Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Ahır ve Ağıl İçin Yüzde Elli Hibeden Faydalanacak İşte İller

Hayvancılıkta modern ahır veya ağıl projeler için verilen yüzde 50 hibe desteğine başvuruları başladı.

Edinilen bilgiye göre , modern ahır ve ağıl projeleri için sağlanan yüzde 50 hibe desteği için başvuruların 2-31 Ocak 2018 tarihleri arasında Gıda Tarım ve Hayvancılık il müdürlüklerine başvuru yapabilecekler. Ahır veya ağıl için destek alabilecek iller ise şöyle
 Ağrı, Ardahan, Bingöl, Bitlis, Erzincan, Erzurum, Elazığ, Hakkari, Iğdır,Kars, Malatya, Muş, Sivas, Tunceli, Van, Adıyaman, Batman, Diyarbakır, Gaziantep, Kilis, Mardin , Siirt, Şırnak, Aksaray, Karaman, Kırıkkale, Kırşehir,Konya Nevşehir, Niğde, Yozgat, Artvin, Bayburt, Giresun, Samsun, Gümüşhane, Ordu, Rize,Tokat, Trabzon

Başvuru yapanlarda, öncelikle en az 1 yıl öncesine dayanan Hayvancılık Bilgi Sistemine kayıt yaptırmış olma şartı aranacak. Bu ön koşula sahip en az 10, en fazla 49 baş anaç sığır veya en az 100, en fazla 200 baş anaç koyun-keçi kapasiteli aktif işletmesi olan yetiştiricilerin başvuruda bulunabileceği aktarıldı.
 

Dalbastı Kiraz Üreticiyi Sevindirdi

Malatya’da kayısıdan sonra kentin önemli geçim kaynaklarından olan ve kendine has tadıyla bilinen dalbastı kirazında üreticiler bu yıl 2 milyon 500 bin liralık ihracat gerçekleştirdi.

Yeşilyurt ilçesinde üretilen kiraz, bu yıl çarşı-pazarda 4-6 liraya kadar alıcı buldu. Yaklaşık 570 ton kiraz ihraç edilirken iç piyasada yaklaşık 400 ton kiraz tüketildi. İhracatın büyük bölümü Avrupa ülkeleri yanı sıra Rusya ve Çin’e gerçekleştirildi.

Yeşilyurt Ziraat Odası Başkanı Doğan Solmaz, yaptığı açıklamada, bu yıl kirazın rekoltesinin ve kalitesinin yüksek olduğunu söyledi.

Solmaz, yörelerine özgü kirazın hem kalite hem de kalibre yönünden kaliteli bir tür olduğunu belirterek, kirazın ihracata da uygun olduğunu ifade etti.

İlçenin bulunduğu konum itibarıyla kiraz üretimi için elverişli, burada yetişen “dalbastı” diye adlandırılan kirazın da aroma ve tat bakımından farklı olduğunu aktaran Solmaz, şöyle devam etti:

“Yaz mevsiminde ilçe gündüzleri sıcak, geceleri ise serin bu durum kirazın aromasına farklı bir tat katarak, kirazımı aranan bir ürün yapıyor. Bu yıl ilçemizde 970 ton kiraz üretildi. Bunun 570 tonunu ihraç ettik, yaklaşık 400 tonu da iç piyasada değerlendirildi.

Yöremize özgü kiraz, yurt içi ve dışında yoğun talep görüyor. Kirazın tadını ve aromasını bilenler özellikle bizlerden kiraz talep ediyor. Bu yıl kiraz ihracatında üreticilerimiz yaklaşık 2 milyon 500 bin lira, iç piyasadan da ilçe yaklaşık 2 milyon lira gelir elde etti. Kirazımızın kilogramı piyasada 4 ila 6 lira arasında satıldı. Kiraz, kalibresi yüksek ve kaliteli olduğu için kolay alıcı buldu. Üreticilerimiz bu yılki üründen memnun.”

Solmaz, kiraz ihracatının daha çok Almanya, Belçika gibi Avrupa ülkelerinin yanı sıra Rusya ve Çin’e gerçekleştirildiği de sözlerine ekledi.

