Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

SON HABERLER

Güneydoğu'da Toplulaştırma Çalışmaları Tamamlanarak Tapular Çiftçilere Dağıtıldı

Tarım ve Orman Bakanlığı, Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü tarafından sürdürülen parçalı tarım arazilerinin toplulaştırma çalışmaları çerçevesinde Diyarbakır, Mardin ve Batman’da 400 köyde arazi birleştirmeleri tamamlandı. Bu kapsamda Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Karabaş ve Silvan’a bağlı Sulak mahallelerinde yeni parsellere ait tapular hak sahiplerine dağıtıldı.

3.6 MİLYON HEKTAR ALANDA TESCİL İŞLEMLERİ TAMAMLANDI
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından ülke genelinde 8.2 milyon hektar alanda toplulaştırma çalışmaları yürütülüyor. Yapılan bu çalışmalar neticesinde 3.6 milyon hektar alanda tescil işlemleri tamamlandı, 4.6 milyon hektar alanda ise birleştirme çalışmaları sürüyor.
2023 yılına kadar toplulaştırma çalışmalarını tamamlamayı hedefleyen Bakanlık, çalışmaların tamamlandığı arazilerde yeni oluşturulan tapuları ise çiftçilere dağıtmaya devam ediyor.

TAPULAR HAK SAHİPLERİNE DAĞITILDI
Bu çerçevede DSİ Genel Müdürlüğü tarafından Diyarbakır’da 445 köy, Mardin’de 8 köy ve Batman’da 36 köy olmak üzere toplam 489 köy ve 680 bin 444 dönüm alanda toplulaştırma çalışması yapıldı. Bölgede yapılan toplulaştırma kapsamında 400 köyde çalışmalar tamamlandı, 89 köyde ise çalışmalar sürüyor.



Toplulaştırma çalışmaları tamamlanan Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Karabaş ve Silvan’a bağlı Sulak mahallelerinde oluşturulan yeni parsellere ait tapular hak sahiplerine törenle dağıtıldı.
Arazi Toplulaştırması ile küçük, parçalı ve dağınık arazilerin modern tarım işletmeciliğine göre yeniden düzenlenerek, daha az zaman, işgücü ve sermaye kullanımı sağlayarak, üretimin ve verimliliğin artırılması hedefleniyor.

19.7.2019
Devamı

11 Kalkınma Planında Tarım İçin Neler Var?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk kalkınma planı olan ve 2019-2023 dönemini kapsayan On Birinci Kalkınma Planı TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
Planda ‘Tarım’ Öncelikli gelişme alanları içerisinde yer alıyor. Bu kapsamda atılacak adımlarla; makro ve mikro düzeyde doğru ve güvenilir veri temin edilerek, tohumdan sofraya uzanan tüm zincir tam olarak kayıt altına alınacak, yıllık izleme ve değerlendirme çalışmaları kurumsal hale getirilecek, tarımsal bilgi sistemleri tamamlanarak etkin kullanımı sağlanacak.
 
TARIM ARAZİLERİ ETKİN KULLANILACAK
Tarım arazilerinin korunması, etkin kullanımı ve yönetimi sağlanacak.
Ülke genelindeki toprağın detaylı etütleri, haritalanması ve sınıflandırılması yapılacak.
Tarım arazilerinin tarım dışı amaçlı kullanım baskısını azaltacak düzenlemeler tamamlanacak ve denetimler artırılacaktır.
Atıl arazilerin tarımsal üretime kazandırılması başta olmak üzere, tarım arazisi piyasalarının geliştirilmesi için arazi bankacılığı sisteminin kurulmasına yönelik düzenlemeler yapılacak, sözleşmeli üretim desteklenerek özendirilecektir.
Küçük aile işletmeleri korunurken, tarım işletmelerinin ölçeklerinin yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğüne ulaşması için başta kiralama olmak üzere arazi edinimine yönelik çalışmalar yürütülecek.
Tarım arazilerinin miras ve satış yolu ile bölünmesi önlenecek, mirasçılara arazi ediniminde finansal destek sağlanacak.
Arazi toplulaştırma çalışmalarına sulama yatırımları ile entegre bir şekilde devam edilecek, tescil işlemlerinin hızlandırılması için düzenlemeler yapılacak.
Sulama alanlarının genişletilmesi amacıyla yatırımlar önceliklendirilerek sürdürülecek, suyun kalite ve miktar olarak korunması ve etkin kullanımına yönelik çalışmalara devam edilecek.


 
2 MİLYON HEKTAR ALAN SULAMAYA AÇILACAK
Tarımda suyun verimli kullanılmasına yönelik su tasarrufu sağlayan yağmurlama ve damla sulama gibi modern sulama sistemleri yaygınlaştırılacak. 2 milyon hektar alan sulamaya açılacak.
Bitkisel üretimin sürdürülebilirliğini teminen girdi destekleri, başta mazot ve gübre olmak üzere maliyetlerdeki değişimler dikkate alınarak belirlenecek.
Başta yüksek katma değerli tıbbi ve aromatik bitkilerde olmak üzere, ürün güvenilirliği, çeşitliliği ve üretimini artırmak amacıyla, iyi tarım uygulamaları, organik tarım, sözleşmeli üretim, kümelenme, araştırma, pazarlama ve markalaşma faaliyetleri desteklenecek.

