Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Bakan'dan Koyun Üreticisinin Anaç Desteğinin Artırılmasına Yönelik Açıklama

Tarım ve Orman Bakanlığı İstanbul seçimi öncesi ıslah birliklerini İstanbul Silivri’de bir otelde toplantı gerçekleştirdi. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin başkanlığında bugün gerçekleşen toplantıda Bakan Pakdemirli şunları kaydetti.

“ Bakan Pakdemirli; Öncelikle her şeyden önce örgüt kirliliğini ortadan kaldırmamız lazım. Geçmişte çürük yumurtalar yüzünden birçok şey yaşadık. Ben birliklere karşı değilim hepimizin bir müşterisi var oda üretici. O zaman ne yapmalıyız kendimizi o müşterinin isteklerine göre şekillendirmeliyiz.” diye Kaydetti.

Bakan Pakdemirli toplantıda üretici örgütlerinin başkanlarına seslendi. Anaç koyun keçi desteğine değinen bakan Pakdemirli anaç koyun keçi desteğini önümüzdeki süreçte artıracağız dedi.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli destekler konusunda üretici örgütlerine şu mesajları verdi.



 “Türkiye tekrardan hayvan ihracat edecek duruma gelecektir. Destekler konusunda benim gönlümden geçenler belli siz şimdi ne alıyorsanız 5 mislisini almanızdır. Üretici her şeyi hak ediyor.
Ama bütçe ile ilgilide belli gerçeklerimiz var. Bütçe imkânları el verdiği sürece Anaç koyun keçi desteğini de artıracağız.  Ama 25 den 100 e çıkarma gibi bir şansımız yok”. Diye kaydetti.
Öte yandan TÜDKIYEB, TDSYMB gibi ıslah birliklerinin katıldığı toplantı bir diğer arıcılık ile ilgili faaliyetler yürüten Türkiye Arıcılar Birliğinin çağrılmaması da dikkat çekti.
 
 
 

Yaş Çay Taban Fiyat Açıklandı

 ÇAYKUR Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen basın toplantısında yaş çay taban fiyatını açıklayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, taban fiyatı bu sene 2 lira 90 kuruş olarak belirlediklerini, 13 kuruş destekleme ile bu rakamın 3 lira 3 kuruş olduğunu söyledi. 

Kimseye haber vermeden geçen günlerde Rize’ye gelerek çay bahçelerini incelediğini belirten Pakdemirli, yaşlı çay bahçelerinin artık yenilenmesi gerektiğini vurguladı. Pakdemirli, yaş çay taban fiyatını açıklayarak “Cumhurbaşkanımız bizim düşündüğümüzün de biraz daha ötesinde bir çay fiyatı açıklamamızı istedi. Yaş çay taban fiyatını inşallah bu sene 2,90 TL olarak belirledik. 13 kuruş destekleme ile 3 TL 03 Kuruş olarak belirledik” dedi.

ÇAYKUR’un yaptığı çalışmalara da değinen Bakan Pakdemirli, kurumun kendini modernize etmesi gerektiğinin altını çizdi.

Bakan Pakdemirli, “ÇAYKUR’un finansal performansı bölge ekonomisi için de son derece önemli. ÇAYKUR, 2018 yılında 732 bin ton yaş çay alımı yaptı, müstahsile de 1 milyar 768 milyon lira da peşin ödemede bulundu. 2018 yılında da üretim olarak 134 bin ton kuru çay üretti. 105 bin ton satış yaparak 2018 yılını kapatmış oldu” ifadelerini kullandı. 

Çayın bölge ekonomisi için önemine de dikkat çeken Bakan Pakdemirli, çay bahçelerinin yenilenmesi gerektiğine dikkat çekti.
 
 

Çok Kapsamlı Tarım Şurası Yapılacak

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Tarımda Milli Birlik Projesi'ni A'dan Z'ye tüm paydaşlarla paylaşmak, tekrar karar vermek ve tüm yol haritasını belirlemek amacıyla Tarım Şurası düzenleneceğini belirtti.
Pakdemirli, Tanzanya Mill Günü nedeniyle bir otelde düzenlenen resepsiyonda gündeme ilişkin sorulara yanıt verdi.
Bakanlık görevinin başından beri 53 tanesi birebir olmak üzere 95 il ziyareti gerçekleştirdiğini aktaran Pakdemirli, bu ziyaretleri sırasında yüzlerce, binlerce sivil toplum kuruluşuyla istişarede bulunduğunu söyledi.
Pakdemirli, bakanlık olarak çok güzel bir yolda ilerlediklerini, Tarımda Milli Birlik Projesi'ne ilişkin olarak kamuoyuna yansımış bir takım içeriklerden dolayı bu konudaki ilginin daha da arttığını gördüğünü dile getirdi.

"Eylül ayına yetiştireceğiz"

Bu ilginin artmasının kendisini memnun ettiğini belirten Pakdemirli, şöyle devam etti:
"Önümüzdeki aylarda bir Tarım Şurası düzenleyecektik. Bu şurada her konuyu A'dan Z'ye tüm paydaşlarla paylaşmak, tekrar karar vermek ve tüm yol haritamızı belirlemek maksadıyla Tarım Şuramızda bu konuları görüşüyor olacağız. Türkiye'de 2004 yılından beri Tarım Şurası olmadı. Şurayı haziran ayına yetiştirebilir miyiz diye baktık ama çok kapsamlı olacak. Sonbahara, eylül ayına yetiştirebiliriz diye düşünüyorum. Bu konudaki kamuoyu hassasiyeti ve merakından dolayı tüm bu konuları tüm paydaşlarla Tarım Şurası'ndan konuşmaya karar verdik."

 
 

Bakan Mesaj verdi Mili Birlik Ramazan'dan Önce Açıklanacak

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye'nin 2023 tarım hedefleri politikasına ilişkin plan ve programlarını ramazan ayından önce açıklayacağını kaydetti.
TBMM Başkanı Mustafa Şentop’un ev sahipliğinde TBMM Şeref Salonu'nda düzenlenen 23 Nisan resepsiyona katılan Bakan Pakdemirli, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Türkiye'de tarım alanında yapılacak çalışmalarla ilgili bilgi veren Pakdemirli, "Kolay çözülebilecek sorunları zaten çözüyoruz. Diğer sorunlar ile ilgili bazıları için bir sene, bazıları için iki sene, bazıları için ise üç sene sürecek programlar hazırladık. Her şey takvimlendirildi. Tarımda 2023 yılına kadar yapılacak her şey takvimlendirildi. Bu takvim hızlı bir şekilde işleyecek. Tarıma ilişkin 2023 vizyonumuzu ve bunun yol haritasını açıklayacağız. Bu programlarımızı ramazan ayından önce açıklayacağız." diye konuştu.
 
 

Fındığın Katkısı 3 Milyar Dolar Olacak

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, "(Fındık ihracatındaki döviz girdisi) İnşallah orta vadede fındığın Türkiye'ye katkısı minimum 3 milyar dolar olacak şekilde bir plan ve programı hayata geçireceğiz" açıklamasında bulundu.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, fındık ihracatındaki döviz girdisi hedeflerine değinerek, "İnşallah orta vadede fındığın Türkiye'ye katkısı minimum 3 milyar dolar olacak şekilde bir plan ve programı hayata geçireceğiz." dedi.
Pakdemirli, Boztepe'deki bir otelde düzenlenen Ulusal Fındık Çalıştayının değerlendirme toplantısında yaptığı konuşmasında, 25 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle tarımda milli birlik projesini açıklayacaklarını söyledi.

"Fındığın en büyük fındık çalıştayı var. Amerika bunu her sene konuşuyor. Biz vermiş olduğumuz önemi göstermek maksadıyla Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ve ben bu yıl mayıs ayında fındığı konuşmaya Amerika'ya gidiyoruz. Her sene de mümkün mertebe orada olacağız. Çünkü dünyanın en büyük üretici olarak bizim orada olup en üst seviyeden temsil edilmemiz gerekiyor. Bu temsiliyet içerisinde fındıktaki kaliteyi ve verimi nasıl artırabiliriz, en iyi fiyatla, en iyi katma değerle nasıl değerlendiririzi mutlaka konuşuyor olmamız gerekiyor."

"TMO'ya gerek kalmadan FİSKOBİRLİK burada regülasyon görevi görsün"

"TMO olarak bugüne kadar çiftçimize ve müstahsilimize tam destek olduk, bundan sonra ida gerekiyorsa bölge insanına destek olmaya devam ederiz." diyen Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Ama benim isteğim şu. FİSKOBİRLİK burada. Ben isterim ki TMO'ya gerek kalmadan FİSKOBİRLİK burada regülasyon görevi görsün. Tabii ki bazı şartlar yüzünden FİSKOBİRLİK bu görevi yerine getiremiyordu ama biz devlet olarak Sayın Cumhurbaşkanımızın bize vermiş olduğu güçle FİSKOBİRLİK'e bu sene bir can suyu verdik. İnşallah FİSKOBİRLİK de bunu iyi değerlendirecek ama bunun bir sonraki adımı FİSKOBİRLİK'in tek başına artık piyasada regüle edebilmesidir. Edemezse de biz yine TMO olarak oradayız ama bu işlerin, regülasyon kısmının asıl sadece fındık değil, tüm tarım ürünlerinde mutlaka birliklerin ve kooperatiflerin bu işleri yapıyor ve regülasyon görevini onların görüyor olması lazım ama olmadığı yerde de her zaman TMO olarak bölge çiftçisinin, insanının ve üreticisinin her zaman yanında oluruz."

"10 çeşit marka gibi pazarlamamız lazım"

Pakdemirli, fındık çeşitlerinin ayrı ayrı pazarlanması gerektiğinin altını çizerek, "Fındık ürünlerinin her birini ayrı torbalara koyup 10 çeşit marka gibi pazarlamamız lazım. Bunu da mutlaka yapmamız lazım. Eğer bunu yaparsak burada katma değeri mutlaka artırırız. Biz mutlaka daha fazla bu işin girdisini getirmemiz lazım." diye konuştu. Bakan Pakdemirli, bunun yapılabilmesi için TMO'ya görev vereceği bilgisini paylaştı.

Fındığın senede 2-3 milyar dolarlara kadar Türkiye'nin ihracatına katkı sunan bir ürün olduğunun altını çizen Pakdemirli, bu ürüne çok daha hassasiyetle yaklaşıp işin gereğini yapmaları gerektiğini söyledi.

Fındıkta bazı sorunların olduğuna da dikkati çeken Pakdemirli, "Fındıkta verimi ve hastalıklarla mücadeleyi artırmamız, lisanslı depoculuğu da mutlaka halletmemiz lazım." dedi.

Pakdemirli, tanıtımına desteklerini sürdürecekleri fındıkta iç tüketimin mutlaka artırılması gerekiğine işaret ederek, "Ürünlerin sağlıklı olarak piyasada satılabilmesi için genel kural yüzde 50 ihracat, yüzde 50 iç tüketim. Bunlar olduğu zaman fiyatlar birbirini dengeliyor ama iç tüketim fazla ihracat yok veya ihracat var, iç tüketim azsa her zaman fiyat dengesizlikleri yaşayabiliyoruz. O yüzden iç tüketimimizi mutlaka artırmamız lazım." diye konuştu.

Pakdemirli, Ulusal Fındık Çalıştayı'nın sektör açısından milat olduğuna inandığının altını çizerek, "İnanıyorum ki ortaya koyulacak çalışmalarla üreticimiz, tüccarımız, sanayicimiz daha güçlü olacak. Türkiye fındığının marka değeri daha da artacak. İnşallah bu konudaki liderliğimizi daha da geliştirecek hale geleceğiz ama bu çalıştayı her sene de takip etmemiz lazım." açıklamasında bulundu.

Milli Birlik Projesi 25 Nisan'da Açıklanıyor

 Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Milli Birlik Projesinin külliyede yapılacağını söyledi. Bakan Pakdemirli; Ben buradan ilk defa açıklıyorum. Yeni dönemde, 25 Nisan’da Külliye’de Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleri ile tarımda Mili Birlik Projemizi açıklayacağız. Bugüne kadar tarımı alt üst eden ve daha farklı bir bakış açısı ile bir tarımda önümüzdeki 5 yılı, 20 yılı ve 50 yılın haritası olabilecek, Cumhurbaşkanımızdan da ışığını aldığımız, Cumhurbaşkanımızın vizyonundan etkilenerek yazdığımız bir proje. İnşallah yeni dönemde tarımda her konuyu ele alacağız. Bütün bu konuları ele alırken de fındık gibi stratejik bir ürünü ele almamak olmaz." dedi.
 

IPARD'ta Son Başvuru 17 Mayıs

Tarım ve Orman Bakana Bekir Pakdemirli, Avrupa Birliği Kırsal Kalkınma Programı IPARD-2 Beşinci Çağrı Programında hayvancılık yatırımlarına 1 milyar lira destek verileceğini belirterek, “Hayvancılık yatırımlarına son başvuru tarihi 17 Mayıs'tır. Projelerinizi heyecanla bekliyor olacağız” dedi.
Bakan Pakdemirli, Ankara Ticaret Odası'nda düzenlenen 'Avrupa Birliği' Kırsal Kalkınma Programı IPARD-2 Beşinci Çağrı Programı bilgilendirme toplantısına katıldı.
Seçim sonuçlarını değerlendiren Pakdemirli, "Millet, yüce iradesiyle yol gösterici kararı verdi. Milletimiz ne karar verdiyse başımızın üstünde yeri vardır. Milletimizin terazisi en iyi terazidir. Dün olduğu gibi bugün de liderimiz Recep Tayyip Erdoğan ile yürümekten gurur duyuyoruz” dedi.

Avrupa Birliğine Teşekkür
IPARD kapsamında, kırsal kalkınmaya sağladığı kaynaktan dolayı, Avrupa Birliği'ne teşekkür eden Pakdemirli, bu desteklerin daha da artmasını istediklerini belirtti. Bu hibe paketiyle iki ana grupta, 9 alt sektördeki yatırımlara, yüzde 40 ile yüzde 70 arasında hibe sağlanacağını ifade eden Pakdemirli,
“Birinci grupta hayvancılık, ikinci grupta işleme ve pazarlama yatırımları olacak. Hayvancılıkta süt, besi ve kanatlı yatırımlarını destekleyeceğiz. Alt sektöre göre değişmekle birlikte, yatırımın 500 bin avroya, yani, 3 milyon liraya kadar olan kısmına destek sağlayacağız. Yeni işletme kurulumuna yüzde 40 hibe, mevcut işletmelerin modernizasyonunda yüzde 50 hibe vereceğiz. Kooperatifler, üretici örgütlerinin ve bunların hakim ortak oldukları tüzel kişiliklerin başvurularında, vereceğimiz hibe oranı yüzde 60 olacak. 250 milyon avronun, 170 milyon avrosunu, yani 1 milyar lirasını hayvancılık yatırımlarının desteklenmesi için kullanacağız. Hayvancılık yatırımlarında son başvuru tarihi 17 Mayıs'tır. Projelerinizi heyecanla bekliyor olacağız."
 
 

Bakan Pakdemirli : Türkiye Samana, Buğday'a Muhtaç Değil

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tarımsal üretim alanında yaşanan tartışmalara değindi. Pakdemirli, yapısal problemlerin bulunduğunu, düzeltilmesi gereken tarafların olduğunu, ancak Türkiye'nin samana, buğdaya muhtaç olmadığını söyledi.

Ege Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ESİAD) tarafından ilki düzenlenen 'ESİAD SÜR 19 Sürdürülebilir Tarım ve Teknolojiö Konferansı, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin katılımıyla İzmir'de gerçekleştirildi. Konferansa İzmir Valisi Erol Ayyıldız, İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener, İzmir Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli ve çok sayıda davetli katıldı. Konferansta konuşan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tarım konusunun herkesin, muhalefet liderlerinin sürekli eleştirdiği bir konu olduğunu söyledi. Bekir Pakdemirli, "Duruma gerçekten böyle mi bakmak lazım. Algıyı biraz düzeltmemiz lazım. Tarımda kavga edip bir noktaya varamayız. Gerçekleri rakamlarla ortaya koyup, bundan sonra ne yapacağımızı konuşmalıyız. Gerçekler düşündüğünüz kadar kötü değil, ama 25 yıl içerisinde bugün yaptığımız, bizi başarıya ulaştırmaz. Bu zor ev ödevini birlikte yapmamız lazım. Sivil toplum kuruluşlarından, devlet, muhalefet bir olursa, bu zor ödevin altından kalkarız" diye konuştu.

'İTHAL EDİLEN SAMAN 10 BİNDE 4'
Yapısal problemlerin bulunduğunu, düzeltilmesi gereken tarafların olduğunu da söyleyen Bekir Pakdemirli, bunlara rağmen Türkiye'nin samana, buğdaya muhtaç olmadığını söyledi. Pakdemirli, "Türkiye'de iki günde bir muhalefet liderleri 'Türkiye'yi samana muhtaç ettiniz' diyor. İthal edilen saman 10 binde 4. İthal etmenin günah olduğu bir ülkede mi yaşıyoruz? Buğday üst üste Türkiye'de 21.5 milyon ton üretiliyor. 19 milyon ton tüketim var. Her gün ağzımızda tarımı sakızla çiğneyerek başarıya ulaşamayız. Eleştiri olacak, ama yapıcı eleştiri ve rakamlar konuşulmalı" dedi.
Rakamları konuşmak gerektiğini de kaydeden Bakan Bekir Pakdemirli, şunları söyledi:
"Türkiye'de 18 milyar dolar ihracat, 12 milyar ithalat ile tarımda fazla veren bir ülke. Tabii ki bazı kalemleri ithal edeceğiz. Tarım ve Orman Bakanlığı'nın elinde güneşi açma, güneşi kapatma bulutları aralama, yağmurları yağdırma yetkinliği yok. Bazı ürünlerin planlamasında, ki en iyisini yaptığımızı söylemem, ama çalışıyoruz. Bazı ürünlerin planlamasında örneğin ekim gecikmelerinden dolayı Türkiye ithalat da yapabilmelidir."

'GEÇEN YIL AVRUPA'DA PATATESİN TONU 20 EURO'YDU, BU SENE 360 EURO'

Bakanlığın ilk görevinin üreticiyi korumak olduğunu anlatan Bekir Pakdemirli, tüketicinin de yüksek fiyatla ürünleri yememesi gerektiğini belirterek, "Korkarak alacağımız kararlar olmamalı. Eksiklik olabilir, hatalar olabilir, ama emin olun en iyi niyetimizle vatandaşa en iyi şartlarda, en kaliteli ürünleri yemesi için çalışmaları sürdürüyoruz. Bundan sonra başarı istiyorsak, tarım ve orman sektörü algısını yukarı çekmemiz lazım. En başta İzmir Manisa, Afyon, Uşak, Denizli sahip çıkacak. Her zaman konuşan biz olmamalıyız. Konuşan bizler adına STK'lar olmalı. STK'lar 'Durun bakalım, bir hata yapılıyor bu işin doğrusu budur' diyebilmeli. Geçen yıl Avrupa'da patatesin tonu 20 Euro'ydu, bu sene 360 Euro. Orda da yağış, rekolte sorunu yaşanabiliyor, ama hiçbir muhalefet arkasında animasyonlu film çekmiyor" diye konuştu.

KOOPERATİFLERİN ÖNEMİNE DEĞİNDİ'
Tarımın, savunma sanayinden önemli olduğunu, en temel ihtiyacın tarım olduğunu da söyleyen Pakdemirli, "En temel ihtiyaç maddemiz üzerine her gün sakız gibi ağzımıza alıp konuşamayız. Eleştirilmeyecek diye bir bir şey yok, ama eleştiriye hesaplı, kitaplı, doğru veriler üzerinden gitmemiz lazım. Türkiye'de  2050'de 105 milyon nüfus olacak gibi" dedi. Konuşmasında kooperatiflerin önemli olduğuna da dikkat çeken Bekir Pakdemirli, "14 bin 200 kooperatif var. Dünya klasmanına giren bir tane var mı, yok. İlk 10'a, ilk 50'ye, ilk 100'e giren yok. Kooperatifte başarı modellerine alışmamışız. Bir elin parmağını geçmiyor. Kooperatifin görevi, üretici ile tüketiciyi yan yana getirmek" şeklinde konuştu.

'DEVLET SAHAYA İNER Mİ?'

Türkiye'de tanzim satışların gündemde olduğunu anımsatarak konuşmasını sürdüren Bekir Pakdemirli, şöyle konuştu:
"Devlet sahaya iner mi? İnmemesi lazım, ama buradaki görev, kooperatiflerin görevi. Üreticiyle tüketiciyi birleştirecek. Zinciri kısaltarak tüketiciye ulaşılabilir fiyatlar, üreticiye de maksimum fayda sağlayacak fiyatlar olmalı. Bugün en büyük şikayet, tarlada 1 lira, tüketicide 4 lira. Dengeye gitmemiz lazım. Kooperatifler görevlerini doğru yapmıyorlar. Dağınık ekosistem olamamalı. Bunu başarmış ülkeler var. Her ilçe, köyde dört kooperatif var. Vatandaşın elini sıkıyorsun, cebinden başkan kartı çıkarıyor. Gerekirse bir ilçede bir tane tarım hayvancılık kooperatifi olacak. Kooperatifin biri bin para. Yüzde 50 gıda üretimi artırmanın en önemli anahtarlarından biri sulamayı çözmemiz. 2 milyon hektarı sulamaya açmamız lazım. Bunun kabaca maliyeti 100 milyar. 1 hektarı 40 bine sulamaya açıyorsunuz, size getirdiği 8 bin lira. 5 senede sulama yatırımları kendini ödüyor. Bütçe kaynaklarımız tabii ki sınırlı. Bizim de zor ödevimiz, sürdürebilir modellerle yapişletdevret veya farklı modellerle bu işi en hızlı şekilde yapmak istiyoruz."

'TOHUM İŞİ TÜRKİYE'DE KALMALI'

Yerel tohumlar hakkında da konuşan Pakdemirli, tohum işinin Türkiye'de kalmasında fayda olduğunu açıklayarak, 150 bin ton tohum üreten Türkiye'nin, bugün 1 milyon ton tohum üretir halde geldiğini anlattı. Pakdemirli, "Türkiye GDO'suz ülke. Bunun avantajını ihracatta yaşamamız lazım. Türkiye'nin toprak kaynakları sınırlı olduğu için GDO'suz ülke olarak kalmak lazım. GDO ile ilgili teknolojileri de takip ediyor olmamız lazım. Hayvancılıkta, Türkiye'de zaman zaman ithalat yaşadığımız oluyor. Bakanlığın başından beri doğru dürüst ithalat yapmadık. Tedbirler, 3 yıl içinde Türkiye ithalattan bağımsız hale getirebilir. Türkiye bugün 80 milyon nüfus, 5 milyon mülteci, 40 milyon da turist. 80'lerin 40 milyonluk ülkesi değil. Nostaljik 'kendi kendine yeten ülke' deyip de gerçeklere bakmadan yürümemek lazım. Küçükbaş ve büyükbaş ile ilgili; küçükbaşta Türkiye yeterli bir ülke, ama büyükbaşta da yeterli ülke haline gelecek" dedi.

'ÜRÜNDE ŞÜPHE VARSA 174'Ü ARAYIN'

Pakdemirli, konuşmasını söyle sürdürdü:
"Tarım ürünlerini sadece üretip satmanın, tüketmenin ötesinde, işlenmiş gıdaya çevirip marka yüklememiz lazım. Bir şeylere anlam yüklememiz lazım. Tarımdaki başarımızın işlenmiş gıda sanayinde aynı olmadığını söyleyebilirim. Daha yürüyecek çok yerimiz var. Özel sektörün büyük ve yeni markalar oluşturması büyük sermaye gerekiyor. Bir çatı Türkiye markası oluşturup, altına lokum, incir, zeytinyağı, ürettiğimiz ürünleri koyalım. İyi çerçeve ile hızlı dünyada pazarlamaya gidebiliriz, katma değerini artırırız. Lisanslı depoculuk çok önemli. Tarımın finansal enstrümanlara ulaşması açısından son derece önemli. Bir şekilde finansal enstrümanlara ulaşmamız lazım. Ürünleri denetlemiyoruz gibi bir şey var. Alo 174 hattımız var. Bir hanımefendi bir ürünü açmış, sıcak suya atıp 'renk verdi' diyor sosyal medyada. Kıyma sıcak suya atıldığında renk verir. Üründen şüphelenmek normal ama şüphe varsa 174'ü arayın."

'TARIMSAL ÜRETİM İHTİYACI 13,5 MİLYAR TONA ÇIKACAK'

ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fadıl Sivri de, yaptığı konuşmada Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO), 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yüzde 30 artacağına ve buna paralel olarak tarımsal üretim ihtiyacının 8,4 milyar tondan 13,5 milyar tona çıkacağını öngördüğünü aktardı. Fadıl Sivri, "Oysa tarım, sadece artan ihtiyacı karşılamaya değil, aynı zamanda kısıtlı arazi, azalan su ve enerji kaynakları için artan rekabet ve iklim değişikliğinin yaratacağı etkilerin de üstesinden gelmek durumunda. Zira sadece son 50 yılda, daha fazla gübre ve su kullanımı, tarımsal mekanizasyon, zirai mücadele ilaçları ve yanlış tarım uygulamaları, su kaynaklarının tüketilmesine ve kirletilmesine, toprağın bozulmasına, biyoçeşitliliğin kaybına, bitki ve hayvan hastalıklarının hızlı biçimde yayılmasına yol açabiliyor ve riskler barındırıyor. Üretimi yetebilir seviyelere çıkartmak, tarım ve gıda sistemlerinde önemli değişiklikler yapmadan mümkün görünmüyor" diye konuştu.

KARBON AYAK İZİMİZİ HESAPLAMA ÇALIŞMALARINA BAŞLADIK

İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli, yaptığı konuşmada Küresel Ayak İzi Ağı tarafından her yıl açıklanan dünya limit aşım günü hesaplamasına göre, insanoğlunun, yerkürenin bir yılda sağlayabileceği kapasiteyi 2018 yılında 1 Ağustos tarihi itibariyle tükettiğini belirterek, "İnsanoğlu, 1 Ağustos'tan 2018 sonuna kadar olan 5 aylık süreçte 2019'un kaynaklarından borç aldı" dedi.
Kestelli, İzmir Ticaret Borsası olarak kendilerinin de birtakım çalışmalar yaptığını açıkladı.
Yapılan konuşmaların ardından, konferans sunumlarla devam etti.
 

Elektrikli Traktör 10 Liralık Şarzla 8 Saat Çalışacak

Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli, yerli elektrikli traktörle ilgili kısa zamanda büyük bir adım atıldığını belirterek, "Şu anda seri üretime hazır" dedi. Elektrikli traktörün 8 saat tek şarjla çalışacağını anlatan Pakdemirli, şöyle konuştu:
 "7 ila 10 liralık bir şarjla 8 saat boyunca köylüye, üreticiye, çiftçiye hizmet verecektir. Yaşlı traktörlerden kurtulacağız. Dünyadaki çok büyük traktör firmaları dahil bunu yaptırdığımız firmaya gidiyorlar 'Birlikte üretim yapalım' diyorlar. Dünyada şu anda ticarileşmiş bir elektrikli traktör yok. Çalışmaları çok kısa bir zamanda bitirdik, prototipini ortaya koyduk." Dedi.
 

Bakan'dan Çatı Marka Açıklaması

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yüksek kalite yerli ve milli ürünlerin uluslararası alanda pazarlanması için "çatı marka" oluşturma hedefleri olduğunu belirterek, "Bu markayı yılın ilk yarısını bitirmeden açıklamış oluruz." dedi.
Pakdemirli, Uludağ Ekonomi Zirvesi'nde AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin tarımsal hasılada Avrupa'da birinci olduğunu anlatan Pakdemirli, ancak ülkenin işlenmiş gıdada aynı başarıyı sağlayamadığını kaydetti.
Türkiye menşeli ürünlerin kendi özelliklerinin yanı sıra ambalaj, kalite ve tüketici açısından önemine işaret eden Pakdemirli, "Bizim ürünlerimize mutlaka bir hikaye ekleyip bunu satmayı öğrenmemiz lazım. Diğer taraftan işlenmiş gıdalara da bir anlam yüklememiz gerekiyor. Bakanlık olarak Türk ürünleriyle ilgili uluslararası bir çatı marka kurma hedefimiz var. Yüksek kalite yerli ve milli ürünleri yurt dışında sergileme, bunlar için talep oluşturma ve söz konusu ürünleri yüksek fiyatla satmayı planlıyoruz." diye konuştu.
Özel sektör eliyle marka yaratmanın zorluğuna da değinen Pakdemirli, "Devletin derdi kendi cebine para girsin değil. Özel sektörün cebine para girerse Türkiye'ye para girmiş olacak. Bu markayı, yılın ilk yarısını bitirmeden açıklamış oluruz." değerlendirmesinde bulundu.

Pakdemirli, satışa sunulacak ürünlere ilişkin çerçevenin de çatı markayla birlikte açıklanacağını belirterek, "Bu ürünlerin içerisine lokum girecekse lokum, zeytinyağımız girecekse zeytinyağımız, incirimiz girecekse incirimiz girecek. Fındığımız girecekse fındık veya işlenmiş olacaksa o şekilde girecek. Bunlarla ilgili genel çerçeveyi açıklayacağız. Bu genel çerçevede ürünün çok premium bir ürün olması, gıdanın sağlıklı gıda olması çok önemli. İşte bunların hepsi, premium bir şekilde pazarlanacak." ifadelerini kullandı.

"ÇİFTÇİMİZİ YENİ SEZON ÖNCESİ RAHATLATTIK"
Bakanlığın renkli pamuk hamlesine ilişkin de açıklamalarda bulunan Pakdemirli, Türkiye'nin tarımsal üretimini çeşitlendirmesi gerektiğini kaydetti.
Bakan Pakdemirli, çiftçilerin borçlarını ortadan kaldırma hedefiyle bu yılın ilk üç ayında yaklaşık 9 milyar liralık tarımsal desteğin öne çekilerek verildiğini hatırlatarak, "Çiftçimizi, üreticimizi yeni sezonda hasattan önce rahatlatma hedefimizi ortaya koymuştuk, bunu da Sayın Cumhurbaşkanımızın desteğiyle gerçekleştirmiş bulunuyoruz." dedi.

"METEOROLOJİ REKOLTE TAHMİNİ DE YAPACAK"
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün polen tahminlerini yayınlama konusundaki çalışmasına değinen Pakdemirli, "Alerjisi olan birçok kesim var. Alerjisi olanlar için evden çıkarken ne yapacağı bile önemli, belki ilacını alacak, belki almayacak. O anlamda da hava, yağış durumu gibi meteorolojik bilgi yanında bir de polen bilgisini veriyor olmamız toplumda son derece memnuniyetle karşılandı." diye konuştu.
Pakdemirli, kurumun birçok sektöre destek sağladığını ve bu hizmetlerin devam edeceğini, fakat tarımın her zaman öncelikleri olacağını söyledi. Bakan Pakdemirli, "Tarım sektörü için hava durumundan çok geleceğe yönelik matematiksel tahmin ve modellemeler ile rekolte ve ürün fiyatları tahminleri konusunda da meteorolojimiz çalışıyor." açıklamasında bulundu.

KATAR İLE TARIMSAL İŞ BİRLİĞİ
İş insanlarıyla Katar'a bir ziyaret gerçekleştirdiğini hatırlatan Pakdemirli, iki ülke arasında tarımsal faaliyetlerin ve yatırımların artırılması üzerine görüşmeler gerçekleştirildiğini anlattı.
Bakan Pakdemirli, "Katar biliyorsunuz iki yıl evvel bir ambargo yaşadı. Bu ambargodan büyük bir ders almış gözüküyorlar, üretimlerini de yüzde 400 artırmışlar ama seracılık alanında bizim Türkiye olarak onlara verebileceğimiz Batı'dan çok daha fazla şey var. Bunların da altını çizerek söyledik. Hem seracılık, hem hayvancılık, hem de kanatlı ette yapabileceklerimizi ortaya koyduk." değerlendirmesinde bulundu.
 
 

Türkiye Dünya'yı Doyuran Ülke Olacak

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Önümüzdeki 20 sene içerisinde Türkiye dünyayı doyuran ülke olacak” dedi. 
Karabük’te Tarım ve Orman Sektörü değerlendirme toplantısına katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, zor bir ev ödevlerinin olduğunun altını çizerek, “ 20 25 yıl içerisinde üretimimizi yüzde 50 arttıracağız. Türkiye’de yeterince yiyecek ekmek buzdolabı dolu olacak. Bunun başka çaresi yok. Bunu mutlaka yapmamız lazım. Bu savunma sanayisi kadar çok önemli” diye konuştu.
İşçi lokalinde düzenlenen toplantıda konuşan Pakdemirli, Türkiye’nin 1990’lı yıllarda koalisyon prangasının eline düştüğünü belirterek, “ 2000’li yıllarla beraber istikrarlı bir büyüme ve istikrar sayesinde bu iktidar da ciddi hizmetlerde bulundu. Türkiye’nin koalisyon üretmeyen bir sisteme ihtiyacı var. Bundan sonra da buna kavuşmuş olduk. Bununla beraber yeni dönemde millete hizmet etmemiz gerekiyor. Millete hizmet ancak bürokrasiyi azaltmakla olur. Bürokrasiyi azaltmak için bakanlıklarımızın sayısı azaldı. Her bakanlığımız ayrı bir tarafa bir yerlere çekiyordu. Tarım ve orman bakanlığı ayrı idi. Suyu ve toprağı ayrı yönetiyorduk. Suyu ve toprağı ayrı yönettiğimiz zaman bir yere baraj yapıyorduk ama sulaması yoktu. Şimdi toprağı ve suyu birlikte yöneteceğiz. Tarımı ve ormanı birlikte yöneteceğiz. Karabük için orman önemli. Orman alanlarının da tarımsal ve hayvancılık faaliyetlerde kullanıyor olmamız lazım” dedi.

