YENİ Parti Adana Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Meclis kürsüsünden limon üreticilerinin yaşadığı sorunları gündeme taşıdı. Yanında getirdiği limonları sıkarak iktidara tepki gösteren Barut, üreticinin artan maliyetler karşısında ezildiğini, ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kaldığını ve tarım politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini söyledi.

CHP Grubu’nun narenciye üretiminde yaşanan sorunlara ilişkin önergesi üzerine söz alan Barut, YENİ Parti Grubu adına yaptığı konuşmada, tarım sektöründeki sorunların yalnızca kısa süreli tartışmalarla çözülemeyeceğini belirtti. Çiftçinin ürettiği üründen para kazanamadığını vurgulayan Barut, iktidarı üreticiye destek olmaya çağırdı.

“HER YERDE ÇİFTÇİ FERYAT EDİYOR”

Tarımın Türkiye’nin köklü üretim alanlarından biri olduğunu hatırlatan Barut, çiftçinin yaşadığı ekonomik sıkıntılara dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Bundan tam 12 bin yıl önce bu kadim topraklarda başlayan tarım, maalesef son gelinen noktada bu iktidar döneminde hem üretici hem de tarım çok sıkıntılı ve perişan durumdadır. Çiftçinin devasa sorunları bulunmaktadır. Tarımın sorunları burada üç dakikayla, beş dakikayla konuşulup çözülemez. Tarımın sorunlarını çözmek için bir irade lazım, bu iradeyi koymak lazım. Gün geçmiyor ki ülkenin dört bir yanından, zeytincisi, pamukçusu, mısırcısı, üzümü bütün ürünleri eken çiftçiler her gün feryat figan ediyor. Hepsinin derdi ürettiği üründen para kazanamamak.”

KÜRSÜYE LİMONLA ÇIKTI: “ÜRETİCİLERİ LİMON GİBİ SIKTILAR”

Konuşmasında özellikle Çukurova’daki narenciye üreticilerinin durumuna değinen Barut, limon üretiminin de üretici açısından kazançlı olmaktan çıktığını savundu. Kürsüye limonla çıkan ve limonları sıkan Barut, çiftçinin yaşadığı mağduriyeti bu örnek üzerinden anlattı.

Barut, iktidara yönelik eleştirilerinde şu ifadeleri kullandı:

“Bölgemizde yine bu narenciye ürünlerinin hiçbiri ama bugünlerde limon erken hasat olduğu için limon da maalesef para etmiyor. Bu iktidar döneminde adeta üreticileri, tüm üreticileri böyle limon gibi sıktılar. Artık bu işte çiftçiye köstek olmaktan vazgeçin. ‘Bitkisel üretimde cumhuriyet tarihinin tüm dönemlerinde rekor kırdık’ diye övünüyorsunuz. Peki, bu rekorun çiftçiye faydası ne? Hiçbir faydası yok. Ürün dalında ya da toprakta, çürümeye terk etmiş; toplama maliyeti işçiliğinden daha yüksek bir hâle gelmiş, alıcı hiç bulamıyor. Ama burada maalesef üreticilerin sorunları da çözüm noktasında sonuçlandırılmıyor.”

Çiftçilerin borç yükünün arttığını da dile getiren Barut, iktidarın göreve geldiği dönemde çiftçi borçlarının 2,5 milyar lira olduğunu, bugün ise 1 trilyon 511 milyar liraya ulaştığını belirterek borç miktarının 605 kat arttığını ifade etti.

Limon ve mandalinanın üretim maliyetleriyle satış fiyatları arasındaki uçuruma da dikkat çeken Barut, Çukurova’da bu ürünlerin kilogram başına maliyetinin 10 lira olduğunu, buna karşın üreticinin dalında 5 liraya dahi alıcı bulmakta zorlandığını söyledi. Marketlerdeki fiyatların ise çok daha yüksek olduğuna işaret eden Barut, limon ve mandalinanın 50-60 liradan satıldığını, yaklaşık bir buçuk-iki ay önce İstanbul’da fiyatların 200 liraya kadar çıktığını belirtti.

BARUT’TAN NARENCİYE İÇİN KAMPANYA ÖNERİSİ

Mehmet Karaman’dan TMO’ya Çeltik Fiyatı Çağrısı!
Mehmet Karaman’dan TMO’ya Çeltik Fiyatı Çağrısı!
İçeriği Görüntüle

Üreticinin ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kalmasıyla tüketicinin aynı ürünü yüksek fiyatlarla satın almasının tarımdaki temel sorunlardan biri olduğunu dile getiren Barut, üretici ile tüketici arasındaki bu fiyat dengesizliğinin giderilmesi gerektiğini söyledi.

İspanya’nın narenciye üretimi ve iç tüketimini örnek gösteren Barut, Türkiye’de de üreticinin elinde kalan ürünlerin iç piyasada değerlendirilmesi için kampanya başlatılması çağrısında bulundu.

Barut, konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“İşte bu durumda üretici zarar ediyor, maliyetinin altında satmaya kalkıyor, tüketici de pahalıya tüketmiş oluyor. Bu paradoksu çözmemiz gerekiyor. Bugün İspanya’da nüfusu 49 milyon-50 milyon, 5,5 milyon ton narenciye üretimi var, 3 milyon tonunu iç piyasa tüketiyor. Ama bizim ülkemizde de 5 milyon ton üretim var, 5,5 milyon ton; elimizde kalıyor, çürüyor değerli arkadaşlar. Gelin bir kampanya başlatalım; kamu kurumlarında, okullarda, fabrikalarda, askerî kışlalarda günde bir bardak portakal ya da mandalina suyunu mecbur hâle getirelim. Bugün, üreticimizin elinde kalan bu malları en azından iç piyasada tüketmiş olalım ve üreticiyi destekleyelim ki tüketiciyi de desteklemiş olun. Bu önergeyi destekliyoruz.”

Barut’un tarımsal üretimin desteklenmesi ve narenciye ürünlerinin iç piyasada değerlendirilmesi yönündeki çağrısını içeren önerge, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.