Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

KOCAELİ’DE GIDA VE YEMİN RESMİ KONTROLLERİ

Kocaeli, Karadeniz ve Marmara Denizine olan kıyıları ile ticaret , kültür ve turizm açısından önem taşıyan 2018 yılı verilerine göre 1.906.391  nüfusa sahip  12 ilçesi olan bir ilimizdir. 37 limanı bulunmakta olup bunun 8 adetin de gıda ve yemin ithalat ve ihracatı gerçekleşmektedir. Kara ,demir,  deniz ve hava yolu ulaşımları ile Türkiye’nin önemli bir geçiş noktasıdır. 16 adet  Organize Sanayi Bölgesi  ve  4 adet  Teknoparkı ile ülke Sanayinin başkenti konumundadır. Bünyesinde 1.389  adet gıda üretim işyeri, 13.895 adet gıda maddesi satış ve toplu tüketim  yeri olmak üzere toplam 15.284  adet işletme faaliyet göstermektedir.

Gıda ve Yemin Resmi Kontrolleri
Gıda ve yemin güvenliğinin sağlanmasından sorumlu kuruluş Tarım ve Orman Bakanlığıdır (TOB). Bu kapsamda yurt içinde üretilen, yurt dışından gelen ve gerektiğinde yurt dışına giden gıda, gıda ile temas eden malzemeler ve yemlik maddeler   resmi kontrollere tabi tutulurlar. Bu kontroller; hammaddenin üretildiği hayvan, onun yediği yem, tarladaki bitki ve onun tohumunu da   içerecek şekilde son tüketiciye ulaşana kadar tüm aşamaları kapsar. Güvenli gıda ve yemi piyasaya  arz etmek  işletmecisinin görevidir. Bu işletmelerin denetimi, tüketicinin ve halk sağlığının korunmasına yönelik tedbirlerin alınması da TOB’nın sorumluluğundadır. TOB, öncelikle gıdalar  ve yemler ile  bunlara ait  zincire uygulanacak işlemlerle ilgili usulleri belirlemek üzere yönetmelik, tebliğ gibi düzenlemeler yapar. Daha sonrasında, bu düzenlemelerde saptanan kurallar doğrultusunda resmi kontrolleri gerçekleştirir.

Bu kapsamda yapılan resmi kontroller;
• İşletmelerin kontrol görevlileri tarafından yerinde kontrolü,
• Gerektiğinde üretilen ürün ve hammaddelerden numune alınması ve analizi,
• Gıda işletmecisi tarafından analiz sonuçlarına itiraz edilmesi durumunda kontrol sırasında alınan ikinci (şahit) numunenin yeniden analiz edilmesi,
 • Gerektiğinde ceza verilmesi, işletmenin kapatılması, uygunsuz ürünlere el konulması ve/ veya imhasını, içeren bir dizi işlemden oluşmaktadır.
Resmi kontroller risk esasına dayanılarak yapılmakta üretilen ürünün türü ve/veya işletmenin şartları dikkate alınarak belli aralıklarla yürütülmektedir. Risk esasına dayalı kontroller; kabaca, riskli ürünlerin veya denetim geçmişinde uygunsuz sonuçların yoğun olduğu işletmelerin daha sık denetimi anlamına gelmektedir.
Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürlüğü olarak, il genelinde, Ziraat Mühendisi, Gıda Mühendisi, Veterinerlerden oluşan 67 Gıda Kontrolörü ile 2018 yılı içerisinde 15.284  işletmede risk durumları da göz önüne alınarak  21.817 denetim gerçekleştirilmiştir.Bu denetimler 12 ilçesi olan ilimizde  yetkilendirilmiş olan ilçe 12 ilçe  Müdürlükleri  tarafından yapılmıştır.
Yurt dışından gelen (ithal) gıda ve yemlik maddelerde yurt içinde uygulanan aynı kurallar uygulanmak kaydı ile gümrüklerde yine TOB tarafından resmi kontroller yürütülmektedir. 2018 yılında bu kapsamda 80 ülkeden 184 gıda ve yem grubuna ait toplam 17.982 adet ithalat işlemi  gerekli kontrolleri sağlanarak yurt içine girişleri sağlanmıştır.
2018 yılında  gıda ve yemle ilgili 7.427 adet ihracat işleminin kontrol işlemleri yapılmıştır.
Yurt dışına gönderilen (ihraç edilen) ancak çeşitli sebeplerle yeniden ülkeye dönen gıda ve yemler ise aynı yurt dışından gelen ürünler için uygulanan kurallara göre resmi kontrolden geçirilerek uygun olması halinde yurda  yeniden girmesine izin verilmektedir. Bu üç alanda da aynı kuralların uygulanması yurt içinde üretilen, ithal edilen veya ihraç edilip geri gelen ürünlerin eşit gıda güvenliği şartlarını taşımasını sağlamaktadır.

