Haber/Muhammet OLUKLU

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) gerçekleştirilen grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin yeniden inşa edilmesi gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, yargılamalardaki uygulamalardan kırsalda yaşayan kadın ve gençlerin sosyal güvenliğine, son fon skandalından devlet yönetiminde liyakat tartışmalarına kadar çeşitli başlıklarda açıklamalar yaptı.

Türkiye’nin yeniden inşasının ahlaki temeller üzerinde gerçekleştirilmesi gerektiğini ifade eden Kılıçdaroğlu, insanların kimliklerinin siyasete malzeme edilmemesi gerektiğini söyledi. İnsanların en değerli varlık olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, herkesin başının üzerinde yeri olduğunu dile getirdi.

Milletvekilleriyle birlikte Türkiye’nin sorunlarını gündeme getireceklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, özellikle kırsalda yaşayan kadınların emeğine dikkat çekti. Kırsalda çalışan kadınların günün 24 saati emek verdiğini belirten Kılıçdaroğlu, kadınların ve gençlerin sosyal güvenlik primlerinin devlet tarafından karşılanması gerektiğini savundu.

“Yargılamanın da ilkeleri olması lazım”

Gözaltı ve tutuklamalara ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Kılıçdaroğlu, hiç kimsenin yargılanamaz olmadığını ancak yargı süreçlerinin belirli ilkelere uygun yürütülmesi gerektiğini söyledi.

Kendi dokunulmazlığının bulunmadığını belirten Kılıçdaroğlu, hakkında bir şikâyet olması halinde hâkim karşısında kendisini savunacağını ifade etti. Bir belediye başkanının da yargılanabileceğini ancak tutuklanmasını doğru bulmadıklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, “Sabahın beşinde bir belediye başkanının kapısı çalınmaz” ifadelerini kullandı.

Yargılamalarda çifte standart uygulanmaması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, Bülent Arınç’ın daha önce kullandığı “Ankara’yı parsel parsel satan kişi” ifadesine atıfta bulunarak, geçmişte yaşanan uygulamalarla bugünkü süreçler arasında standart farkı bulunduğunu ileri sürdü.

“Her davanın takipçisiyiz” diyen Kılıçdaroğlu, vatandaşların ekonomik ve sosyal sorunlar nedeniyle ülkenin nereye gittiğini sorguladığını belirterek, yasa dışı işlerin yapanların etkin olduğu bir ortam oluştuğunu savundu.

CHP’nin toplumda kendisini sahipsiz hisseden bütün kesimlerle sağlıklı bir diyalog kurmaya hazır olduğunu ifade etti.

Fon skandalı üzerinden 3 soru

Konuşmasının önemli bölümünü son fon skandalına ayıran Kılıçdaroğlu, olayın ekonomik boyutunun yanı sıra devlet yönetimi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Fonlardan çıkan paranın tutarının 538 milyar lira, mağdur olan vatandaşların sayısının ise 455 bin 748 olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, kamuoyuna üç soru yöneltti:

* Borsa vurgununda kimler kazandı?
* Kimler borsayı denetlemekle görevliydi?
* Kimler bu soygunu bildiği halde zamanında müdahale etmedi?

Yaşananların yalnızca bir fon meselesi olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, olayın Türkiye’yi genel olarak ilgilendiren bir sorun olduğunu söyledi. Bakanlıklar arasındaki uyumsuzluğa da dikkat çeken Kılıçdaroğlu, olayların neden aylarca beklediğinin ve zamanında neden müdahale edilmediğinin sorgulanması gerektiğini belirtti.

“Bu bir devlet krizidir” diyen Kılıçdaroğlu, söz konusu değerlendirmeyi ilk dile getiren partinin CHP olduğunu ifade etti.

“Devlette liyakat biterse sorun var demektir”

Devlet yönetiminde liyakatin önemine vurgu yapan Kılıçdaroğlu, bir bakanın kendi kurumuna söz geçiremediği bir yapının sorun oluşturacağını söyledi.

Kimsenin önünde eğilmeyeceklerini ve verilmeyecek hesaplarının olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, “Hesap sormazsanız namertsiniz” ifadesini kullandı.

Fon skandalıyla ilgili daha önce de denetim çağrısında bulunduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, olayın tüm yönleriyle ortaya çıkarılması için dört maddelik öneri sundu.

Dört maddelik öneri

Önerilerinin ilk sırasında, Sermaye Piyasası Kurulu başta olmak üzere olaydan doğrudan sorumlu olan, denetim görevini yürüten ve gelişmeleri görebilecek konumda bulunan bürokratların görevden alınması gerektiğini belirtti.

İkinci olarak, 5 milyon lira ve üzerinde fona para yatıran ve paralarını 2026 yılının ağustos ve eylül aylarında çeken kişilerin kimlik, unvan ve para miktarlarına ilişkin bilgilerin kamuoyuna açıklanmasını istedi.

Üçüncü maddede, yaşanan sürecin bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkarılması amacıyla özel bir komisyon kurulması gerektiğini ifade etti.

Dördüncü olarak ise soruşturmanın mutlaka suç örgütü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Dervişoğlu’ndan ‘mutlak butlan’ çıkışı: “Biz saltanat değil Cumhuriyet istiyoruz”
Dervişoğlu’ndan ‘mutlak butlan’ çıkışı: “Biz saltanat değil Cumhuriyet istiyoruz”
İçeriği Görüntüle

Kılıçdaroğlu, yaşananların yeniden tekrarlanmaması için söz konusu dört önerinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.