Hatay’ın Amik Ovası’nda tarım arazilerinde yaşanan su baskını kalıcı bir soruna dönüşüyor. Kış aylarında etkili olan yağışların ardından su altında kalan binlerce dönüm arazi, aradan yaklaşık 9 ay geçmesine rağmen yeniden tarıma açılamadı. Çiftçiler, arazilerde üretim yapmak bir yana, tarlalarına ulaşmakta dahi zorlanırken, bir dönem ekim yapılan alanlar artık ördekler ve göçmen kuşların yaşam alanına dönüşmüş durumda.
Amik Ovası’nda özellikle 2026’nın ilk aylarında etkili olan sağanak yağışlar, dere yataklarının taşmasına ve tarım arazilerinin suyla kaplanmasına neden oldu. Antakya’nın Aşağıoba Mahallesi’nde taşkın nedeniyle bazı evler de zarar görürken, tarım arazilerindeki suyun uzun süre çekilmemesi üreticiyi yeni bir sezonla karşı karşıya bıraktı.
Meteorolojik verilere göre Hatay, 2025 yılını son 65 yılın en kurak yılı olarak tamamlamıştı. Ancak 2026’nın Ocak ve Şubat aylarında etkili olan yoğun yağışlar, özellikle ova genelinde su baskınlarını beraberinde getirdi.
Binlerce dönüm arazi üretim dışında kaldı
Hayvancılık ve çiftçilikle geçimini sağlayan Mustafa Kaplan, su baskınının ardından yaklaşık 4 bin dönüm tarım arazisinin halen su altında olduğunu belirtti. Kaplan’a göre kış aylarında yaşanan taşkınlar geçmiş yıllarda mevsim sonunda sona ererken, bu kez sular yaz boyunca çekilmedi.
Arazilerin uzun süre su altında kalmasının ekim faaliyetlerini de durma noktasına getirdiğini belirten Kaplan, hem yazlık hem de kışlık ürünlerin ekilemediğini söyledi.
Kaplan, yaşanan durumu şöyle anlattı:
“Ne yazık ki bu su yüzünden yazın da ürünümüzü ekemedik, kışın da ürünümüzü ekemedik. Önümüzdeki kış da bu su nedeniyle ürünümüzü ekemeyeceğiz.”
Kaplan, normal şartlarda yaz aylarında çekilmesi gereken suların bu yıl kalmaya devam ettiğini belirterek, tarım arazilerinin zaman içerisinde farklı canlıların yaşam alanına dönüştüğünü ifade etti.
“Normalde yaz aylarında sular çekilirdi ama bu yaz hiç çekilmedi. Bu kış da çekilmeyecek gibi görünüyor. Artık burası kaplumbağaların ve kuşların yaşam alanına dönüştü. Kendi tarım arazilerimizde artık işlem yapamaz hale geldik.”
Yaklaşık 4 bin dönüm arazinin uzun süredir su altında olduğunu aktaran Kaplan, yağışların arttığı kış aylarında su altında kalan tarım alanlarının 10 bin ila 15 bin dönüme kadar çıkabildiğini söyledi.
Geçen yıl ekim yapılan tarlalarda bu yıl kuşlar var
Bölgedeki değişim, üreticilerin günlük yaşamına da yansıyor. Çiftçiler, geçen yıl bu dönemde ekim yaptıkları arazilerin bu yıl su ve kamışlarla kaplandığını belirtiyor.
Çiftçi Celal Deveci de geçen yıl ekim yaptığı arazinin bugün göçmen kuşların ve ördeklerin bulunduğu bir alana dönüştüğünü söyledi.
Deveci, Amik Ovası’nın geçmişteki yapısına dikkat çekerek bölgenin eskiden Amik Gölü ve sazlık alanlardan oluştuğunu, daha sonra tarım arazilerine dönüştürüldüğünü anlattı.
“Burası eskiden Amik Gölü’ydü ve buralar eskiden sazlıktı. Araziye dönüştükten sonra herkes küçük tarlalarla geçimini sağlıyordu. Şimdi bu sular geldikten sonra milletin hayatını olumsuz etkiledi ve tarlalarını kullanamıyorlar.”
Suyun yerleşim alanlarına kadar ulaştığını belirten Deveci, bölgede oluşturulan setlerin sorunu çözmekte yetersiz kaldığını ve kanalların zamanında temizlenmemesinin de taşkınların etkisini artırdığını ifade etti.
Geçen yıl aynı dönemde tarlalarda üretim yaptığını söyleyen Deveci, bugün ortaya çıkan tabloyu ise şu sözlerle anlattı:
“Geçen sene bu zamanlarda ben burada ekim yapıyordum. Herkes tarlalarını ekiyordu, ben de gelip ekim yapıyordum. Şu anda ise sular var, ördekler var. Bakıyorsunuz, her tarafı kamış kaplamış.”
Çiftçinin talebi: Kanallar temizlensin, su tahliye edilsin
Amik Ovası’nda üreticiler, su baskınının yalnızca bir sezonluk sorun olmaktan çıkıp tarımsal üretimi uzun vadede tehdit eden bir probleme dönüştüğünü belirtiyor. Çiftçiler, bölgedeki kanalların temizlenmesini, biriken suyun tahliye edilmesini ve benzer taşkınların yeniden yaşanmaması için kalıcı bir çözüm oluşturulmasını istiyor.
Geçmişte mevsimsel olarak yaşanan su baskınlarının ardından yeniden ekime açılan arazilerin, bu kez aylar boyunca su altında kalması üreticilerin üretim planlarını da sekteye uğratıyor. Amik Ovası’nda bir yanda kuraklığın etkileri konuşulurken, diğer yanda tarım arazilerinin uzun süre su altında kalması çiftçinin karşı karşıya olduğu çelişkili tabloyu ortaya koyuyor.




