Hayvancılık

İcra Dosyalarında Artık Süt İnekleri de Var!

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Antalya, Bursa ve Balıkesir’de toplam 12 büyükbaş hayvanın icra yoluyla satışa çıkarıldığını belirterek, üreticinin artık üretim sermayesini de kaybetmeye başladığını söyledi.

Abone Ol

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründe yaşanan ekonomik sıkıntıların icra dosyalarına da yansıdığını belirterek, farklı illerde büyükbaş hayvanların icra yoluyla satışa çıkarıldığını açıkladı.

Gürer, Antalya, Bursa’nın Karacabey ilçesi ile Balıkesir’in Manyas ilçesindeki icra dairelerinde bu ay toplam 12 büyükbaş hayvanın satış listesinde yer aldığını belirtti. İcra ilanlarında artık yalnızca tarla, köy evi, ahır ve traktörlerin değil, damızlık düveler, süt inekleri ve buzağıların da görüldüğünü ifade eden Gürer, “İcra ilanlarında tarla, köy evi, ahır, traktörleri değil, damızlık düveleri, süt ineklerini ve buzağıları görüyoruz.” dedi.

12 büyükbaş hayvan icra yoluyla satışta

Gürer’in paylaştığı bilgilere göre Antalya İcra Dairesi’nde 4 düve (Holstein, Simental ve Charolais), Bursa Karacabey İcra Dairesi’nde 3 Holstein Kırmızı Alaca damızlık büyükbaş, Balıkesir Manyas İcra Dairesi’nde ise 2 Holstein süt ineği, 1 gebe Simental inek, 1 erkek buzağı ve 1 dişi buzağı olmak üzere toplam 5 büyükbaş hayvan satış listesine alındı.

Toplam 12 büyükbaş hayvanın icra yoluyla satışa çıkarıldığını belirten Gürer, “Bunlar herhangi bir mal değil; üretimin temel sermayesi olan damızlık ve süt hayvanlarıdır.” ifadelerini kullandı.

“Tarım sektörünün borcu 1 trilyon 439 milyar lirayı aştı”

Tarım kesiminin bankalara ve finans kuruluşlarına olan kredi borcunun 1 trilyon 439 milyar 81 milyon liraya ulaştığını ifade eden Gürer, çiftçinin tarihinin en yüksek borç yüküyle karşı karşıya olduğunu söyledi.

“Cumhuriyet tarihinin bankalara ve finans kuruluşlarına olan kredi borcunun en üst seviyeye ulaştığı dönemi yaşıyoruz. Çiftçilerimiz ağır bir borç yükü altında üretim yapmaya çalışıyor.” diyen Gürer, geçen yıl yaşanan don olaylarının üreticiyi ciddi gelir kaybına uğrattığını, bu yıl ise ürünlerin değerinde satılamamasının ödeme güçlüğünü artırdığını belirtti.

Gürer, “Çiftçiler geçen yıl dondan önemli ölçüde etkilendi ve ödeme güçlüğüne düştü. Gelir-gider dengeleri bozulduğu için icra artık çiftçinin kapısında. Bu ay içerisinde 77 traktör ve 4 bin 509 tarla icra işleminde görülüyor. Bunun yanı sıra 12 büyükbaş hayvan da icra yoluyla satışa çıkarıldı.” dedi.

“Çiftçinin elinde ne varsa gidiyor”

Borçlarını ödeyemeyen üreticilerin hacizle karşı karşıya kaldığını dile getiren Gürer, “Piyasaya borçlarının yanı sıra bankalara olan kredi borçlarını da ödeyemeyen çiftçinin kapısına haciz dayanıyor. Elinde avucunda ne varsa gidiyor. Arazisi gidiyor, evi gidiyor, tarlası gidiyor, traktörü gidiyor, hayvanı gidiyor.” ifadelerini kullandı.

Üreticinin üretimde kalabilmesi için borçların yeniden yapılandırılması gerektiğini belirten Gürer, gerekli düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.

“Çiğ süt maliyetin altında alınıyor”

Hayvancılık sektörünün de ciddi ekonomik baskı altında olduğunu belirten Gürer, çiğ sütün üreticiden 24 lira 30 kuruşa alındığını, buna karşın üretim maliyetinin 30 liranın üzerine çıktığını söyledi.

“Çiğ süt üreticiden 24 lira 30 kuruşa alınıyor. Rafta sütün fiyatının 100 liraya kadar çıkması üreticiye yaramıyor. Aracılara yarıyor. Çünkü üreticinin girdi maliyetleri sürekli artıyor. Ürettiği üründen para kazanamayan üretici borcunu ödemekte zorlanıyor.” diyen Gürer, küçük aile işletmelerinin de sürdürülebilirlik açısından ciddi risk altında olduğunu ifade etti.

“Buğday üreticisi beklediği geliri elde edemedi”

Bu yıl açıklanan alım fiyatlarının üreticiyi memnun etmediğini dile getiren Gürer, “Buğday başta olmak üzere diğer ürünlerde de bu yıl düşük alım fiyatları nedeniyle çiftçi beklediği geliri elde edemedi. Üretimden kazanacağı parayla borçlarını ödemeyi uman çiftçi, beklediği geliri elde edemeyince borçlarını ödemekte sıkıntı yaşıyor.” dedi.

Yem ve gübre desteği çağrısı

Üretimin sürdürülebilirliği için yem ve gübre başta olmak üzere temel girdilerin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, “Çiftçilerin ve hayvancılık yapanların mutlaka sübvanse edilmesi, yem ve gübre başta olmak üzere temel girdilerde destek sağlanması gerekiyor. Girdi maliyetleri düşmeden ürün fiyatının rafta düşmesi mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

“Aracı kazanıyor, üretici ve tüketici kaybediyor”

Mevcut aracılık sisteminin hem üreticiye hem de tüketiciye zarar verdiğini savunan Gürer, “Aracılık sistemi düzenlenmeden, üreticinin para kazanmadığı ancak aracıların kazandığı bir sistem devam ettiği sürece tüketicinin de uygun fiyata ürün alma şansı yok. Üretici kazanamıyor, tüketici pahalıya ürün alıyor. Bu sistemden ithalat lobileri de fayda sağlıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Tarımda planlı üretim şart”

Tarım politikalarında planlı üretime geçilmesi gerektiğini vurgulayan Gürer, “Tarımda planlamaya önem verilmeden bu sorunların üstesinden gelinemez. Tarımda planlı üretim sağlanmalı. Çiftçinin kapısına icra gelmesi değil, çiftçinin üretimde kalması sağlanmalıdır.” dedi.

Üreticinin desteklenmesinin yalnızca çiftçinin değil, toplumun tamamının gıda güvenliği açısından önem taşıdığını ifade eden Gürer, “Üreticinin girdi maliyetleri düşürülmeden, ürününü değerinde satması sağlanmadan ve borçları yeniden yapılandırılmadan tarımda sürdürülebilirlik sağlanamaz. Çiftçinin tarlasını, traktörünü, hayvanını kaybettiği bir ortamda üretim sürdürülemez. Çiftçinin üretimde kalması sağlanmalıdır. Çünkü çiftçi üretmezse tüketici de uygun fiyatla gıdaya ulaşamaz.” diye konuştu.

{ "vars": { "account": "G-E7JE8FH3KL" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }