Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

SON HABERLER

Anız Yakmak İsteyen Çiftçi, Araziyi de Yaktı

Denizli’nin Çameli İlçesine bağlı Belevi mahallesinde  bir çiftçinin anız yakması sonucu yaklaşık 10 dönüm arazi zarar gördü.
Edinilen bilgiye göre, Bağbaşı mevkiinde öğle saatlerinde bir çiftçinin anız yakması neticesinde yangın çıktı. Çevredeki vatandaşlar yangını söndürmeye çalıştı. Vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen itfaiye ekipleri yangını söndürürken yaklaşık 10 dönüm arazi zarar gördü. Kontrol altına alınan yangın soğutma çalışmalarının ardından tamamen söndürülmüş oldu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
26.10.2020
Devamı

Tarım ve Orman Bakanlığınca Yapılan Sınavın İptali İstendi

Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Koruma Ürünleri Bayi ve Toptancılık Sınavı’nda, 80 sorudan 40’ının cevabı ‘A’ şıkkı çıktı. 11 Nisan'da yapılması gerekirken, pandemi nedeniyle 17 Ekim'e ertelenen sınav için adaylar duruma itiraz etti. Sınavın iptali için kampanya başlatıldı.
 
Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Koruma Ürünleri Bayi ve Toptancılık Sınavı tartışma yarattı.  Ankara Üniversitesi Sınav Yönetim Merkezi tarafından Ankara, İzmir ve İstanbul'da gerçekleştirilen sınav için adaylar tarafından iptal kampanyaları başlatıldı.
 
Aradan geçen sürede yapılan yönetmelik değişikliği ile sınava orman ve endüstri mühendislerinin de katılmasının yolu açıldı. 14 bin 948 kişinin katıldığı sınavda 80 sorudan 40'ının doğru cevabının ‘A’ şıkkı olduğu belirlendi. Sınavdan geçer puan olan 70'i alabilmek için 80 sorudan 56 soruyu doğru yanıtlamak gerekiyor. Sınavda yanlışlar doğruları götürmüyor. Tüm soruları ‘A’ işaretleyen bir kişi bu sınavdan 50 puan alacak. Geçer notların az olması halinde ise ‘çan eğrisi' uygulaması yapılacak.
 
Bu uygulama ile 50 puan alan kişilerin de sınavı geçme ve zirai ilaç satma yetkisi alma olasılığı bulunuyor. Sınav sonuçlarının 16 Kasım'da açıklanacağı belirtilirken, adaylar sınavın iptali için kampanya başlattı. TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi Suiçmez, yaptığı açıklamada konuyla ilgili Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'ye bilgi vereceklerini söyledi.
26.10.2020
Devamı

Mutlu Hayvancılık Projesi Tamamlandı

Avrupa Birliği (AB) ve aday ülkeler arasında Sivil Toplum Diyaloğu Programı'nın beşinci dönemi kapsamında hibe almaya hak kazanan Avrupa Birliği ve Türkiye'de Mutlu Hayvancılık Projesi tamamlandı.

 

Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliğinin (SETBİR) yaptığı açıklama da proje ortağı İspanya'dan Valencia Bölgesel Gıda İşleri Federasyonu (FEDACOVA) olan proje, Tarım ve Orman Bakanlığı ile birlikte yürütüldü.

Çiftlikte ve taşıma sırasında hayvan refahının sağlanması konulu projenin genel amacı; çiftçiler, hayvan sahipleri, nakil aracı sürücüleri, dinlenme yerleri ve sınır kontrol noktalarındaki görevlilerce yaygın olarak yapılan yanlış uygulamaların düzeltilmesi ve doğru uygulamaların öğretilip, benimsetilmesi yoluyla hayvan refahının artırılması olarak belirlendi.

 

SETBİR Başkanı Tarık Tezel, online gerçekleştirilen kapanış toplantısındaki konuşmasında, hayvancılığın gelişmesinde önemli basamaklardan olan hayvan refahını layıkıyla uygulayan bir üreticinin hayvanından elde ettiği sütün ve etin kalitesinin de artacağını belirtti.