Gıdalarda Şikâyet Mekanizması
TOB tarafından yürütülen rutin kontrollerin yanı sıra şüphe ve şikâyet üzerine de resmi kontroller gerçekleştirilmektedir. Tüketicilerin sorun yaşadıkları ürünlerle ilgili ALO 174 vasıtası ile bildirimde bulunarak şikâyet etmesi kontrol sistemini harekete geçirmektedir. Bu durumda, belirtilen gıda işletmesi yerinde  denetlenmekte , özellikle belirtilen ve sorun yaşanan parti numarasını taşıyan üründen numune alınarak resmi laboratuvarlarda kontrol edilmekte ve sonuca göre işlem yapılmaktadır.
Burada önemli olan tüketicinin doğru bilgileri şikayetinde dile getirmesidir. İşletmenin adı, ürünün adı ve ambalaj üzerindeki parti numarası şikâyette belirtilmelidir. Bu bilgiler etkin bir kontrol yapılması için önemli ipuçlarıdır. Tarım ve Orman İl Müdürlükleri veya İlçe Müdürlüklerine şikâyete konu ürünün götürülerek analizinin istenmesi doğru bir yöntem değildir. Açılmış ve kontrol görevlisi dışında başka kişilerce alınmış örnekler resmi kontrole tabi tutulamaz. Resmi analizler sadece kontrol görevlisi tarafından alınmış, mühürlenmiş ve laboratuvara gönderilmiş ürünler üzerinde yapılır. Bu nedenle şikâyet edilen ürünün ve/veya işletmenin, kontrol görevlileri tarafından yerinde denetlenmesi doğru bir şikâyet ve oto kontrol mekanizmasını sağlayacaktır.

Resmi Kontrollerde Uygulanan Kurallar Tüketiciler üzerine düşen görevler;
 • Özellikle ambalajlı ürünleri tercih ederek, marka, üretici, parti numarası gibi bilgilere gerektiğinde ulaşabilir olmalıyız.
• Açıkta satılan ürün alırken de yine zorunlu etiket bilgileri istenmelidir.
• Bu bilgiler gıda ile ilgili sorun yaşamamız halinde bize lazım olacaktır.
 
Resmi Kontrollerde Cezalar
 TOB yaptığı resmi kontrollerin sonucuna göre uygunsuz üretimler için 5996 sayılı Kanun kapsamında;
 • Para cezası uygulamakta,
• Gerektiğinde işletme eksiklerini giderene kadar faaliyetten men edilmekte,
 • İşletmeci tarafından ürünleri piyasadan toplatılmakta,
 • Ürünlere veya hammaddelere el konulmakta,
• Ürünlerin mülkiyeti kamuya geçirilmekte,
• Gerektiğinde ürünler imha edilmekte,
• Bazı durumlarda savcılığa suç duyurusunda bulunulmasını sağlamaktadır.
2018 yılında Kocaeli il genelinde çeşitli sebeplerden dolayı 5996 sayılı kanuna aykırı hareket eden işletmelere 322 adet İdari Para cezası uygulanmıştır. İdari para cezalarının  çoğunlukla; hijyen kurallarına aykırılık, kodekse aykırılık, son kullanma tarihi dolmuş olan ürün tespiti nedeniyle olduğu görülmektedir.
Ayrıca TOB yaptığı resmi kontroller neticesinde tüketiciyi aldatacak şeklinde üretim yapan gıda maddesinde taklit ve tağşiş yapan işletmeleri tespit etmekte ve diğer uygulanan cezaların yanı sıra bunları ifşa etmektedir. Taklit ve tağşiş ;tüketicinin aslında alması gereken üründen farklı bir ürünün kendisine satılmasına neden olmaktadır. Bu nedenle tüketicinin korunması için bu tür ürünleri ürettiği tespit edilen gıda işletmeleri ve ürünleri Tarım ve Orman Bakanlığı kendi resmi web sitesinden 30 gün boyunca duyurmaktadır. Ayrıca bunlar çeşitli gazetelerde de haber olarak yer almaktadır. Bu açıklanan işletmeler ve ürünlerinin takip edilmesi tüketicilerin tercihlerini belirlerken önemli bir bilgi kaynağıdır.