 
SERA YATIRIMLARI DESTEKLENECEK
Örtü altı yetiştiriciliğine yönelik modern seraların kurulmasının yanında mevcut seraların modernize edilmesi, büyütülmesi, paketleme tesisleri ve depo yapımı için yatırım ve işletme finansman desteği sağlanacak.
Özel sektör tohumculuk firmaları ile işbirliği içerisinde sertifikalı tohumların üretim alanlarının artırılmasına devam edilecek, elit tohum üretimi yapılarak yeni çeşitlerin üretimi sürdürülecek.
Kenevir başta olmak üzere lifli bitkilerin endüstriyel kullanımı yaygınlaştırılacak.
Ekonomik ömrünü tamamlamış ve verimliliği azalmış çay ve fındık gibi uzun ömürlü ve katma değeri yüksek bitkisel ürünlerin verimliliğini artırmak üzere ekim alanlarının yenilenmesi desteklenecek.
 


DİŞİ KUZU VE OĞLAĞA İLAVE DESTEK VERİLECEK
Damızlık materyal ihtiyacının yurt içinden karşılanması amacıyla hastalıktan ari, Soy Kütüğü Bilgi Sistemine kayıtlı işletmeler ve damızlık düve yetiştiriciliği merkezlerinden yapılan alımlar desteklenecek.
Küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde anaç hayvan sayısının artırılması ile kırmızı et üretimindeki küçükbaş payının yükseltilmesi amacıyla Sürü Büyütme ve Yenileme Desteği Projesi kapsamında yılı içerisinde doğup damızlık olarak kullanılmak üzere sürüye katılan her dişi kuzu ve oğlağa ilave destek verilecektir.


 
YEM BİTKİSİ ÜRETİMİ DESTEKLENECEK
Kaliteli kaba yem üretiminin artırılması için meraların ıslahı sağlanacak ve yem bitkileri üretimi desteklenecek.
Küçük aile işletmelerinin büyükbaş hayvancılıkta 10, küçükbaş hayvancılıkta 300 hayvan kapasitesine ulaştırılmasını teminen barınakların modernizasyonu ve genişletilmesi, hayvan, alet ve ekipman alımı desteklenecek.


 
SU ÜRÜNLERİNDE ÜRETİM VE İHRACAT ARTACAK
Yeni potansiyel su ürünleri yetiştiricilik alanları belirlenerek girişimcilerin kullanımına açılacak, çeşitli devlet destekleri ile üretim teşvik edilecek. Su ürünleri yetiştiriciliğinde üretim ve ihracatın artırılması sağlanacak. Nitekim su ürünleri ihracatında 2023 için 1 milyar dolar olan ihracat hedefi aşılarak, yeni hedef olarak 2 MİLYAR DOLAR belirlenmiştir.


 
BİYOLOJİK MÜCADELE DESTEKLENECEK
Gıda güvenilirliğini teminen denetimler etkinleştirilecek, bitki ve hayvan hastalık ve zararlıları ile mücadele hizmetleri geliştirilecek. Bitkisel üretimde bilinçsiz zirai ilaç kullanımına yönelik denetim ve eğitimler artırılacak, kimyasal uygulamalara alternatif biyolojik ve biyoteknik mücadele uygulamaları desteklenerek yaygınlaştırılacak.
Gıdada kayıp ve israfının önlenmesine yönelik çalışmalara ağırlık verilecek.
Lisanslı depoculuk sisteminin yaygınlaştırılması amacıyla destekler artırılacak.
Tarımsal ürünlerde soğuk zincirin tesisine yönelik lojistik altyapı iyileştirilecek.
Tarım-sanayi entegrasyonu ve işbirliğinin geliştirilmesine yönelik özendirici üretim modelleri uygulanacak.
 
PAZARLAMADA BİRLİK VE KOOPERATİFLERİN ETKİNLİĞİ ARTACAK
Tarım ürünlerinin pazarlanmasında dağıtım zincirindeki aracıların sayısının azaltılması, tüketicinin makul fiyatlardan ürüne erişimi, üretici ile tüketici arasında doğrudan bağlantı kurulması yönünde kooperatiflerin ve üretici birliklerinin sistemde etkin olarak yer alması sağlanacak.


 
ORMANLARIN EKONOMİYE KATKISI ARTIRILACAK
Odun hammadde ihtiyacının karşılanması amacıyla endüstriyel plantasyonların kurulmasına imkân verilecek. Sürdürülebilir orman yönetimiyle ormanların ekonomiye katkısı artırılacak. Ormancılıkta, hastalık ve zararlılar ile yangınlarla mücadele kapasitesi güçlendirilecek. Orman köylülerinin desteklenmesine devam edilecek.
 
TARIMSAL AR-GE’DE ETKİNLİK ARTACAK
Tarımsal araştırma faaliyetlerinde kamu, üniversite, özel sektör ve sanayi kesimi arasındaki koordinasyon ve işbirliği geliştirilerek tarımsal Ar-Ge çalışmalarının etkinliği ve niteliği artırılacak.
 
AKILLI TARIM TEKNOLOJİLERİ DESTEKLENECEK
Akıllı tarım teknolojileri başta olmak üzere yenilikçi ve çevreci üretim teknikleri geliştirilecek ve desteklenecek.
Tarım sigortacılığında ürün ve risk bazında kapsam genişletilecek ve gelir sigortasına geçilmesine yönelik çalışmalar sürdürülecek.
Tarımsal eğitim ve yayım faaliyetlerinin etkinliği artırılacak ve yaygınlaştırılacaktır.
Kırsal alanda yaşam standartlarının yükseltilmesi için kırsal kalkınmaya ilişkin kurumsal ve yerel kapasitenin geliştirilmesi sağlanacak, kadınlara, genç çiftçilere vb. gruplara pozitif ayrımcılık uygulanması sağlanacak, üretici örgütlerinin sosyal dayanışma, işbirliği, eğitim ve finansman konularında öncü kurumlar olması sağlanacaktır.
 
