Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

182 Projeye 200 Milyon Hibe

Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli, IPARD-II kırsal kalkınma destekleri 5. Başvuru Çağrısı 2. Grubunda destek almaya hak kazan ve 200 milyon liralık hibe sağlanacak 182 projenin onaylandığını açıkladı.

Bakan Pakdemirli, Bakanlık olarak, kırsalda daha çok yatırım, üreticiye daha çok gelir, istihdama daha çok katkı amacıyla kırsal kalkınma desteklerini yatırımcılarla buluşturmaya devam ettiklerini bildirdi.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) 16 Şubat 2019 tarihinde çıktığı IPARD-II 5. Başvuru çağrı ilanı kapsamında uygun bulunan projelerin 2. Grup sonuçlarının www.tkdk.gov.tr adresinden açıklandığını belirten Pakdemirli, şöyle konuştu:


“Hayvancılık ve işleme-pazarlama sektörlerinde “Proje Değerlendirme ve Seçim Komisyonu” tarafından değerlendirmeleri tamamlanan 182 proje onaylandı ve hibe sözleşmelerinin imzalanma süreci başladı. 

182 projeye toplam 200 milyon TL hibe sağlanacak. Bu hibe sayesinde kırsalda 500 milyon TL’nin üzerinde yatırım yapılması ve 1000 yeni istihdam oluşturulması hedefleniyor.
Onaylanan ve hibe desteği alacak projelerin; 71’i besi çiftliği, 44’ü süt çiftliği, 13’ü broyler, 1’i yumurtacılık, 12’si süt işleme, 5’i kırmızı et işleme, 1’i su ürünleri işleme, 35’i de meyve ve sebze soğuk hava deposu yatırımını kapsıyor.”

Pakdemirli, IPARD-II 5.Başvuru Çağrı Döneminde onaylanacak diğer projelerin de önümüzdeki aylarda kamuoyuna açıklanmaya devam edeceğini söyledi.  
Türkiye’nin, IPARD Kırsal kalkınma uygulamalarında Avrupa Birliğine aday ülkeler içinde en başarılı ülke olduğunu kaydeden Pakdemirli, 2011 yılında uygulaması başlayan IPARD programı kapsamında ülkemizdeki küçük ve orta ölçekli tarım ve hayvancılık işletmelerinin modernizasyonu, teknoloji seviyelerinin iyileştirilmesi ve AB standartlarına ulaştırılmasının hedeflendiğini dile getirdi.

KIRSALDA 8 YILDA 10 MİLYAR TL YATIRIMLA, 60 BİN İSTİHDAM OLUŞTURULDU
Pakdemirli, 42 ilde uygulanan IPARD Programı kapsamında, 16 sektördeki yatırımlara sektöre göre değişmekle birlikte 125 bin Avro ila 3 milyon Avro arasındaki bölümüne yüzde 40 ila yüzde 70 arasında hibe sağlandığını belirterek, “TKDK tarafından yürütülen etkin çalışmalar neticesinde son 8 yılda kırsalda 7 bini kadın ve gençlere ait olmak üzere 14 binden fazla projeye 4 milyar Lira hibe sağlandı. Bu hibe sayesinde kırsalda 10 milyar Liralık yatırım yapıldı ve 60 bin yeni istihdam oluşturuldu.” dedi.
Pakdemirli, “yerinde üretim, yerinde işleme ve yerinde kalkınma anlayışıyla” kırsaldaki dinamizmi daha çok enerjiye, daha çok üretime çevirmek için çalışmaya devam edeceklerini de sözlerine ekledi. 
 
 