“Türkiye dünyayı doyuran ülke olacak”

20 yıl içerisinde Türkiye’nin dünyayı doyuran ülke olacağını da kaydeden Pakdemirli, “ Yüzde 50 daha fazla gıdaya ihtiyacımız var. Bugün ne üretiyorsak daha fazlasını üretmemiz lazım. O yüzden bu bilinçle mutlaka daha fazla gıda üretecek şekilde programlamamız lazım. Ormanlık alanlarımızı daha düzgün kullanmamız lazım. Toprağın ve tarımın siyasetinin olmaması lazım ama Türkiye’de bugün toprak ve tarım siyasete en kolay alet edilen konudur. Muhalif kanallarında çoğunda her gün tarımı yerin dibine vuruyorlar. Aslında Türkiye’nin durumu böyle değil. Çok entelektüel dediğimiz eski bakanlık yapmış insanlar bile bana telefon edip sen kafana takma, ‘Türkiye saman ithal etmiş’ diyorlar. Yani bize diyorlar ki, Türkiye’yi samana muhtaç ediyorsunuz. Rakamlara bakıyorum, Türkiye’nin saman ithalatı 150 bin dolar veya 9 bin ton. Türkiye’nin kaba yem ihtiyacı 66 milyon ton. Bu kadar ucuz siyaset ile üstümüze geliyorlar. Tabi ki bulunduğumuz yeri beğenmeyeceğiz. Daha iyiye doğru gitmemiz lazım. Daha iyiye gitmeden önce de bulunduğumuz yerle ilgili fotoğrafını da çekmek lazım. Türkiye tarımsal hasıla da birinci sırada dünyada 7. sıradayız. Toprak kaynağı olarak 17 sırada olmamıza rağmen dünyada biz 7. sırayı yakalamışız. Türkiye kendine şöyle bir hedef koydu, her alanda ilk 10’a girmek. Biz Tarım alanında ilk 10’a hatta ilk 7’ye girmişiz. Küçük baş hayvan varlığında Türkiye Avrupa’da birinci sırada. Süt sığırcılığında Avrupa’da birinci, büyükbaş hayvan varlığında Fransa’dan sonra ikinci sıradayız. Bütün bu rakamlar baktığımızda fevkalade iyi. Tavuk ihracatında 400 milyon dolar, balık ihracatında 1 milyon dolar civarında ihracatımız var. Et noktasında henüz ihracatımız yok. İnşallah 2022 yılı itibari ile et ihracatı yapan ülke haline mutlaka geleceğiz. Su ürünleri üreticiliği noktasında ülkemiz dünyada en hızla büyüyen ilk üç ülke haline gelirken, Avrupa’da yedinci sıradan ikinci sıraya yükseldik. 2017 yılında 276 bin ton, 2018’de 315 bin ton su ürünleri üretimimiz var” diye konuştu.

“Zor bir ev ödevimiz var”

Yerli tohum konusunun Türkiye’de çok konuşulan ve eleştirilen bir konu olduğunu da dile getiren Bakan Pakdemirli, “2002’de 150 bin yerli tohumumuz varken, bugün üretimimiz 1 milyon 50 bine gelmiş. 150 tane üretici varken 850 üreticiye ulaşmışız. Zor bir ev ödevimiz var. 20 25 yıl içerisinde üretimimizi yüzde 50 arttıracağız. Türkiye’de yeterince yiyecek ekmek buzdolabı dolu olacak. Bunun başka çaresi yok. Bunu mutlaka yapmamız lazım. Bu savunma sanayisi kadar çok önemli” ifadesinde bulundu.

Pakdemirli, ayrıca tanzim satış noktalarının ihtiyaç olmadığı takdirde kaldıracaklarını, eğer ihtiyaç süreklilik gerektirirse sürekli hale getirmenin yollarını arayacaklarını belirtti.
Darbe dönemlerini de anımsatan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Millet olarak her şeyi çabuk unutuyoruz. Bizde darbe oluyor ertesi gün hayat normale dönüyor. Başka bir ülkede veya batılı ülkede böyle bir şey olmaz. Bunun iyi tarafları var hayat akıyor, kötü tarafları da var çabuk unutuyoruz. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu istikrarsızlıkla ilgili tehditleri hep birlikte düşünsek AK Parti’nin oy oranı 100’de yüze çıkar. Herkesin gönlünde bir parti olabilir. Bugün itibari ile Türkiye’nin sistematik olarak istikrarsızlaştırıldığı ile ilgili tespiti var. Bu tespitte hem fikiriz. Koalisyonlarda Türkiye paramparça, ülkeye hizmet gitmemiş. Türkiye’de hakikaten zamanla bir yarışımız var. Türkiye olarak biz Osmanlı döneminde endüstri devrimini kaçırmışız. Bizim Avrupa’yı muasır medeniyetleri yakalamamız lazım. Bunu yakalamak için başkaları bir çalışırken bizim iki çalışmamız lazım. Bizim ayağımızın taşa asla takılmaması lazım ve bunun içinde siyasi istikrar lazım. Allah’a şükür koalisyon çıkarmayan bir sistem geldi. 2023’e kadar AK Parti’nin devam etmesi lazım. Ondan sonra kimi beğeniyorsanız verin. Hangi parti gelip size benim projem var, ben daha iyiyim diyorsa oyunuzu ona verin. Bu demokrasi. Ama AK Parti’nin 2023’e kadar devam etmesi lazım. Bu seçimde AK Parti’nin oylarında olacak düşüş, muhalefet şöyle yapacak, ‘Başımızda boza pişirecek.’ Diyecekler ki, 2023’e kadar sen gitme seçime gidelim. Türkiye’nin seçime ihtiyacı yok. 16 yılda iktidarda olduğu halde 13 kez seçime gitmiş. Onun için bu seçimi çok önemsiyoruz. Bu aynı zamanda yerelde AK Parti’yi seçmeniz, aynı zamanda AK Parti’nin tasdiki ve devamı için vatandaşın desteğinin bir göstergesi olacak” diye konuştu. 
 

Ette Tanzim Satışa Gerek Yok

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Tanzim satış yerlerinde kıyma ve kuşbaşının da satılması yönündeki soruları cevaplandıran Pakdemirli, “Ette tanzime gerek yok" dedi.

Buna gerekçe olarak Et ve Süt kurumu'nun (ESK) satış noktalarının mevcut olduğunu ve bu noktaların haricinde üç zincir mağazada ucuz kırmızı et satıldığını dile getiren Pakdemirli, tanzim satış noktalarının et için hem hijyen hem de diğer açıklardan uygun olmadığını kaydetti. Pakdemirli, “Bu nedenle kırmızı ette tanzim satışına şu aşamada gerek yok" dedi.
 
 

Buzağı Destekleri Ödeniyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Kırklareli Üniversitesi'nde düzenlenen 'Tarım ve Orman Sektörü Değerlendirme Toplantısı'na katıldı. Çiftçinin merakla beklediği destek ödemeleri hakkında değerlendirmelerde bulunan Pakdemirli, “Dün Sayın Cumhurbaşkanımız da müjdesini verdi, ben de detaylarını vereceğim" dedi.

Ocak ayında 2,3 milyar lira destek ödemelerini yaptıklarını hatırlatan Pakdemirli, "Ocak ayında 2,3 milyar lira, eski parayla 2,3 katrilyon destek ödemelerini yaptık" diye konuştu.
Mart ayında ise ödemelerin devam edeceğini dile getiren Pakdemirli, şunları kaydetti: “Alan bazlı destekler 1 katrilyon 855 milyar 977 milyon, buzağı desteklemeleri ödemeleri 510 milyon, diğer hayvancılık ödemeleri 133 milyon 650 bin, fark ödemeleri 260 milyon, yem bitkileri desteği 120 milyon diğer tarımsal desteklemeler 144 milyon 527 bin. Toplam 3 milyar 24 milyon 154 bin eski parayla 3 katrilyondan daha fazla bir paranın destek ödemesi olarak cebinize giriyor; üretici olarak bu da hayırlı olsun."
 
 

Bakan Pekdemirli'den Bir Çok Konuya Açıklık

Tarım ve Orman  Bakanı Bekir Pakdemirli AHaber'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. 
Bakan Pakdemirli'nin konuşmasından satır başları şöyle:
Fiyatlar mevsim normallerinde değil. Piyasalarda her gün daha fazla denetim yapıyoruz. Özellikle en güzel denetim vatandaşın denetimidir. Vatandaş bakacak, mevsimi olmayan meyve sebze pahalıysa mevsime göre tüketim yaparsa ürünlerde dengeleme oluşacaktır. Hangi market ucuzsa ürünleri oradan almaya yönelirse fiyatlar dengeye ulaşır. Fahiş fiyat varsa gerekli cezaları kesiyoruz. Sebze meyve gıda artışları düşük olur. Yıl içerisinde birbirini dengeliyor. Enflasyona olan olumsuz katkıları şu an için öyledir, ancak geçen yıl, ondan önceki yıl, ondan önceki yıl da öyleydi.
Gıda Komitesi
Gıda komitesi özellikle Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi ile çok ciddi çalışmaya başladı. 3 bakan anlık kararları alıyoruz. Birbirimize dokunduğumuz noktalarda çok hızlı kararlar alıyoruz. Birçok konuda geç kalmamış oluyoruz. Hal yasası tabii ki yüzde 30-40. Aynı zamanda parekende yasasını da ele almamız lazım.
Küçükbaş ve büyükbaş tüketicinin tercihidir. Büyükbaş hayvan tercih edilmeye başlandı. Eskiden de küçükbaş ihracatı yapan bir ülkeydik ve yapma isteğimiz devam ediyor. Hayvan nüfusunu artıracak proje de hazırlandı. Kaynağı da ilgili bakanlıklar ayarladı. Bu kadar hayvana ihtiyacımız yok ama ihracat yapma düzeyine geldi. 2022 yılında Türkiye küçükbaş hayvan ihracatına başlar.
ET İHRACATI
Ortadoğu’ya ihraç etme çalışmalarımız devam ediyor. 2021’den itibaren bir hayvanın doğması büyümesi gelişmesi 3-4 yıl alıyor. 2002’de 1 yılda 6 kilo et yiyen vatandaşlar bugün 15 kilo et tüketmeye başladı. Balıkta hiç büyümedik. Tavukta 10 kilogramdan 26 kilograma ilerlemişiz. Balıktaki tavuktaki ihracatı düşündüğümüzde ithalat önemli bir rakam değil.
Etle ilgili tüketicinin tercihi varsa eksikleri tamamlamak için planımızı ortaya koyduk ve bu durum 2021 itibariyle sorun olmaktan çıkacaktır. Piyasaları dengelemek için yurt dışı daha ucuz olacaksa tercih etmeliyiz. Burada önemli olan tüketicinin daha ucuza yemesidir, üretici için de karlılığı belli düzeyde tutulacak şekilde yapılması gerekiyor.
HAYVAN HAKLARI 
Hayvanlara yönelik çalışmalarda ölü bir hayvan gördüğümüzde bakıp, bu işin suç mu doğal kaynaklı mı bakalım dedik, o anlamda bir yönümüz oldu. Parasal cezaları misliyle artıracağız. Hayvan sahipleri, hayvanlarına sahip çıkmak zorunda kalacak. Yazlık bölgelerde özellikle görüyoruz.
KENEVİR EKİM HEDEFİ
Kenevir kontrollü yapılması açısından çok faydalı. Yağlı tohumlar arasında, sağlıklı yağlar arasında yer almaktadır. Endüstride kullanıldığı çok alan var. Özellikle yaptığımız ithalat var. Buradan 200-300 milyon dolar para kazanma durumumuz var. İhraç edecek vaziyete gelirsek çok iyi olacak.. Yetiştirilmesi kolay bir bitki. Türkiye'nin her tarafından başvuru ve talepler geliyor. Topluyoruz, değerlendikten sonra ürünün üretilebilecek alanlarında geliştirmeyi düşünüyoruz. Başvuruları topluyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızla değerlendireceğiz.
BARAJLARDA SON DURUM
Kar stoğumuz var, barajlarımız dolu.
TARIM SİGORTASI
Devletten hemen beklentiye giriliyor. Koşullar uygunsa zararın tamamını alıyorsunuz. Felaket oldu geçen hafta, bu hafta 35 milyon para ödüyor olacağız. Teşekkür ediyorum, yaraların sarılması için gereği yapıldı. Tarım sigortasını yapanlar gece rahat uyuyor diye düşünüyorum.
 