Başta kadın ve genç çiftçilere yönelik olmak üzere, üretim maliyetlerinin düşürülmesi, teknoloji kullanımı, kaliteli ve sağlıklı ürün üretimi konularında eğitim verilecek, yayım ve sertifika programları ile tarımsal becerinin geliştirilmesine yönelik kurslar düzenlenecek.
 
 
19.7.2019
Devamı

11. Kalkınma Planı TBMM'de Kabul Edildi

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin ilk kalkınma planı olan ve 2019-2023 dönemini kapsayan On Birinci Kalkınma Planı TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi. 11. Kalkınma Planı ile Söz konusu 5 yıllık dönemde çevresel, sosyal ve ekonomik olarak sürdürülebilir, ülke insanının yeterli ve dengeli beslenmesinin yanı sıra arz-talep dengesini gözeten üretim yapısıyla uluslararası rekabet gücünü artırmış, ileri teknolojiye dayalı, altyapı sorunlarını çözmüş, örgütlülüğü ve verimliliği yüksek, etkin bir tarım sektörünün oluşturulması amaçlanıyor.

Planda ‘Tarım’ Öncelikli gelişme alanları içerisinde yer alıyor. Bu kapsamda atılacak adımlarla; makro ve mikro düzeyde doğru ve güvenilir veri temin edilerek, tohumdan sofraya uzanan tüm zincir tam olarak kayıt altına alınacak, yıllık izleme ve değerlendirme çalışmaları kurumsal hale getirilecek, tarımsal bilgi sistemleri tamamlanarak etkin kullanımı sağlanacak.
Tarımsal girdi ve ürün fiyat dalgalanmalarının izlenmesi, rekabetin korunması ve piyasa aksaklıklarının giderilmesine yönelik piyasa bilgi ve izleme sistemi oluşturulacak.
Tarımsal destekler artırılacak, su kısıtını gözeten, üretimde kalite, çiftçi maliyet ve geliri, arz ve talep dengesi odaklı dinamik bir yapıya kavuşturulacak.
Tarımsal desteklerin etki analizi yapılarak etkinliği artırılacak.
 
 
19.7.2019
Devamı

TÜKETBİR'den Diyanet Kurban Fiyatlarına Eleştiri

Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği (TÜKETBİR) İstişare Toplantısı, Van Ticaret ve Sanayi Odası'nda (VANTSO) kırmızı et üreticileri ve sanayicilerin katılımıyla yapıldı.
Burada konuşan Erdurmuş, Türkiye'de hayvan kesim standardının olması gerektiğini belirterek, "Şu an karkas kesim yönetmeliğini yayınlamaya hazırlanıyoruz. Çalışmalarımızı sivil toplum kuruluşlarımızla da görüşmek suretiyle yıl sonuna kadar hem kırmızı etteki kesim standardını hem de karkas kalite standardımızı yürürlüğe koymak istiyoruz." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de etçi buzağı sayısının artırılması gerektiğine işaret eden Erdurmuş, Türkiye'de yerli besilik hayvanın 320 kilograma çıkarıldığında hayvan ithalatıyla ilgili durumun ortadan kalkacağını söyledi. Erdurmuş, "Verimli üretim yapan üreticilerimize daha çok destek vermek için çalışmalar yapıyoruz. Verimliliğe uygun üretim yapanlar ödüllendirilerek daha çok destek alacak." diye konuştu.

TÜKETBİR Başkanı Bülent Tunç da kırmızı et üreticilerinin emeklerinin karşılığını alamadıklarını dile getirerek üreticinin kestiği hayvanı yerine koyamadığını ifade etti.
Tunç, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanan vekalet yoluyla kurban kesim bedellerini eleştirerek, fiyatların üreticinin beklentilerini karşılamadığını söyledi. Tunç, "Bu rakamlar bizim malımızın yok pahasına satılmasını sağlıyor. Hangi maliyet hesaplarına göre bu rakam bulundu, bunun açıklanmasını bekliyoruz." dedi.

VANTSO Yönetim Kurulu Başkanı Necdet Takva da kentin hayvancılık açısından potansiyeline değindi.
Türkiye'deki toplam mera büyüklüğünün yüzde 10'unun Van'da olduğuna işaret eden Takva, "Küçükbaş varlığıyla 1.sırada, büyükbaş varlığıyla 34. sırada yer alan ilimiz bu anlamda hem kendisi için hem ülkemiz için üretmenin azmi içerisindedir. Van önemli üretim merkezlerinden biri olacak potansiyele sahiptir." değerlendirmesinde bulundu.
 
 
19.7.2019
Devamı

Başkan Güngör : "Milli Tarım Projesi Unutuldu mu"?

Türkiye Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Özden GÜNGÖR Tarım ve Orman Şurası üzerinde değerlendirmelerde bulundu. Başkan Güngör “Türkiye’nin 2019-2023 yıllarını kapsayan Beş Yıllık Kalkınma Planı oluşturuldu. Daha bu çalışmaların mürekkebi dahi kurumamışken, Tarım Şurası hangi yeni bilgi ve hedefleri ortaya koyacaktır? Karar vericiler, politika yapıcılar tarım ve ormancılık konularında Kalkınma Planı yerine Tarım ve Orman Şurasını mı dikkate alacaktır.”? Dedi.
 
Güngör Tarım ve Orman Şurasına yönelik şunları kaydetti.
 
