Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

14 Şeker Fabrikasının Özelleştirmesine Tepkiler Çığ Gibi Büyüyor

Özelleştirme İdaresi Başkanlığından yapılan açıklamaya göre "Türkşeker'in 14 fabrikasının özelleştirilmesi için ihale süreci başlatılmıştır”dedi. Aynı zamanda  Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, şeker fabrikalarının  özelleştirilmesinde ihale süreçlerinin şeffaf şekilde yürütüleceği ve kamuoyuna  açık sonuçlandırılacağını da duyurdu. Özelleştirme idaresi Başkanlığının bu duyuruya hem siyasisilerden hemde üreticilerden tepkiler yağıyor.
 
Başkanlık, Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ'ye (Türkşeker) ait bazı  fabrikaların özelleştirilmesine yönelik yazılı açıklamada bulundu. Açıklamada, Türkşeker'in, özelleştirmeye hazırlanmak amacıyla  2000  yılında özelleştirme kapsamına, 2008'de ise özelleştirme programına alındığı  anımsatıldı.
Özelleştirme Yüksek Kurulunun belirlediği strateji çerçevesinde  özelleştirme hazırlık çalışmalarının tamamlandığı ve bazı fabrikalar için ihale  ilanı aşamasına gelindiği ifade edilen açıklamada, bu kapsamda Afyonkarahisar,  Alpullu, Bor, Burdur, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Muş, Turhal ve Yozgat olmak üzere 14 fabrikanın özelleştirilmesi için  ihale sürecinin başlatıldığına yer verildi.
Açıklamada, bu süreçte özelleştirme yapılırken söz konusu fabrikalarda  çalışanların ve pancar ekimi yapan çiftçilerin korunması, fabrikalarda üretimin  devamlılığının temel ilke olarak ele alındığı ve bu konularda ihale belgelerinde  önemli düzenlemeler yapıldığı vurgulandı.
Özelleşecek Fabrikalarda Çalışanlara tanınan imkanlar ise şöyle
Edinilen bilgiye göre çalışanların haklarının korunmasına yönelik olarak, özelleşecek fabrikalarda çalışan memurlara diledikleri takdirde Türkşeker’e ait diğer  fabrikalarda çalışma, tüm özlük hakları korunarak diğer kamu kurum ve  kuruluşlarına nakil olma, özelleştirilen fabrikalarda yeni yatırımcılar ile  çalışabilme gibi imkanlar sunulduğu belirtildi. Ayrıca daimi ve  geçici işçilere ise emeklilik hakkını henüz elde etmeyenler açısından Türkşeker'in diğer  fabrikalarında çalışma, ilgili mevzuat çerçevesinde diğer kamu kurum ve  kuruluşlarında yılda 12 ay çalışma, özelleştirilen fabrikalarda çalışmaya devam  etmek isteyenlere Türkşeker tarafından tüm yasal hakları ödendikten sonra alıcı  ile çalışmaya devam edebilme daha sonraki dönemde emeklilik hakkını kazanmadan  önce kamuya geçmek istemeleri halinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam  edilme gibi olanaklar tanındığı ifade edildi.
Mevcut durumda Türkşeker’e pancar temin eden çiftçilerin mevcut  kotaları kapsamında pancar üretmeye devam edeceğine değinilen açıklamada,  alıcılara mevcut çiftçilerle asgari beş kampanya dönemi boyunca pancar üretim  sözleşmelerini devam ettirme zorunluluğu getirildiğine dikkati çekildi.  Açıklamada, bu düzenlemeyle mevcut tüm çiftçilere pancar üretim sözleşmelerini  devam ettirme imkanı sağlanacağı vurgulandı.
 Fabrikalarda üretim devamlılığı ve zorunluluğu getirildiği belirtilen  açıklamada, şunlar kaydedildi:
"Özelleştirme modeli çerçevesinde temel hedeflerden birisi de  fabrikaların pancardan şeker üretimi faaliyete devam etmelerinin sağlanmasıdır.  Bu amacı gerçekleştirmek üzere yatırımcıların üretim faaliyetlerini devam  ettirmeleri yönünde şartlar öngörülmüştür.
Şeker üretimi ile doğrudan ilişkisi bulunmayan arsa ve araziler ihale  dışında tutulmuştur. Şeker fabrikalarının üretim faaliyetleri için gerekli  olmayan taşınmazları ihale kapsamı dışında tutulmaktadır.
İhale süreçleri tamamen her aşamasında kamuoyunu bilgilendirilerek  şeffaf bir şekilde yürütülecek ve nihai aşamada özelleştirme ihaleleri tüm teklif  verenlerin katılımı ile kamuoyuna açık bir şekilde sonuçlandırılacaktır.
Şeker fabrikalarının özelleştirme ihalelerine katılımın arttırılması  ve rekabetin tesis edilebilmesi amacıyla yerel yatırımcılar, kooperatifler ve  diğer paydaşların tek tek veya bir araya gelerek teklif verebilmelerini teminen  ihaleye katılım için geçici teminatların düşük seviyede tutulması da dahil olmak  üzere ihale belgelerinde bu çerçevede kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılmıştır."