 
 

Bakan Pakdemirli Dünya Gıda ve Tarım Forumu İçin Berlin'de

Bu yıl 11'inci kez düzenlenecek olan Dünya Gıda ve Tarım Forumu, "Tarım Dijitalleşiyor - Geleceğin Tarımına Akıllı Çözümler" temasıyla bugün  Berlin'de başladı.
Foruma, 70 ülkeden tarım bakanları, iş insanları, bilim ve sivil toplum kuruluşlardan temsilciler katılacak. 3 gün boyunca teknolojik gelişmeler ışığında tarım, gıda ve hayvancılık politikaları ele alınacak ve sorunlara çözüm önerileri dile getirilecek. Forumda Türkiye'yi Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli temsil edecek. Bakan Pakdemirli, Tarım Bakanları Konferansı kapsamında gerçekleştirilecek dört oturumdan biri olan "Tarım ve kırsal bölgelerde yapısal değişiklikler" konulu oturuma başkanlık edecek.

Almanya Gıda ve Tarım Bakanı Julia Klöckner ile bir araya gelmesi planlanan Pakdemirli'nin foruma katılacak ülke ve uluslararası kuruluş temsilcileriyle de ikili görüşmelerde bulunması planlanıyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel de foruma ilk defa katılarak 70 ülkeden gelecek tarım bakanlarına "Dijital teknolojilerin tarımın geleceği için önemi" temalı bir konuşma yapacak.
Bu yıl söz konusu forumda düzenlenecek oturumlarda, "Dijital teknolojilerin potansiyeli tarım sektöründe nasıl daha iyi kullanılabilir?", "Çiftçilerin dijital teknolojilere erişimi nasıl daha da geliştirilebilir ve güvence altına alınabilir?, "Dijital bağlılığı artırmak için veri güvenliği ve veri egemenliği nasıl sağlanabilir?, "Dijital dönüşümün bir sonucu olarak tarımda görmek istediğimiz derin yapısal değişiklikler nelerdir ve bu yapısal değişikler politik olarak nasıl desteklenir?" sorularının cevapları aranacak.
 
 

Bakan Müjde Verdi Tarım İlaçlarında İndirim

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli, sanayicilerin önümüzdeki dönemde tarım ilaçlarında yüzde 15 indirime gideceğini duyurdu.  Pakdemirli, buzağı destekleme ödemelerinin 11-18 Ocak'ta yapılacağını,  438 bin 284 yetiştiriciye 522 milyon lira ödeneceğini kaydetti.
KÜPE BEDELİ BAKANLIKTAN
Pakdemirli "Küçükbaş ve büyükbaş hayvan küpe bedelini de artık, bakanlık olarak biz karşılayacağız. Buzağı desteklemesinde birinci grupta 263 bin 519 yetiştiricimizin 320 milyon TL'yi yarın saat 18.00 itibariyle ödüyoruz" dedi.
'KENEVİR ÜRETİM ALANLARINI BÜYÜTECEĞİZ'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dün açıkladığı kenevir üretim alanlarının artırılması konusuna da değinen Pakdemirli "Kenevir üretim alanlarını büyüteceğiz" diye konuştu.
 
 

Gübreye Ek Yüzde 5 İndirim Geliyor

 Bolu’da muhtarlarla bir araya gelen Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 24 Haziran’da yeni bir sisteme geçildiğini hatırlattı.
Türkiye'nin, parlamenter sistemin işlediği yıllarda çeşitli sorunlarla karşı karşıya kaldığını anlatan Pakdemirli, şunları kaydetti:
"Bugün bizi eleştiriyorlar ama 70'lerde bu millete layık görülen neler vardı. Her şeyin, yani temel ihtiyaç ne varsa hepsinin kuyrukları vardı. Bu kuyrukların yanında da şehir içlerinde terör ve anarşi vardı. Vatandaşlarımız, pırıl pırıl filiz gibi gençlerimiz birbirine düşmüş ve birbirlerini katlediyorlardı. 80'lere geldiğimizde ciddi bir umut filizlendi. Özal'ın gelişiyle bir gelişim rüzgarı almaya başladık. 90'lı yıllarda da yine Türkiye bir taraftan bir tarafa savruldu ve koalisyonlar dönemine tekrar geri dönmüş olduk. Özetle söyleyeceğim şey şu, Türkiye’nin, koalisyonsuz bir yönetim sistemine ihtiyacı vardı. Zamanında da Demirel’in, Özal’ın ve birçok liderin dile getirmiş olduğu başkanlık sistemine geçmiş olduk."
Türkiye'nin 2002 yılından sonra birçok alanda kendisini geliştirdiğini hatırlatan Pakdemirli, o tarihe kadar 6 bin kilometre bölünmüş yol yapılırken sonrasında 26 bin kilometre yol inşa edildiğini dile getirdi.

"Daha çok verimliliği arıyor olmamız lazım"

Pakdemirli, AK Parti hükümetleriyle sağlıkta, eğitimde ve birçok alanda yatırımların hayata geçirildiğine dikkati çekti. Son yıllarda tarım alanında üreticiye verilen desteklerin arttığına işaret eden Pakdemirli, "2002 yılında verilen 1,9 milyar lira destek bugün 16 milyar lira olmuş. Ama 16 milyar lira olan destekle biz yüzde 20 civarında bitkisel üretimimizi birim olarak arttırabilmişiz.
Hayvancılık alanında daha şanslıyız. Yüzde 100'lere varan bir artışımız var. Ama bitkisel üretim tarafında yüzde 20 büyümüşüz. Bundan sonraki 20 yılda gelecek çocuklarımızı, nesillerimizi büyüyebilmek için yüzde 50 büyümemiz lazım. Bu ev ödevini hep beraber STK’larla, ziraat odaları ile ve başta da köylümüzle, çiftçimizle bu ev ödevini yapıyor olmamız lazım. Daha çok verimliliği arıyor olmamız lazım." diye konuştu.

Gübreye yüzde 5 indirim geliyor

Pakdemirli, Türkiye ekonomisinin 2019’da çok daha iyi olacağını dile getirdi. Üreticiyi artan maliyetlerden korumaya çalıştıklarını aktaran Pakdemirli, şöyle devam etti:
"Gübrede yüzde 15 indirim aldık, üzerine yüzde 5 indirim de bu hafta geliyor. Yem üreticileriyle toplandık ama ne yazık ki orada bir gelişme sağlayamadık.
ama yem üreticilerimizden de çiftçimize destek olarak biraz daha maliyetine katlanıp 2019 yılının daha bereketli geçmesini sağlamalarını istiyorum. Hayvancılık desteği 41 ilde devam ediyor. Burada yüzde 50 hibe desteğimiz olacak. Kırsal kalkınmaya destek için de 50 hayvancılık projesine 37 milyon lira vereceğiz atıl durumdaki 2 milyon hektar tarım arazisini işleyerek 13 milyar lira gelir artışı sağlayacağız. Destekleri söylediğim gibi 14,5 milyar liradan 2019 yılında 16,1 milyara çıkartıyoruz. Besicilere 80 milyon 80 milyon lira besi desteği ödemesi yapacağız. Bakanlık olarak 3 farklı alanda üreticilerimize toplam 971 milyon liraya varan bir destek ödemiş olacağız. "
"Türkiye'nin buğday ve saman derdi yok"
Saman ithalatına yönelik eleştiriler olduğuna dikkati çeken Pakdemirli, sözlerini şöyle tamamladı:
"8-9 bin ton saman ithalatı yapılmış. Türkiye’nin ihtiyacı 66 milyon ton. Yani rakamsal olarak baktığımızda on binde bir. Bu tarz basit şeyler üzerinden siyaset yapmayalım.
Türkiye, 17 milyar dolar ihracatı ve 12 milyar dolar ithalatı ile tarımda net ihracat fazlası veren bir ülkedir. En nihayetinde Hollanda hepimizin çok beğendiği Hollanda’nın 80 milyar dolar tarımsal ithalatı var. Şimdi Hollanda'yı gidip eleştiriyor muyuz. Çünkü aldığını satmasını biliyor. Bir ülkede ithalat da olacak. İhracat da olacak. Biz saman ithal etmiş olabiliriz. Ama bu ihtiyaçtan dolayı değil. Ülkeyi buğdaya muhtaç ettiniz. Bakıyorum rakamlara Türkiye'nin buğday ve saman derdi yok."
 