 “Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, III. Tarım ve Orman Şurasıyla ilgili olarak kamuoyuna yaptığı açıklamada, on beş yıldır toplanamayan Tarım Şurasından çıkacak sonuçlarla gelecek beş yılın programının hazırlanacağını duyurdu. Tarım Şurasının bugüne kadar toplanamamasının nedeni bizce bilinmediği gibi, önceki iki Şuradan ne gibi sonuçlar alındığını ve uygulamaya yansıtıldığını da kimse bilmiyor. Ayrıca bir ayrıntı olarak, Bakan Pakdemirli’nin Tarım Şurasının on beş yıldır toplanmadığı ifadesi doğru olmakla birlikte, Bakanlığın birleşmesi nedeniyle şuranın adının “Tarım ve Orman Şurası” olduğu, bu adla yapılan ilk şura olması nedeniyle birinci denmesinin daha doğru olacağı, çünkü 2017 yılında “II. Orman ve Su Şurası” yapıldığını hatırlatmakta yarar görüyoruz.” Dedi.
 
Başkan Özden Güngör Tarım şurasının TBMM’de On Birinci kalkınma planın görüşülmesine denk gelmesine de değinerek şu sözlere yer verdi.
 
“III. Tarım ve Orman Şurasının açılış toplantısının, TBMM’de On Birinci Kalkınma Planının görüşülmesi ile aynı zamana denk gelmesi oldukça ilginç bir görüntü oluşturuyor. Kalkınma Planlarının hazırlanması öncesi tüm sektörlerle ilgili değişik konularda ihtisas komisyonları ve çalışma grupları oluşturuluyor. On Birinci Kalkınma Planı kapsamında tarım sektörüyle doğrudan ilgili olarak Tarım ve Gıdada Rekabetçi Üretim ile Tarımda Toprak ve Suyun Sürdürülebilir Kullanımı konularında ihtisas komisyonları kuruldu. Tarım ve Gıdada Rekabetçi Üretim ihtisas komisyonu içinde Bitkisel Üretim, Hayvansal Üretim, Su Ürünleri ve Gıda konularında alt komisyonlar görev yaparak alanları ile ilgili raporlarını hazırladı. Ayrıca Bakanlıkla ilgili Ormancılık ve Orman Ürünleri ile Çevre ve Doğal Kaynakların Sürdürülebilir Yönetimi konularında da çalışma grupları görev yaparak raporlarını hazırladı.
 
Tüm sektörlere ilişkin kurulmuş olan ihtisas komisyonları ve çalışma gruplarının raporları değerlendirilerek Türkiye’nin 2019-2023 yıllarını kapsayan Beş Yıllık Kalkınma Planı oluşturuldu. Daha bu çalışmaların mürekkebi dahi kurumamışken, Tarım Şurası hangi yeni bilgi ve hedefleri ortaya koyacaktır? Karar vericiler, politika yapıcılar tarım ve ormancılık konularında Kalkınma Planı yerine Tarım ve Orman Şurasını mı dikkate alacaktır.”? Dedi.
 
Milli Tarım Projesi Unutuldu mu?
 
“Tarım ve Orman Şurasıyla ilgili bir diğer ilginç nokta da Bakanlığın yaptığı önceki çalışmaları unutmasıdır. Unutulan bu çalışmalardan ilk akla gelenlerden biri, Faruk Çelik’in Bakanlığı döneminde hazırlanmış, dönemin Başbakanı Binali Yıldırım ile Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanmış olan Milli Tarım Projesidir. Bu proje bugün neredeyse kimse tarafından hatırlanmamaktadır.
 
Ahmet Eşref FAKIBABA’nın Bakanlığı sırasında, halen Bakan Yardımcısı olan Hadi Tunç’un Müsteşar olarak görev yaptığı dönemde hazırlanmış “2018-2022 Stratejik Plan” bulunmaktadır. Tarım Bakanlığı ile birleşen Orman Su İşleri Bakanlığınca, Veysel Eroğlu’nun Bakanlığı sırasında, halen Bakan Yardımcısı olan Akif Özkaldı’nın Müsteşar olarak görev yaptığı dönemde hazırlanmış “2017-2021 Stratejik Plan” bulunmaktadır.
 
Bakan Pakdemirli’nin adı geçen planları o dönem görevde olmadığı için bilemeyeceğini farz etsek dahi, en azından sunuşunu yazdığı Orman Genel Müdürlüğünün “2019-2023 Stratejik Plan”ını ya da Bakanlığı döneminde Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğünce değişik alanlarla ilgili hazırlanan 2018-2022 Sektör Politika Belgelerini hatırlaması gerekir. Bu belgelerden Kanatlı Hayvancılık, Süt, Tohumculuk, Gübre ve Tarımsal Mekanizasyon ile ilgili olan sektör politika belgeleri yayınlanmış olup; Su Ürünleri, Yem, Kırmızı Et, Dijital Tarım gibi konularla ilgili Sektör Politika Belgelerinin de hazırlanma/tamamlanma aşamalarında olduğu biliniyor. Kuşkusuz ilk akla gelen bu çalışmalar dışında, Bakanlığın değişik birimlerince de hazırlanmış strateji, plan, program vardır.
 
Bu bilgiler göz önüne alındığında akla gelen soru, Bakanlığın strateji, plan, program içinde yüzerken, niye bu kadar aceleye getirerek on beş yıl aradan sonra Tarım Şurası yaptığıdır. Sanırız bunun cevabı geçtiğimiz Mayıs ayında kamuoyuna çok genel hatları ile sızdırılan, ayrıntısını Cumhurbaşkanının açıklayacağı duyurulan, kamuoyundan ve hatta Cumhurbaşkanlığından da geldiği söylenen tepkiler üzerine geri çekilen Tarımda Milli Birlik Projesidir. Bakanlık projeden vazgeçtim diyememiş, konuyu sonbaharda Tarım Şurası yaparak orada tartışmaya açacağım diyerek topu taca atmıştır. Tarım Şurasının konuları ve sektörün çok değişik kesimlerinden katılımcı yapısı göz önüne alındığında, Bakanlık personelinin bile infialle karşıladığı Tarımda Milli Birlik Projesinin, Şurada kabul edilmesi değil, görüşülmesi bile söz konusu olamayacaktır.” Dedi.
 