"Bu projenin en büyük çıktısı, çiftlikte ve nakil esnasında hayvan refahına yönelik anlaşılır, kullanımı kolay rehberlerin ve bilgi notlarının hazırlanmış olmasıdır. Bu rehberler, çiftçilerimiz, hayvan sahiplerimiz, sınır kontrol noktalarında çalışan personelimiz ve taşıma elemanlarımızın her zaman başvurabilecekleri basit, anlaşılması kolay rehberlerdir. Projemizin en büyük ikinci çıktısı ise çiftçilere, büyükbaş ve küçükbaş hayvan sahiplerine ve tüm veteriner sınır kontrol noktalarına yönelik yaptığımız eğitim faaliyetleri olmuştur. Bu eğitim faaliyetleri, hayvan refahı uygulamaları, bunların hayvan ve hayvansal ürün kalitesi üzerindeki etkilerine yönelik farkındalık yaratmak açısından çok değerlidir."

AB ve Türkiye'de Mutlu Hayvancılık Projesi'ne ilişkin tüm bilgiler, toplantı notları, eğitimlerde gerçekleştirilen sunumlar ve hazırlanan rehberlere "www.hayvanrefahiprojesi.org" adresinden erişilebiliyor.

26.10.2020
Devamı

Aksaray'da Yüzde 75 Hibeli Yem Bitkisi Dağıtıldı

Nüfusunun yüzde 80'inin tarım ve hayvancılıktan geçimini sağladığı Aksaray'da mera alanlarının korunması ve kurtarılması amacıyla hayvan üreticilerine yüzde 75 hibeli olarak 56 bin 400 kilo yem bitkisi dağıtıldı.

Tarımsal üretimde Türkiye'de ilk 10'da yer alan Aksaray'da mera alanlarının kurtarılması ve korunması kapsamında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından geliştirilen "Topraklarımız yeşerdi Aksaray’ımız şenlendi" projesi ile hayvan üreticilerine yem bitkisi dağıtıldı. Tarım ve Orman Müdürlüğünde gerçekleştirilen programla üreticiler yem bitkilerini alırken, toplam 21 köyde 83 üreticiye 56 bin 400 kilo 4'lü karışım yem bitkisi dağıtımı yapıldı.

Tarım ve Orman İl Müdürü Bülent Saklav, "Bakanlığımızca yapmış olduğumuz 'Topraklarımız yeşerdi Aksaray'ımız şenlendi' projesi kapsamında 21 köyde 83 çiftçimize 56 bin 400 kilogram 2 bin 800 dekar alanda ekilecek olan 4'lü karışım yem bitkisi dağıtımı yapıyoruz. Tabii bu projedeki amacımız mera alanlarımızdaki baskıyı azaltıp, otlatma kapasitesini artırarak boş ve nadas alanların da ekimini sağlamak. Bilindiği üzere ilimiz 387 bin hektar tarım arazisinin tamamını eken bir il her zaman. Bu alanları artırmak amacıyla bu projemizi yaptık. Bu projemizle üretilecek olan kaba yem hayvancılık üretimine katkı sağlayacak. Amacımız mera alanlarını çoğaltmak ve aynı zamanda üretimi artırmak. Bu şekilde çiftçilerimize yüzde 75 hibeli olarak verdiğimiz tohumlarla birlikte destek çıkmak istiyoruz" şeklinde konuştu.
23.10.2020
Devamı

Bakan Pakdemirli’den Yeni 10 Yılın Stratejisi Açıklaması

Tarım Ormanın Geleceği Zirvesi'nde gerçekleştirilen özel oturumda konuşan Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli yeni 10 yılın stratejisine ilişkin açıklamalarda bulundu. Uyguladıkları tarımsal destekleme mekanizmalarına değinen Pakdemirli, hem destek hem de müdahale alımlarını aynı paketin içinde yürüttüklerini, aynı zamanda kırsal kalkınmaya yönelik ciddi desteklerin de bulunduğunu söyledi.

Pakdemirli, tarımsal desteği artırmanın moral etkisi yarattığını, tarımsal GSYH'ya etkisinin görüldüğünü kaydetti. 2018'de 14.5 milyar TL, 2019'da 16.1 milyar TL olan tarımsal desteklerin 2020'de 22 milyar TL'ye taşındığını vurgulayan Pakdemirli, "Bu yıl 2 bin TL'nin altında destek almayacak kimse kalmayacak. İlk sene, önümüzdeki yıl 2 bin TL'nin altında alanlar, bir sonraki yılın bütçesinden 2 bin TL'ye tamamlanacak şekilde formülize ettik. Ondan sonra bu otomatik hesaplanarak, hesaba yatacak duruma gelecek. 12 yeni destek başlattık. 32 desteğin birim miktarını artırdık" dedi.

Türkiye'de ilk Kovid-19 vakası görünmeden günler önce hazırlıklara başladıklarını söyleyen Pakdemirli, bakanlık olarak tüm marketleri toplayarak, stokları artırmalarını istediklerini vurguladı. Özellikle perakende sektörünün çok iyi bir sınav verdiğinin altını çizen Pakdemirli, "Gıda arzıyla ilgili bir problem olmamasına, tüketilenden fazlasının üretilmesine rağmen tüm dünyada rafların boşaldığını gördük. Hem bakanlık hem ilgili tüm sektörler, iyi bir hazırlık dönemi geçirdik. Perakende zincirlerini yönlendirdik. Yurtdışındaki market manzaralarının hiçbirini görmedik. Çiftçiye diplomatik pasaport vereceğiz dedik. Karşılığını da aldık" dedi.


Bakan Pakdemirli, tarımın ekonomideki yerine değindi. Türkiye'de tarımın GSYH'dan yüzde 6 pay aldığını dile getiren Pakdemirli, istihdam edilen kesimin ise beşte birinin tarımla uğraştığını vurguladı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde tarımsal üretimde yaşanan değişimi ortaya koyma adına son üç yılın verilerini karşılaştıran Bakan Pakdemirli, Türkiye'nin 2017'de 187 milyar TL olan tarımsal hasılasının yüzde 46 artışla 2019'da 277 milyar TL'ye ulaştığını vurguladı. 2019'da 48.9 milyar dolar tarımsal hasıla ile Türkiye'nin Avrupa'da lider olduğunu, geçen sene Fransa'nın da önüne geçtiğini dile getirdi.


Türkiye'nin sağlıklı gıda üreten bir ülke olduğunu vurgulayan Bakan Pakdemirli, Türkiye'nin genetiği değiştirilmiş gıda (GDO) konusunda çok yüksek alarma sahip ülkelerden biri olduğunu kaydetti. Türkiye'nin 18 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatına işaret eden Pakdemirli, Türkiye'nin sağlıklı gıdalar ürettiğinin çok iyi pazarlanması gerektiğini vurguladı. Dünyada kişi başı milli geliri yüksek ülkelerde organik, sağlıklı gıdaya bir yönelim olduğunu dile getiren Pakdemirli, "Burada da Türkiye'nin çok daha fazla söz sahibi olması gerekli. Gerçekten topraklarımız bu anlamda çok temiz. İyi ürünler üretiyoruz. Bir yandan da dünyadaki teknolojiyi yakından takip etmek gerekiyor" dedi.

Türkiye’nin 18 milyar dolar ihracatıyla, 12 milyar dolar ithalatıyla net fazla veren ve kendine yüzde 135 yeterli bir ülke olduğunu vurgulayan Pakdemirli, 2002'de 3.7 milyar dolar olan Türkiye'nin tarım ve gıda ürünleri ihracatının 2019'da 18 milyar dolara çıktığını dile getirdi. Pakdemirli, 2020 yılı sonunda 20 milyar doların zorlanacağını düşündüğünü ifade etti. 18 yılda 220 milyar dolar tarım ürünleri ihracatı olduğunu, 73 milyar dolar dış ticaret fazlası verildiğini belirten Pakdemirli, "Birçok üründe Türkiye dünyada birinci veya ikinci. Büyük hedefler koyduk. Tohum ihracatımız dokuz kat artışla 17 milyon dolardan 150 milyon dolarlara kadar geldi" dedi.
23.10.2020
Devamı

TVHB Başkan Eroğlu; Yeni Veteriner Fakülteleri Hayvancılığa Zarar Veriyor

(TVHB) Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konsey Başkanı Ali Eroğlu Türkiyede Veteriner Hekimliği öğretim yılının 178.yıl dönümüne ilişkin bir açıklama yaptı.
Başkan Eroğlu “Ülkemizde 33 Veteriner Fakültesi mevcuttur. Yeni Veteriner Fakülteleri açılması ile zarar gören hayvan sağlığı, insan sağlığı, çevre sağlığı ve hayvancılığımız olacaktır. Yeni fakülteler açmak yerine, mevcut fakültelerimizin Uluslararası Akreditasyon Kurumu olan Avrupa Birliği Veteriner Hekimlik Eğitim Kurumları Birliği (EAEVE) tarafından denkliğinin onaylanması için çaba harcanmalıdır.
Yükseköğretim Kurumu tarafından Eğitim ve Öğretime Başlanması ve Sürdürülebilmesi İçin Asgari Koşulları ve Genel İlkeleri Belirlenen Programlar içerisine Veteriner Fakülteleri de dahil edilmelidir.”dedi.
Başkan Eroğlu şunları kaydetti.
 
