Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

SON HABERLER

Propolis

Bal arıları (apis mellifera) tarafından çok değerli ürünler olan bal, polen, arısütü ve propolis üretilmektedir. Uzun yıllardır bu ürünler birçok araştırma konusu olmuştur. Dünya genelinde binlerce yayın yapılmış ve son yıllarda bu ürünlere ilgi artmıştır.

Propolis ilk kez Yunanlılar tarafından keşfedilerek doğal antibiyotik olarak kullanılmıştır. Propolis Yunancada pro (“ön”) ve polis (“şehir”) anlamına gelen sözcüklerin birleşmesinden meydana gelmiş ve eski zamanlardaki arıcılar tarafından, arıların kovan girişini bu madde ile kapladıkları göz önüne alınarak şehirden önce anlamına gelen propolis adı verilmiştir (Ghisalberti, 1979).
Bal arıları propolisi, çiçeklerin ve tomurcukların koruyucu salgılarını alt çeneleri yardımıyla kazıyarak ağızda nemlendirip yumuşatarak ve bu sırada bazı enzimler ekleyerek küçük paketler haline getirir ve bu paketçikleri ön bacaklarını kullanarak arka bacaklarındaki polen sepetine aktarırlar (Ghisalberti, 1979; Krell, 1996). Arıların polen sepetlerinde taşınan propolis, kovanda yoğun olarak kovan tabanına, uçuş deliği arkasına ve örtü tahtaları arasına biriktirirler. Ancak kovan dip tahtası ve uçuş deliği arkasına biriktirilen propolis, içerisine mum kırıntısı ve artık maddelerin karışması nedeniyle saf değildir. Örtü tahtalarına biriktirilen propolis ise daha temiz ve saftır. Son yıllarda propolis tuzakları geliştirilmiş ve bu tuzaklar yardımıyla propolis en saf haliyle toplanmaktadır. Toplanan propolis kaynağına göre renk, koku, miktar ve kimyasal olarak ürün kalitesi değişkenlik göstermektedir. Bir de bölgedeki hava kirliliği, sanayi varlığı gibi dış etkenler ürün kalitesini etkilemektedir. Arılar tarafından toplanan kırsal bölgelerdeki propolis daha saf halde bulunabilir. Arılar yeterince propolis kaynağı bulamadıkları zaman asfalt yollardan zift bile toplayabiliyorlar. Bu anlamda yapılan üretim alanı çok fazla önem arz etmektedir. Ülkemizde hava kirliliğinden ari, doğanın en temiz haliyle duran bölgelerimizin başında Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri gelmektedir.
Arılar topladıkları propolisi arı barınağı olan kovan içerisindeki tüm hijyeni sağlamak için toplarlar. Arılar, kovan içerisindeki zararlılardan propolis yardımıyla korunurlar. Petek gözlerindeki temizliği ve özellikle kuluçka alanını propolis ile hazırlar ve kraliçe arı bu petek gözlerine yumurta bırakır. İşçi arılar tarafından toplanan propolisten, kovandaki ufak açıklıkları doldurarak kapatmakta, kovan girişini daraltmakta, böcek ve hayvanlar için giriş ve çıkışları tutmakta yararlanılmaktadır. Kovan içi sıcaklığının 34 °C ve nem % 40 - %65 olduğundan virüsler, bakteriler ve funguslar için çok ideal bir ortam oluşturmasına rağmen propolisin antimikrobiyal özelliği sayesinde, mikroorganizmalar üreme imkânı bulamayıp, arı kolonileri hastalıklara karşı korunmuş olurlar (Ghisalberti, 1979; Krell, 1996).
Ham propolisin bileşimi kaynağına göre değişmekle birlikte genel olarak % 50 reçine, % 30 mum, % 10 esansiyel ve aromatik yağlar, % 5 polen, % 5 diğer organik bileşikler ve mineral maddelerden oluşmaktadır. Kovandan toplanan propolis hamdır ve saflaştırılarak kullanılması gerekir. Propolis için çeşitli ekstraksiyon yöntemleri kullanılmaktadır. Ancak ham propolisin en pratik çözücüsü % 96’lık etanoldur. Tıbbı amaçlı kullanımlarda % 70’lik etanolde erimiş çözelti kullanılırken, kimyasal analiz amaçlı çözücü için % 99’luk etanol gerekmektedir (Pietta ve ark., 2002). Propolisin tıbbı amaçlı kullanımı sırasında alerjik içeriğinden dolayı bazı reaksiyonların olabileceği ifade edilmektedir. Bu nedenle ham propolis işlendikten sonra kullanılmalı, kontrol altında üretilmeli ve pazarlanmalıdır (Banskota ve ark., 2001).