 
 
 
 
 

Ekilmeyen Tarım Arazisi Kalmayacak

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, atıl tarım arazilerinin envanterinin tamamlanacağını belirterek, "İşlenmeyen tarım arazimiz kalmayacak. Çeşitli nedenlerle ekilemeyen 2 milyon hektar tarım arazisi, tarımsal üretime kazandırılacak. Böylelikle 13 milyar lira gelir artışı sağlanacak." dedi.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirlii, AA muhabirine, bakanlığının 2018 faaliyetleri ile 2019 hedeflerine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Tarım politikalarını yürütürken, çiftçiyi ve üreticiyi korurken, tüketiciyi de kolladıklarını aktaran Pakdemirli, bu politikaları, çiftçilerin yol göstericiliğinde, hep birlikte belirlediklerini söyledi. Pakdemirli, tarımsal desteklerin son 16 yılda yüzde 700 artışla 1,8 milyar liradan 14,5 milyar liraya çıktığına işaret ederek, "Bunun sonucunda, bitkisel üretimimiz yüzde 22 artışla 98 milyon tondan, 120 milyon tona, kırmızı et üretimimiz yüzde 167 artışla 421 bin tondan 1 milyon 126 bin tona yükseldi. Tarımsal ihracatımız 3,7 milyar dolardan 17 milyar dolara ulaştı." diye konuştu.
Pakdemirli, yerli tohumda üretimi 150 bin tondan, 1 milyon tonun üzerine çıkardıklarını vurgulayarak, "Dünya sertifikalı tohum piyasasında 750 milyon dolarla 11. sıradayız. 2002 ve 2017 yılları arasında sertifikalı tohumda, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 31'den yüzde 74'e çıktı. Sertifikalı tohum üretici firma sayımız, 2002'de 152 iken, 2018'de 863 oldu." ifadesini kullandı.
Baraj sayısını 16 yıllık süreçte 276'dan 541'e, hidro elektrik santrali (HES) sayısını 105'ten 534'e, içme suyu tesis sayısını 31'den 236'ya çıkardıklarını dile getiren Pakdemirli, şu anda 6,5 milyon hektar alanın sulandığını ve buna 2 milyon hektarlık alanı daha ekleyeceklerini anlattı. Pakdemirli, bunun sonucunda tarıma ekstra yıllık 15 milyar lira gelir artışı sağlanmış olacaklarını söyledi.
Pakdemirli, buğday ve arpada destekleme primini 5 kuruştan 10 kuruşa çıkardıklarını, buğday ve arpa gübre desteğini 4 liradan 8 liraya yükselttiklerini anımsatarak, şöyle devam etti:
"Çiftçimizin ve üreticimizin tüm sorunlarını yakından takip ediyoruz. Kendileriyle sık sık bir araya geliyoruz. Tarım sektörü ister istemez ekonomik hareketlilikten etkilenen bir sektör. Ekonomik hareketlilik tarımı, diğer sektörlere göre daha fazla etkiliyor. Çünkü tarım, dünya emtia fiyatlarına duyarlı bir sektör. Zaman zaman döviz kurundaki dalgalanmalara ve artışlara karşı, çiftçimizi korumak için gerekli tedbirleri alıyoruz." dedi.
Başta kooperatifler olmak üzere çiftçi kuruluşlarının yeniden yapılandırılmasını sağlayacak, tarımın finansmanını ve pazara giriş imkanlarını reforme edeceklerine işaret eden Pakdemirli, şunları söyledi:
"Türkiye'de 14 bin 200 birlik ve kooperatif var. Kooperatiflerin ve birliklerin yapısını tekrar ele almada fayda görüyoruz. Bu konularla ilgili önümüzdeki günlerde birden fazla çalıştay yapacağız. Kooperatiflerimiz üretici ile tüketici arasında köprü vazifesi görmeli. Bu süreçte, kooperatif ve birliklerimiz, tarımın finansmanına ve pazara gidiş noktalarında etkin rol alacak."
Pakdemirli, toprak kaynaklarının envanterini tamamlayacaklarını da vurgularken, "Bugüne kadar toplam 6,1 milyon hektar alanda toplulaştırma çalışmalarını tamamladık. 2018 sonu itibarıyla 496 bin hektar alanda daha toplulaştırma çalışmasını tamamlayacağız. 2023'e kadar 8,5 milyon hektar alandan toplulaştırma çalışmalarını tamamlamış olacağız. Atıl tarım arazilerinin envanter tamamlama çalışmalarını başlatıyoruz. Böylelikle işlenmeyen tarım arazimiz kalmayacak. Altyapı reformları ve hukuki reformlar hayata geçecek. Çeşitli nedenlerle ekilemeyen 2 milyon hektar tarım arazisi, tarımsal üretime kazandırılacak. Böylelikle 13 milyar lira gelir artışı sağlanacak." ifadesini kullandı.
Yer Altı Barajları Eylem Planı'nı da yakında duyuracaklarını ve bu çalışmayla, su kapasitesinin etkin kullanılmasının sağlanacağını belirten Pakdemirli, "Yapılacak yer altı barajları ile buharlaşmanın önüne geçmemiz mümkün. Ayrıca bu işe fazla para harcamadan ufak yer altı bentleriyle önemli miktarda suyu tutabiliyorsunuz. Hatta kendi cazibesiyle de bunu ovalara vermemiz söz konusu. Böylelikle barajlarla ilgili yaşanan istimlak, yeniden yerleşim ve ÇED gibi problemler de yer altı barajlarına yapılacak yatırımlarla ortadan kalkacak." dedi.
 
 
 
 

Zirai Meteorolojik Gelişmeler Çiftçiye SMS Yolu İle Bildirilecek

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar zirai meteorolojik gelişmelerin SMS uygulamasıyla üreticilere bildirilmesi ve birlik üyelerine meteorolojik eğitim verilmesine ilişkin işbirliği protokolünü imzaladı.
Bu kapsamda zirai meteorolojik gelişmeler çiftçilere önceden SMS yoluyla bildirilecek.
 
 

2019 da Tarım ve Hayvancılıkta Reform Hayata Geçecek

Hükümet önümüzdeki yıl tarım ve hayvancılık reformunu hayata geçiriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı milli tarım ve yerli üretimi desteklemek için tarımsal reforma 17 milyar liraya yakın bütçe ayırdı.
Çiftçi, ormancı, balıkçı, seracı kısaca tarım ve hayvancılık alanında üretim yapan herkese teşvik verilecek.

ÜRETENİN GÜVENCESİ

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 2019'un tarımsal ve hayvancılık noktasında milli etiketle verimli üretimlerin yapıldığı, çiftçinin sorunlardan ziyade üretmeye odaklandığı bir yıl olacağını söyledi.
Bakan Pakdemirli, "Tarım ve hayvancılık kapsamında üretimi sil baştan ele alıyoruz. Tarım ve üretim desteğine yüzde 48 oranında toplam 16 milyar 700 milyon TL ayırdık. Yapacağımız reformlarla tarım ve hayvancılıktaki ithalatı bitireceğiz" dedi.
Bakan Pakdemirli, 2019'da hayata geçirilecek reformlar için özetle şunları söyledi:

- Bu yıl tarımsal desteğe yaptığımız maddi yardımı yüzde 10 artırdık. Önümüzdeki yıl adeta çiftçinin, tarım üreticisinin yılı olacak. Nakdi yardımlara ek olarak 2019'da 16 milyar TL tarımsal destek sağlayacağız. Ayrıca genç çiftçilere 503 milyon TL hibe, 53 tarımsal AR-Ge projesine toplam 40 milyon TL destek verilecek.
- Çiftçilik muhasebe veri ağı çalışmaları kapsamındaki destekler artırılacak ve 6 bin işletme daha destekleme kapsamına girecek.

- Erkek sığırları mevzuata uygun kesimhanelerde kesen yetiştiricilere 200 başa kadar hayvan başına 250 TL'ye kadar destekleme yapılacak.

- Orman köylüsüne üretim gideri olarak 1,9 milyarlık ödeme yapılacak.
ARAZİ BAŞVURULARI İÇİN  SON GÜN

Üreticiye her kapıyı açmak için harekete geçen hükümetin 'Hazine'ye ait tarım arazilerinin çiftçilere kiralanması' projesine başvuru sayısı 100 bini aştı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin 100 günlük eylem planında da yer alan düzenlemeden faydalanmak için en fazla başvuru yapılan iller sırasıyla Adana, Hatay ve İzmir oldu. Hazine arazilerini ekip biçen çiftçilerin yüzünü güldüren düzenlemeye bugüne kadar Adana'dan 10 bin 5, Hatay'dan 7 bin 309, İzmir'den 4 bin 920 vatandaş başvurdu.

BALIKÇILAR 12 MİLYON ALACAK

Kıyı balıkçılığının artırılması için 2019'da 10-12 metre aralığındaki gemiler de destek kapsamına alınıyor.
Böylece kıyı balıkçılarına toplam 12 milyon TL destek verilecek

İŞTE ET İTHALATINI BİTİRECEK ADIMLAR

Bakan Pakdemirli, "Damızlık değer tespiti, soy kütüğü, süt kalitesinin desteklenmesi, mobil suni tohumlama sperma tahsis projesi ile 3 yılda kırmızı et ithalatını bitireceğiz. Hayvan yetiştiricilerine düşük faizli kredi vereceğiz. Koyun yetiştiricilerine destek olacağız" dedi
 

TMO Bugün İtibari İle Mısır Alımını 950 den Gerçekleştirecek

TMO bugünden itibaren mısırı 950 TL'ye almaya başlıyor. Elazığ'da üzüm festivaline katılan Tarım ve Orman Bakan Bekir Pakdemirli, mısır üreticilerine yönelik yaptığı açıklamanın ardından  mısırda 950TL alımlar bugün gerçekleşecek. Pakdemirli,  Üzüm festivalinde şunları kaydetti:
 
"Toprak Mahsulleri Ofisi'miz (TMO) mısır piyasalarını yakından takip etmekte ve piyasaların seyrine göre uygulamaya konulacak politikaları şekillendirmektedir.
Mısır fiyatlarında son günlerde yaşanan fiyatlardaki dalgalanma nedeniyle çiftçilerimizin olumsuz etkilenmemesi için;
Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğümüz, 15 Ekim 2018 Pazartesi gününden itibaren geçerli olmak üzere 'Mısır Alımlarına' başlayacaktır:
2017 yılında ton başına 760 TL olarak açıklanan mısır alım fiyatı; 2018 yılında %25 artışla ton başına 950 TL olarak belirlenmiştir.
Üreticilerimiz, Çifti Kayıt Sisteminde kayıtlı olan tüm ürününü Toprak Mahsulleri Ofisi'ne satabileceklerdir. Ürün bedelleri 10 gün içerisinde üreticimizin hesaplarına aktarılacaktır.
TMO tarafından yapılacak olan 2018 yılı mısır alımlarının ülkemize ve mısır üreticilerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum"
 
 

Enflasyonla Mücadele'de Bir çok Ürüne indirim

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından açıklanan Enflasyonla Topyekün Mücadele programında yaptığı değerlendirmede gübre ve yem başta olmak üzere hangi ürünlerde yüzde 10 indirim yapılacağını açıkladı. Pakdemirli, şunları söyledi.
ÇAYKUR’dan zam yok
Yaptıklarımızın üzerine neler yapabiliriz dedik. Serbest piyasa ekonomisi tabii ki işleyecek. Gıda arz güvenliğini de mutlaka sağlayacağız. Örneğin kıyma 29, kuşbaşı 31 TL'den satılıyor. Ucuz fiyattan alınıyordu, alınmaya devam edecek. Ucuz et projesi devam edecek. Çaykur bundan sonra da zam yapmayacak. Zincir marketlerde 50 üründe 2 ay yüzde 10 indirim yapacak.
ET VE SÜT KURUMU YÜZDE 10 İNDİRİM YAPACAK
Et ve Süt Kurumu 10 üründe yüzde 10 indirim yaptı. Atatürk Orman Çiftliği 14 üründe yüzde 10 indirim yaptı. Gübrede yüzde 15 indirim yapıldı. Bugünden başlamak üzere sıvı ve toz gübrelerde 35 çeşit üründe Gübretaş yüzde 10 indirim yapacak.
Tarım Kredi, karma hayvan yemlerinde ortaklarına yüzde 10 indirim uygulayacak. Yem sanayicileri Birliği de aynı yönde karar aldı.
Tarım Kredi Şirketi Bereket Sigorta Tarım Kredi ortaklarının tüm sigortalarında yüzde 10 indirim uygulayacak.
50 ÜRÜNDE İKİ AY BOYUNCA YÜZDE 10 İNDİRİM
Toprak Mahsulleri Ofisi pirinci yüzde 20-40 indirimle arasında satmaya devam edecek. Carrefour, BİM, Şok, Migros ve Metro 50 üründe iki ay süreyle yüzde 10 indirim yaptığını açıkladı.
 
