Haberler | Anadolu İzlenimleri

Türk Tarımının

Dergisi Sesi Habercisi

Haberler

Değeri 6,5 Milyarı Bulan Küçükbaş Kurbanlıklar Alıcısını Bekliyor

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, talep olursa yetiştiricinin 5 milyon başa kadar küçükbaş hayvanı pazara kurbanlık olarak indirebileceğini bildirerek, “Yaptığımız hesaplamalara göre, halen kurbanlık olarak ayrılan 3,5 milyon küçükbaşın değeri 4 milyar 550 milyon lirayı, 5 milyon küçükbaşın değeri ise 6,5 milyar lirayı buluyor” dedi.

Çelik, yaptığı açıklamada, Tarım ve Orman Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’nin verdiği bilgiye göre, 2019’da 800 bin büyükbaş, 2,7 milyon küçük hayvan kesildiğini, halen 1,2 milyon büyükbaş, 3,5 milyon küçükbaş kurbanlık hayvan bulunduğunu belirtti.

Bu yıl yaklaşık 3 milyon küçükbaş hayvan kesileceğini tahmin ettiklerini bildiren Çelik, şunları kaydetti:

“Yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgını nedeniyle birçok kişi tatil planını erteledi. Suudi Arabistan da yurt dışından hacı kabul etmeyeceğini açıkladı. Hem tatil planlarını erteleyenler hem de hac farizasını yerine getiremeyecek hacı adayları nedeniyle kurban kesimlerinin yüzde 10 civarında artacağını tahmin ediyoruz.
Her ne kadar 3,5 milyon küçükbaş hayvan kurbanlığa ayrılsa da sahadan aldığımız bilgilere göre, yetiştiricimiz 5 milyona kadar koyun, keçiyi kurbanlık olarak pazara sunacak durumdadır. Kurbanlıkta herhangi bir sıkıntı olmayacaktır.”
 
Ağırlıklı ortalama fiyat 1300 lira
 
Damızlık Koyun Keçi İl Birliklerimizden aldığımız verilere göre, küçükbaşta ortalama kurbanlık küçükbaş hayvan fiyatı 1300 liradır. Bu değer üzerinden yaptığımız hesaplamalara göre, bu yıl 4 milyar 550 lira değerindeki 3,5 milyon küçükbaş hayvanın kurbanlık olarak ayrıldı. Talep olması durumunda kurbanlığa ayrılacak küçükbaş hayvanlarla birlikte sayı 5 milyon başa ulaşıyor. 5 milyon küçükbaş hayvanın değeri ise 6,5 milyar lirayı bulmaktadır.”
 
 

138 Ülkenin Kurbanlık sayısından Fazla Kurbanımız Var

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, Türkiye’nin kurbanlık ve kesilen kurban sayısı bakımından dünya çapında bir boyuta sahip olduğunu bildirerek, “Ülkemizdeki kurban organizasyonu, dünyanın en büyük etkinliklerinden biri durumundadır. Kurbanlığa ayrılan 3,5 milyon küçükbaş hayvan sayımız, tek tek 138 ülkenin koyun, keçi toplam varlığından fazladır.” dedi.

Çelik, yaptığı açıklamada, sahadan aldıkları bilgilere göre, yetiştiricinin 5 milyona kadar koyun, keçiyi kurbanlık olarak pazara sunacak durumda olduğunu, bu durumda kurbanlık küçükbaş hayvan sayısının koyun, keçi hayvan varlığını geçtiği ülke sayısının 148’e çıktığını belirtti.
 
Kurbanlığa ayırdığımız hayvan sayısı bile ülkelerin toplam hayvanvarlığıyla yarışıyor
 
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) son verisi olan 2018 rakamlarına göre, koyun, keçi varlığıyla dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olan Türkiye’nin koyun sayısında dünyada 8’inci, keçi sayısında 22’inci sırada bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin potansiyelini harekete geçirmesi halinde, kısa bir zamanda, koyun sayısında ilk 4’e, keçi sayısında ilk 12’ye girebileceğine dikkati çeken Çelik, FAO’nun kapsama aldığı 214 ülkeden 7’sinde (Amerikan Samoa, Aruba, Niue, Norfolk Adaları, Samoa, Solomon Adaları ve Tuvalu) koyun keçi varlığı bulunmadığı, koyun, keçi bulunan 207 ülkeden sadece 76’sının Türkiye’nin kurbanlık için ayırdığı 3,5 milyondan fazla koyun, keçi varlığına sahip olduğu bilgisini paylaştı.
 