IPARD'da 5. Çağrı Lansman Toplantısı Gerçekleşti

TKDK tarafından IPARD II 5. başvuru çağrı proje lansman tanıtım programı Erzurum Ticaret Borsasında düzenlenen törenle gerçekleştirildi.
Erzurum Ticaret Borsası ev sahipliğinde, Tarım ve Kırsal kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Erzurum il Koordinatörlüğü'nün çalışmaları, Erzurum Ticaret Borsası'nın destekleri ile hazırlanan IPARD II 5.Başvuru Çağrısı Tanıtım Programı düzenlenen program çerçevesinde gerçekleştirildi.
Tanıtım toplantısına; Erzurum Valisi Okay Memiş, TKDK İl Koordinatörü Dr. Atilla Özlü, Erzurum Ticaret Borsası Yönetim kurulu Başkanı Hakan Oral, Tarım ve Orman İl Müdürü Osman Akar, Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Merkezi Müdürü Şerafettin Çakal, Ticaret İl Müdürü Muhammed Güneş Ziraat Bankası Bölge Yönetici Eroğlu Er, Ziraat Bankası Erzurum Şubesi Müdürü Ümmet Bilmez, Erzurum Ticaret Borsası Meclis Başkanı Yavuz Güney, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Muammer Aydın ile Yönetim Kurulu ve Meclis Üyelerimiz, Kamu Kurum Kuruluşları ile Sivil Toplum Kuruluşlarının temsilcileri ve üreticiler ile çiftçiler katıldı.
Vali Memiş: "Tarım ve Hayvancılık uzmanlarımız, çiftçilerimize devlet kaynaklarından yararlanma konusunda destek olmalı"
Saygı duruşu ve istiklal marşının okunması ile başlayan proje tanıtım programının açılışında bir konuşma gerçekleştiren Erzurum Valisi Okay Memiş, yaptığı konuşmada Tarım ve hayvancılığın önündeki engelleri devletimizin destekleri ile aşmaya devam ettiklerini vurgulayarak, "Yaklaşık 5 aydır Erzurum Valisi olarak görev yapmaktayım. Görev yaptığım süre zarfında, devlet kaynaklarımızı çarçur etmeden, tarım ve hayvancılık odaklı çalışmayı kendimize görev edindik. Sayın Cumhurbaşkanımızın özel bir önem verdiği Erzurum'da şimdiye kadar yaklaşık 30 Milyon TL'lik bir kaynağı tarım ve hayvancılık yapan çiftçilerimizin kullanımı için Tarım il Müdürlüğümüzü görevlendirdik. Bizler sizlere hizmet için buradayız. Çiftçilerimizin her daim Tarım İl Müdürlüklerimiz ile irtibatlı olmalarını istiyoruz. Çünkü desteklerden ve hibe programlarından ziyadesi ile faydalanmalarını istiyoruz. Bu konuda da tarım ve hayvancılık uzmanlarımıza büyük görev düşüyor. Uzmanlarımız çiftçilerimize kılavuz olmak zorunda. Yani Devlet kaynaklarından nasıl yararlanacakları konusunda kendilerine yol göstermelerini istiyorum." dedi.
Başkan Oral: "Süt sektöründe yaşanan problemlerin ortadan kaldırılması demek, et sektöründeki sorunların ortadan kalkması demektir"
Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Oral, tarım ve hayvancılığın önündeki engellerin destek ve hibelerle aşılabileceğine vurgu yaparak sözlerine şöyle devam etti. "Bildiğiniz üzere Erzurum İli Tarım ve Hayvancılık yönünden Türkiye'nin önde gelen illeri arasındadır. Erzurum ilinde hayvancılıkla uğraşan ve ürün işleyen üreticilerimizin mevcut koşullarının iyileştirilmesi gerekmektedir. IPARD proje hazırlama aşaması, üreticilerimiz ve yatırımcılarımız açısından süreci zorlaştıran önemli bir faktördür. Tarım ve Orman Bakanlığı ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğimizin imzaladığı IPARD Projesi hazırlama işbirliği protokolü kapsamında Erzurum Ticaret Borsası olarak, üreticimizden ve yatırımcımızdan ücret talep etmeksizin danışmanlık hizmeti sunmaya başlıyoruz. Tüm yatırımcılarımızı da davet ediyoruz. Erzurum Ticaret Borsası olarak yürütücülüğünü yapmış olduğumuz "Erzurum İli Süt Sektörü Soğuk Zincir Kurulumu Projesi" kapsamında, bütçemiz 4.618.500,00 TL olup, Erzurum İlinde süt sektöründe yaşanan en önemli sorun olan kaliteli çiğ süt elde edilmemesi hususunun ortadan kaldırılmasını hedeflemekteyiz. Süt sektöründe yaşanan problemlerin ortadan kaldırılması demek, et sektöründeki sorunların ortadan kalkması demektir. Dolayısıyla tüm tarım sektörünün direk ve endirekt desteklemiş olmanın haklı gururunu hep birlikte yaşamış olacağız. Yine tarım ve hayvancılığa dayalı olan, üreticilerimizi yakından ilgilendiren ve kalite standardının sürdürülebilirliği açısından (süt ve süt ürünleri; et ve et ürünleri; bal gibi hayvansal ürünler ile tarımsal ürünler) gerekli bütün analizlerin yapılması amacıyla geliştirilen, Romanya Ticaret Odası ile ortak yürütülen (Euro Chambers) tarafından bütçelendirilen 150.000,00 Euro'luk modernizasyon projemiz devam etmektedir. Yine Borsamız tarafından Borsa Kompleksi Projemizin 1. etap bütçesi 10.000.000,00 TL olup, ajansa başvurusu yapılmıştır. Bu projemizle üreticilerimizin tarımsal ürünlerinin gerçek piyasa fiyatı ve uygun satış zamanının sağlanabilmesi amacıyla depolama hizmeti verilecektir. Projenin 2. etabı ise, Lisanslı Depoculuğa geçiş sürecidir. Erzurum İlindeki ziraatçimizin ve üreticimizin devletimiz tarafından verilen Lisanslı Depoculuk teşviklerinden yararlanmaları sağlanacaktır. Kadın çiftçilerimizin kalkınmalarını hedeflediğimiz Erzurum İlinde solucan gübresi üretiminin yaygınlaştırılması amacıyla sunmuş olduğumuz projemizin bütçesi 655.500,00 TL olup, Atatürk Üniversitesi ile ortaklaşa gerçekleştirilecektir. Geri dönüşüm kapsamı taşıyan projemizde, Atatürk Üniversitesinde üretim merkezi kurularak, Erzurum'da çiftçimize yaygınlaştırılması hedeflenmektedir. Atatürk Üniversitesi ile ortaklaşa yürüttüğümüz "Erzurum İli'nde Doğru Yem Bitkisi Haritası" Projemiz devam etmektedir. Ayrıca Başvuruda bulunacağımız projelerimiz ise Örnek Köy Et Sektörü, Örnek Köy Süt Sektörü ve Ortak Pazarlama Merkezi Projelerimizdir." şeklinde konuştu.