Cumhuriyet tarihinin ilk fabrikalarını bünyesinde barındıran Türkiye Şeker Fabrikalarına ait 14 fabrikanın özelleştirmesi hem siyasilerden hem üreticilerden tepkileri üstüne çekti. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi ve Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer şeker fabrikalarının özelleştirilmesi için ihale sürecinin başlatılmasını sert bir üslupla eleştirdi. Özelleştirmedeki amacın, şekerpancarı üretimini sonlandırarak, sağlığa zararlı olan nişasta bazlı şeker ithalatının önünü açmak olduğunu söyleyen Ömer Fethi Gürer, “Türkiye’ye geçmiş olsun. 2008 yılından beri özelleştirme kapsamında olan fabrikalara düzenli bakım yapılmadı, modernize edilmedi, çoğu fabrika satılsa da sözde çalıştırılacak. 2019 seçim süreci dikkate alınıp 5 yıl durum idare edilecek, sonrası bu fabrikalar kapanacak, pazar nişasta bazlı şekere teslim edilecek, gidiş bu yönde” dedi.
Türkiye Şeker Kurumu’nun kapatılmasıyla birlikte, sürecin bu noktaya geleceğinin önceden görüldüğünü belirten CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türk Şeker Fabrikaları A.Ş’ye (Türkşeker) ait, aralarında Bor Şeker Fabrikası’nın da bulunduğu 14 şeker fabrikasının özelleştirilerek satılması için ihale sürecinin başlatılmasına tepki gösterdi. 
Hükümetin, Afyonkarahisar, Alpullu, Bor, Burdur, Çorum, Elbistan, Erzincan, Erzurum, Ilgın, Kastamonu, Kırşehir, Muş, Turhal ve Yozgat olmak üzere 14 fabrikanın satışı için resmen düğmene bastığını belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bu fabrikaların özelleştirilmesinin ardından yaşanabilecek olumsuzlukları değerlendirdi. Ömer Fethi Gürer, şeker fabrikalarının özelleştirilmesiyle birlikte, şekerpancarı üreticilerinin, fabrika çalışanlarının ve hatta bir bütün olarak tüm vatandaşların, bu durumdan olumsuz etkileneceğini söyledi. Çiftçi, işçi, esnaf, şoför yaygın bir kesim bu süreçte mağdur olacak diyen Gürer, “Tütünden sonra pancar da sona doğru götürülüyor” diye konuştu.
Fabrikaların özelleştirilmesiyle birlikte, şekerpancarı üretiminin durma noktasına geleceğini belirten CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Bugün on binlerce şekerpancarı üreticisi, fabrikaların özelleştirilerek satışının ardından büyük sorunlar yaşayacak. Kota sorunu nedeniyle zaten sıkıntılı bir sürecin içinde olan şekerpancarı üreticileri, fabrikaların özelleştirilmesiyle birlikte belki de üretimi durdurmak zorunda kalacak” şeklinde konuştu.
Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun belirlediği strateji çerçevesinde özelleştirme hazırlık çalışmaları tamamlanan 14 şeker fabrikasının satışının gerçekleşmesinin ardından, bu fabrikalarda memur, işçi, geçici işçi, taşeron işçi olarak çalışanların durumunun da netlik kazanmadığını belirten Ömer Fethi Gürer, “Çalışanlara yeni yatırımcılarla çalışma imkânı verileceği belirtiliyor. Ya da özelleştirme kapsamında olmayan şeker fabrikalarında çalışabilecekleri ifade ediliyor. Görünen o ki, şeker fabrikası çalışanlarını da sıkıntılı bir süreç bekliyor” açıklamasını yaptı.
Şekerpancarının stratejik bir ürün olduğuna değinen Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, fabrikaların özelleştirilmesiyle oluşacak en önemli sorunlardan birinin ise şekerpancarı üretiminin sonlandırılması ve nişasta bazlı şeker ithalatının önünün açılması olacağını vurguladı. Ömer Fethi Gürer, “Bilindiği gibi nişasta bazlı şeker ve bu tür şeker takviyesiyle üretilen ürünler, sağlık açısından ciddi tehdit oluşturmaktadır. Türkiye’ye şimdiden geçmiş olsun” dedi. TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu üyesi Niğde Millet Vekili Ömer Fethi Gürer, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin, şekerpancarı üreticileri, çiftçiler ve tüm vatandaşları olumsuz etkileyeceğini ifade ederek, “Ülkemizin değerleri, özelleştirme kapsamında bir bir satılıyor ve yok oluyor. Üretim açısından onbinlerce çiftçinin, emek açısından binlerce çalışanın ve sağlık açısından tüm vatandaşların olumsuz etkileneceği biline biline, hangi amaç uğruna bu satış gerçekleştiriliyor? AKP hükümeti 15 yıldır uyguladığı yanlış politikalarla, tarım ve hayvancılığı bitirme noktasına getirdi. İşsizlik hat safhaya ulaştı. Özelleştirme adı altında, ülkemizin tüm değerleri bir bir yok oldu” şeklinde konuştu.
 