“Bir meslek, tarihi geçmişi, statüsü, ülke ve topum üzerindeki etkileri ile önemli hale gelmektedir. Onu farklı kılan bireye, topluma ve insanlığa olan katkısıdır. Veteriner hekimliğin geçmişi M.Ö. 2000 yıllarına dayandığından, tarihin en eski mesleklerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Dünyada ilk defa 1762 yılında Fransa’da, 1842 yılında da ülkemizde veteriner hekimlik öğretiminin başlatılmasında viral salgınlar etkili olmuştur.
Geçen 178 yıllık süre içerisinde ülkemizde Dünyada çapında birçok veteriner hekim bilim adamı yetişmiş ve önemli buluşlara imza atmışlardır. Haftalarca evlerine uğramadan salgın hastalıklarla mücadele çalışmalarını yürüterek, halkı açlıktan kurtarmışlar, zoonoz hastalıklara karşı yaptıkları mücadelelerle yine halkın sağlığını korumuşlar, ülkemizin en ücra köşelerine kadar ıslah hizmetlerini götürmüşlerdir. Böylece Ülke hayvancılığına ve dolayasıyla insan sağlığına sundukları önemli katkılardan dolayı halkın takdirini kazanmışlardır.

Kurtuluş savaşı sırasında sığır vebası serumu ile sığır vebası salgını kontrol altına alınarak ordunun lojistik gücünü yeniden kazanması sonucunda, Mareşal Fevzi Çakmak, “ Eğer Türk Veteriner Hekimleri olmasaydı İstiklalimizi kazanamayacaktık” sözünü söylemiştir. Balkan savaşı arasında sığır vebası hayvanlar arasında salgın halindeydi. Yakalanan sığırlara bir şey yapılamıyor ve bunlardan yararlanılamıyordu. Sığır vebasının insanda hastalık yapmadığını bilen genç Veteriner Hekim Teğmen Şefik KOLAYLI, hastalanan hayvanların kesilmesini ve bunların etlerinin kavrularak askere yedirilmesini teklif etti. Bu öneri, hasta hayvan etinin insanlara yedirilemeyeceği itirazıyla reddedildi. Bunun üzerine Şefik KOLAYLI, " Bu hayvanları yiyen tek bir insanda hastalık çıkarsa beni kurşuna dizin " diye diretti ve önerisini kabul ettirdi. Böylece askerlerin protein ihtiyacı karşılandı.

Yapılan çalışmalar ve verilen hizmetler, 1842 tarihinden bugüne kadar bir iftihar tablosu olarak ortadadır. Dün Adil Mustafa Şehzadebaşı, Şefik Kolaylı, Ord. Prof. Dr. Tümgeneral Süreyya Tahsin Aygün, Yüzbaşı Hüdai ve Kemal Cemil Beyler, Binbaşı Ahmet Bey, Mehmet Akif Ersoy ve daha niceleri.
1897’de sığır vebası serumu Dünyada ilk kez Adil Mustafa Şehzadebaşı (Adil bey) tarafından bulunmuş ve üretilmiştir. 1934 Dünyada ilk Dayanıklı Liyofilize sığır vebası aşış ile 1967 de Dünyada ilk kez Virüslerin üretildiği doku kültürünü Veteriner Hekim Prof. Dr. Süreyya Tahsin Aygün Bulmuştur. Yine aynı yıllarda Türkiyede ilk defa kök hücre tedavisini uygulamıştır.