18.7.2019
Devamı

Tarım'da 25 yıllık Yeni Yol Haritası Belirleniyor

 Tarım sektöründe çok konuşulan ve çok yazılan Tarım ve Orman şurası tanıtım toplantısı Ankara’ da gerçekleşti. Tarım ve Orman şurasının tanıtım toplantısında 1158 kişi katılım gösterirken;  programa 2019 yılı Ekim ayında gerçekleştirilecek Şûra’ya kadar geçecek sürede 21 adet çalışma grubunda; öğretim üyeleri 163, sivil toplum kuruluşu temsilcileri 268, Bakanlık personellerinden 412 kişi  Bakanlık harici diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan 39 kişi, toplamda 882 kişi şuarada görev aldı.  Tanıtım toplantısına 81 ilin İl Tarım ve Orman Müdürleri ile birlikte yine 81 ilden 162 üretici de katılım sağladı.

Tarım ve Orman Şurasında bir açılış konuşması yapan bakan Pakdemirli Şunları kaydetti.

“15 yıl aradan sonra Tarım ve Orman şurasını gerçekleştiriyoruz. Şuaramızın tanıtım toplantısına 1158 kişi katılım gösterdi. Son baharda yapacağımız tarım şurasının tanıtım toplantısındayız. Bu şurada 21 adet çalışma grubumuz var. Güçlü ülkenin yolu güçlü tarımdan geçiyor. Önümüzdeki 25 yılı planlıyoruz. Tarım ve Ormanı geleceği taşıyacağız. İstedik ki Tarımda konuşmayan kalmasın.
 Tarım ve Orman Şurası'na tüm vatandaşların tarım fikri ile katılmaları bekliyoruz. Türkiye’nin söz sahibi olabileceği bir platform oluşturmak için yola çıkıldığını belirten Pakdemirli, “Hedefimiz ortak akılla önümüzdeki 25 yılı kuşatacak yeni bir yol haritası oluşturmak” dedi.
 
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 3. Tarım ve Orman Şurası tanıtım toplantısında, "Önümüzdeki 3 aylık süreçte dinleyeceğiz, tartışacağız, istişare edeceğiz. Tüm bilgilerimizi bir araya getireceğiz. Eksisiyle artısıyla mevcut durumumuzu göreceğiz. 'Görüşünü Bildir' sayfası sayesinde tüm vatandaşlarımız görüşlerini ve projelerini özgür bir şekilde bizimle paylaşabilecekler. Ayrıca 1,6 milyon çiftçimize ve sektörün tüm paydaşlarına da SMS kanalıyla ulaşarak katkılarını talep edeceğiz. En yalından en detaylı projelere kadar tüm fikirler, 21 çalışma grubu tarafından tasnif edilecek, değerlendirilecek ve şura gündemini oluşturacaktır. Hedefimiz ortak akılla önümüzdeki 25 yılı kuşatacak yeni bir yol haritası oluşturmak" dedi.

TARIM VE ORMANIN 25 YILLIK YOL HARİTASI BELİRLENECEK
Türkiye'nin en geniş katılımlı sektör istişare platformu olması hedeflenen 3. Tarım ve Orman Şurası'nın amacını "Türkiye'de tarımsal üretimi ve orman ürünleri üretimini arttırmak, güvenilir gıda teminini, doğal kaynaklarımızın sürdürülebilirliğini, çiftçilerimizin refahını ve planlı üretimi sağlayacak çalışmalar yapmak ve stratejiler geliştirmek" olarak özetleyen Bakan Pakdemirli, şura ile tarım ve ormancılıkta önümüzdeki beş yılı planlayarak, gelecek 25 yılı yönetmeyi hedeflediklerini söyledi.



"TARIM SEKTÖRÜNDE YAKLAŞIK 940 MİLYON KİŞİ İSTİHDAM EDİLİYOR"
Sektörün büyüklüğüne dikkat çekerek, Uluslararası Çalışma Örgütü verilerini paylaşan Bakan Pakdemirli, "2019 yılında sadece tarımda yaklaşık 940 milyon kişi istihdam edilmektedir. Tarımsal faaliyet, küresel anlamda arazilerin yaklaşık yüzde 50'sinde yürütülmekte olup, su kaynaklarının da yüzde 70'ini kullanmaktadır" dedi.
Şu anda yaklaşık 7,7 milyar olan dünya nüfusunun 2030'da 8,6 milyar, 2050'de 9,8 milyar ve 2100 yılında 11,2 milyar olmasının beklendiğini ifade eden Bakan Pakdemirli, bu doğrultuda önümüzdeki yıllarda gıda talebinin yüzde 60-70 oranında artacağını belirtti. Pakdemirli, bu nedenle 2050 yılına kadar beslenme için yüzde 67 daha fazla tarıma ve yüzde 65 daha fazla sulama suyuna ihtiyaç duyulacağının tahmin edildiğini kaydetti.

