide artış olursa 29,5 lira, 30 lira olur. Artık piyasa belli. Bu fiyatlar güzel" diye konuştu.
Öte yandan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, 2018 yılının, buzağı ölümlerinin düştüğü, hastalıkların azaldığı, yeni projelerin ortaya çıktığı, TİGEM'in çok daha faal hale geldiği bir yıl olacağını söyledi.
Çiftçi için de güzel bir yıl olmasını temenni eden Fakıbaba, amaçlarının da bu olduğunu vurguladı.
 Fakıbaba ayrıca  ekmek israfı konusunda ise ekmeğin gramajının düşmesine yönelik uygulamanın 1 Ocak'ta yürürlüğe gireceğini ve ekmeğin çöpe gittiğini, ekmekte müthiş israf olduğunu aktardı.
Fakıbaba, ekmek fiyatlarının artıp artmayacağına yönelik soruyu yanıtlarken, fiyatların genelde illerde ayarlandığına işaret etti. Fakıbaba, "Tek amacımız var; israfı önlemek. Bu bağlamda fiyatlar da ona göre ayarlanır " dedi.

 
 

2018 Buzağı Yılı Olacak

Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Edip YILDIZ birlik olarak ülke hayvancığının olmazsa olmazı olan buzağılara yönelik yapmış oldukları çalışmaları Anadolu İzlenimleri’nde değerlendirdi. Başkan YILDIZ; “Hiç şüphesiz büyükbaş hayvancılığın geleceği buzağılarımıza bağlıdır, bilinçli bir buzağı bakım ve beslemesiyle üretimimiz artırabildiğimiz gibi bunun tam tersi durum yaşandığında ise önemli ölçü de üretim açığı ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde son yıllarda buzağı ölümleri de hızlı bir artış göstermekle birlikte özellikle et üretimi ülkemizin ihtiyacına cevap veremez hale gelmiştir. Ülkemizde her yıl üretime dahil olmadan yani et ve süt veriminden faydalanılamadan kaybedilen buzağı sayısı 450 bininin üzerindedir. Verebileceği et ve süt verimi dahil edilmeksizin basit bir hesapla buzağı kayıplarının ülkemize maliyeti 2 milyar TL’yi geçmektedir. Kaybedilen her buzağı yetiştiricimizin de karlılığını düşürmektedir çünkü buzağılar işletme gelirinin %40’ını oluşturmaktadır.”dedi. Yıldız ayrıca; “Ülkemizde yoğun bir şekilde hayvan itahalatı gerçekleştirilyor. İthalatın önüne geçebilmek adına Sadece buzağı kayıplarının önleyebilirsek , zaman içerisinde ithalata da gerek kalmayacaktır. Eli nasırlı emekçi yetiştiricimizin alın teri olan hayvancılığa birlikte sahip çıkmamız gerekiyor. Çünkü nasıl çocuklarımız bizim geleceğimizin teminatı ise hayvancılık sektöründe ise geleceğimizin teminatı buzağılar dır.” Dedi. Başkan YILDIZ projelerini şöyle değerlendirdi.
 