 
 
 
 
 
 

Erzincan DSYB Kadın Yetiştiricileri Biliçlendiriyor

Erzincan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yaşar Faruk GÜNAY  Erzincan’da kadın üreticilere yönelik “Hayvancılık Sektörünü Kayıt Altına Alıyoruz.” Projesini Anadolu İzlenimlerinde değerlendirdi. Başkan GÜNAY; “ Yıllardır birliğimizin yürüttüğü her bir proje ayrı bir öneme sahiptir bizler için yani proje destekleri olmazsa olmazdır. Hangi resmi kurum olursa olsun aldığımız finansal destek ile birliğimiz bu güne gelmiş, basamak basamak gelir seviyesini artırarak 49 çalışanı ile hizmetine devam etmektedir.” Dedi. Başkan GÜNAY projenin içeriği konusunda  ise şu sözlere yer verdi. “Sizinde bildiğiniz gibi Kadınlarımız önce annedir. Sonrasında  hepsi birer emekçidir ve sonrasında yaşam alanlarımızın her yerinde bir kadın vardır. Kadın elinin değdiği her yerde masumiyet ve samimiyet vardır. Bizlerde bu düşüncelerle birlik olarak yetiştiricilik yapan cefakar ve vefekar eli öpülesi  yetiştirici kadınlarımızı  “HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜ KAYIT ALTINA  ALIYORUZ” projesinde eğitimler verdik. Bu projede amacımız Kayıtlı İstihdamın Teşviki Hibe Programı kapsamında yürütülen projelerde kayıt dışı istihdam ile mücadelede yerel çözümlerin üretilmesi, sosyal diyaloğun kuvvetlendirilmesi, kayıtlı istihdamı destekleyecek nitelikte mesleki eğitimler ile sosyal güvenlik kültürü oluşturulması ve kayıtlı istihdam alanında bilinç artırımı hedeflenmiştir.” Dedi.
 
Sayın başkan projenin çalışmalarından bahsedermisiniz?
 