Bugün, başta İnsan sağlığı olmak üzere, çevre sağlığını, biyogüvenliği, sosyal hayatı, ekonomiyi, ticareti ve değerlerimizi ciddi oranda tehdit ve tahrip ederek, bütün Dünyayı kuşatan Covid-19 sebebiyle tüm veteriner hekimler bu salgın ile mücadele kapsamında görev başında olup, ülkemizin en büyük ilinden, ülkenin en ücra köşesindeki köy ve mezrasına kadar ayaktadır. Bir taraftan laboratuvarlara kapanarak hayatları kurtaracak aşı, serum ve ilaç üretmek için olağan üstü gayret gösterilerek, COVID-19 aşısının insanlarda deneme aşaması olan Faz-1 aşamasına gelinmiş, diğer taraftan sahada, salgın ve zoonotik hastalıklara karşı koruyucu aşılamalar, hastalık mihraklarına müdahale, tedavi hizmetlerinin kesintisiz olarak sürdürülmesi, insanımızın gıda güvenliğinin sağlanması gibi hizmetler onlarca riske rağmen gece gündüz demeden devam ettirilmektedir.

Veteriner hekimlik, hayvanların ve insanların sağlığı, refahı ve çevrenin korunması amacıyla faaliyet gösteren istisnai bir meslektir. Veteriner hekimler, gıda güvenliği, biyogüvenlik, biyolojik çeşitlilik, antimikrobiyal dirençlilik ve iklim değişikliği gibi dünyanın en acil sorunlarının çözümüne katkıda bulunmak için çalışmaktadır.
Veteriner hekimlik tüm dünyada stratejik öneme sahip bir meslek olarak kabul edilmektedir. Bu önemine binaen gelişmiş ülkeler kaliteli ve yeterli bir eğitim ve öğretim için gerekli önlemleri almaktadırlar.
Eğitim ve öğretimde istenilen standartları olmayan bir mesleğin yarınları sıkıntılıdır, problemlidir. Çağın bilim ve teknolojisine göre normlarınızı oluşturmak, ön almak bir zorunluluk olarak ortadadır.

Türk Veteriner Hekimleri  Birliği olarak belirtmek isteriz ki;
Ülkemizde 33 Veteriner Fakültesi mevcuttur. Yeni Veteriner Fakülteleri açılması ile zarar gören hayvan sağlığı, insan sağlığı, çevre sağlığı ve hayvancılığımız olacaktır. Yeni fakülteler açmak yerine, mevcut fakültelerimizin Uluslararası Akreditasyon Kurumu olan Avrupa Birliği Veteriner Hekimlik Eğitim Kurumları Birliği (EAEVE) tarafından denkliğinin onaylanması için çaba harcanmalıdır
Yükseköğretim Kurumu tarafından Eğitim ve Öğretime Başlanması ve Sürdürülebilmesi İçin Asgari Koşulları ve Genel İlkeleri Belirlenen Programlar içerisine Veteriner Fakülteleri de dahil edilmelidir.

Yeni Fakülte açılışları için asgari standartlar ile açılış kriterlerine uyulmalıdır.
Veteriner Fakültelerine girişte taban puan veya yüzdelik başarı sınırı kriterleri getirilmeli, veteriner hekimlik eğitim ve öğretiminin araştırma ve uygulama ağırlıklı olması zorunluluğundan dolayı, veteriner fakültesi kontenjanları ülkemizde ihtiyaç duyulan veteriner hekim sayısı, fakültelerin fiziki yapısı, hayvan hastanesi, uygulama çiftliği, laboratuvar ve akademik altyapıları da dikkate alınarak yeniden gözden geçirilmelidir.
Veteriner Hekimliği Çekirdek Eğitim Programı hayata geçirilmeli, derin müfredat ayrılıklarına son verilmelidir. 
COVID-19 Pandemisi ile uzmanlığın önemi daha iyi anlaşılmış olup, Veteriner Hekimlikte Uzmanlık Eğitimi bir an önce başlatılmalıdır.
Veteriner hekimlerin biyolojik savaşla mücadele konusunda eğitim almaları sağlanmalıdır.

Mesleğimizin yüksek standardını ve sürdürülebilirliğini devam ettirmek ve mümkün olan en iyi hizmeti sunmak için yüksek kaliteli bir veteriner hekimlik eğitim ve öğretiminin ülkemize kazandırılmasının yanı sıra, sürekli eğitimler ile iyi donanımlarla çağdaş veteriner hekimlik uygulamaları gerçekleştirilmelidir.
Türkiye’de Veteriner hekimliği öğretiminin 178. Yılını kutluyoruz. Değerli hocalarımıza teşekkür ediyor, tüm meslektaşlarımıza ve meslektaş adayı sevgili öğrencilerimize başarılar diliyoruz.”dedi.
 