Sonuç olarak ;
Biz tüketicilerin kendi sağlığını ve çevresindekilerin sağlığını korumak için öncelikle;
• Ambalajlı ve etiketli ürünleri tercih etmesi,
• Ambalaj üzerinde işletmenin kayıt veya onay numarasının bulunması,
• Açıkta satılan dökme ürünlerde zorunlu etiket bilgilerinin (ürün adı, son kullanma tarihi, menşei ülke, üretim yeri) mutlaka istenmesi bu bölümde bahsedilen resmi kontrol sistemi içerisinde denetlenen ürünlere ulaşmamızın garantisi olacaktır.
Açıkta etiket bilgisi olmadan satılan ve/veya kayıt/onay numarası olmayan işletmelerde üretilen ürünler merdiven altı dediğimiz, resmi kontrol mekanizması içine girmemiş TOB tarafından kayıt veya onay verilmemiş işletmelerdir. Bunların ürettiği ürünlerden uzak durulması kişilerin sağlığı için kısa ve uzun vadeli olarak çok önemlidir. Unutulmamalıdır ki birçok hastalık gıda kaynaklı olabilmektedir.

Halide SANCAR
Kocaeli Gıda Yem Şube Müdürü

Başkan Erdoğan "Hayvancılıkta yem, tarla bitkilerinde gübre konusunda yaşanan sıkıntıları biliyoruz"

Türkiye’nin en büyük Çiftçi ailesi Milletin evinde
Başkan Erdoğan’dan Tarıma Yönelik işte satır başları

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Hayvancılıkta yem, tarla bitkilerinde gübre konusunda yaşanan sıkıntıları biliyoruz. Her iki üründe de dışa bağımlılık söz konusudur. Türkiye, bu konularda ithalatçı değil ihracatçı olmalıdır. Millî Tarım Projemizin hedeflerinden biri de budur.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Hiç kimsenin, ne üreticimizin alın terine ne de tüketicimizin ekmeğine göz dikmesine izin vermeyeceğiz. Tarım sektöründeki spekülatörleri, sınırlarımıza dayanan teröristler gibi, bir millî güvenlik sorunu olarak görüyor ve ona göre muamele ediyoruz.”

“Tarım ve hayvancılığın ülkemiz bakımından taşıdığı önemi çok iyi bilen bir yönetimiz. Çiftçilerimize bugüne kadar yaptığımız 126,8 milyar liralık destek ödemesi, bunun en somut ifadesidir.”
 

Süt Üreticisi Feryatta

Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Başkanı Tevfik Keskin   “süt çıkmaza girdi üretici zararına üretiyor yemin çuvalı 95 TL oldu. Artık dayanacak gücümüz kalmadığını kaydetti.
Aylardır konseyden çıkacak karara bakan süt üreticileri konseyde 1,70 kuruşluk zam’ıda net alamıyor. Edinilen bilgiye göre  bazı bölgelerde soğutulmuş süt 1,50 kuruşa kadar alındığı ifade ediliyor.
Başkan Keskin şunları kaydetti. “Dövizin hat safhaya geldiği ülkemizde girdi maliyetleri artık iki katını da geçti. Yemin çuvalı 95 TL oldu. Üretici iflas eşiğinde. Hayvancılık yapan herkes iflas noktasına geldi. Süt üreticimiz çok zor durumdadır. Acilen önlem alınmalıdır. Aksi takdirde 2019 yılına damızlık materyal kalmayacağı gibi süt üreten bir ineğimizde olmayacak” dedi.
Besici Zor Durumda
Hammadde ihtiyacının ithalatla karşılanması nedeniyle yem fiyatları yükselişini sürdürüyor. Çok zor durumda olan ve önünü göremeyen büyük ve küçükbaş hayvancılık sektörünün önünün açılması için, önü açık et ve kasaplık hayvan ithalatının durdurulması ile yem maliyetlerinin düşürülmesi için gerekli tedbirlerin alınması artık kaçınılmaz.
Yem ve kepeğe gelen zamlar nedeniyle besiciler zor günler yaşıyor. Ülkemizin elverişli coğrafyası ile önemli hayvancılık merkezlerinde bile besiciler, ekonomideki gidişat ve döviz kurlarındaki artış nedeniyle zor durumda. Yem ve kepek fiyatlarına ardı ardına yapılan zamlar besicilerin adeta belini büktü. Artan bakım masrafları altında ezilen besiciler, sahip oldukları hayvanlara alım gücünün eskiye oranla düşmesi sonucu alıcı da bulamıyor.
Zamlar Hayvan Alım Satımlarına Doğrudan Yansıdı
Zamların hayvan alım satımlarına doğrudan yansıdığını söyleyen üreticiler, “Akşam evimizde yediğimiz yemeğin içindeki salça bile 3 liradan 10 liraya çıkmış ise pazarın durumunu artık yetkililer düşünsün” dedi.