Üretici memnun

Üreticilerden Mehmet Aslan ise bu yıl ürünün kalitesinden ve rekolteden memnun olduklarını belirterek, maddi olarak da yüzlerinin güldüğünü söyledi.

Üretici Abuzer Arıkan da Yeşilyurt Ziraat Odasının ilçede kiraz bahçelerini toplu ilaçladığını dolayısıyla ürünlerinde kiraz sineği ile diğer hastalıkların görülmediğini anlatarak, bu yıl kaliteli kiraz ürettiklerini söyledi.

Kaliteli ürünün talebi de artırdığına dikkati çeken Arıkan, “Kirazlarımıza adeta gözümüz gibi baktık ve kaliteli ürünler ortaya çıktı. Kirazımız kaliteli ve kalibresi yüksek olduğu için de kolay alıcı buldu. Bu yıl dalbastı kirazını pazarlamada sıkıntı çekmedik. Elde ettiğimiz gelirden de son derece memnunuz.” diye konuştu.

Kaynak:www.hurriyet.com.tr

Malatya Kayısısına Avrupa Vizesi

Malatya, 3 yıldır beklediği Coğrafi İşaret Tescili’ni Avrupa Birliği’nden aldı. Malatya kayısısı, Aydın incirinden sonra AB’den tescillenen ikinci ürün oldu.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, yaptığı açıklamada kayısının tescillenmesinin Malatya adına sevindirici olduğunu belirterek, “Böylece Malatya Kayısısı Avrupa pazarında marketlerde ve raflarda AB resmi coğrafi işaret amblemi ile satışa sunulacak” dedi.

Coğrafi işaret tescilinin Malatya kayısısı için iki açıdan önemli olduğuna dikkat çeken Bakan Tüfenkci, tescilin birinci işlevinin ‘koruma’ ikinci işlevinin ise ‘tanıtma ve pazarlama’ olduğunu söyledi. Tescilin ardından Avrupa sınırları içerisinde ihlallere ve ‘Malatya Kayısısı’ adının hatalı ve haksız kullanımlarına karşı koruma sağlanacağını kaydeden Tüfenkci, artık Avrupa sınırları içerisinde Malatya kayısısı adıyla farklı ürünlerin satılmasının da önüne geçilmiş olacağını söyledi. Malatya Kayısısının coğrafi işaret kriterlerini sağlayan yüksek kaliteli bir ürün olduğunun da tescillenmiş olduğunu dile getiren Tüfenkci, “Bilindiği üzere Malatya nüfusunun büyük oranda geçim kaynağı kayısıya dayanıyor. Bunun yanında 2016 yılı kuru kayısı ihracatına baktığımızda 290 milyon 672 bin 143 dolarlık ihracat rakamı ile 79 bin 171 ton kayısı ihraç edildiğini görüyoruz. Bu oranın yüzde 90’nını Malatya Kayısısı karşılıyor. İhraç edilen ülkelerin başında ise ABD ile Avrupa geliyor. Şimdi kaysımıza sahip çıkıp, değer kazandırmak bizlerin elinde. Bu tescil ile koruma kalkanı sağlayıp, kayısımızın pazar alanını genişletmiş olacağız” dedi.

Bakan Tüfenkci bu konuda ayrıca kayısının pazarlanmasına yeni pazarlara erişmesi noktasında da bir çalışmayı başlatacaklarını ifade ederek şunları söyledi:

“Sadece dış piyasada değil, kayısımıza iç piyasada da değer kazandırmak için attığımız adımlar var. Lisanslı depoların kurulması bunların başında geliyor. Önümüzdeki aylarda kurulacak olan bu depolarla, kayısı üreticimiz ürününü sağlıklı bir şekilde depolarda muhafaza edecek. Bir yandan da kendisine verilecek elektronik ürün senetleri ile kayısısı borsada işlem görecek.

Bu süreçte bizlere olduğu kadar yerel aktörlere de büyük görevler düşüyor. Malatya’yı değiştirecek, dönüştürecek yerel aktörlerin bu anlamda ciddi projeleri ortaya koyması lazım. Dünya kayısı başkenti Malatya’da mutlaka bir üretici birliğini oluşturmamız lazım.”