TKDK Koordinatörü Özlü: "Lokomotif Sektörlerden biri olan hayvancılığı desteklemeye devam ediyoruz."

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) İl Koordinatörü Atilla Özlü ise 2019 yılı çiftçilerimiz için yeni bir fırsat olduğunu vurgulayarak, Erzurum İli'nin lokomotif sektörlerinden biri olan hayvancılığa yönelik yatırımları desteklemeye devam ettiğini belirtti. Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili kuruluşu olan TKDK, 16 Şubat 2019 tarihinde yayınladığı çağrı ilanında 42 ilde yapılacak Tarımsal İşletmelerin ve Tarım ve Balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasıyla ilgili fiziki varlıklara yönelik yatırımlar için 250 milyon avro (1.5 Milyar TL) bir destek bütçesi ayırdığını duyurdu.

Bu çağrı ilanında desteklemelerin IPARD II Programı kapsamında olup hibe oranlarının %40-70 arasında değiştiği ve toplam yatırım süresinin 18 ay ile sınırlı olduğu bildirildi. Söz konusu proje çağrısında hayvancılık (büyükbaş ve küçükbaş, kaz, hindi ve broyler) sektörü için proje başvurularının 8 Nisan 2019 - 17 Mayıs 2019 tarihleri arasında, diğer sektörler için ise 8 Nisan 2019 - 24 Mayıs 2019 tarihleri arasındadır. Her iki yatırım başlığı içinde oldukça ciddi bir destek bütçesinin bulunduğunu ve bu bütçeden ilimiz yatırımcılarının daha fazla yararlanması için bütün yatırımcıları projeleriyle birlikte il koordinatörlüğüne davet ettiğini ifade etti.

Özlü, 5. Başvuru çağrısı için 250 milyon avro'luk bütçenin %68'lik (170 milyon avro) kısmının manda yetiştiriciliği de dahil olmak üzere büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık sektörü kapsamında "süt ve besi" ahır ve ağıllarının yeniden yapımına veya mevcutlarının yenilenmesine, kanatlı et sektörün de "hindi ve kaz" yetiştiriciliği için yeni ve mevcut işletmelerin kurulumuna, "broyler" yetiştiriciliği ve "yumurta tavukçuluğunda" ise kapasite artırımı olmadan aktif ve mevcut işletmelerin modernizasyonuna ayrıldığını belirtti. Ayrıca katma değer oluşturan Tarım ve Balıkçılık ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasına yönelik sektörlere de 80 milyon avro'luk bir bütçenin ayrıldığını ifade etti. Bu kapsamda kırmızı ve kanatlı eti işleme, süt işleme, su ürünleri işleme, meyve-sebze işleme ve paketleme tesislerinin, süt toplama merkezlerinin ve soğuk hava depolarının kurulumunun desteklenecek.

