Yeni yılın ardından hız kazanan zam dalgası özellikle süt ve et ürünlerinde dikkat çekiyor. Artan maliyetler raf fiyatlarına yansırken, Ramazan öncesi alışveriş hazırlığı yapan vatandaşlar tarihi seviyelere ulaşan fiyatlarla karşılaşıyor.
Sütte Bir Yılda Yüzde 41,5 Artış
Temel tüketim kalemlerinin başında gelen süt, artık birçok hane için daha pahalı bir ihtiyaç haline geldi. En uygun markalarda 1 litrelik süt fiyatı 50 TL sınırına dayandı.
Bir markada Şubat 2025’te 56.50 TL olan günlük süt fiyatı, Şubat 2026’da yüzde 41.5 artarak 79.95 TL’ye çıktı. Sadece ocak ayında ise bir litre süt yüzde 19.4 zamlanarak 46 TL’ye yükseldi. Kısa sürede gerçekleşen bu artış, fiyat hareketliliğinin ne denli sert olduğunu ortaya koydu.
Kırmızı Et ve Tavukta Artış Yüzde 50’yi Aştı
Kırmızı ette zam oranı son bir yılda yüzde 56’ya ulaştı. Geçen yıl 639 TL olan dana but fiyatı bu yıl 1000 TL’yi aştı.
Tavuk etinde de benzer bir tablo söz konusu. Şubat 2025’te 99 TL olan tavuk baget, bir yıl içinde yüzde 51 artarak 150 TL’ye çıktı. Yaşanan olağanüstü fiyat yükselişi sonrası Ticaret Bakanlığı tavuk etine ihracat yasağı uyguladı.
Yüksek Fiyat, Düşük Kâr
Raflardaki yüksek fiyatlara rağmen üreticiler de tabloyu yeterli bulmuyor. Ulusal Süt Konseyi’nin 22 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olmak üzere belirlediği çiğ süt tavsiye fiyatı litre başına 22.22 TL oldu. Ancak Aralık 2025’te açıklanan üretim maliyeti litre başına 19.08 TL olarak hesaplandı.
Bu veriler, üreticinin kâr marjının oldukça sınırlı kaldığını gösteriyor. Artan yem, enerji ve girdi maliyetleri karşısında üretici ayakta kalmaya çalışırken, tüketici ise yükselen raf fiyatlarıyla mücadele ediyor.
Ramazan öncesi temel gıdadaki bu tablo, hem enflasyon baskısının sürdüğünü hem de üretim zincirinin her halkasında sıkışmanın derinleştiğini ortaya koyuyor.