Ticaret Bakanlığı, küresel gelişmelerin gübre piyasalarına olası etkileri nedeniyle üre gübresiyle ilgili yeni bir tedbiri yürürlüğe aldı. Bakanlık tarafından gümrük birimlerine gönderilen yazıyla, antrepolarda bulunan üre gübresi cinsi eşyanın Türkiye üzerinden yurt dışına transitine ve yeniden ihracına izin verilmeyeceği bildirildi.
Ticaret Bakanlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü tarafından dağıtım yerlerine gönderilen yazıda, söz konusu uygulamanın arka planına ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Yazıda, İhracat Genel Müdürlüğü’nün 9 Mart 2026 tarihli değerlendirmesine atıf yapılarak Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 5 Mart 2026 tarihli yazısında ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş nedeniyle kullanım dönemi içinde azotlu gübre başta olmak üzere gübre fiyatlarında artış beklendiğinin ifade edildiği aktarıldı.
Aynı değerlendirmede, özellikle üre gübresi olmak üzere azotlu gübre tedarikinde sıkıntı yaşanabileceğine dikkat çekildi. Bu nedenle ülkenin gübre arz güvenliğinin korunması amacıyla antrepolarda bulunan üre gübresinin ihracatının da kısıtlanmasının uygun görüldüğü kaydedildi.
Bakanlık yazısında ayrıca gümrük mevzuatı çerçevesinde transit rejiminin ekonomik etkili bir gümrük rejimi olduğuna işaret edilerek, transit işlemlerine ilişkin esasların ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda belirlendiği hatırlatıldı. Bununla birlikte mevcut küresel gelişmeler doğrultusunda kamu yararı ve Türkiye’nin uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan yükümlülükleri çerçevesinde ilave tedbir alınmasının gerekli görüldüğü vurgulandı.
Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı’nın 11 Mart 2026 tarihli oluru ile antrepo rejimine tabi tutulmuş üre gübresi cinsi eşyanın 7 Mart 2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yurt dışı transitine veya 3171 rejim kodu altında yeniden ihracına izin verilmemesi kararlaştırıldı.
Öte yandan yazıda, 7 Mart 2026 tarihinden önce tescil edilmiş beyannameler için işlemlerin mevcut haliyle sürdürüleceği belirtildi. Böylece alınan kararın geriye dönük olarak uygulanmayacağı ifade edildi.
Gümrükler Genel Müdürlüğü, uygulama sürecinde ortaya çıkabilecek istisnai ve öngörülemeyen durumların çözümü için bölge müdürlüklerinin yetkilendirildiğini de bildirdi.




