Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin Ocak ayı itibarıyla yürürlüğe girmesiyle birlikte, çiftçilerin sübvansiyonlu zirai krediye erişiminde yeni bir dönem başladı. Buna göre üreticilerin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden kredi kullanabilmesi için Bağkur (SGK) prim borcu ve vergi borcunun bulunmaması şartı getirildi.

Söz konusu düzenleme, kağıt üzerinde mali disiplin amacı taşısa da sahada üretimi doğrudan etkileyen bir engel haline dönüştü. Çünkü Türkiye’de çiftçilerin önemli bir bölümü, prim ve vergi borçlarını yıl içine yayarak değil, ürününü sattığı hasat dönemlerinde kapatabiliyor. Özellikle kuraklık, don, zirai hastalıklar ve girdi maliyetlerindeki artış nedeniyle gelir kaybı yaşayan üreticiler için bu borçlar zaten ertelenmiş durumda.

Yeni uygulama ise üreticiden, henüz üretime başlayamadan, yani gelir elde etmeden önce borçsuz olmasını istiyor. Bu durum krediye ulaşamayan çiftçinin tohum alamaması, gübre kullanamaması ve tarlasını ekememesi anlamına geliyor.

Düzenleme Yeni Değil, Etkisi Yeni Ortaya Çıktı

Aslında bu şart, ilk kez yılbaşında gündeme gelmiş bir düzenleme değil. 24 Ekim 2025 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile sübvansiyonlu (düşük faizli) tarım kredilerine ilişkin kapsamlı değişiklikler yapılmıştı.

Bu kararnameyle birlikte Hazine tarafından desteklenen kredilerde hem faiz yüküne ilişkin düzenlemeler hem de borçsuzluk şartı yer aldı. İlk halinde düzenleme, çiftçinin devlete ve kamuya olan tüm vadesi geçmiş borçlarını kapsıyordu. Yani yalnızca SGK ve vergi değil; elektrik, su, tapu, belediye gibi kamu borçlarının tamamı kredi kullanımına engel olacaktı.

Tepkiler üzerine kapsam daraltıldı ve borçsuzluk şartı yalnızca vergi dairesi borcu ile sosyal güvenlik prim borcu ile sınırlandırıldı. Ancak bu daraltma, sahadaki sorunu ortadan kaldırmaya yetmedi. Çünkü çiftçinin en yaygın ve birikmiş borç kalemlerinin başında zaten Bağkur primleri geliyor.

Kararname, tüm bu şartların 1 Ocak 2026 itibarıyla uygulanacağını açıkça belirtmesine rağmen, üreticilerin büyük bölümü düzenlemenin etkisini ancak bankaya gittiklerinde fark etti. Kredi başvurusu sırasında “SGK veya vergi borcu var” gerekçesiyle geri çevrilen çiftçiler için asıl kriz bu noktada başladı.

Faiz Artışı Geri Alındı, Ama Asıl Engel Kaldı

Söz konusu Cumhurbaşkanlığı Kararı, ilk yayımlandığında çiftçinin ödeyeceği faiz oranlarında artış öngörüyordu. Kamuoyunda oluşan yoğun tepkinin ardından, 30 Ekim 2025’te yayımlanan yeni bir karar ile bu faiz artışı geri alındı.

Ancak faiz oranlarının eski seviyede kalması, üretici açısından yeterli olmadı. Çünkü çiftçinin uzun süredir beklediği kredi limit artışı da yapılmadı. En önemlisi ise SGK ve vergi borcu şartı aynen korunarak yürürlüğe girdi. Böylece üretici açısından tablo daha da ağırlaştı. Faiz artmadı ama krediye ulaşmak da mümkün olmadı.

Borcu Olan Üretemiyor, Üretemeyen Borcunu Ödeyemiyor

2025 yılı, çiftçiler açısından olağanüstü zor bir yıl olarak geride kaldı. Kuraklık, don, zirai hastalıklar ve artan girdi maliyetleri nedeniyle birçok üretici ürün kaybı yaşadı ya da maliyetini dahi karşılayamadı. Gelir elde edemeyen çiftçi borçlandı, primlerini erteledi ve krediye daha fazla ihtiyaç duyar hale geldi.

Yeni uygulama ise bu döngüyü kırmak yerine daha da sertleştirdi. Çünkü çiftçiye şu mesaj verilmiş oldu:

“Borçlarını ödemeden kredi alamazsın; kredi almadan da üretim yapamazsın.”

Bu durum sahada ciddi bir tıkanmaya yol açtı. Üreticiler, üretime devam edebilmek için ihtiyaç duydukları finansmana erişemezken; prim borçlarını kapatacak nakdi de zaten üretim yapamadıkları için bulamıyor.

Bilgilendirme Eksikliği Tepkiyi Büyüttü

Gürer Uyardı: Çiftçi Borç Batağında, Gıda Krizi Kapıda!
Gürer Uyardı: Çiftçi Borç Batağında, Gıda Krizi Kapıda!
İçeriği Görüntüle

Düzenleme Resmi Gazete’de aylar önce yayımlanmış olmasına rağmen, çiftçilerin önemli bir bölümü bu değişiklikten haberdar edilmedi. Ziraat odaları ve ilgili meslek kuruluşlarının sahaya dönük yeterli bilgilendirme yapmaması da krizin derinleşmesine neden oldu.

Uygulama fiilen başlayıp bankalar kredi kullandırmamaya başlayınca, çiftçiler bir anda “kredi alamama” gerçeğiyle karşı karşıya kaldı. Tepkiler de bu noktadan sonra yükseldi.

Üretim Zinciri Tehlikede

Söz konusu uygulamanın kısa vadede mali disiplin hedeflese de orta ve uzun vadede tarımsal üretimi olumsuz etkileyeceği uyarısında bulunuyor. Krediye erişimi kesilen üreticinin tarlaya girememesi, bu durumun arz daralmasına ve gıda fiyatları üzerinde yeni baskılara yol açması kaçınılmaz görülüyor.