 
 
 

TÜDKİYEB'ten Küçükbaş Kurbanlık Fiyatları ile İlgili Açıklama

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, canlı küçükbaş hayvanın kilogram fiyatının piyasada ortalama 20 liradan işlem gördüğünü belirterek, "Ülkemizin pek çok yerinde küçükbaş kurbanlık hayvan fiyatlarının geçen yıla göre bir miktar artacağını tahmin ediyoruz. Çünkü karma yem ve kaba yem maliyetleri yüzde 20 düzeyinde arttı, enflasyonla birlikte diğer masraflarda da artışlar gerçekleşti." dedi.
TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat ÇELİK, her yıl olduğu gibi bu yıl da kurban bayramı için piyasaya sürülecek kurbanlık küçükbaş hayvanların yeterli sayıda hatta fazlasıyla bulunduğunu belirterek, kurban kesecek vatandaşlarımızın hem sağlık hem de ekonomik açıdan küçükbaş hayvanları tercih etmelerinin kendi menfaatlerine olacağını söyledi. ÇELİK, kurbanlık alışverişinde hem satıcıların hem de alıcıların memnun olacağı bir bayram olması temennilerinde bulunarak büyük zorluklarla ve özellikle artan yem masrafları ve enflasyon rakamlarına rağmen kurbanlıklarını satmaya çalışan yetiştiricilerin değerinde ve mağdur olmayacak fiyatlarda hayvanlarına alıcı bulmalarını arzu ettiklerini ifade etti. 
Genel Başkan Nihat ÇELİK, Merkez Birliği ve 80 ilde faaliyet gösteren Birlikler olarak her ne olursa olsun ülkemiz yetiştiricilerinin mağdur olmamaları açısından gerek canlı hayvan ithalatı ve gerekse et ithalatını hiçbir zaman tasvip etmediklerini belirterek tüm vatandaşlarımıza yetecek kadar küçükbaş hayvan varlığı olduğunu, geçen yıl Kurban Bayramı'nda Türkiye genelinde toplam 2.5 milyon civarında küçükbaş hayvan kurban edildiğini ve bu bayramda da ihtiyacı fazlasıyla karşılayacak düzeyde hayvan varlığı bulunduğunu ifade etti.
Genel Başkan ÇELİK, kurban bayramının önemine vurgu yaparak Allah’a yaklaşmak anlamına gelen kurbanın, Hazreti İbrahim’den bu yana maddi güce sahip Müslümanların her yıl yerine getirdikleri kutsal bir davranış ve toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışmaya vesile olduğuna işaret etti. ÇELİK, ayrıca kurban bayramının simgesinin koç olduğuna vurgu yaparak geçmişten bugüne gelinen süreçte insanlarımızın genelde küçükbaş hayvan kestiklerini büyükbaşa oranla ülkemizde her yıl 3 katı kadar küçükbaş hayvan kurban edildiğini sözlerine ekledi.
Genel Başkan ÇELİK, küçükbaş kurban fiyatları ile ilgili olarak da ‘’ Ülkemizin pek çok yerinde küçükbaş kurbanlık hayvan fiyatlarının geçen yıla göre bir miktar artacağını tahmin ediyoruz. Çünkü karma yem ve kaba yem maliyetleri % 20 düzeyinde artış göstermiş ve enflasyon ile birlikte diğer masraflarda da artışlar gerçekleşmiştir. Ancak şunu söylemeliyim ki bu artışlardan dolayı kurbanlık fiyatlarında olabilecek artışın sorumlusu yetiştiricilerimiz değildir. Kamuoyunun durumu böyle bilmeleri ve yetiştiricilerimizin emeklerinin karşılığını alacak fiyatların gerçekleşmesi yönünde anlayışlı olmalarını bekliyoruz. Her ne surette olursa olsun küçükbaş hayvan kesiminin vatandaşlarımızın kesesini fazlaca zorlamayacağını söyleyebiliriz.’’ dedi.