“Öncelikle ülke hayvancılığına ve özellikle Damızlık Birliklerine yönelik yapmış olduğunuz yayınlardan ötürü sizlere teşekkür ediyorum. Ülkemiz biyolojik çeşitlilik ve doğal kaynaklar bakımından oldukça zengin bir mirasa sahiptir. Tarım ve hayvancılık alanında bu zenginliklerimizi her zamankinden daha fazla, en verimli şekilde israf etmeden değerlendirmemiz gerekir. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de hayvansal protein en önemli gıda maddesi olma özelliğini korumaktadır. Bu nedenle tarım ve hayvancılıkta verimliliğimizi artırarak dışa bağımlılığımızı azaltıcı daha çok proje üretmek zorundayız. Konya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği olarak bizde ülkemizin kaynaklarını en verimli şekilde kullanılması için bir yandan üreticimize hizmet ederken bir yandan da tüketicimizin en sağlıklı şekilde gıdaya ulaşması için projeler üretiyoruz.
Hiç şüphesiz büyükbaş hayvancılığın geleceği buzağılarımıza bağlıdır, bilinçli bir buzağı bakım ve beslemesiyle üretimimiz artırabildiğimiz gibi bunun tam tersi durum yaşandığında ise önemli ölçü de üretim açığı ortaya çıkmaktadır. Ülkemizde son yıllarda buzağı ölümleri de hızlı bir artış göstermekle birlikte özellikle et üretimi ülkemizin ihtiyacına cevap veremez hale gelmiştir. Ülkemizde her yıl üretime dahil olmadan yani et ve süt veriminden faydalanılamadan kaybedilen buzağı sayısı 450 bininin üzerindedir. Verebileceği et ve süt verimi dahil edilmeksizin basit bir hesapla buzağı kayıplarının ülkemize maliyeti 2 milyar TL’yi geçmektedir. Kaybedilen her buzağı yetiştiricimizin de karlılığını düşürmektedir çünkü buzağılar işletme gelirinin %40’ını oluşturmaktadır. Sadece buzağı kayıplarının önüne geçebilirsek, zaman içerisinde ithalata da gerek kalmayacaktır. Ülkemizde ki yıllık buzağı kayıpları, İsrail, Estonya, Malta’nın da aralarında bulunduğu 30’dan fazla ülkenin sığır varlığından fazladır. Normal şartlar altında bir işletmede yıllık buzağı ölümleri %5’e kadar tolere edilebilir kabul edilse de, ülkemizde bu oran %15’i geçmektedir. Tüm bu sebeplerden dolayı buzağı ölümleri ülke hayvancılığı için en önemli konu başlıkları arasında yerini almalıdır.
Her koşulda yetiştiricimizin refah seviyesini ve ülke hayvancılığının geleceğini düşünen bir düstura sahip olan sivil toplum kuruluşu olarak, hayvancılık politikalarına destek vermek ve konuyla alakalı kamuoyunda bir farkındalığın oluşması amacıyla yeni bir kampanyayı başlatmış bulunmaktayız. Bu amaç doğrultusunda önümüzdeki seneyi 2018 Buzağı Yılı” olarak ilan ederek, yıl içerisinde sivil toplum kuruluşlarımızla ve sektör paydaşlarımızla istişarelerde bulunacağız. Kampanyanın önce bölgemiz, ardından da ülke hayvancılığına örnek olacağına inanıyorum. Kampanyanın en önemli ayağını eğitim oluşturmaktadır, bu nedenle ilimizin 31 ilçesinde mahalle düzeyinde hatta işletme düzeyinde eğitim programları düzenleyerek yetiştiricimizin bilinç düzeyini artırmaya başladık. Ayrıca pratikte karşılaşılan sorunların değerlendirilmesi ve çözüm yollarının oluşturulması için çalıştaylar düzenleyerek, etkinliklerimizle kampanyayı güçlendirmeyi hedeflemekteyiz. Böylelikle kampanya, ulusal ve uluslararası platformlarda da karşılık bulacaktır.
Sektörümüzün önemli sorunlarından birini çözmek amacıyla çıkmış olduğumuz bu yolda, sektör paydaşlarımızla birlikte hareket ederek ülkemizin kanayan bir yarasına merhem olmak istiyoruz. Hayvancılığın başkenti Konya’da bunu birlikte başarabilirsek bu anlamda Konya’nın da tanıtımına da katkı sağlamış olacağız. Kampanyamız başarıya ulaştığı takdirde şehrimiz ekonomisine de her yıl en az 160 milyon TL kazandırmış olacağız.
Eli nasırlı emekçi yetiştiricimizin alın teri olan hayvancılığa birlikte sahip çıkmamız gerekiyor. Çünkü nasıl çocuklarımız bizim geleceğimizin teminatı ise hayvancılık sektöründe ise geleceğimizin teminatı buzağılardır.Yetiştiricimizin nazarında önemli bir farkındalık çalışması olan “2018 Buzağı Yılı” kampanyasına sizinde de yayın desteğinizden dolayı birkez daha yetiştiricilerimiz adına teşekkür ediyorum.”dedi.
 