Son yıllarda, Apiterapinin yaygınlaşması ile birlikte bazı hastalıkların tedavilerinde destekleyici olarak kullanılmaktadır. Yine bazı araştırmalar da vücut direncini arttırmak amacıyla günde 30 - 60 mg’ a kadar alınabilir. Tedavi edici amaçla, kardiyovasküler sistem ve kan dolaşımı rahatsızlıklarında, kulak, burun, boğaz (boğaz enfeksiyonları, faranjit, laranjit, rinit, sünizit, kulak iltihabı) kullanılabilir. Genel akciğer hastalıklarında, kısmi olarak tüberküloz’un tedavisinde kullanılmaktadır (Azevedo ve ark., 1986; Dobrowlski, 1991). Dermatolojide, kesiklerde, yaralarda (Morales ve Garboniva, 1997) soğuk ısırması (parmak, yüz ve kulakta) mayasıl hastalığında, birinci ve ikinci dereceden yanıklarda, nasır, çıban, egzamada, sedef hastalığında, mantar hastalıklarında, zona hastalığında, deride renk bozulmasında, kullanılmaktadır. Romatizmal hastalıklarda, ayrıca gözde arpacık gibi çeşitli yangı tiplerinde tedavi amacıyla kullanılmaktadır (Ghisalberti, 1979). Propolis ender bulunan geniş spektrumlu antibiyotik olarak kabul edilmektedir (Erdem, 2002).
 
 
 
KAYNAK
Azevedo I. B. S., Sampaio R.F., Montes J. C., Contreras R. L. L., 1986. Tratamento de escaras de decúbito com própolis. Rev Bras Enferm 39: 7-33
BANSKOTA, A.H., TEZUKA, Y., KADOTA, S.: Recent Progress in Pharmacological Research of Propolis. Phytotherapy Research, 15: 561-571, 2001.
ERDEM, G.B., 2002. Propolisin Diş Çürüklüğü Oluşumuna Etkisinin Sıçan Dişlerinde Araştırılması. Teknik Arıcılık, 77, 27-28.
GHİSALBERTİ, E. L., 1979. Propolis: A review, Bee World, 60, 59-84.
KRELL, R., 1996. Value-Added Products from Beekeeping, Fao Agricultural Services Bulletin No. 124, Chapter 3, Pollen, http://www.fao.org/docrep.
Morales W, F., Garbarino J,L. 1997. Clinical evaluation of a new hypoallergic formula of propolis in dressings. In: Mizrahi A, Lensky Y. Bee products: Properties, Application and Apitherapy. New York: Plenum Press: 101-105.
PİETTA, P.G., GARDANA, C. And PİETTA A.M.: Analytical Methods for Quality Control of Propolis. Fitoterapia 73 Suppl. 1: 7–20, 2002.

Ümit SAYLAK  - ZİR.YÜK. MÜHENDİSİ
BEYÇERİ ARICILIK
ÜRETİM MÜDÜRÜ

 
28.01.2020
Devamı

Soğanın İhracat Kısıtlamasına Protesto

Ticaret Bakanlığı tarafından patates ve soğana getirilen ihracat kısıtlaması üreticiyi isyan ettirdi. Geçtiğimiz yıl fiyat artışlarıyla gündeme gelen patates ve soğana ihracat kısıtlaması getirilmesi Çorum'un Alaca ilçesinde soğan ve patates üreticileri tarafından protesto edildi.
Çorum, Tokat, Amasya ve Yozgat'tan Alaca ilçesinde bir araya gelen 1000 kişilik soğan üreticisi, 200 traktörle eylem yaptı. Üreticiler, ürünlerine sahip çıkılması gerektiğini ve ihracatın açılmasını istediler.
Alaca ilçesi içerisindeki Zile ve Yozgat caddelerinde bir süre taşıt trafiğini durduran eylemciler, Cumhuriyet meydanında bir basın açıklaması yaparak olaysız bir şekilde dağıldılar. Üreticiler, gelecek hafta içerisinde eylemi Çorum il merkezine taşıyacaklarını belirttiler. 