 

Geleceğin En Parlak Sektörü Tarım

Turhal Şeker Fabrikası’nda pancar alım kampanyasını başlatan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, şekerin milli ve stratejik bir ürün olduğunu, halkın ihtiyaç duyduğu şekerin tamamının yurt içinde üretildiğini söyledi. Pakdemirli, “Geleceğin en parlak sektörü tarım olacak” mesajını verdi.
Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, özelleştirme ihalesinde Kayseri Şeker tarafından satın alınan Turhal Şeker Fabrikası’nda 85. pancar alım kampanyası töreninde konuştu.
 
“Dünyayı doyuran ülke, lider ülke olacak”
“Hiç şüphesiz ki geleceğin en parlak sektörü tarım olacak. Artık dünyayı doyuran, lider ülke olacak” diyen Pakdemirli, “Bunun yolu da tarımla teknolojiyi buluşturmaktan geçiyor. Daha düne kadar tarlasını sabanla süren çiftçimiz, bugün en son teknolojiyi kullanıyor ve kazancına kazanç katıyor. Artık tarlasında otonom traktör, drone ve sensör kullanan çiftçimiz var. Bu durum bizler için gurur verici” dedi.
“Çiftçinin yüküne ortak oluyoruz”
Çiftçilere geçen günlerde müjde verdiklerini de ifade eden Bakan Pakdemirli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gübre fiyatlarını yaklaşık olarak yüzde 15 oranında düşürdük. Buğday ve arpa desteği yüzde 100 arttı. Artık dünya fiyatları üzerinden alacağız. Çiftçimizin yüküne ortak oluyor, onu hiçbir zaman yalnız bırakmıyoruz. Zoru hemen yapıyoruz, imkansız sadece biraz zaman alabiliyor.
Şekerin Türkiye için milli ve stratejik bir ürün olduğunu dile getiren Pakdemirli “Bu konuda yapılan spekülatif haberler gerçeği yansıtmıyor. Özellikle altını çiziyorum, halkın ihtiyaç duyduğu şekerin tamamı yurt içinde üretiliyor. Ülke olarak şeker üretiminde çok önemli mesafe kaydettik. Hatta Suriye ve Irak’a şeker ihraç ediyoruz.” ifadesini kullandı.
Tokat Niksar’da, bir çiftçi ailesinin çocuğu olan bir dostunun kendisine anlattığı anıyı da konuşmasında aktaran Bekir Pakdemirli, şunları söyledi:
“Bir paket küçük çay ve 1 kilo şekerle eve geldiğimde, beş kız kardeşimin tamamı, ‘Zengin olduk’ diye evden çıkıp, bağırarak beni karşıladılar. İlçe merkezinde, beş gün çıraklık yapıp kazandığım paranın tamamıyla, bu iki şeyi alabilmiştim.’
Değerli dostlar, bu ülke 1970’lerde böyle bir manzarayla karşı karşıyaydı. Şeker kuyruklarını hala dün gibi hatırlıyoruz. Bakınız, nereden nereye gelmişiz? 2002 yılında 16,5 milyon ton olan pancar üretimimiz, 2017 yılında yüzde 28 artış ile 21 milyon tonun üzerine çıkmıştır. Aynı dönemde uyguladığımız başarılı politikalar ile birim alandan elde edilen pancar verimi, yüzde 50 oranında artmış. 2018 yılında şeker kotaları Cumhurbaşkanımız tarafından belirlenmişti. Bu dönemde, nişasta bazlı şeker kotaları, yarı yarıya azaltılmıştı. Daha önce toplam şeker içerisinde yüzde 10 olarak uygulanan nişasta bazlı şeker kotası, yüzde 5’e çekilmiş ve oluşan kota farkı, pancara tahsis edilmişti. 2018/2019 pazarlama yılına ilişkin şeker kotaları, 2 milyon 700 bin ton olarak belirlenmiştir. Bu miktarın 2 milyon 565 bin tonu pancar şekerine tahsis edilmiştir. Böylece halkımızın tükettiği şekerin tamamı yerli üretimle ve bu üretimin yüzde 95’i de pancar şekeri ile karşılanmaktadır. Şeker sektörünün sevk ve idaresi bakanlığımızdadır.” Dedi.
 
 
 

Tarım Kart'la Gübre, Mazot ve Yem Alınacak

550 bin çiftçi Tarım Kart ile tarlasından ayrılmadan, ilçeye gitmeden işlerini halledecek. Gübre, mazot ve yem bu kartla alınacak. Tarımsal desteklerin de bu kartla verilmesi planlanıyor.
Tarım Kredi Kooperatifleri ve PTT A.Ş. arasında Ortak Kart projesi için iş birliği protokolü PTT Pul Müzesi'nde düzenlenen törenle imzalandı. Törene Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü Fahrettin Poyraz, PTT AŞ. Yönetim Kurulu Başkanı Genel Müdür Kenan Bozgeyik ile bakanlık ve kurum yöneticileri katıldı.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, “Tarım Kart ile çiftçimiz hızlı, güvenli ve kaliteli hizmet alacak, istediği zaman evinden, tarlasından ayrılmadan, ilçeye gitmeden işini yapabilecek” dedi. 
Pakdemirli, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan ile birlikte PTT ve Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği (Tarım Kredi) arasında Tarım Kart için iş birliği yapılması amacıyla düzenlenen törene katıldı.
Dünya nüfusunun 2050’de 9.1 milyar, şehirleşmenin ise yüzde 70 olacağını ifade eden Pakdemirli, “Köyden kente göç hızlanıyor. Gıda üretimini yüzde 50 artırmamız lazım. Bu, teknolojisiz, datasız, bilgisiz asla olamaz” diye konuştu.
 
 

Döviz Baskısına Karşın İhracatı Artırmalıyız

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) tarafından Aydın’da organize edilen Ege Bölge toplantısına katıldı. Çiftçinin yaşadığı ecrimisil sorununun çözümüne yönelik verdiği katkıdan ötürü Bakan Pakdemirli’ye teşekkür ederek konuşmasına başlayan TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, “Ecrimisil meselesinin çözülmesinden dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz. Bakanımız, akşam bunun kaynağının da bulunduğu müjdesini verdi. Uzun süredir takip ettiğimiz bir konuydu. Üreticilerimiz üretim yapmalarına rağmen ÇKS’ye kayıt yaptıramadıkları için prim desteklerinden yararlanamıyorlardı. Mazot gübre desteğinden yararlanamıyorlar ve Toprak Mahsulleri Ofisi’ne ürün veremiyorlardı. Ziraat Bankası ve diğer bankalardan kredi kullanamıyorlardı. Bunlar büyük işletmeler değil, küçük çiftçilerimizdi. En son Binali Bey’e durumu iletmiştik. Başbakanımızın da talimatıyla bu sorun çözüldü” dedi.
“DAHA ÇOK ÜRETMEKTEN BAŞKA ŞANSIMIZ YOK"

Döviz kurundaki dalgalanma nedeniyle ürün ithal etmenin zorlaştığına işaret eden Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti: 
“Dünyanın istediğim noktasından ucuz maliyete istediğim ürünü bulurum deme şansımız kalmadı. Buğdayın ithal maliyeti 88 kuruştan 1 lira 36 kuruşa, mısırın maliyeti 86 kuruştan 1 lira 33 kuruşa, ayçiçeğinin maliyeti 2 liradan 3 lira 8 kuruşa, pamuğun maliyeti 7 liradan 13 lira civarına yükseldi. İthal maliyetinin artması, içerisindeki çiftçimizin hareketlenmesi gibi bir avantaj sağlayabilir. Bu durum girdi maliyetleri karşısında ürünlerini değerinde satma şansı bulacak olan üreticilerimizi rahatlatacak ama asıl mesele artık biz daha çok üretmek zorundayız. Üretime odaklanmak zorundayız. İthalat şansımız kalmadığına göre o zaman çiftçimizi tarlada tutacağız. Çiftçimizi daha fazla destekleyeceğiz. Bakanımız da çiftçimizi desteklemek için kaynak arayışı içerisinde. Çünkü, bu coğrafyadaki komşularımızın başına gelenler bizim başımıza gelse bizi mülteci olarak kabul edebilecek bir ülke yok. Bizi besleyebilecek bir toprak yok, besleyecek bir çiftçi yok. O halde bu ülkede yaşayan insanlar olarak birbirimizin ve bu toprakların kıymetini çok iyi bilmek zorundayız.”
“ÇİFTÇİMİZİN EMEĞİNE GÖZ DİKTİRMEYECEĞİZ"

Tarım Bakanlığı olarak üreticiyi güldürmek ve bunun yanında tüketiciyi de enflasyona ezdirmemek gibi iki önemli misyonları olduğuna işaret eden Bakan Pakdermirli ise, “Aşırı bir enflasyon olmaması lazım. İki tarafı da dengeli bir şekilde götürmeye çalışacağız. 114 bin tane birlik ve kooperatif bu ülkeye ağır geliyor. Tarım ve Orman Bakanı olarak bir hesap yaptım; 114 bin tane birlik ve kooperatife eğer randevu verirsem 5 senelik görev süremin 2,5 yılı bu arkadaşları dinlemekle geçiyor. Ziraat odalarının öncülüğünde bir çalışma yapıp, bu yapıyı sağlıklı bir hale getirmeliyiz. Kim bu konuda ehil ise benim bildiğim Kanada, Fransa ve Hollanda gibi örnekler var. Kooperatifler değerli, kooperatifçilikten asla vazgeçemeyiz ama bu yapıyı sağlıklı bir yapıya dönüştürmemiz gerekiyor. Ziraat odalarını bir tarafa koyuyorum ama oda ve birliklerde çiftçi üzerinde tahakküm kurmaya çalışanlar oluyor. Tarım ve Orman Bakanı olarak bunlara asla müsaade etmeyeceğim. Çiftçinin gelirine göz diken, gelip siyaset yapan oda ve birliklerle bundan sonra işimiz olmayacak. Herkesin sandıkta bir görüşü olabilir ama oda, birlik ve kooperatiflerin işi siyaset değil. Sandıkta isteyen istediği oyu kullanır ancak önemli olan köylümüze ve çiftçimize hizmet etmek, onun gelirine göz dikmemektir. Buna da biz müsaade etmeyeceğiz” dedi.
“TARIMSAL İHRACATIMIZI ARTIRMALIYIZ"

Yerel ve ulusal piyasaları yakından takip ettiklerini kaydeden Bakan Pakdemirli, konuşmasını şöyle tamamladı: 
“Uluslararası piyasalarda ve diğer taraflarda birçok emtiayı çok sıkı bir şekilde takibe başladık. Bu maliyetlerin düşürülmesi için ne gerekiyorsa, devletin elindeki tüm enstrümanları ve gümrük indirimi gibi vesaire tüm olanakları çiftçinin lehine olacak şekilde planlıyoruz, programlıyoruz. Tabi ki kurlardaki dalgalanmaları da oturmasını beklememiz gerekiyor. Döviz üzerindeki baskıya karşı tarım ürünleri ihracatımızın artırılması için planlamalarımızı yapmamız lazım.”
Bakan Pakdemirli, basına kapalı olarak devam eden 6 ilden 87 oda başkanının katıldığı toplantıda bölgedeki tarımsal faaliyetler ve yaşanılan sorunlar hakkında bilgi aldı. Toplantıya Vali Yavuz Selim Köşger, AK Parti Aydın Milletvekilleri Mustafa Savaş, Rıza Posacı ve Bekir Kuvvet Erim, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, ADÜ Rektörü Prof. Dr. Cavit Bircan, AK Parti İl Başkanı Ömer Özmen ve bakanlık bürokratları da katıldı.
 