Öncelikle birliğimizin bu çalışmasının ulusal mecralarda duyurmanızdan dolayı sizlere teşekkür ediyorum.  Yıllardır birliğimizin yürüttüğü her bir proje ayrı bir öneme sahiptir bizler için yani proje destekleri olmazsa olmazdır. Hangi resmi kurum olursa olsun aldığımız finansal destek ile birliğimiz bu güne gelmiş, basamak basamak gelir seviyesini artırarak 49 çalışanı ile hizmetine devam etmektedir. 2014 yılı içerisinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı AB Mali Yardımlar Dairesi Başkanlığı Kayıtlı İstihdamın Teşviki II Hibe Programı kapsamında sunmuş olduğumuz “Hayvancılık Sektörünü Kayıt Altına Alıyoruz”  projesi onaylandı. 2016 Mayıs ayı içerisinde ise sözleşme imzaladık.  Bu projeki amacımız kayıtlı İstihdamın Teşviki Hibe Programı kapsamında yürütülen projelerde kayıt dışı istihdam ile mücadelede yerel çözümlerin üretilmesi, sosyal diyaloğun kuvvetlendirilmesi, kayıtlı istihdamı destekleyecek nitelikte mesleki eğitimler ile sosyal güvenlik kültürü oluşturulması ve kayıtlı istihdam alanında bilinç artırımını hedeflemiştik.
 
Sayın Başkan proje içeriğinde başka neler vardır?
 