Kurban organizasyonunun büyüklüğü
 
Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Birleşik Arap Emirlikleri, Eritre, Mozambik, Kuzey Kore, Burundi, Filipinler, Ürdün, Şili, Namibya’nın 3,5-5 milyon arasında, 138 ülkenin ise 3,5 milyondan daha az koyun, keçi varlığı olduğunu bildiren Çelik, şunları kaydetti:

“Türkiye’deki kurban organizasyonunun büyüklüğünü karşılaştırmak için, 2019’da hacda Suudi Arabistan’a giden hacı adayları için kesilen hayvan varlığının ancak 1 milyonu geçtiğini söylememiz yeterlidir. Üstelik hacı adayları için kesilen 1 milyonun üzerindeki kurbandan 83 bini Türk hacı adaylarınca kesilmiştir. Hacı adayları içindeki payı düşünüldüğünde Türk hacı adaylarının çok daha fazla kurban kesimi yaptığı görülmektedir.

Ülkemizde kurbanlık için ayrılan küçükbaş hayvan sayısından daha az koyun, keçi varlığına sahip ülkeler içinde Kamerun, Arnavutluk, Vietnam, Küba, Portekiz, Norveç, Venezüela, Sırbistan, Kolombiya, Almanya, Bulgaristan, Hollanda, Ukrayna, Macaristan, Bosna Hersek gibi ülkeler var. Bunların koyun, keçi varlıkları 1 milyon ile 3,5 milyon baş arasında değişiyor. Lübnan, Filistin, Gürcistan, Kuveyt, Kanada, Makedonya, Moldova, Hırvatistan, Ermenistan, Kıbrıs Rum kesimi, İsrail, Malezya, Jamaika, Katar, Tayland, Avusturya, İsviçre, Slovakya, Güney Kore, İsveç, Polonya, Çekya, Belçika, Finlandiya, Tayvan, Danimarka, Slovenya gibi ülkelerin koyun, keçi varlığı ise 100 bin ile 1 milyon baş arasında seyrediyor.”
Bu ülkelerin rakamlarının Türkiye’nin kurbanlık için ayırdığı küçükbaş hayvan sayısıyla karşılaştırmanın imkanı dahi bulunmadığını vurgulayan Nihat Çelik, “içlerinde Çekya, Karadağ, Litvanya, Belçika, Finlandiya, Tayvan, Danimarka, Slovenya, Estonya, Japonya gibi ülkelerin de bulunduğu 69 ülkenin koyun, keçi sayısı toplansa bile Türkiye’nin kurbanlığa ayırdığı küçükbaş hayvan sayısını ancak bulabiliyor.” dedi.
 
Sadece Kurban Bayramı’nda Almanya’nın toplam hayvan varlığının 1,5 katını kesiyoruz
 
Sadece Kurban Bayramında Almanya’nın toplam koyun, keçi varlığının 1,5 katının ülkemizde kesildiğini bildiren Çelik, şu bilgileri verdi:

“82 milyonluk Almanya’da 1 milyon 570 bin koyun, 146 bin de keçi var.  Nüfusu 42 milyonu bulan Ukrayna, sadece 727 bin koyun, 582 bin keçi varlığına sahip 38 milyon nüfuslu, Türkiye’nin 12 katından fazla alana yayılan Kanada’da ise 829 bin koyun, 30 keçi var. Ülkemizde geçen yıl Kurban Bayramı’nda kesilen 2,7 milyon koyun, keçi sayısı, Almanya’daki koyun, keçi varlığının 1,5 katından, Ukrayna’dakinin 2 katından, Kanada’dakinin ise 3 katından fazla. Ülkemiz, hem koyun, keçi, sığır varlığı hem kurbanlığa ayrılan hayvan sayısıyla dünya çapında bir boyuta sahip. Üstelik, potansiyelimizin de tamamını kullanabilmiş değiliz. Tarım ve Orman Bakanlığımızın da hedefi olan nüfus başına bir küçükbaş hayvan sayısına ve kırmızı ette küçükbaş etinin payını yüzde 10’dan yüzde 20’ye çıkarma hedefine en kısa zamanda ulaşabiliriz. Potansiyelin değerlendirilmesi için hayvancılığa verilen destekler sürdürülmelidir.”
 
 

TÜDKIYEB Genel Başkanı Çelik Hayvancılık'ta 455,07 Milyarlık Katkıda Bulunuyoruz

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, bu ülkenin geleceğinin tarım ve gıdada olduğunu bildirerek, “Bu ülke ekonomisine tarım ve hayvancılıkta 455,07 milyar liralık üretim değerimizle büyük katkıda bulunuyoruz” dedi.
 
TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik, 2019 yılı rakamlarına göre çiftçinin 165,32 milyar liralık canlı hayvan, 93,92 milyar liralık hayvansal ürün, 77,55 milyar liralık tahıl ve diğer bitkisel ürün, 67,83 milyar liralık meyve, içecek ve baharat bitkileri, 50,45 milyar liralık sebze üretimi gerçekleştirdiğini belirtti.

Ülkenin tarımdaki üretime dayanarak 19,7 milyar dolarlık gıda ve tarım ihracatı yaptığını, tarımın 5,1 milyon kişiye iş sağladığını, işsizliği 2 puan civarında düşürdüğünü bildiren Çelik, “Tarım ve hayvancılık potansiyeli çok büyük olan bir ülkede yaşıyoruz. Mülteci ve yabancılarla birlikte 88 milyonluk bir ülkenin gıda güvencesini çiftçimiz ve yetiştiricimiz sağlıyor. Yakın çevrede tarım ve hayvancılıkta bizimle yarışacak bir ülke de yok. Bu ülkenin hala yeterince kullanılmayan tarlaları, otlakları var. Suya kavuşturulmamış 1,9 milyon hektar alan bulunuyor. Türkiye, verimli tarım alanlarını korumalı, sulama yatırımlarını tamamlamalı, kırsalda nüfusu tutacak kırsal kalkınma projeleri uygulamaya koymalı, tüm tarım arazilerini tarımsal üretim için kullanmalıdır. Hayvancılığın en ucuz yem kaynağı mera ve çayırlardır. Çayır ve meralar ıslah edilmelidir. Bu konuda Tarım ve Orman Bakanımız Dr. Bekir Pakdemirli’nin çayır ve mera ıslahı çalışmalarına büyük önem verdiğini ve bu konudaki çalışmaları aralıksız sürdürdüğünü de görüyoruz. Bu konuda ve diğer konularda tarıma ve hayvancılığa yaptığı katkılar için teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.

“TARIM VE HAYVANCILIĞA VERİLEN HER DESTEK EKONOMİYE KATKI OLARAK GERİ DÖNÜYOR”
Tarım ve hayvancılık için harcanacak her kuruşun misliyle ekonomiye geri döneceğinin unutulmaması gerektiğini vurgulayan Çelik, “Tarıma ve hayvancılığa verilen her destek ülkeye ekonomik katkı olarak geri dönüyor. Yeni koronavirüs salgınında da görüldü ki gıda güvencesi ve sağlık her şeyden önemli. Hayat dursa bile sağlık hizmeti durmuyor, gıda tüketimi azalmıyor. Aksine artıyor. Eğer gıda güvencenizi sağlayamıyorsanız, sağlık sisteminiz yetersiz ise istediğiniz kadar zengin ülke olun muhtaç duruma düşüyorsunuz. Bu kriz, bize sağlık sistemimizi ve tarımımızı ne olursa olsun ayakta tutmamız gerektiğini bize gösterdi" şeklinde konuştu.
Koronavirüs sürecinde tarımsal üretimin aksamadan sürdüğüne, çiftçinin ve yetiştiricinin gecesini gündüzüne katarak üretim faaliyetini devam ettirdiğine dikkati çeken Çelik, “bu konuda muhtarlarımızın büyük gayretleri de yadsınamaz. Devlet ile vatandaş arasındaki köprü görevini yapan muhtarlarımız, koronavirüs salgınında yetkili birimlerimizle müthiş bir eşgüdüm içinde çalıştı, kontrolü sağladı ve salgının kırsalda yayılmasının önüne geçtiler” ifadelerine yer verdi.