"TARIMSAL POTANSİYELİMİZ 132 MİLYON KİŞİYE YETİYOR"
Küresel anlamda tarımda kişi başı işlenen arazi miktarı da her geçen yıl azalırken, Bakan Pakdemirli tarımda farklı bakış açısıyla yeni yaklaşımlar oluşturmanın, küresel ve bölgesel imkânları en iyi şekilde değerlendirecek stratejiler geliştirmenin, yeni politikalar üretmenin önemine vurgu yaptı. Türkiye'nin coğrafi yapısı ve ekolojik koşulları sayesinde ürün çeşitliliği ve miktarı yönünden tarımsal üretimde büyük bir potansiyele sahip olduğunu söyleyen Pakdemirli, "Bugün tarım sektörümüz, 82 milyon ülke nüfusunun yanı sıra, yaklaşık 5 milyon mülteci ve göçmen ile 50 milyon turisti beslemektedir" dedi.

"2,9 MİLYON HEKTAR ATIL DURUMDAKİ ALAN TARIMA KAZANDIRILACAK"
"Ülkemizde halen 24 milyon hektar alanda tarım yapılmakta, 14,6 milyon hektar alanda ise meralardan faydalanmaktayız" diyen Pakdemirli, ayrıca arazi kullanım planlaması ile halen atıl durumda bulunan 2,9 milyon hektar alanın tarıma kazandırılması için çalışma başlatıldığını duyurdu. "'Ormanlar', nefesimiz olan akciğerlerimiz; 'tarım', tüm hücrelerimizi besleyen damarlarımız; 'su' ise o damarlar içinde akan kandır" diyen Bakan Pakdemirli, ülkemiz için ormanlar, tarım ve su olmazsa gelecekten bahsetmenin de mümkün olmadığını vurguladı. Pakdemirli, Bakanlık olarak bu doğrultuda doğru yönetimle, doğru planlamayla, var olanı koruyarak, eksik olanı gidererek ülkenin büyümesi için çalıştıklarını belirtti.

ŞURA İLE ÖNÜMÜZDEKİ 25 YILIN YOL HARİTASI BELİRLENECEK
Üçüncüsü gerçekleştirilecek olan Tarım Orman Şurası ile ilk defa tüm Türkiye'nin söz sahibi olabileceği bir platform oluşturmak için yola çıkıldığını belirten Pakdemirli, "Önümüzdeki 3 aylık süreçte dinleyeceğiz, tartışacağız, istişare edeceğiz. Tüm bilgilerimizi bir araya getireceğiz. Eksisiyle artısıyla mevcut durumumuzu göreceğiz. 'Görüşünü Bildir' sayfası sayesinde tüm vatandaşlarımız görüşlerini ve projelerini özgür bir şekilde bizimle paylaşabilecekler. Ayrıca 1,6 milyon çiftçimize ve sektörün tüm paydaşlarına da SMS kanalıyla ulaşarak katkılarını talep edeceğiz. En yalından en detaylı projelere kadar tüm fikirler 21 çalışma grubu tarafından tasnif edilecek, değerlendirilecek ve şura gündemini oluşturacaktır. Hedefimiz ortak akılla önümüzdeki 25 yılı kuşatacak yeni bir yol haritası oluşturmak" dedi.

2018 yılı tarım ürünleri üretim rakamlarına da değinen Pakdemirli, "Bitkisel üretimde 64,4 milyon ton tarla bitkileri, 22,2 milyon ton meyve ve 30 milyon ton sebze üretimini gerçekleştirmişiz. Yine, 2018 yılında, buğday üretimimiz 20 milyon ton, mısır üretimimiz 5,7 milyon ton, çeltik üretimimiz 940 bin ton ve ayçiçeği üretimimiz 1,9 milyon ton olarak gerçekleşmiştir" diye konuştu.

"HAYVAN VARLIĞIMIZ YETERLİ"
2018 yılındaki canlı hayvan varlığına ilişkin rakamları da paylaşan Bakan Pakdemirli, 17,2 milyon büyükbaş, 46,1 milyon küçükbaş, 229,5 milyon et tavuğu ve 124,1 milyon yumurta tavuğu olduğunu açıkladı. Pakdemirli, 2018 yılında kırmızı et üretiminin 1,1 milyon ton, süt üretiminin 22,1 milyon ton, bal üretiminin 108 bin ton, beyaz et üretiminin ise 2, 16 milyon ton olarak gerçekleştiğini açıkladı.

"2018 YILI TARIM VE GIDA ÜRÜNLERİ İHRACATIMIZ 17,7 MİLYAR DOLAR"
Tarım sektörünün ülke ekonomisine sağladığı büyük katkıya da dikkat çeken Bakan Pakdemirli, "2018 yılında tarım ve gıda ürünleri ihracatımız 17,7 milyar dolar, ithalatımız 12,8 milyar dolar, dış ticaret dengesi ise +4,8 milyar dolar olarak gerçekleşmiştir" ifadelerini kullandı.

Tarımsal verimi ve sürdürülebilirliği artırmak adına verilen desteklere de değinen Pakdemirli, "2018 yılında üreticilerimize 14,9 milyar lira nakit hibe tarımsal destek sağlanmış olup, 2019 yılında üreticilerimize sağlanacak tarımsal desteği 16,1 milyar lira olarak belirledik. Bunun da 12 milyar lirasını üreticimize ve çiftçimize ödedik" dedi.

2018 yılında Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerince üreticilere faiz oranı sıfır ila yüzde 8,25 aralığında olmak üzere 42,8 milyar lira kredi kullandırıldığını belirten Pakdemirli, Kırsal Kalkınma alanında gerçekleştirilen 25 bin proje ve toplamda 9 milyar lira hibe ödemesiyle 200 bin vatandaşa istihdam sağlandığını da belirtti. Tohumluk ihtiyacının tamamının iç üretimle karşılanması ve tohumluk ihracatının artırılması yönündeki çalışmalara ağırlık verildiğini de belirten Pakdemirli, yerli tohumculuğu ve fidancılığı geliştirmek için yaklaşık 1,7 milyar lira destek verildiğini belirtti. Pakdemirli, "Tohumluk üretiminde ihracatın ithalatı karşılama oranı 2002'de yüzde 31 iken, 2018'de yüzde 85 oranına ulaşmıştır. 2023'te ise bu oranı yüzde 100'ün üzerine çıkarmayı hedefliyoruz" dedi.