 


 
 

Çölyak Hastalarına Müjdeli Haber!

Daha önce otel ve lokantalara “porsiyonları küçültün” çağrısı yapan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, tüketicilere de, “Lüks yerlerde ihtiyacınızdan fazla gelen, artan yemekleri paketletip, evinize götürün” diye seslendi. Fakıbaba, özel gıdalarla beslenmesi zorunlu olan Çölyak hastalarına ucuz gıda temini için firmalarla diyaloga geçeceği müjdesini de verdi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, gazetecilerle sohbetinde, “porsiyonlar küçülmeli” sözüne açıklık getirdi, Çölyak hastalarına da müjde verdi.
 

“Bir porsiyon üç kişilik geliyor”

Dünyada yaşayan 7 milyar insanın 4 milyar ton gıda tükettiğini ve 1.3 miyar ton gıdanın çöpe gittiğini yineleyen Fakıbaba, lüks yerlerde yemek yerken bir porsiyon sipariş edildiğinde, üç kişilik geldiğini vurguladı. Fakıbaba, “Kardeşim günah değil mi, yarım porsiyon getirirsin, doymazsa çeyrek porsiyon daha getirip fiyatını ona göre yazarsın” dedi.

“Porsiyonlar küçülmeli’ sözüm yanlış anlaşılmasın”

İsrafın sonunun iflas olduğunu da yineleyen Bakan Fakıbaba, bu kapsamda söylediği “Porsiyonlar küçülmeli” sözünün de yanlış anlaşılmamasını istedi. Fakıbaba şöyle devam etti:

“Lüks yerlerde ihtiyacımızdan fazla gelen yemeğin hepsini yiyemiyoruz. Ne olabilir? Gelmiştir, kalanı paketletip alır evinize götürüp, evinizde değerlendirirsiniz. Ben bunu yapıyorum, yapmaya başladım. Pilavı, karpuzu, eti ayrı paketletiyorum. Tertemiz paketleniyor. Ben yiyemiyorum ama yiyecek çok insan var. Çöp kutusundan topluyor insanlar. Çöp kutusundan toplayacağına ben ona veririm.”

Porsiyon konusunun bir kampanyaya da dönüşebileceğini bildiren Fakıbaba, bunun sadece yiyecek değil, başka birçok şey için de geçerli olduğunun altını çizdi. Ahmet Eşref Fakıbaba, “Benim ihtiyacım olan iki elbise. Üç elbisem varsa birisi gitsin. Bunu bir yaşam tarzı haline getirmek gerekiyor. Bu çok zor değil. Kültüre de, dinimize de, her şeye çok uygun” ifadelerini kullandı.
 

Çölyak hastalarına müjde

Daha önce TBMM’de Çölyak hastalarıyla ilgili kurulan komisyonda yer aldığını, belediye başkanlığı döneminde de bu hastalıkla mücadele edenlere destek verdiğini de kaydeden Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Fakıbaba, “Madem Gıda Bakanlığı yapıyorum, bu insanlara nasıl yardım ederiz diye de düşünüyorum. O insanların beslenmesi özel. Alacakları gıda ürünü 5 lira ise Gıda Bakanı olarak diyalog kuracağım firmalardan daha ucuza alır, o hastalara daha ucuza verebiliriz” diye konuştu.

Desteklemelere Revizyon

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, kısa süre içerisinde tarım, hayvancılık ve gıda alanında yeni düzenlemelere gideceklerini bildirdi.

Öncelikli olarak tarımsal desteklemelere yoğunlaştıkları ifade eden Fakıbaba, şunları kaydetti:

"Desteklemelerde düzenlemelere gidilecek. Örneğin, ürün ülke için çok elzem bir üründür fakat çiftçi ürettiği zaman zarar ediyordur onun için devlet destek verir. O ürünün kalitesini ve miktarını artırır. Eğer böyle bir ürün yoksa desteğin de olmaması lazım. Örneğin pamuk bizim ürettiğimiz bir ürün ve tüketime kafi gelmiyor, dışarıdan ithal ediyoruz. O zaman pamuk desteklenecek ki dışarıdan ithal etmeyelim. Yeni bir destekleme modeli çıkacak, bu modelde çiftçi de üretici de tüketici de rahatlayacak, bu konuda kapsamlı çalışma yapılıyor."