Sağlığın paradan çok daha önemli olduğuna da dikkat çeken ÇELİK, günümüzde yaşanan sağlık sorunlarıyla birlikte insan kayıplarının fazlaca yaşandığı bir zamanda meraya ve doğal ortamda otlatmaya dayalı olarak yapılan küçükbaş hayvancılığın insanlarımız için doğal beslenmenin ilk adresi olduğunu ve bu yönüyle de küçükbaş hayvan tercihinin yerinde olacağını ifade etti.
Genel Başkan ÇELİK, küçükbaş hayvanlar arasında özellikle damızlık anaç dişilerin erken kesime gitmesinden yana olmadıklarının altını çizerek, sektörün sürdürülebilirliği açısından kurban pazarlarında dişi hayvan satılmasının kesinlikle önüne geçilmesi ayrıca damızlık değerini yitirmiş hayvanların pazarlara sevkinde zorluk çıkarılmaması gerektiğini bildirdi.
Geçen yıl olduğu gibi bu yılda kurbanlık hayvanlarını satamayan ve elde kalan hayvanların Et ve Süt Kurumunca değerinden satın alınmasını isteyen ÇELİK, bu konuda Tarım ve Orman Bakanlığından yetiştiricilerin mağdur olmaması adına destek beklediklerini ifade etti.
Belediyelerin kurbanlık hayvanlar için ücretsiz pazar yeri tahsis etmesi gerektiğini vurgulayan ÇELİK, buralarda satış yapacak kişilerin sosyal ihtiyaçlarını karşılamak üzere banyo ve barınak gibi tedbirlerin alınmasının da kurban hizmetlerini kolaylaştıracağını söyleyerek ‘’ Bazı illerimizde kurban satış yerleri yetersiz, olanların çoğu da düzenli değil. Hayvanlar için padok ve  sundurma yok. Ayrıca Belediyeler yer kirası olarak yüksek bedeller istiyor. Kurban yeri kirası, çadır maliyeti, yem gibi giderler yetiştiricinin masrafını artırmakta, bu da kurban fiyatını artırması yanında yetiştiricinin hayvanını değerinde satamamasına sebep olmaktadır. Yani yetiştiriciler yaptıkları masrafı satışlardan karşılayamadıkları için bu konuda mağduriyet yaşamaktadır. Biz alıcıların memnuniyeti yanında yetiştiricilerimizin de hak ettiği değeri almalarından yanayız. Onca emeğin karşılığı mağduriyet olmamalıdır.’’ dedi.
Genel Başkan ÇELİK, ayrıca kurban satış yerlerinin çok iyi bir şekilde denetlenmesi gerektiğini, özellikle satış yerlerine hastalıklı hayvan girmemesi yönünde yetkilileri daha titiz olmaya davet ederek kurban kesecek vatandaşlardan da kesimden sonra görmeye alıştığımız çirkin görüntülere mahal vermemelerini istedi.
Genel Başkan ÇELİK, açıklamasının sonunda; kurbanlık ihtiyacının her yıl olduğu gibi bu yıl da sorunsuz bir şekilde karşılanacağını, vatandaşların hiç endişe duymadan gönül rahatlığı ile küçükbaş hayvan kesimine yönelmeleri duyurusunda bulunarak ‘’ Bütün vatandaşlarımızın mübarek kurban bayramlarını tebrik ediyor sağlık, sıhhat ve huzur içerisinde nice bayramlara ulaşmayı temenni ediyorum. ’’  ifadelerine yer verdi.  
 