Soğan üreticileri, yüzlerce ton soğanın ellerinde kalarak depolarında çürümeye yüz tuttuğunda soğanlarını kimin alacağını sordular. "Soğan üreterek suç mu işledik" diye seslenen üreticiler, ''Şu ana kadar sesimizi duyuracak hiçbir yetkili bulamadık. Geçen yıl soğan üreticilerinin depolarını basıp terörist ilan eden yetkililer, bu yıl elimizde kalan soğanları ise kimse almıyor.'' şeklinde konuştu.
Öte yandan dış ülkelerle ihracat konusunda binlerce ton anlaşma yaptıklarını hatırlatan soğan üreticileri, ellerinde 300 bine tona yakın soğanın bulunduğunu ifade ettiler.

"BİZLERİ TERÖRİST İLAN ETTİNİZ!"
Osman Kılıç İsimli soğan üreticisi, ‘’Üretici yok oluyor. Sesimizi duyuracak bir yetkili bulamadık. Bütün mal varlıklarımız bankalara ipotekli. Girdiler ağır. Almış olduğumuz zirai aletler ve traktörlerimiz bankaya borçlu. Biz elimizdeki ürünü satamaz isek icralarla uğraşmak durumunda kalacağız. Biteceğiz, yok olacağız. Bu ülkenin çiftçisi yok olursa ülkemiz yok olur. Bizim sesimizi duyun ey yetkililer. Geçen yıl depolarımızı basarak gördüğünüz 3-5 ton soğanla bizleri terörist ilan ettiniz. Şimdi depolarımızda yüz binlerce ton soğan var satamıyoruz. Şimdi biz neyiz? Biz ölüyoruz ölüyoruz’’ dedi.
 
 
28.01.2020
Devamı

Tarım Arazi Vasfını Kaybeden Arazi Miktarında Düşüş

Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli "AK Parti hükümetleri öncesi senelik 120 bin hektar olan tarım vasfını kaybeden arazi miktarını geçen yıl itibarıyla 10 bin hektarın altına indirdik" dedi.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, AK Parti hükümetleri öncesinde senelik 120 bin hektarı bulan tarım vasfını kaybeden arazi miktarını, geçen yıl itibarıyla 10 bin hektarın altına indirdiklerini bildirdi.

Pakdemirli, AA muhabirine, tarım arazilerinin üretime kazandırılmasına yönelik çalışmalara ilişkin bilgi verdi.

Türkiye'deki tarım arazilerinin şahısların mülkiyetinde olması nedeniyle bunlarla ilgili plan ve program yaparken toplumla birlikte hareket edilmesi gerektiğini belirten Pakdemirli, ülkede işletme başına ortalama büyüklüğün 6 hektar olduğunu ve bu rakamın toplulaştırma düzenlemeleriyle sağlandığını söyledi.
Pakdemirli, bir tarım arazisinin ekim ve dikimi konusundaki hürriyetin kişilere ait olduğunu vurgulayarak, "Dikmiyorsa bazı caydırıcı şeyler getirilebilir, bunların üzerinde çalışıyoruz. Bunları yaparken mevcut tarım arazilerinin kayıplarını da minimuma indiriyor olmamız lazım." dedi.

"TARIM ARAZİLERİNİ ÇOK DİKKATLİ ŞEKİLDE KORUYORUZ"

Türkiye'nin son 30 yılda ortalama 2,7 milyon hektar tarım arazisi kaybettiğine dikkati çeken Pakdemirli, şunları kaydetti:

"Bu aslında önemli bir kayıp. AK Parti hükümetleri öncesi iktidarlara bakınca karne çok kötü, 'geçer' bile değil, 'başarısız'. Tarım vasfını kaybeden arazi miktarı senelik 120 bin hektar. 2005 yılında çıkan kanunla kaybedilen tarım arazisi miktarı 60 bin hektara düşmüş. 2017 yılında çıkan büyük ovalara ilişkin kanunla kaybedilen alan miktarı 20 bin hektara inmiş. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile beraber de geçen yıl itibarıyla 10 bin hektarın altına indirdik. Yani kaybedilen arazi miktarı senelik 10 bin hektarın altına indi."