 
 
23.10.2020
Devamı

Çiğ Süt Destekleri Bugün Ödeniyor

2020 yılı Nisan, Mayıs ,Haziran aylarına ait çiğ süt desteği 23 Ekim Cuma günü (Bugün) saat 18:00 dan itibaren üreticilerin hesaplarına ödenmiş olacak.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından süt üreticisine ödenen çiğ süt desteği T.C. Kimlik numarası ayrımı yapmaksızın bugün ödeniyor.
 
22.10.2020
Devamı

Antalya Kumluca’da Zarar Gören Çiftçilere Destek

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Antalya Bölge Müdürü Yakup Kasal, Antalya’nın Kumluca ilçesinde üç gün önce yaşanan fırtına ve doluda zarar gören çiftçileri ziyaret etti. Kasal, tarım alanları ve seraları zarar görenlere gereken tüm desteği vereceklerini söyledi.

Kasal, plastik sera örtülerini piyasa fiyatından yüzde 12, gübre ve bitki besleme ürünleri, zirai ilaçlarını ve fidelerini yüzde 15 oranında indirimli ve dört yıla kadar vade uygulayarak vereceklerini kaydetti.

Çiftçilere kredilendirme aşamasında uygulanan sabit faiz uygulamalarının devam ettiğini vurgulayan Kasal, "Çiftçilerimiz mutlaka seralarını, tarım alanlarını TARSİM sigortası yaptırsınlar. Bu konuda devletimizin desteği var. Tarım Kredi Kooperatifleri olarak çiftçilerimize her türlü desteği vermeye hazırız. Ben afetten etkilenen tüm çiftçilerimize geçmiş olsun diyorum." dedi.

Zarar gören çiftçilerin büyük bölümünün TARSİM sigortasının olmadığını gördüklerini ifade eden Kasal, çiftçilerin ister mevsimsel olsun, isterse yıllık üretim yaptıkları tüm tarım alanlarını mutlaka sigorta yaptırmaları gerektiğini sözlerine ekledi.

22.10.2020
Devamı

Tarım Kredi 1,6 Milyar Liralık Ürün Aldı

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri, yılın ilk 9 aylık döneminde çiftçi ortaklarından 1 milyar 600 milyon liralık ürün alırken, yıl sonu hedefini 2,5 milyar liralık alım olarak koydu.

Başta gübre ve tohum olmak üzere ilaç, yem ve diğer tarımsal girdilerde çiftçi ortakların ihtiyaçlarını ve bunun finansmanını karşıladıklarını belirtti. Poyraz ayrıca, üretilen ürünlerin pazara taşınması noktasında da çiftçilere yardımcı olduklarını söyledi.

Yaklaşık 300 çeşit ürünü çiftçi ortaklardan alıp pazara taşıdıkları bilgisini de veren Poyraz, "Son 3 yılı karşılaştırdığımızda, 2018'de 9 aylık döneme baktığımızda ortaklarımızdan aldığımız ürün tutarı yaklaşık 540 milyon lira civarındayken 2019'un aynı döneminde bu rakam 880 milyon liraya çıktı. Bugün itibarıyla bu yılın 9 aylık döneminde rakam 1 milyar 600 milyon lirayı geçti. Bu sene kendimize 2,5 milyar liralık bir hedef koyduk. 2 milyar liralık eşiği inşallah geçeceğiz." diye konuştu.

Geçen yılın tamamında toplam 1 milyar 250 milyon liralık alım yaptıklarını anımsatan Poyraz, şu değerlendirmede bulundu:

"Burada esas amacımız, bir taraftan üreticimizin malını değerinde alıp pazara taşırken öbür taraftan da kendi şirketlerimiz uhdesinde açtığımız marketlerimize ve anlaşmalı olduğumuz yaklaşık 29 bin markete bu ürünleri taşıyarak piyasada üretici ile tüketici arasında bir bağ kurmak. Belli oranda gücümüz nispetinde regülasyon sağlama ve daha da önemlisi doğal, kaliteli ürünleri en makul fiyatlarla tüketiciye ulaştırma gayreti içindeyiz. Buna devam edeceğiz. Burada kendimize hedef olarak 5 milyar lira rakamını koyduk. Birkaç yıl içinde rakam buralara taşınacak."