"KIRSALIN KALKINDIRILMASINDA ANA UNSUR MUHTARLARIMIZ OLACAKTIR"
Muhtarların kamunun verdiği her türlü görevi bugüne kadar layıkıyla yerine getirdiğini, kırsalı ayakta tuttuğunu belirten Çelik, “Kırsalın kalkındırılması, ülke ekonomisine tarım ve hayvancılıkla çok daha büyük katkı sağlanması konusunda yapılacak her türlü proje, verilecek her türlü destek uygulamasının başarısında da ana unsur muhtarlarımız olacaktır. Kamu kuruluşları devletin kırsaldaki temsilcisi muhtarlarımızla işbirliği içinde hareket ederse sorunlar çok daha hızlı, kolay ve hedefe uyumlu bir şekilde çözülür” dedi.
 
 
 
 

Bakan Yardımcısı Metin'den TÜDKIYEB'e Ziyaret

Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik’i ziyaret etti.
Çelik, ziyaretle ilgili yaptığı açıklamada, Bakan Yardımcısı Metin ile görüşmelerinde, yetiştiricilerin sorunlarını dile getirdiklerini, sektörle ilgili talepleri aktardıklarını bildirdi.
Ziyarette, Bakan Yardımcısı Metin ile küçükbaş hayvancılığın tarihsel gelişimini de değerlendirdiklerini belirten Çelik, şunları kaydetti.

“Bu toprakların ana geçim kaynaklarından biri de hemen her zaman küçükbaş hayvancılık olmuştur. Bu yeni de değildir. Yüzyıllardır böyledir. Dünyanın en güzel halı ve kilimleri, kumaşları bu topraklarda dokunmuştur. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Gazi de babası Ertuğrul Gazi de dedesi Süleyman Şah da geçimlerini küçükbaş hayvancılıktan sağlamışlardır. Atalarımız Osmanlı Devleti kurulana kadar obaları ve sürüleri ile hayvanlarını otlatabilecekleri güvenli topraklar için göç etmişlerdir. Koyun keçi otlatmayla işe başlayan Osmanlı İmparatorluğu, üretim faaliyetlerini, ipekten yüne, tiftikten kıla, kilimden dokumaya, baskı kumaşlara, süt ve süt ürünlerine, et ve et ürünlerine genişletmiş, bunun verdiği güçle yeryüzüne hakim olmuştur. Bin yıl önce koyunlarıyla, keçileriyle yola çıkan yüzlerce yıl dünyaya hükmeden ve imparatorluk kuran bir ecdadın torunlarıyız.”

Osmanlının ataları keçi çobanı olan kurucularının torunları olarak küçükbaş hayvancılığı her zaman baş üstünde tutmayı kutsal bir görev bildiklerini vurgulayan Çelik, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın her zaman çobanları önemsemesinden, Tarım ve Orman Bakanımız Dr. Bekir Pakdemirli’nin her daim, her yerde desteğinin yanı başımızda olmasından ve bugün de  Tarım ve Orman Bakan Yardımcımız Fatih Metin’in Merkez Birliğimizi ziyaret ederek sektörümüzün sorunlarını dinlemesinden anlaşılıyor ki, kırsalda tarlasında ekip biçen, merasında koyun keçi güden yetiştiricilerimiz, çobanlarımız sahipsiz değildir” dedi.
 