Proje kapsamında birlik personeline 3 gün süren  ISO 9001 eğitimleri  verildi. Eğitiminin temel hedefi birliğimizin faaliyetlerine katma değer kazandırmaktır. Birliğimizin çalışanları, kalite standardartlarının hizmet sektörlerinde nasıl uygulandığını, kendi birliklerinde neler yapmaları gerektiğini bu eğitimle daha iyi anladılar. Birlikler için önem arz eden bir durum daha var ki buda üye sadakati sağlamanın ve yeni üyeler çekmenin en iyi yolunu öğrenerek birliğimizin kurumsal kapasitesini artırmaya yönelik bu bu eğitimler  çok faydalı olmuştur. Ayrıca birliğimize üye 100 kadına Süt Sığırı Yetiştiriciliği Eğitimi, İş Sağlığı ve Güvenliği ve girişimcilik eğitimleri de verilmiştir.
Sayın Günay bu eğitimler nasıl verildi?
Erzincan Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği olarak Halk Eğitim Merkezi ile yapılan protokol çerçevesinde başlatılan Süt Sığırı Yetiştiriciliği kursu açtık. Bu kursda 100 kişiye verilecek eğitimler, alınan müracaatlara göre gruplandırılarak Yaylabaşı, Çağlayan, Akyazı Beldelerinde ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl müdürlüğü toplantı salonunda birliğimiz Veteriner hekimleri tarafından gerçekleştirdik. Kursumuz 20 gün sürdü. Bunun yanı sıra kadınların hayvancılıkta  mevcut verimlerini üst düzeylere çıkarılması, değişik metot ve yöntemleri görebilmeleri adına Erzincan’da örnek bir çiftlik olan Gökbay Süt Ürünleri Hayv. Tarım ve Gıda Ltd. Şti. ziyaret edilerek  uygulamalı eğitimler verdik. İşletme sorumlusu kadın girişimci Gökay Karadoğan hayvancılık sektöründe yaşamış oldukları deneyimlerini üretici kadınlar ile paylaşmıştır. Yapılan program tam manası ile uygulanarak katılımcıların faydalanabileceği bilgi kapasitesine erişilmesi sağlanmıştır. Ayrıca birliğimizin kullandığı binanın alt katında gerekli tadilatlar yapılarak 84 kişilik Mesleki Eğitim Merkezi  salonu oluşturduk.  Bu eğitim salonumuz için gerekli tüm ekipmanlar son sistem ile donatılmıştır. 100 kadın İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerini ve Girişimcilik Eğitimlerini Mesleki Eğitim merkezimizde almışlardır. Alınan bu eğitimler sonucunda üreticilerimiz ürünlerinin daha hijyenik, daha güvenli ve daha kaliteli olmasına azami özen göstereceklerdir. Kendi işlerini bilinçli bir şekilde sürdüreceklerdir. İş hayatında kadınlarımız etkin bir şekilde yer alacaklardır. Bu da hem bütün üyelerimizin hem de yerel kamuoyunun beğenisini ve takdirini kazanacaktır. Projemiz sonrasında üyelerimize çeşitli eğitimler, seminerler Mesleki Eğitim Merkezimizde verilmeye devam etmektedir. 
Sayın başkan kadın yetiştiricilere yönelik başka neler yapmaktasınız?
Sizinde bildiğiniz gibi Kadınlarımız önce annedir. Sonrasında  hepsi birer emekçidir ve sonrasında yaşam alanlarımızın her yerinde bir kadın vardır. Kadın elinin değdiği her yerde masumiyet ve samimiyet vardır. Bizlerde bu düşüncelerle birlik olarak yetiştiricilik yapan cefakar ve vefekar eli öpülesi  yetiştirici kadınlarımız için yurtiçi yurt dışı teknik geziler düzenlendik. Bu gezilerimizi Sütaş (Aksaray ve Bursa seyahati) teknik gezisi 2 grup halinde (17-21 Eylül) ve (24-28 Eylül) tarihleri arasında gerçekleştirdik. Sütaşın eğitim merkezinde toplamda 28 kadın eğitim aldı.
Ayrıca Yurtdışı teknik gezi için katılmak isteyen kadınlar arasından kura çekilerek belirlenen 8 kadının pasaport ve vize işlemleri başlatıldı. Vize sonuçlarına göre vizesi çıkan 2 kadın ve birliğimiz personellerinden 2 kişi ile yurtdışı seyahati gerçekleştirdik. Hollanda’da Özgazi Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şerif Aktürk ile yapılan görüşmeler neticesinde işletmeye misafir oldular.  Yaklaşık 20 yıllık işletme olan Özgazi peynir işleme tesisi Erzincanlı kadın yetiştiricilerimiz misafir oldular.  
Sayın başkan seminerleri kimlerle yürütüyorsunuz?
Seminer faaliyetlerimizi Erzincan Üniversitesi Meslek Yüksek Okulundan Öğretim üyeleri Doç. Dr. Murat ÇETİN ile Yrd. Doç Dr. Enver SÜMER ve Erzincan SGK İl Md. Nail Van katılımları  ile düzenlenmiştir. Kayıt dışı çalışma ve Girişimcilik konularında seminerlerimiz Erzincan’ın Kemah, Refahiye, Çayırlı, Tercan ve Üzümlü ilçelerinde 23,24 ve 26 Eylül tarihlerinde gerçekleştirildi.
Projemizin son ayağı olan Konferans ise Erzincan SGK İl Md. Nail Van, Erzincan Belediyesi Toplantı Salonunda Atatürk üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Armağan HAYIRLI, Doç. Dr. Mehmet CENGİZ ve Erzincan Üniversitesi Meslek Yüksek Okulundan Öğretim üyeleri Doç. Dr. Murat ÇETİN katılımı ile 29 Eylül tarihinde gerçekleştirdik. SGK il müdürü tarafından Kayıtdışı İstihdamın Türleri, Nedenleri ve Olumsuz Sonuçları, kayıtlı İstihdamın Faydaları hakkında bilgi verilerek proje kapsamında 15 kadının Tarım Sigortalarının birliğimiz tarafından 1 yıl süresince yatırıldığına değinilmiştir. Bu uygulamanın örnek teşkil ettiği Tarım ve Hayvancılık sektöründe sigortalı çalışan kadınların sayısının artması gerektiğine vurgu yapılmıştır.
Sayın başkan son bir mesajınızı almak gerekirse neler söyleye bilirisiniz?
Hayvancılık sektörüne her alanda sahip çıkmalıyız. Bizler üretiyoruz Ürettiğimizinde karşılığını almamız gerekir.Yetiştiriciye devletimizin sahip çıkması gereklidir. Hayvan hastalıkları ile mücadele konularında eğitimler verilmelidir. Buzağı ölümlerinin önüne ancak böyle geçebiliriz. Kaldıki bildiğiniz gibi şuan ithal hayvan getiriyoruz. Gerekli koşulların iç piyasada sağlanması ile birlikte bizim üreticimize destek verilerek biz üretelim, biz kazanalım, gelecek yarınlara umutla bakalım istiyoruz. Yarın çok geç olmadan birlikte el ele hayvancılıkta hep ileriye diyoruz bu sözde değil filiyata geçmesi gerekiyor. Eli nasırlı yetiştiricilerimize de sizin aracılığınız ile bereketli günler diliyorum.