Türkiye'de organik tarım üretiminin 214 ürün çeşidine ulaşmış olup, 543 bin hektar alanda 2,4 milyon ton olarak gerçekleştiğini açıklayan Pakdemirli, "İyi Tarım Uygulaması yapılan alan 6,2 milyon hektara, üretim miktarı ise yaklaşık 7 milyon tona çıkarılmıştır" diye konuştu.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 3. Tarım ve Orman Şurası kapsamında çalışacak 21 farklı çalışma grubunda sektörün her bileşeninin detaylı olarak ele alınacağını vurgulayarak, "Hazırlanacak çalışma belgeleri, şura komisyonları için kılavuz niteliği taşıyacak belgeler olup, bu açıdan büyük önem arz etmektedir" ifadelerini kullandı.


 
 
 
 
17.7.2019
Devamı

Tarım ve Orman Şurası Ekim Ayında Gerçekleşecek

Tarım ve Orman Bakanlığı 15 yıl aradan sonra Tarım ve orman şurası yapacak. Bakanlığın kısa, orta ve uzun dönem stratejilerinin belirlenmesine katkı sağlamak amacıyla yapılacak olan ve Türkiye’nin en geniş katılımlı sektör istişare platformu olması hedeflenen, III. Tarım ve Orman Şûrası 15 yıl aradan sonra Ekim ayında gerçekleştirilecek.

Şurada 882 Kişi Görev Alacak 

III. Tarım Ve Orman Şûrası’nın tanıtım toplantısı 17 Temmuz 2019 Çarşamba günü Orman Genel Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirecek. Saat 09.00’da başlayacak lansmanın ardından, saat 13:30’da Şûra yönetmeliği çerçevesinde belirlenen çalışma grupları, Şûra’da üzerinde çalışılacak çalışma belgelerini hazırlamak için başlatılacak süreçte ilk toplantısı gerçekleşecek.
2019 yılı Ekim ayında gerçekleştirilecek Şûra’ya kadar geçecek sürede 21 adet çalışma grubunda; öğretim üyeleri 163, sivil toplum kuruluşu temsilcileri 268, Bakanlık personellerinden 412 kişi  Bakanlık harici diğer kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan 39 kişi, toplamda 882 kişi şuarada görev alacak. Tanıtım toplantısına 81 ilin İl Tarım ve Orman Müdürleri ile birlikte yine 81 ilden 162 üretici de katılım sağlayacak.

Sektör istişare platformu olarak Türkiye’nin en büyüğü olacak olan Şûra kapsamında ayrıca, oluşturulan web sitesindeki “Görüşünü Bildir Platformu” ile önerisi ve katkısı olan tüm vatandaşların fikirlerine ulaşmayı hedeflemekte.

Tarımın 25 Yıllık Yol Haritası Belirlenecek

Ekim ayında gerçekleştirilecek ve Tarıma dair 25 yıllık yol haritasını belirleyecek olan Şûra sonucunda, alınacak kararlar ve oluşturulacak olan sonuç bildirgesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Külliye’de yapılacak özel programla kamuoyu ile paylaşılacak.
 
 
 
16.7.2019
Devamı

Hayvancılık İthalattan Kurtarılmalı

Türk Veteriner Hekimleri Birliği  Merkez Konsey başkanı Ali Eroğlu, ülke hayvancılığının ithalattan kurtarılması gerektiğini vurgulayarak, "Bunun için hayvancılıkta mutlaka acil, kısa ve uzun vadeli üretim planlamalarının yapılmasını, istikrarlı politikaların uygulanmasını zaruri görüyoruz. Dedi.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Bölge toplantısında açılış konuşması yapan Başkan Eroğlu şunları kaydetti.
Ülke hayvancılığının ithalattan kurtarılması gerektiğini vurgulayarak, "Bunun için hayvancılıkta mutlaka acil, kısa ve uzun vadeli üretim planlamalarının yapılmasını, istikrarlı politikaların uygulanmasını zaruri görüyoruz.

 Kendi tüketeceklerini üretemeyenler başkalarının ürettiklerini, onların belirlediği fiyattan ve kaliteden tüketeceklerini unutmamalıdır. Hayvancılık ve veteriner hekimlikte gelişmiş ülkelerde olduğu gibi uluslararası kurallara uygun bir yapılanmanın Türkiye’de de gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Bu yapılar veteriner otoritesidir. Tarım ve Hayvan Bakanlığındaki yapılanmada bu yoktur. İleri hayvancılık için mutlaka ileri veteriner hekimlik gerekmektedir.

Aktif, etkin, motivasyonu yüksek, hızlı karar alabilen, yetki ve sorumluluk kargaşası yaşanmayan, yeterli bütçesi ve insan kaynakları olan bir yapı oluşturulursa sorunları giderilmiş, standartları yüksek bir veteriner hekimlik icara edilecek ve istenilen hayvancılık hedefine de ulaşılmış olacaktır. Hayvancılık yönetimsel olarak veteriner otoritesi merkezli olmalıdır" ifadelerini kullandı.
 
16.7.2019
Devamı

Fiskobirlik Fındık Alımı Yapacak

Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK) Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Bayraktar, fındık alımı konusunda açıklamalarda bulundu. 2019 ürünü fındık alımı için piyasaya gireceklerini dile getiren Bayraktar, pazar şartlarının üzerinde alım fiyatı uygulayacaklarını söyledi.