Bu dönemde üretici örgütlerine yönelik önemli bir fırsat sunulduğunu böylece üretici örgütlerinin kendilerinin veya ortağı oldukları tüzel kişiliklerin ahır yapımında ve süt toplama merkezlerinin kurulumunda hibe desteğinden faydalanabileceklerini belirtti. Ayrıca, üretici gruplarının dahil oldukları projelerin hibe destek oranlarının özel ve tüzel kişiliklere oranla daha yüksek olduğunu ifade ederek üretici örgütlerinin böyle bir fırsatı kaçırmamaları gerekmektedir. Tüm yatırımlarda uygulanmak üzere yatırımlara ait uygun harcama tutarları üzerinden KDV muafiyeti uygulanacağını da belirterek böylece yatırımcılar için hibe destek oranlarının daha karlı bir duruma geleceğini vurguladı. Diğer taraftan yine tüm yatırımlar kapsamında mevzuata uygun mevcut ya da kurulacak yeni işletmeler için 300 kW'ye kadar olan yenilenebilir enerji yatırımlarının da destek kapsamında olduğunu söyledi. Bu nedenle projelerinde enerji yatırımı bulundurmak isteyen yatırımcıların Lisanssız Elektrik Yönetmeliğinin 7. Maddesi uyarınca yenilenebilir enerji yatırımı kapsamında "muafiyet belgesi" almak için 25 Mart 2019 tarihine kadar bir dilekçe ile Erzurum İl Koordinatörlüğüne başvurmalarının gerektiğini belirtti.
Ayrıca Koordinatör Özlü hibe ve destek programları için detaylı bilgi almak isteyen tüm yatırımcılarımızın vakit geçirmeden İl Koordinatörlüğümüzle irtibata geçmeleri gerektiğini sözlerine ekledi.
 
 
 

BU YIL TARIMDA MEMNUNİYET SAĞLANACAK MI?

   Geçtiğimiz yıl hemen her sektörde inişli çıkışlı bir sezon geçirdik. Bulunduğumuz coğrafya itibariyle pek çok olaya şahit olduk. Etrafımızdaki savaş çemberi ve onun getirdiği nice sıkıntılar bizleri, hem ekonomik hem de sosyal açıdan zor durumda bıraktı ve hala bırakmaya devam ediyor. Aslında sayamadığımız sorunlarımız ve daha bilemediğimiz bir sürü dert var. Bunlar, Osmanlı'dan beri yaşanan şeyler. Aslında yerimizde başka bir devlet ya da ülke olsaydı, şimdiye çoktan dağılıp gitmişti. Tozla dumana karışmıştı. Ama çok şükür ki, bizler son derece dayanıklı, dirençli, bir o kadar da güçlü durumdayız ve ayaktayız. Böylesi zamanlarda birlik ve beraberlik içinde sıkıntılarımızı çözmeye çalışıyor ve onlardan kurtulmak için elimizden geleni yapıyoruz. Anlayacağınız, bu yıl da aynı şekilde olaylar olacak ve benzer sorunlarla karşılaşacağız. İnşallah tez zamanda bunları atlatır, bu  problemlerden kurtuluruz diye umut etmekten başka çaremiz de yok.

            Şimdi, geçen yılı tarım ve hayvancılık sektörü açısından bir gözden geçirirsek;  ülkemiz, 2018 yılı Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, 1 milyon 160 bin ton et, 21 milyon ton süt, 2.3 milyon ton kanatlı eti, 20.4 milyar adet yumurta üretimi gerçekleştirmiştir. Ayrıca, verilen destekler yönüyle 2018 yılında; 14.5 milyar TL tarımsal destek verilmiş, 16 bin 733 genç çiftçiye 530 milyon TL hibe uygulanmış, 29 ilde 2060 kadın çiftçiye iş imkanı sunulmuş ve yerel yatırımlar yönünden IPARD-II'de 3. çağrıda 2.316 kırsal kalkınma projesi için 1.5 milyar TL yatırıma, 781 milyon lira destek sağlandığı bildirilmiştir. 117 milyon ton bitkisel üretim gerçekleştirilmiş, fındık, kiraz, incir ve kayısı üretiminde dünya birincisi olmuşuz. Ülkemizin sulanabilir arazi varlığı 65.3 milyon dekara ulaşmış, sertifikalı tohum üretiminde firma sayımız 863’e yükselmiş, 1225 ton sertifikalı yem bitkisi tohumu ile145 bin ton sertifikalı hububat tohumu satışı yapılmıştır. Toprak Mahsulleri Ofisi de üreticilerimizden 2.8 milyon ton ürün alıp, 3.2 milyar TL ödeme yapmıştır. Özellikle, balıkçılıkta 2023 hedefleri yakalanarak 1 milyar TL balık ihracatı gerçekleşmiştir. Bu arada sokak hayvanları da unutulmamış, onların korunması adına 61 adet yerel idareye 32 milyon TL destek sağlanmıştır. Tüm bunlar gerçekten hoş ve gerçekten güzel uygulamalar. Bakanlıkça her geçen yıl verilen desteklemeler imkanlar ölçüsünde artırılmaya çalışılıyor. Hem çiftçi, hem yatırımcı, hem de diğer paydaşların takdirini almak için büyük çabalar sarf ediliyor. Ama çıtayı yukarı taşıdıkça, hedefleri büyüttükçe, insanların beklentileri de bir o kadar artıyor. Aslında istediğiniz kadar ve istediğiniz ölçüde hedefinizi yükseltebilirsiniz bu sorun değil. Önemli olan hedefleri tutturabilmek ve insanları da memnun edebilmektir.
 
