Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, iklim değişikliğiyle mücadelede doğanın korunmasının hayati önem taşıdığına dikkat çekti. Yarsan, çevrenin korunmasının yalnızca ekolojik değil, ekonomik, sosyal ve halk sağlığı açısından da stratejik bir gereklilik olduğunu vurguladı.

Birleşmiş Milletler tarafından 1972 yılında İsveç’in Stockholm kentinde düzenlenen Çevre Konferansı’nın ardından her yıl 5 Haziran’da kutlanan Dünya Çevre Günü, bu yıl “Doğadan İlham Al. İklim için. Geleceğimiz için” temasıyla gerçekleştiriliyor. 2026 yılı Dünya Çevre Günü etkinliklerine ise Azerbaycan ev sahipliği yaparken, kutlamaların merkezi Bakü olacak.
Dünya Çevre Günü kapsamında değerlendirmelerde bulunan Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan, dünyanın iklim değişikliği, biyolojik çeşitlilik kaybı ve çevre kirliliğinden oluşan üçlü çevresel krizle karşı karşıya bulunduğunu belirtti.
“DOĞA ÇÖZÜMÜN ÖNEMLİ BİR PARÇASI”
Tema kapsamında doğanın yalnızca korunması gereken bir değer değil, aynı zamanda iklim krizinin çözümünde önemli bir unsur olarak görülmesi gerektiğini ifade eden Yarsan, sağlıklı ekosistemlerin karbonun tutulması, biyolojik çeşitliliğin korunması ve iklim değişikliğinin etkilerine karşı dayanıklılığın artırılmasında kritik rol üstlendiğini söyledi.
Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) yaklaşımına da değinen Yarsan, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için yalnızca teknolojik çözümlerin yeterli olmayacağını, doğanın korunması, onarılması ve sürdürülebilir kullanımının zorunlu olduğunu kaydetti.
ÇEVRE KİRLİLİĞİ TÜM CANLILARI ETKİLİYOR
Çevrenin; insanların ve diğer canlıların yaşamlarını sürdürdükleri fiziksel, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortam olduğunu belirten Yarsan, çevre kirliliğinin ise çevrenin doğal yapısının fiziksel, kimyasal ve biyolojik etkenlerle bozulması anlamına geldiğini ifade etti.
1970’li yıllardan itibaren çevre sorunlarının insanlığın en büyük ortak sorunlarından biri haline geldiğini dile getiren Yarsan, hava, su ve toprak kirliliğinin birbirleriyle bağlantılı süreçler olduğunu belirtti.
Doğal kaynakların aşırı ve dengesiz kullanımının çevre tahribatını artırdığını vurgulayan Yarsan, çevreye yayılan kimyasal maddelerin hava, su ve canlı organizmalar aracılığıyla tüm biyosfere taşındığını, besin zincirinde birikerek insan ve hayvan sağlığı üzerinde toksik, mutajenik ve kanserojen etkiler oluşturabildiğini söyledi.
“DOĞAL EKOSİSTEMLER YAŞAMIN TEMEL GÜVENCESİ”
Doğal ekosistemlerin atmosferden karbonu uzaklaştırdığını, su kaynaklarını koruduğunu, toprak verimliliğini artırdığını ve hava kalitesini iyileştirdiğini belirten Yarsan, biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi ve gıda güvenliğinin sağlanmasında da ekosistemlerin önemli görevler üstlendiğini ifade etti.
Yarsan, “Bu nedenle doğanın korunması yalnızca çevresel bir konu değil; ekonomik, sosyal ve halk sağlığı açısından da stratejik bir gerekliliktir” değerlendirmesinde bulundu.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HAYVANCILIĞI DA ETKİLİYOR
İklim değişikliğinin hayvan sağlığı, hayvansal üretim ve gıda güvenliği üzerinde giderek daha fazla etkili olduğunu belirten Yarsan, artan sıcaklıklar ve aşırı hava olaylarının hayvanlarda ısı stresine, verim kayıplarına, yeni enfeksiyon hastalıklarının yayılmasına ve vektör kaynaklı hastalıkların artmasına neden olduğunu kaydetti.
Su ve yem kaynaklarındaki azalışın da sektörü olumsuz etkilediğine dikkat çeken Yarsan, sürdürülebilir hayvancılık uygulamalarının, mera yönetiminin, biyolojik çeşitliliğin korunmasının ve atıkların çevre dostu yöntemlerle yönetilmesinin önem taşıdığını vurguladı.
BİREYSEL ADIMLARIN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKTİ
Dünya Çevre Günü kapsamında bireylerin ve kurumların ağaçlandırma çalışmalarına katılabileceğini, atık oluşumunu azaltabileceğini, enerji ve su tasarrufuna yönelebileceğini belirten Yarsan, geri dönüşüm uygulamalarının yaygınlaştırılması ve sürdürülebilir üretim-tüketim alışkanlıklarının benimsenmesi gerektiğini ifade etti.
İklim dostu ulaşım ve enerji çözümlerinin tercih edilmesinin önemine işaret eden Yarsan, küçük görünen bireysel adımların küresel ölçekte önemli sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Ender Yarsan, açıklamasını, “Çevreyi korumak yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkını korumaktır. Doğadan ilham alarak atılacak her adım, daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir geleceğe yapılan yatırımdır” sözleriyle tamamladı.