SÜT İFADESİ NEREDEYSE BİZ ORADAYIZ

Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı Tevfik Keskin hem süt fiyatlarını hem de süt fiyatları ile ilgili bazı kişiler tarafından basın yayın organları ve sosyal medya aracılığı ile “ Ulusal Süt Konseyinin toplandığını ve çiğ süt referans fiyatının belirlendiği tarzında asılsız yazılar ve haberlerle ilgili Anadolu İzlenimlerine açıklamada bulundu.

 
Genel Başkan Keskin açıklamasında “31 Ocak 2018 tarih ve 30318 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çiğ Sütün Sözleşmeli Usulde Alım Satımına İlişkin Yönetmelikte geçtiğimiz günlerde yapılan değişikliğe göre;  çiğ süt tavsiye fiyatı ilan edilmeden önce Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesinin görüşünün alınması, ilgili yasal mevzuat kapsamında Ulusal Süt Konseyinin görevleri arasındadır.  Ulusal Süt Konseyi çatısı altında Sektör temsilcilerimizin ( T.C.  Tarım ve Orman Bakanlığı, Et ve Süt Kurumu, Üretici ve Yetiştirici Örgütleri, Süt Sanayicileri ve Üniversitelerin temsilcilerinden oluşan Konsey Sektör Toplantısı) bir araya gelerek ve gerekli istatistik raporlar ve fiyat analizleri yapılarak ve komitenin görüşleri dikkate alınarak sektör paydaşlarıyla birlikte süt referans fiyat belirleme toplantısı yapılacaktır.” dedi.
 
“ Tüm tarafların olmadığı yerde olmayız”
 
Başkan Tevfik Keskin ayrıca “Ulusal Süt Konseyinde üretici örgütlerinin temsilcisi olarak süt fiyatlarının belirlendiği yönündeki bu haberlerin asılsız olduğunu belirtir, tüm tarafların bir arada olmadığı bir görüşmenin içerisinde asla olmayacağımızı belirtmek isteriz.” dedi.  
 
“Süt İfadesi Nerdeyse Biz Ordayız”
 
Süt birliklerimiz ve Merkez Birliğimiz bugün SÜT” ifadesi neredeyse orda olmaya gayret göstermektedir. Merkez Birliğimizin ve üye birliklerimizin Ulusal Süt Konseyi üyeliği ve konsey yönetiminde de yer alıyor olmamız bunun bir göstergesidir. Merkez Birliği olarak üreticilerimizin fiyat istikrarının sağlanabilmesi ve sürdürülebilir hayvancılık yapabilmesi adına her platformda gerekli çalışmalarımızı yapıyor, sorunlar ve çözüm noktasında gerekli görüşmeleri yapıyoruz.
 
“USK Toplantısı Bu Ay İçerisinde Gerçekleşecek”
 
“Üreticilerimizin beklediği çiğ süt referans fiyatının belirleneceği Ulusal Süt Konseyi sektör toplantısının haziran ayı içerisinde yapılması gecikmiş olup bu ay içerisinde toplanması beklenilmektedir.” Dedi.
 
Genel Başkan Tevfik Keskin ayrıca Anadolu İzlenimlerine yaptığı yazılı açıklamada “ Eli nasırlı üreticimiz süt üretebilmenin ötesinde işletmesinin sürdürebilirliği konusunda çok sıkıntılar çekmektedir.  Yemin çuvalı 70 TL geçti. Sivil toplum örgütleri olarak üreticimiz için var gücümüz ile çalışmaktayız. Üretici varsa bizler varız. Birlikler üreticiler için vardır. Bizlerde üreticilerimizden aldığımız güçle diğer hayvancılık sivil toplum örgütleri ile birlikte hareket ederek üreticilerimize daha nasıl iyi nasıl hizmet edebilmenin ötesinde sağlıklı ve ekonomik üretim yapabilmeleri için güç birliği yapıyoruz. Unutulmamalıdır ki örgütsüz bir üretim modeli dünyanın hiç bir yerinde başarılı olmamıştır. Üyesi bulunduğum gerek Ulusal Süt konseyinde gerek Tarım ve Orman Bakanımız Bekir Pakdemirli ile görüşmeler içerisindeyiz. Üreticilerimizin sıkıntılarını dile getirdik.  İnşallah önümüzdeki günlerde hem sütün referans fiyatında bir iyileştirme olacak. Hem de üreticimizin en büyük girdisi olan yem fiyatları ile ilgili ivedilikli bir çözüm bulunmuş olacak. Ayrıca süt referans fiyatının belirlenmesinde birlikte hareket ederek üreticiler adına hizmet veren ve mücadele eden Merkez Birliği başkanlarına ve merkez birliklerine bağlı olan başkanlarımıza ayrıca teşekkür ediyorum.” Dedi.
 