            İşte, buradan hareketle 2019 yılında da bir çok kişinin aklındaki en önemli sorulardan biri Maliyetler, diğeri de Memnuniyet nasıl sağlanacak? Bu hususta hükümet çok ciddi çabalar sarf edecek ve etmeli de. Maliyetleri sabit tutmak adına hamle üstüne hamleler yapılıyor, bunu biliyoruz. Özellikle, ham madde girişi dövize bağlı olduğu için, bu alanda dövizi belli bir düzeyde tutmak gerekiyor. Bunda da kısmen başarılı oluyor diyebiliriz. Herkesin malumu, dünya ticaretinde kullanılan para birimi Amerikan Doları ve Dolar/TL kuru belli aralıklar içinde sabitlenmeli ki;  mısır, soya fasulyesi, buğday, arpa vs. bağlı olarak hayvanların yem fiyatları coşmasın. Ya da çiftçinin olmazsa olmazlarından ilaç, gübre ve akaryakıt fiyatları makul seviyelerde kalsın. Bazıları "Tarım Bakanlığı mazot-gübre desteği zaten veriyor, bu yetmiyor mu?" diyebilir. Buna verilecek cevap; "Yetmiyor !". Neden? Çünkü, devletin verdiği küçük bir yardım, küçük bir destek. Doyumluk değil, tadımlık yani. Ama öyle de olsa yukarıdaki verilere bakıldığında, hazine adına büyük bir bütçe ve büyük bir yük getiriyor. Amaç, sadece teşvik. Köylü ve çiftçiye sorarsanız yetmediğinden bahsediyor, zaten. Ama ne yaparsın? Gerek devletin gücü, gerekse dünya ticaret kuralları gereği daha fazla vermek de mümkün olmuyor. Burada yeri gelmişken belirteyim. Bakanlık bir ürünü desteklemek için rastgele fiyat belirleyemiyor. O ürünün gerçek maliyeti önce hesaplanıyor. Daha sonra da bunun en fazla yüzde 10'u kadar destek verilebiliyor. Örneğin; buğdayın bir kilogramının üretim maliyeti 800 kuruş olsun. Size maksimum ödenebilecek devlet teşviki 80 kuruşu geçemez. Bunun üstüne çıkılması durumunda, buğday veya buğday mamulleri (un vs) gibi ihraç ürünlerine Dünya Ticaret Örgütü veya ilgili kuruluşlar tarafından "haksız rekabet oluşturacağı" gerekçesiyle engeller veya kısıtlamalar getirilebiliyor. Bu nokta gerçekten çok hassas, gerçekten çok önemli. O yüzden daha fazlasını isterken, birilerini suçlamak yerine, mevcudu iyi bir şekilde bilmeli ve ona göre istekte bulunmalıyız. Evet, çiftçimiz, hayvancımız, üreticimiz zor zamanlardan geçiriyor. Dengeleri sağlamak, onca verilen paraya ve desteğe rağmen ayakta durabilmek oldukça zor. Bunlara bir de afetler (fırtına, kar, yağmur, dolu, don vs) eklenince, yapabilecekleri fazla bir şey de kalmıyor. Dolayısıyla her şeyi devletten beklemeye başlıyor insanlar. Çünkü kendi güçleriyle, kendi emekleri ve sermayeleriyle ayakta durmayı başaramıyorlar bu kardeşlerimiz. Onlara ve devlet yetkililerine bu noktada bir takım önerilerden başka bir şey diyemeyeceğim. O da kendi güç ve sermayelerine göre hareket etmeleri ve ürettiklerini aracısız satabilmelerinin yollarını bulmalıdır, diyorum. Artık hedeflerini büyüterek sadece yurtiçi değil, yurt dışına da kendi ürettiklerini ister bitkisel olsun, ister hayvansal olsun pazarlama kanallarını bulmaları gerekiyor. Hatta canlı hayvan ihraç etmeli. Kendi ürettikleri bal, et, süt, yumurtayı kooperatifler, dernekler, vakıflar her ne var ise bir araya gelerek satmayı sağlamalıdır. Artık kimse tek başına bir şey yapabilecek durumda değil. Devir birlik ve beraberlik devri. Bir kaç kişi bir araya gelerek küçük sermayeli şirketler oluşturmalı, ne yapıp edip ihracat yollarını bulmalıdır. Bu gibi şirket veya KOBİ'lere de verilen devlet destekleri çoğaltılarak teşvik edilmelidir. Yoksa Memnuniyet hayal olacaktır. Hem devlet, hem de halk adına memnuniyet olmalı ki, ülkede sükunet olsun, huzur olsun. Devlet adil olsun, güçlü olsun ki bizler de rahatlık içinde yaşayalım. Bütün çiftçimize ve üreticilerimize 2019 yılının hayırlar ve bol kazançlar getirmesini diliyorum…
 
Dr. Öğr. Üyesi Hakan KEÇECİ
       Bingöl Üniversitesi
 Veteriner İç Hastalıkları ABD   

 
 

50 Hayvancılık Projesine 37 Milyon liralık Destek

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, 50 hayvancılık projesine toplam 37 milyon lira hibe desteği verileceğini belirterek “Bu projeler sayesinde kırsalda yaklaşık 77 milyon liralık yatırım yapılacak.” dedi.
Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı-Kırsal Kalkınma Programı (IPARD II) 3. çağrı ilanı kapsamında 50 hayvancılık projesine toplam 37 milyon lira hibe desteği verileceğini belirterek, “Bu projeler sayesinde kırsalda yaklaşık 77 milyon liralık yatırım yapılacak.” ifadesini kullandı.
Yazılı açıklamasında Pakdemirli, TKDK IPARD-II 3. çağrı ilanı kapsamında bugün 6. grupta yer alan 50 hayvancılık projesini onaylayarak hibe sözleşmelerinin imzalanma sürecini başlattıklarını bildirdi.
50 hayvancılık projesine toplam 37 milyon lira hibe desteği verileceğini belirten Pakdemirli, şunları söyledi:
“Bu projeler sayesinde kırsalda yaklaşık 77 milyon liralık yatırım yapılacak. 6. grupta yer alan bu projelerle birlikte IPARD-II 3. çağrı kapsamında desteklenecek tüm projeleri açıkladık. Böylece toplamda onaylanan 2 bin 316 projeye 781 milyon lira hibe sağladık. Bu hibelerle birlikte kırsalda yaklaşık 1,5 milyar lira tutarında yatırım gerçekleştirilmiş olacak.”
 Bu tesislerde 7 binin üzerinde yeni istihdam oluşmasını beklediklerini ifade eden Pakdemirli, TKDK üzerinden kırsal kalkınma projelerini desteklemeye devam edeceklerini vurguladı.
 