Yeni mahsul fındık alımı için tüm hazırlıkların tamamlandığını ifade eden Bayraktar, "Peşin" ve "Emanet" sistem politikalarını uygulamaya devam edeceklerini belirterek, isteyen çiftçinin ürün bedellerini hemen, arzu edenlerin de daha sonra değerlendirmek üzere depolarına emanete bırakabileceklerini aktardı.

TİCARİ İŞLETME OLARAK ALIMLAR YAPACAĞIZ
Bayraktar, serbest piyasada oluşacak fiyatın bir miktar üzerine çıkarak ürün kabullerini gerçekleştireceklerini belirterek, “Son 4 yıldan bu yana uyguladığımız bir metot var, piyasada oluşan fiyatın bir miktar üzerinde üreticilerimizden fındık alımı yapıyoruz. Bu politikamızı 2019 fındığı için de sürdüreceğiz” diye konuştu. Kendilerini tercih edecek tüm çiftçilerin ürünlerine talipli olduklarına değinen Bayraktar, "Bu anlamda alım depolarımız ve ekiplerimiz hazır durumda. Yine fındık işleme tesisimiz de hazır. Dolayısıyla biz üreticilerimizi korumaya çalışarak, FİSKOBİRLİK'in de bir ticari işletme olduğunu düşünerek alımlarımıza devam edeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

FINDIKTA 700 BİN TON REKOLTE BEKLENİYOR
Hasat döneminin yaklaşmasıyla rekolte tartışmalarının da başladığına işaret eden Bayraktar, bazı kesimlerin rekolteyi az, bazılarının da yüksek gösterme çabası içerisinde olduklarına dikkati çekti.  Bayraktar, yeni mahsul rekoltesinin 700 bin ton olacağını yönünde tahminlerinin bulunduğunu dile getirerek, "Bilişim çağında olduğumuz bir dönemde, dünyanın bir ucundaki kapı numarasının bile görüldüğü bir dönemde rekolte ile oynayarak piyasayı etkilemeye çalışmak doğru değil. Doğru bilgi vermek lazım. Bizim kanaatimiz bu sene fındık 700 bin ton civarında olur. Bir miktar da geçebilir." değerlendirmesinde bulundu.

FİSKOBİRLİK YİNE TALİP
Türkiye'de fındık stokunun bulunmaması sebebiyle 700 bin tonluk rekoltenin yüksek gibi görülemeyeceğini ifade eden Bayraktar, Avrupa'da fındık üretimi yapan ülkelerde de rekoltelerin istenilen düzeylerde olmadığını vurguladı.  FİSKOBİRLİK Yönetim Kurulu Başkanı Bayraktar, devletin müdahale alımı yapması durumunda bu işlemi birlik üzerinden gerçekleştirmesini istediklerini belirterek, "Bu işi yapabilecek en uygun kurumuz. 70-80 yıllık bir geçmiş tecrübemiz var. Bu işe talibiz." ifadelerini kullandı.
 
 
 
16.7.2019
Devamı

Karpuzlar Tarlada Kaldı

Adana'daki tarlalarda karpuzun kilosu 10 kuruşa düştü. Maliyetini kurtaramayan üretici hasat yapamadı.
Sözcü'den Deniz Ayhan'ın haberine göre, CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, karpuzun tarlada kaldığını ve üreticinin hasat yapmadığını açıkladı. Adana'da tarlaları dolaşan Barut, “Karpuz tarlada kilogramı 10 kuruşa kadar düştüğü için ne yazık ki üreticiler, karpuzu hasat etmeden tarlayı terk edip, traktörlerle tarlalarını sürüyor. Tarlada kilosu 10 kuruş ama büyükşehirlerdeki marketlerde 1 liranın üzerinde satılıyor. Üretici zarar ederken tüketiciler ise yüksek fiyattan karpuz almak zorunda kalıyor” dedi.
Tarımda planlı üretime geçilmesi, üretim ve üreticinin mutlaka desteklenmesi gerektiğini ifade eden Barut, “Hem üreticinin hem tüketicinin mutlu olacağı ve birlikte kazanacağı bir sistem için, tarımsal faaliyetlerin ve çiftçilerin mutlak suretle desteklenmesi gerekiyor” dedi ve şunları söyledi:

“Yurt dışındaki üretilen ürünlere ve diğer ülkelerin çiftçilerine değil, kendi çiftçimize ve tarımımıza destek verilmeli. Çok acıdır ki, sıcağın altında yüksek girdilerle üretilen karpuz maalesef tarlada kaldı, hasat dahi yapılmadı. Tarımsal üretimin ve çiftçilerin desteklenmesini isterken, ulusal bir tarım politikası belirlenmesini, tarımsal üretim planı yapılmasını, mağduriyeti önleyecek adımlar atılmalı.”
 
16.7.2019
Devamı

Dergimiz hakkında en güncel bilgilere sahip olmak için lütfen e-Bülten listemize kaydolun

KURUMSAL

10 yılı aşkın süredir Türk tarımının ve Türk çiftçisinin sesi olan dergimiz, yayın hayatına başladığı günden beri Türk Tarım sektörünün öncüsü olmuştur. 

“Türk Tarımının Sesi” sloganıyla yola çıkan Anadolu İzlenimleri, 81 ilden on binlerce okuyucusuna ulaşarak, çiftçinin sorunlarına eğilmiş ve gündemi belirleyen bir pozisyonda yer almıştır.
Dergimiz, Atatürk’ün “Kılıç ve saban, bu iki fatihten birincisi, ikincisine daima mağlup olmuştur.” sözünü kendine