 

Süt Üreticisinin Gözü Komite'de

Süt üreticisinin gözü komitede. Çiğ süte 6 ay önce zam yapılmıştı. 6 aylık zaman diliminde birçok ürüne zam geldi. Yetiştiricinin en çok girdisi olan yem’e ise yüzde yirmi ile yirmi beş arasında zam geldi. Ulusal Süt Konseyi (USK ) ise temmuz ayında yapacağı toplantıda Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi'nden süt fiyatının artırılması hususunda destek bekliyor.
Yetiştirici ise artan girdi maliyetlerinden dem vurmaya devama ediyor. Üretimin devam edebilmesi açısından yem fiyatlarında veya çiğ süt fiyatlarında acilen yetiştirici revizyon bekliyor. Üretim maliyetlerinin istenilen ölçülere düşürülememesi durumunda üreticileri daha da zor günler bekliyor. Çiğ sütte acilen fiyat artımı yapılmalı. Yetiştiricinin en büyük girdisi olan yem fiyatlarının aşağı çekilmesi için de süspanse uygulanmalıdır.
Bunların yapılmaması durumunda üreticinin alın teri damızlık süt hayvanları yaklaşan kurban bayramında kurban olacak.
 
 

Yemde Avrupa Liderliğine 2 adım Kaldı

Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (TÜRKİYEMBİR) tarafından 13’üncüsü düzenlenen Uluslararası Yem Kongresi ve Sergisi Antalya’da gerçekleşti. TÜRKİYEMBİR Başkan Ülkü Karakuş, Türkiye’nin en geç 2 yıl içinde miktar bazında Avrupanın önüne geçeceğini söyledi.
Türkiye’nin kayıtlı yem üretiminin ciddi miktarda yükselerek 22.5 milyon tona çıktığını kaydeden Karakuş, kendi yemini üreten tesislerin yaptığı üretimin kayda geçmediğini, bunun da eklenmesiyle fiili üretim miktarının 25 milyon tonu bulduğunu aktardı. Son 15 yıllık dönemde sektörün yüzde 7-8 ortalama büyüme oranı yakaladığının altını çizen Ülkü Karakuş, bu yıl da aynı oranda büyüme beklediklerini bildirdi ve “TUYEM’i iki yılda bir organize ediyoruz. Önümüzdeki toplantıyı yem üretiminde Avrupa birincisi olarak gerçekleştireceğiz. Yem sektörü Türkiye’nin katma değerine destek sağlayacak ve misyonunu layıkıyla yerine getirecek” diye konuştu.
Yem sektörünün Türkiye’de kaliteli hayvansal protein tüketiminin artırılmasına önemli katkılar sağladığına vurgu yapan Karakuş, Türkiye’nin henüz uzağında durduğu biyoteknolojiyi hayata geçirmesi gerektiğini bildirdi. İnsan, hayvan ve en önemlisi çevre sağlığına sıkıntısı olmayan çeşitler üretmeyi ve bu alandaki yatırımlara ağırlık vermeyi misyon olarak gördüklerine vurgu yapan Karakuş, “Bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Önümüzde Biyogüvenlik Kanunu var, bu alandaki mevzuatımızı Avrupa Birliği’ne uyumlu hale getirmemiz gerekiyor. Gerçekleştiği takdirde tüm sektörler rahatlayacak önüne bakacak” ifadelerini kullandı.
İçinde bulunduğumuz 2018 yılında yem ana hammaddesi fiyatlarının aşırı yükseldiğini, kurdaki hareketliliğin de bunun etkisini artırdığını dile getiren Ülkü Karakuş, bunu mümkün olduğu kadar fiyata yansıtmadıklarını vurguladı. Bu noktada arz eksikliği sebebiyle Türkiye’nin yem hammaddesini ithal etmek zorunda kaldığını ifade eden Ülkü Karakuş, yıllık ithalatın 10 milyon tonu bulduğunu anlattı.
Kırmızı et sektöründe yaşanan sorunlara da değinen Karakuş, damızlık materyal ithalatının olabileceğini ancak kasaplık hayvan ve et ithalatına karşı olduklarını belirtti.


Nick Major: Yem toplumsal sorunun çözümünün bir parçasıdır

Avrupa Yem Üreticileri Federasyonu (FEFAC) Başkanı Nick Major, hayvan beslemesi ve refahı ile yem güvenliği yönetiminin önemine işaret ederken, yem sektörünün toplumsal sorunun çözümünün bir parçası olduğunu vurguladı.
Çiftliklerdeki hijyen noktasında beslenmenin önemli olduğunu kaydeden Major, gıda atıklarının yem hammaddesi olarak kullanılmasının ekonomiye büyük katkı sağlayacağını belirtti.
Durali Koçak: Et dışında hayvansal ürün arzında sorun yok

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Hayvancılık Genel Müdürü Durali Koçak, Türkiye’de kırmızı et dışında hayvansal ürünlerin arzında bir sorun olmadığını, maliyetlerdeki artışa rağmen Türk çiftçisi ve sanayicisinin üretmeye devam ettiğini bildirdi. Durali Koçak, Bakanlığın kırmızı et açığındaki sorunun da giderilmesi konusunda çalışmalarının sürdüğü bilgisini verdi.
Yem sektörünün hammadde ihtiyacını ithalatla karşıladığının altını çizen Koçak, bu konuda fiyat istikrarının oluşması için de çalışmalarının sürdüğünü söyledi.
 