Pakdemirli, büyük sanayi tesisi ya da yol yapımı gibi kamu yararını ilgilendiren nedenlerle de tarım arazilerinin kaybedilebildiğine işaret ederek, "Bunlarla ilgili gerekli izinler veriliyor ancak önceki dönemlere göre daha dikkatli şekilde bu kararlar alınıyor. Çok dikkatli şekilde tarım arazilerini korumaya ve muhafazaya devam ediyoruz." diye konuştu.
 
 
28.01.2020
Devamı

Elazığ ve Malatya'nın Tarımsal Destekleri Ödeniyor

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, Elazığ ve Malatya’da bulunan çiftçilerin tarımsal destek ödemelerini bugün yapacaklarını açıkladı.
 Bakan Pakdemirli, yapılacak tarımsal destek ödemesiyle ilgili şu açıklamada bulundu:
 
“Elazığ ve Malatya’da bulunan çiftçilerimiz için 31 Ocak 2020 tarihinde yapılması planlanan 33,3 milyon lira değerindeki tarımsal destek ödemelerini bugün saat 18.00 itibariyle üreticilerimizin hesaplarına aktarmış olacağız.
 
Bu kapsamda Elazığ ve Malatya'daki üreticilerimize; buzağı için 23 milyon lira, yem bitkileri için 6,5 milyon lira, hububat için 3 milyon lira, ÇATAK için 700 bin lira, sertifikalı tohum kullanımı için de 100 bin lira olmak üzere toplamda 33,3 milyon destek ödemesi yapacağız.
 
Yapacağımız bu destek ödemeleri çiftçilerimize, üreticilerimize hayır olsun.
 
Bu vesile ile Elazığ ve Malatya’da meydana gelen depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralılara da acil şifalar diliyorum.”dedi.
 
 
27.01.2020
Devamı

Tarım ve Orman Bakanlığı Deprem Bölgesin'de

Elazığ Depremi sonrası devletimiz tüm imkânları ve kurumlarıyla yaraları sarmaya devam ederken, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin talimatları ile Tarım ve Orman Bakanlığı ’da vatandaşların yaralarını sarmayı sürdürüyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı’nca yapılan ilk incelemeler neticesinde Elazığ ve Malatya’da yıkılan hayvan barınakları ve telef olan hayvan sayıları belirlendi. Bu kapsamda mağdur vatandaşlara büyükbaş ve küçükbaş hayvan dağıtımı başladı.

Elazığ Merkez ve Köyleri, Sivrice İlçesi merkez ve köyleri, Maden merkez ve köyleri ile Baskil İlçesi merkez ve köylerinde depremde, toplam 48 ahır yıkılırken, 86 büyükbaş ile 110 da küçükbaş hayvanın telef olduğu belirlendi.

Malatya’da ise, Doğanyol Merkez ve köyleri, Battalgazi Merkez ve köyleri ile Pütürge Merkez ve köylerinde 95 ahırda hasar olduğu ve 55 büyükbaş, 21 küçükbaş, 4 tavuk ve 20 Arılı kovanın telef olduğu belirlendi.

Tarım ve Orman Bakanlığınca, telef olan hayvan sayısı kadar yapılacak hayvan yardımlarının yanı sıra, bakanlıkça çadır hayvan barınağı ve yem desteği de verilecek. Dün  itibari ile başlayan ve ilk etapta 130 küçükbaş ile 30 büyükbaş hayvan ve 1 kamyon kaba yem, bir kamyon da kesif yem desteğinin koordinasyonu Elazığ Tarım Ve Orman İl Müdürlüğü’nce yürütülecek.
ve Kahramanmaraş Bölge Müdürlüklerindeki tüm baraj ve göletler ilgili teknik personelimizce tetkik edilmiş olup, herhangi bir hasar tespit edilmemiştir.
Ayrıca, bölgedeki il tarım ve orman müdürlüklerimizce, battaniye, atkı, bere, yardım kolileri, çocuk bez ve mamaları ile yiyecek maddelerinden oluşan kamyonetler, Kızılay lojistik merkezlerine teslim edilmek üzere, yardımlara devam ediliyor.

