Çelik,  “Ekonomik faktörlere bağlı olarak girdi maliyetleriyle birlikte diğer maliyetlerin her geçen gün görülmemiş oranlarda yükseldiği bir ortamda yetiştiricilerimiz zararına da olsa üretmeye devam ediyorlar. Dolayısıyla emeğini 85 milyon insanımızın yemeğine dönüştüren yetiştiricilerimiz her türlü övgüye layıktır“ dedi.

Eti sütü üreten biziz, fiyatları belirleyen başkaları. Fiyatları Birlikler belirlemeli

Çelik, yetiştiricilerin ürettikleri ürünlerin fiyatlarını kendilerinin belirleyemediğine dikkat çekerek “ Yetiştiricilerimiz ürettiği ürünleri ya da yetiştirdiği hayvanlarını fiyat olarak belirleyemiyor. Üretiyor, yetiştiriyor ama fiyatları başkaları belirliyor. Başkaları kazanıyor ama üreten kazanamıyor. Yemin hammaddeleri çoğunlukla ithal edilirken burada da yetiştiriciler üzerinden ithalatçı kazanıyor ama yetiştirici kazanamıyor. Kasaplık hayvan veya et ithal eden kazanıyor bizim yetiştirici zararda. Sütte de durum farklı değil. Süt fiyatlarını da üretici değil sanayici belirliyor. Bizim talebimiz ette de sütte de fiyatların Yetiştirici ve Üretici Birlikleri tarafından belirlenmesidir. Yetiştirici Birlikleri pazarda, fiyat belirlemede etkin olarak rol almalıdır. Bu sağlanırsa üretici hak ettiği değerden kazanır ve kazandıkça da üretmeye daha bir şevkle devam eder. Üretim arttıkça sonuçta bunun faydasını tüketici görür. Uygun fiyatlardan bolca et ve süt tüketir. Üreticinin kazancı ile maliyetleri arasındaki dengeyi oluşturamazsak yıllar geçse de değişen bir şey olmaz kaybeden yine üretici ve tüketici, kazanan ise yine başkaları olur. “ dedi.

5 Yıllık Eylem planımız acilen uygulamaya konulmalı

Hayvancılıkta üretimin artırılması ile et ve süt fiyatlarında istikrarın yakalanacağına vurgu yapan Çelik “ Hayvancılıkta üretim yapan yetiştiriciler yaptığı işten para kazanırsa üretime devam eder kazanamazsa bir süre sonra bu işten çekilir. Dolayısıyla anaç hayvanlar kesime gider ki bugün büyükbaşta yaşanan durumun nedenlerinden birisi budur. Ana olmadan yavru olmayacağına göre anaç hayvanlardaki azalma hayvancılığı oldukça zora sokar ve bunun telafisi için ancak 8-10 yıl gerekir. Bu duruma düşmemek için günü birlik ithalat politikalarına göre değil yetiştiriciyi koruyup kollayacak, genç nüfusu hayvancılığa yöneltecek politikaların öncelikle hayata geçirilmesi gerekir. Bu doğrultuda ülkemiz kırmızı et açığını kapatarak insanlarımızın bolca et tüketimini sağlamak için acil ve ciddi eylem planlarına ihtiyacımız var. Bu manada Merkez Birliği olarak 32 maddeden oluşan ve 2023-2028 yıllarını kapsayan beş yıllık eylem planı hazırlayarak Bakanlığımıza sunmuştuk. Dolayısıyla Tarım ve Orman Bakanımız Sayın İbrahim Yumaklı’nın nezdinde Hayvancılık Genel Müdürlüğümüzden beklentimiz 5 yıllık eylem planımızın artısıyla eksisiyle değerlendirilerek biran önce uygulamaya konulmasıdır“ ifadelerini kullandı.

 Çözüm küçükbaş hayvancılıkta. 2024 yılı küçükbaşta atılım yılı olmalı

Genel başkan Çelik, kırmızı et probleminde çözüm adresinin küçükbaş hayvancılık olduğunu belirterek “ Bugün gerek kırmızı et üretiminde ve gerekse fiyat artışlarının tüketiciye olumsuz yansıması hususunda yaşanılan problemlerin çözüm adresi bellidir. Çözüm küçükbaş hayvancılıktadır. Çözümün formülü ise küçükbaş hayvan sayısı ile birlikte hayvanların verimlerinin artırılmasıdır. Kuzu eti en etkili ilaçlardan bile değerlidir. Onun için de kuzu etini değerli kılacak tedbirler hayata geçirilmeli, bunun için de sürekli olarak dile getirdiğimiz gibi meralardan kaba yem üretimine, çoban sorunundan girdi maliyetlerinin düşürülmesine ve daha da önemlisi küçükbaş eti tüketiminin özendirilmesi ve teşvik edilmesine kadar birçok konuya olduğundan çok daha fazla önem ve ağırlık verilmesi kırmızı ette yaşanılan sorunları en aza indirebilecektir. Dolayısıyla 2024 yılının küçükbaş hayvancılığın atılım yılı olması yolunda yoğun bir şekilde çalışmalara ağırlık verilmelidir ” dedi.

Güneydoğu Anadolu’dan Hububat İhracatında Rekor! Güneydoğu Anadolu’dan Hububat İhracatında Rekor!

Editör: Haber Merkezi