Bakan Fakıbaba,Rumen Porodzanov Bir Araya Geldi

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Bulgaristan Tarım, Gıda ve Ormancılık Bakanı Rumen Porodzanov ve beraberindeki heyetle Bakanlıkta bir araya geldi.

Göreve yeni geldiğini söyleyerek başlayan Fakıbaba, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki iş birliği ve dostluğun tarihin köklerine kadar gittiğini dile getirdi.

İki ülke arasındaki dış ticaret hacmine işaret eden Fakıbaba, bunu yeterli görmediklerini belirtti. Fakıbaba, tarım sektöründeki bazı problemleri dost ve müttefik ülkeler olarak aşabileceklerini belirterek, şöyle devam etti:

"Taze sebze ve meyve ihracatımızın yüzde 90'ı Bulgaristan kapısından geçmektedir. Buradaki kontrollerden dolayı bazı sıkıntılar yaşanıyor. Öte yandan AB'den ithal ettiğimiz canlı hayvanların Türkiye'ye girişi de Bulgaristan'dan yapılmaktadır. Burada beklemeden dolayı bazı sıkıntılarımız var ama doktor ve finansçı olan iki tarım bakanının bu sorunları çözeceğine ve ilişkileri çok daha iyi yerlere getireceğine yürekten inanıyorum."

"Biraz zaman istiyoruz ancak bu çok uzun bir süreyi kapsamıyor"

Fakıbaba, gazetecilerin Kurban Bayramı ve et fiyatlarına ilişkin sorularını cevaplarken de göreve dün başladığını tekrarladı. İlk gün saat 02.00'ye kadar Bakanlıktaki yetkililerle görüş alışverişinde bulunduklarını anlatan Fakıbaba, şöyle konuştu:

"Mutlaka ve mutlaka (et fiyatları konusunda) önlem almamız gerektiğini biliyoruz. Hem üreticiyi hem tüketiciyi mutlu etmek devlet, bakanlık ve hükümet olarak bizlerin görevi ama benim bugün Ahmet Fakıbaba olarak ilk günden peşinen bir şey söylemem doğru olmaz. Halkımız her şeyin en güzelini hak ediyor. Biraz zaman istiyoruz ancak bu çok uzun bir süreyi kapsamıyor. Bu konuda mutlaka tedbirlerimizi alacağız ve kısa zamanda halkımıza açıklayacağız. Onun için 'biraz sabır' diyorum. Kurban Bayramı'nda bütün vatandaşlarımızın bütçelerine uygun kurban kesimi yapmaları da hepimizin arzusu."

"Tarım ve hayvancılık dünyanın en önemli sektörlerinden biri"

Konuk bakan Porodzanov da Bakanlık görevini devralması nedeniyle Fakıbaba'yı tebrik etti.

Tarım ve hayvancılığın dünyanın en önemli sektörlerinden biri olduğuna dikkati çeken Porodzanov, bu alanlarda büyük tecrübe sahibi olan iki ülke için ziyaretin çok önemli olduğunu söyledi.

Porodzanov, Fakıbaba'nın ilk dış kabulü olması nedeniyle bu görüşmenin kendileri için de güzel bir tesadüf olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Bizim gayemiz bugüne kadar iyi gelişen ikili ilişkilerin bundan sonra daha üst seviyelere taşınmasıdır. İki ülkenin buna ortak çaba göstereceğine inancımız tam. Bulgar ve Türk hükümetlerinin çok sağlam zemine oturmuş ilişkileri var. Bundan sonra da daha iyi bir iş birliğine imza atacağımıza eminim. Size ve ekibinize yeni görevinizde başarılar dilerim."

Bakan Fakıbaba, konuşmaların ardından göreve başlaması nedeniyle konuklara ve basın mensuplarına gül takdim etti.

Toplantı daha sonra basına kapalı sürdü.