TZOB ve GTHB İş Protokolü İmzalandı

 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) arasında, kırsal kalkınma projelerinin ücretsiz hazırlanmasına ilişkin iş birliği protokolü imzalandı.
TZOB Genel Merkezi'ndeki imza törenine Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Hakan Kalender ve Bakanlık yetkilileri katıldı.
Bakan Fakıbaba, törende yaptığı konuşmada, iş birliği protokolü sayesinde, Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Aracı (IPARD) hibelerinin daha etkin kullanılacağını ve geliri az olan küçük işletmelerin projelerinin ücretsiz hazırlanmasının amaçlandığını söyledi.
Şubat ve mart aylarında 5 üretici birliğiyle protokol imzaladıklarını ifade eden Fakıbaba, protokol kapsamında proje hazırlama konusunda ziraat odalarına ve üretici örgütlerine TKDK'nin eğitim vereceğini belirtti.
Fakıbaba, proje hazırlama aşamasında yatırımcıya önemli alternatif sunduklarını dile getirerek, "İlk aşamada hiçbir ücret talep edilmeyecek ve projeler ücretsiz olacaktır. Proje kabul edildiğinde, bu işletmeler TKDK'dan alacağı danışmanlık desteğini ziraat odalarına veya üretici örgütlerine ödeyeceklerdir. Eğer proje kabul edilmemiş ise çiftçinin cebinden hiçbir ücret çıkmayacaktır. Paydaşlarımızla da kırsal kalkınma anlamında güçlü bir iş birliği oluşturacağız." diye konuştu.
Kalkınma ve büyümenin kırsalda başlayacağını anlatan Fakıbaba, bu hibelerle kırsaldaki birçok kişinin hayatının değiştiğini kaydetti.
Fakıbaba, bu desteklerle gençlerin kırsala dönmeye başladığını belirterek, bakanlık olarak, kırsalda yaşam standartlarını yükseltmek ve tarıma dayalı sanayiyi geliştirmek için çalıştıklarını vurguladı.
TKDK'nin IPARD Avrupa Birliği fonları ile Türkiye'de kırsal kalkınmaya önemli hibe sağladığına işaret eden Fakıbaba, şöyle konuştu:
"2011 yılından bugüne 42 ilimizde yatırımları destekliyoruz. Bugüne kadar yaklaşık 11 bin projeye 3,2 milyar lira hibe verdik. Bu hibeler ile kırsalda yaklaşık 7 milyar liralık yatırım gerçekleştirildi. Desteklenen işletmelerde 60 bin yeni istihdam sağlandı. Amacımız, ülkemizdeki küçük ve orta ölçekli tarım ve hayvancılık işletmelerini Avrupa Birliği ve uluslararası standartlara ulaştırmaktır. IPARD AB katılım öncesi yardım aracı olan Avrupa Birliği Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA) kapsamında, hem fonların kullanımı hem de sağladığı katkı bakımından başarılı programdır."
Fakıbaba, TKDK olarak IPARD-II döneminde 2020 yılına kadar hibe sağlamaya devam edeceklerini ifade ederek, destekler kapsamında kadınlara ve gençlere pozitif ayrımcılık uyguladıklarını dile getirdi.
TKDK'nin, küçük işletmelerin daha kolay başvuru yapabilmesi için yeni düzenlemeler yaptığını anlatan Fakıbaba, "Amacımız elimizdeki hibe ile daha fazla işletmeyi desteklemek. Küçük işletmelerin IPARD’dan daha çok faydalanması için et ve süt işletmelerinde başvuru alt limiti 2 binden 5 bin avroya düşürülmüştür. Küçük işletmelere ilave puan verilerek nihai hibe sıralamasında öne çıkmaları sağlanmıştır." ifadesini kullandı.
- "Bu karar bir milat olacak"
TZOB Genel Başkanı Bayraktar da IPARD programının Avrupa Konseyi tarafından 2008 yılında kabul edildiğini belirterek, şu an Türkiye genelinde 42 ilde uygulandığını söyledi.
IPARD-I kapsamında yaklaşık 10 bin 300 kişiye kaynak aktarıldığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:
"IPARD-II kapsamında da sözleşmeler devam ediyor. İki çağrıda da yaklaşık 9 bin 107 müracaat var ama bin 600 civarında da şu an sözleşme imzalanmış durumda. Bu programın amacı sektörü rekabete hazırlayabilmek, pazara açık bir sektör haline getirebilmek ve Avrupa standartlarına uygun üretim yapabilmek. Burada danışmanlara büyük görevler düşüyor. Bizde 411 danışmanımızı proje yapar hale getireceğiz. Birlik ve odalar olarak bugüne kadar 200 civarında Avrupa Birliği projesi yaptık, bunun 103'ü kabul gördü."
Konuşmaların ardından, Bakan Fakıbaba ve Bayraktar iş birliği protokolünü imzaladı.
Törenin ardından bir gazetecinin, 24 Haziran’da yapılması planlanan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine ilişkin sorusu üzerine Fakıbaba, "Sayın Cumhurbaşkanımızın açıklamış olduğu kararın devletimize, milletimize, ülkemize hayırlara vesile olmasını diliyorum. Türkiye lider bir ülke. Bu kararın bir milat olacağına ve ülkemiz için hayırlar doğuracağına yürekten inanıyorum." değerlendirmesinde bulundu.
 
 

Tarıma ve Balıkçılığa Yüzde 50 Hibe

Avrupa Birliği ve Türkiye’nin ortaklaşa finanse ettiği IPARD kapsamında “Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması İle İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar” tedbiri kapsamında 42 ilde yüzde 50 hibe desteği sağlanacak.