 

Sudan'dan 780 bin Hektar Tarım Arazisi

Doğu Afrika ülkesi Sudan, 780 bin 500 hektarlık tarım arazisini Türkiye’nin kullanımına bırakıyor. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 9-11 Eylül tarihlerinde Hartum’u ziyaret ederek Türkiye adına ikili anlaşmalara imza attı.
Bu kapsamda Türkiye, devlet ve özel sektör eliyle Sudan’da ticaret, enerji, bankacılık ve tarım alanlarında yatırımlar yapacak.
PAMUK, SOYA, MISIR, SUSAM, AYÇİÇEĞİ
Euronews’ten Gonca Yağcı’nın haberine göre, Sudan’da kiralanan tarım arazilerinde, iklimsel nedenlerle Türkiye’de üretilemediği veya üretiminin yetersiz kaldığının iddia edildiği tarımsal ürünler yetiştirilecek. Örneğin bu yıl 210 bin dekar alanda pamuk ve soya üretimi yapılması planlanıyor. Toplam 780 bin 500 hektar, Türkiyeli girişimcilerin yatırımına açılacak. Bu topraklarda aşamalı olarak ananas, mango, avokado ve kanola gibi tropikal meyve sebzelerin yanı sıra Türkiye’de üretim açığı olan ayçiçeği, mısır, pamuk, susam, şeker kamışı ve yonca ekilecek.
TARIM ÜRÜNLERİNDE İTHALAT ARTIYOR
Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’e göre, 2016-2017 sezonunda Türkiye’de 2 bin 100 ton kütlü pamuk üretimi yapıldı. Ayçiçeği üretimi ise yılda ortalama 1 ila 1.5 milyon ton.
Yine Türkiye’nin ithal ettiği tarım ürünlerinde mısır önemli bir kalem. Ziraat Mühendisleri Odası’nın hazırladığı rapora göre, 2018’in Ocak ayında mısır ithalatı bir önceki yıla kıyasla 8 buçuk kat artarak 404 bin tona yükseldi.
ATALIK: GIDA EGEMENLİĞİ TEHLİKEYE ATILIYOR
Euronews’e konuşan Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Ahmet Atalık, Türkiye’nin Sudan’da arazi kiralayarak tarım üretimi yapmasının gelecek neslimizin gıda egemenliğini riske atmak anlamına geldiğine dikkat çekiyor.
Atalık’a göre, “Türkiye’nin bilgi ve teknolojisi ile Sudan halkına destek çıkacak olması takdir edilecek bir durum; ancak Türkiye tarım arazileri ve üretimini hızla kaybederken bir başka ülkede kiralanacak arazilerden ihtiyacımızı karşılamayı hedeflemesi gelecek nesillerin gıda egemenliğini riske atar”.
 
 

IPARD'dan 245 Milyon Hibe Destek


 Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) IPARD programı kapsamında bir kısmı ulusal fonlardan oluşan Avrupa Birliği kırsal kalkınma hibelerini 2011 yılından itibaren yatırımcılara kullandırılmakta. 
2016 yılında başlayan IPARD-II Programı kapsamında 21 Aralık 2017 tarihinde çıkılan 3. Çağrı kapsamında alınan projelerden ilk etapta değerIendirmeleri tamamlanan 1.274 adedi Proje Değerlendirme ve Seçim Komisyonu tarafından onaylandı., Hibe sözleşmelerinin imzalanma süreci ise başladı. 
IPARD-II kapsamında toplam 245 Milyon TL hibe verilecek bu projeler IPARD-II 302-Çiftlik Faaliyetlerinin Çeşitlendirilmesi ve İş Geliştirme Tedbiri kapsamındaki sektörleri içermekte.
TKDK tarafından IPARD-II 3. Çağrı kapsamında değerlendirmeleri tamamlanan uygun projelerin hızlı bir şekilde Proje Değerlendirme ve Seçim Komisyonuna sunulması ve hibe sözleşmelerinin imzalanması için çalışmalar yoğun bir şekilde devam etmekte.
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun sitesinden yapılan duyuruda sitesinden “IPARD-II Programı kapsamında; kırsalda yatırımlarının artması, tarım ve hayvancılığımızın gelişmesi ve istihdamın güçlendirilmesi için projeleri desteklemeye ve ülkemizin büyümesine katkı sunmaya devam edecektir.”denildi.

 

Zambiya ile Ormanda İş Birliği

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Zambiya Toprak ve Doğal Kaynaklar Bakanı Jean Kapata ve beraberindeki heyeti Bakanlıkta kabul etti.
Bakanlık'ta yapılan heyetler arası görüşmede Bakan Pakdemirli,  Türkiye'nin her zaman dost ülke Zambiya'nın yönetimi ve halkı ile dayanışma içinde olduğunu ifade etti. Görüşmede Zambiya Cumhurbaşkanı Edgar Lungu'nun 2016'da ülkemizi ziyareti ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın bu yıl Zambiya'ya gerçekleştirdiği ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilere ivme kazandırdığına dikkat çekildi.
Bakan Pakdemirli, iki ülke arasındaki ormancılık işbirliği anlaşmasının hayata geçmesiyle özellikle orman yangınlarıyla mücadele, sürdürülebilir odun üretimi, kurak alan ağaçlandırma faaliyetleri, orman yönetim planları, fidanlık tesisi, ormanların korunması ve odun dışı orman ürünleri alanında da Türkiye'nin bilgi ve tecrübesinin Zambiyalı yetkililere aktarılma imkânı doğduğunu belirtti.

"Türkiye Tecrübesini Paylaşacak"

Pakdemirli, tarımsal kullanım, plansız kesimler ve iklim değişikliği sebebiyle her geçen gün daha fazla ormansızlaşmaya maruz kalan Zambiya'da ormanların korunması, geliştirilmesi ve Türkiye ile orman ürünleri ticaretinin artırılması için ormancılık, çölleşme, erozyonla mücadele ve tarımsal işbirliği konularında uzman bir heyetin en yakın zamanda Zambiya'ya gönderileceğini açıkladı. Öte yandan Zambiyalı orman muhafız mamurlarının eğitimi ve Türkiye'deki balık çiftliklerinin yerinde görülmesi maksadıyla Zambiyalı uzmanlar Tarım ve Orman Bakanlığı'nın konuğu olarak Türkiye'ye davet edilecek.
İkili görüşmelerde tarımsal üretim ve ticaretin geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirilecek ortak işbirliği alanlarının kısa ve orta vadede hayata geçirilmesi için ortak komite kurulmasına karar verildi.
 
 
 
 

Afet çiftçisine borç Erteleme

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Ordu da meydana gelen afetler ile ilgili olarak yazıla bir açıklama yaparak “Meydana gelen afetler, tarım sigortaları kapsamındadır. TARSİM ekipleri, sigortalılar için sahada tespit çalışması yapacaklardır. Tespit edilecek sigorta kapsamındaki hasarlar, en kısa sürede tazmin edilecektir. Tarımsal ürünlerde, tarım sigortası kapsamına girmeyen nedenlerden dolayı meydana gelen kayıplar, “2090 Sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkındaki Kanun” kapsamında İl ve İlçe Hasar Tespit Komisyonlarınca değerlendirilecektir.
Afetlerden etkilenen çiftçilerimizin düşük faizli zirai kredi borçları, il ve ilçe müdürlüklerimize müracaatları halinde 2018/10983 sayılı Kararname kapsamında ertelenecektir.” Denildi. Balan Pakdemirli yazılı açıklamasında şunları söyledi.
 
“Ordu’nun Fatsa, Ünye, Çaybaşı, Perşembe ve İkizce ilçelerinde dün itibariyle meydana gelen sel, su baskını ve fırtına afetleri neticesinde bazı bölgelerdeki tarım alanlarında etkilenmeler meydana gelmiştir.
Çaybaşı ilçesinde bir üreticimize ait tavuk işletmesinde civcivlerin telef olduğu ve kümeste de maddi hasar meydana geldiği tespit edilmiştir.
Selin etkili olduğu alanlarda bazı üreticilerimize ait harman yerinde bekletilen fındıklar ile dallardan dökülen fındıklar sel sularıyla taşınmıştır.
Birkaç üreticimize ait sebze seralarında da küçük çaplı etkilenmeler görülmüştür.
Bakanlığımıza bağlı il ve ilçe müdürlüklerimizdeki görevli teknik personelimiz, bölgede ön hasar tespit çalışmalarını yürütmektedirler.
Meydana gelen afetler, tarım sigortaları kapsamındadır. TARSİM ekipleri, sigortalılar için sahada tespit çalışması yapacaklardır. Tespit edilecek sigorta kapsamındaki hasarlar, en kısa sürede tazmin edilecektir. Tarımsal ürünlerde, tarım sigortası kapsamına girmeyen nedenlerden dolayı meydana gelen kayıplar, “2090 Sayılı Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkındaki Kanun” kapsamında İl ve İlçe Hasar Tespit Komisyonlarınca değerlendirilecektir.
Afetlerden etkilenen çiftçilerimizin düşük faizli zirai kredi borçları, il ve ilçe müdürlüklerimize müracaatları halinde 2018/10983 sayılı Kararname kapsamında ertelenecektir.
Bölgedeki gelişmeler Hükümetimiz ve Bakanlığımız tarafından yakından takip edilmektedir. Bakan Yardımcımız, Valimiz, İl Müdürümüz ve bütün teşkilat mensuplarımız olay mahallinde gerekli incelemelerde bulunmaktadırlar. Yaraların sarılması için gereken her şey yapılacaktır.
Bu afetlerde can kaybı olmaması tek tesellimizdir. Bu vesileyle afetten etkilenen bütün üretici kardeşlerimizin her zaman yanlarında olduğumuzu belirtiyor kendilerine geçmiş olsun diyorum.”dedi.
 
 
 

Devlet Arazilerine ‘de Tarım İzni Geliyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, devlet arazileri ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Devletin, ‘Münbit topraklarının kiraya açılacağını söyleyen Pakdemirli, şunları kaydetti: “Devletin çok münbit toprakları var. Bunları ilerleyen dönemde kiralamaya açmak istiyoruz. Burada işte kooperatifleşmenin önemi ortaya çıkıyor. Tek kişinin, 3-5 kişinin yetmeyeceği güçlerde bu kiralamaları yapıp çok büyük arazilerde, ölçek ekonomisine uygun tarımı, hayvancılığı yapma imkânımız olacak. Güzel bir kira kontratı yapacağız. İyi kontratların üzerinde bunların halkımızla buluşmasını sağlayacağız. Hem üreticilerimize bir kazanç kapısı imkânı olacak hem de tüketici yerli ürünlerden dolayı gıda enflasyonundan bir nebze daha kurtulmuş olacak”

Görevi boyunca üretici ve tüketiciyle semt pazarlarında da buluşacağını, sorunlara ortak çözüm yollarını bulacağını vurgulayan Pakdemirli, “Beni pazarda da görecekler” dedi.
“Gıda enflasyonunu yapısal reform ve günlük taktiksel hareketlerle önlemek mümkün” diyen Bakan Bekir Pakdemirli, “Stokçuluğu hassasiyetle takip edeceğiz. Çiftçimize yıl boyu daha kaliteli saklama getirirsek ürün fiyatıyla ilgili spekülasyonlardan uzak bir ortam yaratmış oluruz” dedi.