Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Türkiye İğde İthal Ediyor!

Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından iğde ithalatına yönelik bir eylem planı hazırlanarak köylüye gelir kapısı açılacak.
 
Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Orman köylülerine gelir sağlaması için hazırlanacak olan iğdeye yönelik eylem planının hazırlanması ilgili talimatlar vererek bunun geç kalmış bir plan olması nedeniylede planın hızlandırılmasını istedi.
 
Orman köylüleri için iğdeden farklı olarak şu ana kadar 35 değişik eylem planı hazırlanarak hayata geçirildi. İğde ile ilgili yapılacak 36’ıncı planın da köylülerin yararına olması bekleniyor.
 
Bu plan kapsamında ormanlık alanlara iğde ağaçlarının dikilmesi öngörülüyor.
 
Türkiye İstatistik Kurumu verilere göre hali hazırda Türkiye’de 343 bin iğde ağacı bulunuyor. 2016 yılında Türkiye genelinde 4 bin 520 ton iğde üretimi gerçekleşti ve buna rağmen iğde ihtiyacı ithalat yoluyla sağlanmaktadır.
 
İğdenin Faydaları nelerdir?

- öksürüğe iyi gelir
- vücut direncini artırır
- bağırsağa faydalıdır
- idrar sorunlarını düzenler
- mide bulantısını ve kusmayı önler
- ağzı temizler
- soğuk algınlığına iyi gelir
- grip önleyicidir
- cinselliği artırır
- egzamayı giderir
- böbrekleri çalıştırır

İğde Nasıl Tüketilmelidir?

İğde ağacı meyvesinin yenilebileceği gibi çiçekleri suda haşlanarak çayı yapılabilir. Hoş kokusu ile bahçeleri süsleyen iğde çiçeği koklanırsa zihni açar. iğde çiçeği ve iğde yaprağı kaynatılarak suyu içilebilir. İğde meyvesi taze olarak yada kompostosu yapılarak tüketilir. İğde meyvesi fazla yenildiğinde kabızlık yapar.
 
 

Kırmızı Kantaron Her Derde Deva!

10 ile 50 cm aralığında değişiklik gösteren otsu bir bitki olan, kırmızı kantaron otu çiçekleri kırmızı ve 4-5 parçalı, yaprakları sapsız ve yumurta şeklindedir.

Ülkemizde çeşitli isimlerle anılan kırmızı kantaron otu; kanotu, koyunkıran, mayasılotu, kepirotu, binbirdelikotu ve yaraotu diye de bilinir.

Kırmızı kantaron, balçıklı ve kireçli toprakları seven, kumlu topraklarda ve bataklıklarda da yetişebilen bir bitkidir.

Dünyada yetiştiği bölgeler genellikle Avrupa ve Türkiye’dir. Ancak anavatanı Orta Asya, Afrika, Kuzey Amerika ve Avrupa’dır.

Kırmızı kantaronun öne çıkan özelliği çiçeklerinin güneşin doğması ile açması, güneşin batımı ile kapanmasıdır. Bu çiçekleri toplu halde bulmak zordur. Sadece bataklıklarda toplu olarak yetişirler. Keskin acı bir tadı ve baharlı bir kokusu vardır.

Orta çağda kırmızı kantaronun şeytanı kovduğuna inanılırdı. Yüzyıllar öncesinde göz ve yara tedavilerinde, adet söktürücü, peklik giderici, mide ekşimelerinde, kan yapıcı ve güçlendirici olarak kullanılmıştır.

Kırmızı kantaronun çiçekli bitkilerinden ve kökünden yararlanılır. Kantaron bitkisi kurutulduktan sonra kaynamış suda 10 dakika demlenerek çayı yapılır. Amerika ve Avrupa’nın birçok ülkesinde ise çay yerine bu bitkinin çiçek, yaprak ve saplarından elde edilen kapsül halinde satılan çeşidi de bulunmaktadır. 



Kırmızı kantaronun faydaları

Sindirim bozukluğu, mide yanmaları ve ekşimelerinde oldukça yararlıdır ve hazmı kolaylaştırarak iştah açar; ateş düşürücü ve ter yapıcı özelliği de bulunmaktadır.
 
Kansızlık tedavisinde ve karaciğeri güçlendirmede yararlı bir bitkidir; gaz şişkinliklerinin giderilmesine ve inatçı kabızlıklara iyi gelir.
 
Zeytinyağında bir yıl bekletilirse iltihap ve yara iyileştirmede çok etkilidir; hastalık sonrasında iyileştirmeyi hızlandırır ve insanı kuvvetlendirir.
 
Şeker hastalığının iyileştirmesinde de kullanılmaktadır uyku bozukluklarında etkilidir,
 
Kolesterol düşürücü etkisi bulunmaktadır; prostat önleyicidir.
 
Romatizma ağrılarının giderilmesinde faydalıdır, damar sertliği ve akciğer hastalıklarında yararlıdır.
 
Astımda faydalıdır ve balgam söktürücüdür.

Haber: Ali Suzi Doğan