Bakan Pakdemirli başkanlığında Elâzığ’da il müdürleri ve bölge müdürleri ile yapılan değerlendirme toplantısı neticesinde de vatandaşlarımızın yaralarını sarmak üzere Tarım ve Orman Bakanlığı tüm imkanlarını seferber etmeye devam edecektir.
 
 
27.01.2020
Devamı

Bakan Pakdemirli'den 2 Milyar 384 Milyon Destek Müjdesi

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, bugün ödenmeye başlayacak destek ödemeleriyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Bakan Pakdemirli, buzağı, hububat, ÇATAK, sertifikalı tohum kullanımı, sertifikalı fidan kullanımı, hayvan hastalıkları tazminatı ve hayvan gen kaynakları destekleri kapsamında çiftçi ve yetiştiricilerimize toplam 2 milyar 384 milyon lira ödeme yapılacağını müjdeledi.
Bakan Pakdemirli şöyle devam etti:

“Buzağı Desteği kapsamında; 81 ilde, 761.486 kişiye, 1 milyar 345 milyon TL,
Hububat Desteği kapsamında; 45 ilde, 193.293 kişiye, 948 milyon TL,
ÇATAK Desteği kapsamında; 21 ilde, 7.937 kişiye, 25 milyon TL,
Sertifikalı Tohum Kullanım Desteği kapsamında; ise 17 ilde, 13.638 kişiye,
10 milyon 500 bin TL’lik ödemeyi,
bugün saat 18:00’dan sonra TC Kimlik numaralarının son hanelerine göre ödemeye başlayacağız
TC Kimlik numaralarının son rakamı 0-2 olanlara bugün, son rakamı 4, 6 ve 8 olanlara ise 31 Ocak'ta saat 18:00'dan sonra ödeme yapılacak.
Ayrıca;

Sertifikalı Fidan Kullanım Desteği kapsamında; 23 ilde, 4.713 kişiye,
19 milyon TL,
Hayvan Hastalıkları Tazminatı kapsamında; 72 ilde, 951 kişiye, 18 milyon TL,
Hayvan Gen Kaynakları Desteği kapsamında; 22 ilde, 1478 kişiye, 18 milyon 500 bin TL’lik ödeme ise bugün saat 18:00’dan sonra tek seferde yapılacak.
 
 
24.01.2020
Devamı

5 Hes'ten Ekonomiye Bir Yılda 11,1 Milyar Liralık Katkı

Türkiye'de geçen yıl en fazla enerji üretimi yapan 5 baraj ve hidroelektrik santralinden (HES) ekonomiye yaklaşık 11,1 milyar liralık katkı geldi.

1992'de tamamlanarak elektrik enerjisi üretmeye başlayan Atatürk Barajı ve HES, enerji, tarım ve hizmet sektörlerinde Türkiye'ye önemli ekonomik katkılar sağladı.
Kurulduğundan bu yana yaklaşık 184 milyar kilovatsaat enerji üretimiyle ekonomiye yaklaşık 110 milyar lira katkı veren baraj, 932 bin hektar arazinin sulanmasını temin edecek suyu depoluyor. Atatürk Barajı her yıl yaklaşık 50 bin kişi tarafından ziyaret edilerek turizme de destek oluyor.

Tesiste geçen yıl 8 milyar 300 milyon kilovatsaat enerji üretimi gerçekleştirilerek, ekonomiye yaklaşık 3,3 milyar liralık gelir oluşturuldu. 

Keban Ve Karakaya'dan Ekonomiye Büyük Katkı

Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından inşa edilen Karakaya Barajı'ndan bugüne kadar 219 milyar kilovatsaat enerji üretilerek ekonomiye 88 milyar lira katkı verildi.

Geçen yıl barajda 7 milyar 700 milyon kilovatsaat enerji üretimi gerçekleştirildi. Böylece ekonomiye sağlanan destek yaklaşık 3 milyar lirayı buldu.
 