Poyraz, piyasada zaman zaman fiyat dalgalanmaları olabildiğine işaret ederek, Tarım Kredi'nin ürün alımı yaparken sözleşmelere bağlı kalarak çiftçiyi mağdur etmemeye gayret gösterdiğini dile getirdi.

Geçen yıl salçalık domates sözleşmeleri imzaladıklarını hatırlatan Poyraz, şunları kaydetti: "Geçen sene bu domateslerin kilogramını 57 kuruştan alma taahhüdünde bulunduk. Bu sene tabi yaşanan sıkıntılardan dolayı fiyatlar bir dönem 33 kuruş bandına düşmüş olmasına rağmen biz sözleşmemizdeki fiyatın arkasında durduk. Zarar etme pahasına 57 kuruştan sözleşmelerimizdeki ortaklarımızdan üretilmiş ürünün tamamını piyasadan çektik" dedi.

22.10.2020
Devamı

Hayvancılık Yatırımlarına Destek

Tarım ve Orman Bakanlığınca belirlenecek olan illerde 2020 - 2022 döneminde uygulanacak hayvancılık yatırımları destek oranları belli oldu.

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile 1 Ocak 2020 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi.

Gerçek ve tüzel kişilerin damızlık manda düvesi yetiştiriciliği işletmesi kurmasına yönelik yatırımları, kapasite artırımı ve rehabilitasyon, makine alet ve ekipman ile hayvan alımı yüzde 50 hibe ile desteklenecek.

Yetiştiricilerce, 9 Ocak 2017 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Hayvancılık Yatırımlarının Desteklenmesine İlişkin Karar kapsamında kurulmuş veya yatırımı devam eden işletmelerden 1500 başa kadar koç ve/veya teke alımına yüzde 50 hibe desteği sağlanacak.

Küçükbaş hayvancılığın geliştirilmesi amacıyla Bakanlıkça belirlenecek iller ve şartlar doğrultusunda damızlık küçükbaş hayvan yatırımları yüzde 85, gerçek ve tüzel kişilerin, 1000 adet kapasiteli damızlık kaz, aynı kapasiteli ticari hindi ve 500 kapasiteli ticari kaz yetiştiriciliği için yapacakları inşaat, makine, alet ve ekipman yatırımları yüzde 75 oranında desteklenecek.

Arı Yetiştiricileri veya Bal Üreticileri birliklerine üye, Arıcılık Kayıt Sistemi'ne kayıtlı, 50 ve üzeri arılı kovan varlığına sahip üreticilerin arı ürünleri üretimi için yapacakları yatırımlarına yüzde 50, ipek böceği yetiştiriciliğinin geliştirilmesi için, gerçek ve tüzel kişilerin bu alanda yapacakları yatırımlara da yüzde 100 hibe olanağı sağlanacak.

Gerçek veya tüzel kişiler, hibe desteğine ilişkin yatırım konularından sadece bir proje için ve bir kez yararlandırılacak. Yatırım tutarının üst sınırı Bakanlıkça belirlenecek.

Hibe desteğinden, projesi onaylanan ve projesinde belirtilen süre içinde yatırımını tamamlayanlar yararlanabilecek.

Ödemeler, Ziraat Bankası aracılığıyla yapılacak ve bankaya kararın uygulanmasıyla ilgili olarak destekleme tutarının yüzde 0,2'si oranında hizmet komisyonu ayrıca ödenecek.

22.10.2020
Devamı

Dergimiz hakkında en güncel bilgilere sahip olmak için lütfen e-Bülten listemize kaydolun

KURUMSAL

10 yılı aşkın süredir Türk tarımının ve Türk çiftçisinin sesi olan dergimiz, yayın hayatına başladığı günden beri Türk Tarım sektörünün öncüsü olmuştur. 

“Türk Tarımının Sesi” sloganıyla yola çıkan Anadolu İzlenimleri, 81 ilden on binlerce okuyucusuna ulaşarak, çiftçinin sorunlarına eğilmiş ve gündemi belirleyen bir pozisyonda yer almıştır.
Dergimiz, Atatürk’ün “Kılıç ve saban, bu iki fatihten birincisi, ikincisine daima mağlup olmuştur.” sözünü kendine