Bakan Tüfenkci, Malatya kayısısına AB coğrafi işaret tescili verilmesi için 2014 yılında AB Komisyonu’na başvuru yapan Malatya Ticaret ve Sanayi Odası’na teşekkür etti. Tüfenkci, ayrıca 11 Temmuz Salı günü Tarım ve Kırsal Kalkınmadan sorumlu Avrupa Birliği Komiseri Phil Hogan’ın katılımıyla “Malatya Kayısısı AB Coğrafi İşaret Tescil Belgesi Takdim Töreni” gerçekleştirileceğini söyledi.

Söz konusu tescil belgesinde Malatya Kayısısı için Malatya ili ve ilçeleri, Baskil (Elazığ), Gürün (Sivas), Gölbaşı (Adıyaman), Elbistan (Kahramanmaraş) coğrafi sınır olarak belirlendi. Tescil belgesinde, ürünün hem yaş meyve hem de kuru meyve özelliklerine yer verildi, Malatya kayısısı çeşidi olarak da Hacıhaliloğlu, Hasanbey, Kabaaşı, Soğancı, Çataloğlu ve Çöloğlu belirtildi.

Ürünün özellikleri ise, “Kurutma olgunluğunda hasat edilerek kükürtlenmiş ve kurutulmuş, homojen sarı renkte, kuru kayısıya özgü tat ve kokuyu taşır. Natürel kuru kayısı ise hasat edildikten sonra kükürtleme işlemine tabi tutulmadan kurutulan açık veya koyu kahverenginde olup kayısıya özgü tat ve kokuyu taşır” şeklinde yer aldı.

Üretici Kayısıdan Umutlu

Kayısının başkenti Malatya’da hasat günleri yaklaşırken üreticiler bu yüksek olması beklenen rekolteden umutlu. Geçtiğimiz yıl dolu ve don olayları nedeniyle düşük rekolte sağlanan kayısı bu yıl üreticisinin yüzünü güldürecek.

Türkiye’de meyve veren kayısı ağacı nüfusunun yaklaşık yarısını elinde bulunduran ilde bu yıl 672 bin ton ürün toplanması bekleniyor. 2014 yılında geniş çaplı dolu ve don afeti kayısı sektörünü adeta ezip geçmiş ve ortalama ağaç verimi 50 kg’den 18 kg’ye kadar inmişti. Malatya Ticaret Borsası, yüzde 93’ü kuru meyve olarak pazara sunulacak olan kayısıda fiyatları belli bir standardın üstünde tutmaları için üreticileri uyarıyor.

Hudayı Kayısı Nasıl Yetişir?

Turunçgillerin yabanisine ya da doğada kendiliğinden yetişenine nasıl ki turunç adı verilir, Kayısının da yabani olanına ya da kendiliğinden yeşerip meyve vren kayısı türüne hudayı denir. 

Hasanbey, Kabaaşı, Çataloğlu gibi diğer kayısı türleri aşılanmış kayısı çeşitleridir. Ancak Hudayı kayısı aşılanmamıştır. Hudayı kayısının tadı aşılı kayısılardan çok farklıdır. Çok tatlı olan bu kayısı çeşitleri aşılı kayısılardan önce olgunlaşırlar ve meyve dökümü daha hızlıdır. 

Hudayı kayısısının çekirdeği genellikle acıdır. Aynı şartlar altında diğer kayısı türlerine göre daha erken olgunlaşmaktadır. Çekirdekleri ince ve uzun değil topludur. Bu özellikleri ile aşılı kayısılardan çabucak ayırt edilebilir. Ancak bazı hudayı kayısı çeşitlerinin çekirdekleri tatlı olabilir. 

Hudayı kayısılar genellikle reçel ve hoşaf yapımında kullanılır. Ayrıca kuru hali de yenebilmektedir. daha tatlı ve güzel görünüşlü reçeller elde edilebilir. 

Hudayı kayısı kalp kaslarını çalıştırmaya, mide şişkinliklerini önlemeye, boşaltım sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasına yararken bunların dışında bir sürü yararı vardır.



Haber: Ali Suzi Doğan