Hidroelektrik enerji açısından Türkiye'nin ilk dev yatırımlarından biri olan Keban Barajı'nın yapımı 1981'de tamamlandı. Enerji üretmeye başladığı tarihten bu yana 267 milyar kilovatsaat üretim yapılan Keban HES'in, ülke ekonomisine getirisi 106 milyar lirayı buldu. 

Söz konusu barajda 2019'da 7 milyar 15 milyon kilovatsaat enerji üretimi yapıldı ve ekonomiye yıllık yaklaşık 2,9 milyar lira katkı oluşturuldu. 

Birecik ve Berke Barajlarında Üretim

Birecik Barajı geçen yıl 2 milyar 600 milyon kilovatsaat enerji üretimiyle ekonomiye yaklaşık 1 milyar lira, Berke Barajı ise 2 milyar 200 milyon kilovatsaatlik üretimle 880 milyon lira katkı sağladı.
Böylece söz konusu 5 baraj ve HES'ten üretilen enerji miktarı 28 milyar kilovatsaate yaklaştı. Ekonomiye verilen katkı da 11,1 milyar lirayı buldu. 
 
23.01.2020
Devamı

Buzağı Destekleri Ödeniyor

Tarım ve Orman Bakanlığınca 2019 yılında ödenmesi gereken  2018/2 dönem buzağı desteği nihayet ödeniyor.

Buna göre 2018/ 2dönem buzağı desteği yetiştiricilerin hesaplarına yatırılacak.

 T.C Kimlik numarasının  son hanesi 0 - 2 olanların ödemeleri  24 Ocak 2020 saat 18:00 den  sonra gerçekleştirilecek.  T.C Kimlik numarasının   son hanesi 4-6-8 bitenler ise 31 Ocak 2020 saat saat 18:00‘den sonra ödemelerini almış olacak. Tarım ve Orman Bakanlığı 2018/2 dönem buzağı desteği için  yaklaşık  1.5 Milyar ödeme yapacak.
 
22.01.2020
Devamı

Küçükbaş Hayvancılığa Milli Ve Yerli Teknolojik Destek

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, inovasyon odaklı geliştirdikleri Gezen Hibrit Sağım sistemiyle küçükbaş hayvanlarda sağım hijyenini sağlayarak çiğ süt kalitesini artıracaklarını ve işletme maliyetlerini düşüreceklerini söyledi.

Bakan Pakdemirli, Bakanlığa bağlı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü (TAGEM) tarafından kamu özel sektör proje destekleri kapsamında Ar-Ge'si tamamlanan ve aynı anda 12 ve 24 hayvanın sağımının yapılabildiği iki farklı "Gezen Hibrit Sağım Sistemi" prototipi oluşturduklarını açıkladı.

Türkiye'de ilk defa inovasyon odaklı böyle bir ürünün yapıldığını ifade eden Pakdemirli, Gezen Hibrit Sağım sisteminde el değmeden sağım yapıldığından dolayı küçükbaş hayvanlarda sağım hijyenini sağlayarak çiğ süt kalitesini iyileştirmek ve işletme maliyetlerini düşürmek amacıyla tasarlanıp imal edildiğini dile getirdi.

Geliştirilen sağım sistemi ile makinenin otomatik olarak kendi kendini temizleyebildiğini vurgulayan Bakan Pakdemirli "Soğutma tankı bulunduğu için sağılan süt bozulmadan uzun süre saklanabilecek. Böylece sütte soğuk zincir bozulmadan vatandaşlarımıza sağlıklı bir şekilde ürün ulaşmış olacak" dedi.

Sistemin elektrik olmayan yerlerde de kullanılabildiğini belirten Pakdemirli "Sistemde yer alan fotovoltaik paneller sayesinde işletme giderlerinin çok önemli bir kısmını oluşturan enerji gideri de azaltılmış olacak. Traktörler ile istenilen yere götürülebilen bu makineden birden fazla üretici ve elektrik olmayan yaylalardaki vatandaşlarımız da faydalanabilecek" diye konuştu.

