Aydın’ın Nazilli ilçesinde üreticiler, günlük sürüm maliyetinin 10 bin lirayı bulduğunu, çapasının 2 bin lira olduğunu, işçi yevmiyesinin 2 bin 500-3 bin liraya çıktığını anlatıyor. Birinci kalite incirin 400-450 lira, diğerlerinin 150 lira civarında işlem gördüğünü, bazı gönderilerde ise 140 lira yazıldığını belirtiyorlar. Geçen yıl 500-550 liraya sattıkları kalite ürüne bugün 300 lira teklif edildiğini, Avrupa’ya ihracatın yavaşlamasıyla malın ellerinde kaldığını söylüyorlar. “Üç-beş yıldır boğaz tokluğuna yaşıyoruz. Taş üstüne taş koyamaz olduk. Aldığımız borçları bile ödeyemez hale geldik” diyen üreticiler, bir ton incirle eskiden 8-10 kelle altın alınabilirken şimdi ancak bir tane alınabildiğini vurguluyor. İncir dükkana gidene kadar sürekli masraf çıktığını, hesabın içinden çıkamadıklarını ifade ediyorlar.
Nazilli’de başka üreticiler de taze inciri 55-70 liraya sattıklarını, işçilik maliyetinin (günlük 1.800 lira ve üzeri) aynı kaldığını, 100 liraya da satsalar 50 liraya da satsalar yükün değişmediğini belirtiyor. “Girdimiz pahalı, işçilik pahalı ama ürünümüz para etmiyor. Geçen seneki fiyatları şu anda göremiyoruz” diyorlar. Ürünün 250-300 lira bandında satılması halinde ayakta kalabileceklerini, aksi takdirde zarar ettiklerini söylüyorlar.
Bursa’da coğrafi işaretli Bursa Siyahı’nda da benzer tablo hâkim. Hasat iyi başlamış, rekolte geçen yıla göre daha yüksek görünse de ihracatlık üründe alım fiyatları 130 liradan kısa sürede 80 liraya, bazı yerlerde 50-60 liraya kadar geriledi. Bazı firmalar alımları durdurdu. İç piyasada da fiyatlar düştü. Üreticiler, “Şu anki fiyat seviyeleri sürerse üretici ancak üç beş kuruş para kazanabilir. Ürün bollaştığında fiyatlar daha da düşerse maliyeti ancak karşılar” uyarısında bulunuyor. Mudanya tarafında üreticiler, maliyetin kafa kafaya geldiğini, Avrupa’ya 400-500 liraya giden ürünün kendilerinden 50 liraya alındığını, aradaki farkın aracı ve firmalara gittiğini, “Bu işi çocuklarıma yaptırmayacağım” dediklerini aktarıyor. “Titanik’te piyano çalıyorlar, biz batıyoruz” sözleriyle isyan ediyorlar.
Kuru incirde Aydın Ticaret Borsası’nda sezonun ilk alımı sembolik olarak kilogramı 850 liradan yapıldı. Ancak bu, sezon boyunca geçerli taban fiyat değil. Borsanın bültenlerinde dökme tacir satış fiyatları 185-210 lira bandında yer alıyor. Geçen sezon hazır müstahsil satış ortalaması 233,82 liraydı. Bu arada tarımsal girdi fiyatları yıllık yüzde 32 civarı artarken gübre ve toprak geliştiricilerde artış yüzde 50’yi aşıyor. Üreticiler “İncir oldu, fiyat olmadı” diyerek her hasatta aynı hayal kırıklığını yaşadıklarını belirtiyor.
Adana’nın Kozan ilçesinde ise rekolte düşüklüğüne rağmen talep yoğun; kilogram fiyatları 150-300 lira arasında değişiyor. Bölgesel farklılıklar olsa da genel resimde üreticinin ortak şikâyeti net: Artan maliyetler karşısında ürünün para etmemesi, borç yükünün büyümesi ve emeğin karşılığını alamamak.
Üreticiler, devletten ihracat pazarlarının açılmasını, alım mekanizmalarının güçlendirilmesini ve maliyet-fiyat dengesinin kurulmasını bekliyor. Aksi takdirde birçok çiftçi “bu yıl son kez ekiyorum” noktasına geldiğini ifade ediyor. İncir, Türkiye’nin önemli ihraç ürünlerinden biri olmaya devam ederken, sahadaki üreticinin mağduriyeti büyüyor.