 
 

 
 

Büyütme Yemine Dikkat!

Eskişehir'de büyütme yemlerini yedirdiği 67 kuzusunu ahırda ölü bulduğunu belirten vatandaş jandarma ekiplerine başvurarak şikayette bulundu. 

Edinilen bilgilere göre, olay, Alpu ilçesine bağlı Uyuzhamam Mahallesinde gerçekleşti.

Sabah saatlerinde kuzu büyütme yemlerini hayvanlarına yedirdiğini iddia eden K.A., 67 hayvanını ahırda ölü buldu. Olayın ardından jandarma ekiplerini çağıran K.A. şikayetçi olduğunu belirtti.

Olayla alakalı soruşturma devam ediyor.

16.05.2017
Devamı büyütme yem telef

TİKA’dan Moğolistan’a Yem Desteği

Moğolistan’da yoğun kış şartlarının ve kuraklığın neden olduğu yem bulma sıkıntısına Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı tarafından destek verildi.

Bulgan, Selenge, Hövsgöl ve Töv bölgelerindeki hayvan sahiplerine yem desteğinde bulunan TİKA, özellikle Moğolistan’da hayata geçirdiği tarım ve hayvancılık projelerini arttırarak devam ettiriyor.

Kış mevsiminin yoğun geçmesiyle kuraklık yaşayan Moğolistan’da; Gıda, Tarım ve Hafif Sanayi Bakanlığı tarafından başlatılan yardım ve destek kampanyalarıyla hayvan telefinin en fazla olduğu Bulgan, Selenge, Hövsgöl ve Töv bölgelerindeki hayvan sahiplerine TİKA tarafından 170 ton saman balyası ve yem yardımı yapıldı.

Bulgan, Selenge, Hövsgöl ve Töv bölgelerindeki ihtiyaç sahibi hayvan üreticilerine Yem ve saman yardımının teslimi törenle gerçekleştirildi. Törene, Türkiye’nin Ulanbator Büyükelçisi M. Ahmet Yazal, TİKA Ulanbator Koordinatörü Veysel Çiftci, Gıda, Tarım ve Hafif Sanayi Bakanlığı yetkilileri ile bölge halkı katıldı.

Ulanbator Büyükelçisi M. Ahmet Yazal, teslim töreninde konuşma yaptı. Moğolistan-Türkiye işbirliğine değinen Yazal, Doğal afet dönemlerinde Türkiye’nin Moğolistan’a, TİKA aracılığıyla yaptığı desteklere değindi. 2010 ve 2016 yıllarında Moğolistan’daki doğal afetler nedeniyle Övörhangay, Zavhan ve Arhangay bölgelerindeki halka TİKA tarafından destekte bulunulduğunu belirtti. Bunu yanı sıra Van’da meydana gelen depremde de Moğolistan halkının Türkiye’nin yanında olduğunun altını çizen Yazal, “Bu karşılıklı insani yardımlar, iki ülke halkını birbirine daha da yakınlaştıracak” dedi.

Yem Fiyatlarında Korkunç Artış!

Dolar kurundaki artışlar ve mevsimsel etkilerden dolayı yem fiyatları son iki ayda yüzde 15 ile yüzde 20 oranında arttı. Standart besi yeminin kilosu 80 kuruştan 92 kuruşa çıkarken, protein ağırlıklı yemlerdeki artış ise yüzde 20'leri buldu.

Yeme gelen zamlardan sonra bir çuval süt yeminin bayi satışı 47 liradan 54 liraya, besi yeminin çuvalı ise 44 liradan 50 liraya çıktı.

Yeme gelen zammın yarısının dolar kurunun artışından yarısının da mevsimsel etkilerden kaynaklandığı kaydediliyor. Döviz kurlarında artışın devam etmesi durumunda yem fiyatlarındaki artışında devam edeceği kaydediliyor.

Artan yem fiyatları üreticinin maliyetlerini artırırken, bu konuda hükümetten destek bekliyorlar.

22.01.2017
Devamı yem zam