Geliştirilen sistemin tamamen yerli ve milli olduğunun altını çizen Bakan Pakdemirli "Ayrıca bu sistemde sağım tekniğiyle hayvanın meme sağlığı korunacak. Dolayısıyla sistemle birlikte küçükbaş hayvanlarda sağım işi hem kolaylaşacak hem de elde edilen sütün kalitesi artacak, işletme maliyetleri önemli oranda düşürülecek. Diğer taraftan yıllardır uygulanmaya çalışılan ortak makine ekipman kullanımına yönelik örnek bir projeyi de hayata geçirmiş olacağız" açıklamasında bulundu.

Bakan Pakdemirli, sistemin koyun yetiştiriciliğinin ekonomiye katkısının artırılmasında çok büyük bir alternatif olduğunu belirterek, "Sistemin prototiplerinin saha denemeleri yapılıyor. Makinenin seri üretime geçilmesiyle alakalı çalışmalar ise devam ediyor" dedi.
 
21.01.2020
Devamı

Devlet Ve Millet İşbirliği İle Kararan Dünyası Aydınlandı

Van'ın Çatak ilçesinde, çöken ağıldaki 389 küçükbaş hayvanının telef olması nedeniyle dünyası kararan 22 yaşındaki Şehriban Şipal, devletin ve yardımseverlerin desteğiyle yeniden sürü sahibi oldu. 

İlçeye 15 kilometre uzaklıktaki Sözveren Mahallesi'nde besicilik yapan Şipal, ailesiyle 31 Mart Mahalli İdareler Seçimi'nde oy kullanmaya gittiği sırada yağışlar nedeniyle ağılın çöktüğü haberini aldı. 
Mahalleye döndüğünde yıkılan ağıldaki 389 küçükbaş hayvanının telef olduğunu gören Şipal, hayatının en kötü anlarından birini yaşadı. 

Ağılla birlikte hayalleri de yıkılan Şipal'e, çevredeki mahalle sakinleri, imece usulüyle topladıkları 200 küçükbaş hayvanı hediye etti. Tarım ve Orman Bakanlığı İl Tarım ve Orman Müdürlüğü de Doğu Anadolu Projesi kapsamında 600 metrekarelik ağıl yaptırdı. 

Verilen destekler sayesinde kararan dünyası aydınlanan Şipal, babasıyla, devlet-millet işbirliği ile yapılan yeni ağılında yeni koyunlarına gözü gibi bakıyor. 
Şipal, ortaokulu bitirdikten sonra babasıyla hayvancılık yapmaya başladığını söyledi.

Taş ve topraktan inşa edilen eski ağılın yağış nedeniyle yıkılması sonucu bütün hayvanların telef olduğunu belirten Şipal, "Oy kullanmaya gittiğimizde ağılın çöktüğü haberini aldık. Döndüğümüzde çok kötü bir manzarayla karşılaştık. Çok üzülmüştük. Komşularımız yardımımıza koştu. Devletimiz bize modern bir ağıl yaptı. Çevre mahallelerden vatandaşlar da bize küçükbaş hayvan yardımında bulundu. Şimdi hem ağılımız var hem de hayvanımız. Bize yardım eden herkese teşekkür ederim." diye konuştu. 

Hayvancılık yapmaya devam edeceğini dile getiren Şipal, kendini geliştirerek ekonomiye katkı sunmak istediğini, milletine faydalı bir çiftçi olacağına inandığını ifade etti. 
Baba Mehmet Selim Şipal ise mahalleye gelerek inceleme yapan Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkililerinin, 4 ayda, yıkılan ağılın yerine daha modern bir ağıl inşa ederek kendilerine teslim ettiğini belirtti.
 
 
21.01.2020
Devamı

Dergimiz hakkında en güncel bilgilere sahip olmak için lütfen e-Bülten listemize kaydolun

KURUMSAL

10 yılı aşkın süredir Türk tarımının ve Türk çiftçisinin sesi olan dergimiz, yayın hayatına başladığı günden beri Türk Tarım sektörünün öncüsü olmuştur. 

“Türk Tarımının Sesi” sloganıyla yola çıkan Anadolu İzlenimleri, 81 ilden on binlerce okuyucusuna ulaşarak, çiftçinin sorunlarına eğilmiş ve gündemi belirleyen bir pozisyonda yer almıştır.
Dergimiz, Atatürk’ün “Kılıç ve saban, bu iki fatihten birincisi, ikincisine daima mağlup olmuştur.” sözünü kendine