Kırsal Kalkınma Yatırımlarının desteklenmesi amacıyla Türkiye ile Avrupa Birliği’nin (AB) ortaklaşa finanse ettiği Kırsal Kalkınma Hibe Destek Programı IPARD kapsamında 42 ilde tarım ve balıkçılıkta işleme ve pazarlama yatırımlarına yüzde 50 hibe desteği sağlanacak. Destek için başvurular 6 Eylül’de başladı ve 28 Eylül’de sona erecek.

Gıda, tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu olan Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’ndan (TKDK) yapılan açıklamaya göre, “Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar” tedbiri kapsamında 42 ilde yatırımcılara yüzde 50 hibe desteği sağlanacak. Destekten yararlanmak isteyenlerin başvuruları 28 Eylül 2017 günü saat 18.00’e kadar kabul edilecek.

Desteklenecek yatırımlar

IPARD Programı 2014-2020 dönemi kapsamında Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu tarafından daha önce yayınlanan “İkinci Başvuru Çağrı İlanı”na göre, hibe desteğinin toplam bütçesi 122 milyon 177 bin euro. Başvurusu kabul edilen ve sözleşme imzalanacak yatırımcılara yüzde 50 oranında hibe desteği sağlanacak. Hibe desteğinden yararlandırılacak 5 yatırım konusu ise şöyle belirlendi: süt ve süt ürünleri, kırmızı et ve et ürünleri, kanatlı eti ve et ürünleri, su ürünleri, meyve ve sebze ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması.

Destek verilecek iller

Destek almak amacıyla başvuruların yapılacağı ve yatırımın uygulanacağı iller şöyle belirlendi: Afyonkarahisar, Ağrı, Aksaray, Amasya, Ankara, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Giresun, Hatay, Isparta, Kahramanmaraş, Karaman, Kars, Kastamonu, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muş, Nevşehir, Ordu, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak, Van ve Yozgat.

Nereye başvurulacak?

Başvurular 6 Eylül 2017 itibariyle başladı. Yatırımın uygulanacağı ilde bulunan TKDK İl Koordinatörlükleri'ne başvuru yapılabilir. Başvuruların son teslim tarihi 28 Eylül 2017 saat 18:00 olarak belirlendi. Ayrıca Online Proje Başvuru Sistemi 26 Eylül 2017 günü saat 21:00’e kadar açık olacak. Buradan da başvurular kabul edilecek.

Desteklenecek yatırımlar

Süt ve süt ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması
Kırmızı et ve et ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması
Kanatlı eti ve et ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması
Su ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması 
Meyve ve sebze ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanması

Kaynak:www.dunya.com

Kırsal Kalkınma’da Başvurular Başladı

TKDK’nin “Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Aracı (IPARD) II Programı İkinci Başvuru Çağrı İlanı” kapsamında proje başvuru ve kabul işlemleri başladı.

Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK), 12 Haziran’da çıktığı “Katılım Öncesi Kırsal Kalkınma Aracı (IPARD) II Programı İkinci Başvuru Çağrı İlanı” kapsamında proje başvuru ve kabul işlemleri başladı.

TKDK’den yapılan yazılı açıklamada, “Tarım ve Balıkçılık Ürünlerinin İşlenmesi ve Pazarlanması ile İlgili Fiziki Varlıklara Yönelik Yatırımlar Tedbiri” kapsamında süt ve süt ürünleri, kırmızı et ve et ürünleri, kanatlı eti ve et ürünleri, su ürünleriyle meyve ve sebze ürünlerinin işlenmesi ve pazarlanmasının destekleneceği belirtildi.

12 Haziran’da çıkılan TKDK’nin IPARD II Programı’nın ikinci başvuru çağrısı kapsamında yüzde 50 hibe verilecek sektörlere toplam 122 milyon 177 bin 559 euro destek bütçesi ayrıldı.

Program için online proje başvuru sistemi 26 Eylül Salı günü saat 21.00’e kadar açık kalacak. Başvurulara ilişkin belgelerin il koordinatörlüklerine 28 Eylül Perşembe günü saat 18.00’e kadar teslim edilmesi gerekiyor.

Destekleme kapsamında şu iller yer alıyor:

Afyonkarahisar,  Ağrı,  Aksaray, Amasya, Ankara, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Burdur, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Giresun, Hatay, Isparta, Kahramanmaraş, Karaman, Kars, Kastamonu, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Muş, Nevşehir, Ordu, Samsun, Sivas, Şanlıurfa, Tokat, Trabzon, Uşak, Van ve Yozgat.