Tarım Bakanımız her zaman biz yetiştiricilerin yanında olmuştur
Sektör temsilcisi olarak tüm üretici ve yetiştiriciler adına ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade eden Çelik, şunları kaydetti:
“Bakanımız Dr. Bekir Pakdemirli, hizmette sınır tanımayarak her zaman biz yetiştiricilerin yanında olmuştur. Bakanımızın yetiştiricilerimize değer verdiğini biliyor ve minnettarlığımızı ifade ediyoruz.

Bugün Tarım ve Orman Bakan Yardımcımız Fatih Metin’in Merkez Birliğimizi ziyaretiyle bizleri onurlandırmasından sektörüm adına büyük şeref duyduğumu ifade etmek istiyorum. Bakanımız Dr. Bekir Pakdemirli’nin şahsında Bakan Yardımcıma ziyaretlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum. Merkez Birliğimizin kuruluşundan bu yana ilk kez bir Bakan Yardımcımızın bizleri ziyaret etmesinin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu ziyaret, çalışmalarımızda bizlere güç verecek, küçükbaş hayvancılığımızın gelişimine de katkısı olacaktır.

Bakan Yardımcımızın ziyaretiyle üretici ve yetiştiricilerimizin yanında olduğunu göstermesi, pandemi döneminde her ne kadar sektörümüz olumsuz etkilenmiş olsa da durumun yeniden normalleşme sürecine girmesi ile birlikte  yetiştiricilerimizin eskiden olduğu gibi üretime devam etmesi bakımından sektörümüze büyük moral olacaktır diye düşünüyorum.”

Genel Başkan Çelik, ziyaretin sonunda günün anısına sektöre yaptığı hizmetlerinden dolayı Bakan Yardımcısı Metin’e bir plaket takdiminde bulundu.
 

TÜDKIYEB'ten Milli Seferberlik Talebi

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, korona virüs salgınının etkilerini azaltmak için küçükbaş hayvancılık ve tarım sektöründe de milli seferberlik ilan edilmesiyle ilgili açıklamalarda bulundu.

Sadece insan sağlığı ve toplumsal hayatta değil, ekonomide de tüm dünya ve Türkiye'de etkili olan yeni tip korona virüs (Covid-19) salgınının, küçükbaş hayvancılık ve tarım sektörünü olumsuz etkilediğini, bu etkinin azaltılması gerektiğini belirten Çelik, hayvansal üretim ve gıda ihtiyacının karşılanmasında aksaklık yaşanmaması için acil eylem planı uygulanmasının önemine dikkat çekti.

Korona virüsün etkisiyle yükselen maliyetler ve talebin düşmesiyle birlikte yetiştiricilerinin üretimde sıkıntı içine girdiğine dikkat çeken Çelik, şunları kaydetti:
"Hayvancılıkta üretimde, pazarlamada devamlılık çok önemlidir. Üretimde belli bir seviyeye gelmek zaman ister. Kısa zamanda üretim kapasitesini artırmak mümkün değildir. Fakat, üretim sıkıntıya girerse çok kısa zamanda üretim kapasitesinde büyük kayba uğramak mümkündür. Yetiştiricilerimiz yatırımların heba olmaması adına korona virüsün getirdiği zorluklarla mücadele etmeye çalışıyorlar. Bu ortamda başta yem fiyatları olmak üzere üretim maliyetleri artmışken, kesim fiyatlarının düşmesi, talebin de azalması yetiştiricilerimizi içinden çıkılmaz bir duruma doğru itmektedir. Yetiştiricilerimizin daha çok desteklenmeleri şarttır. Zararına üretim yapmaya ilelebet devam edemezler. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın da hemen her konuşmasında vurguladığı gibi, salgınla mücadele sürecinde, kendi kendine yeten ve üretimde kesintinin olmadığı bir ülke olmak artık daha çok önem taşımaktadır. Bu durumu devam ettirmeliyiz."

Türkiye'nin gıda üretiminin etkilenmemesi, sektörün ve yetiştiricilerin sorun yaşamaması için gerekli tedbirlerin alınması, sektörde "Acil Eylem Planı" uygulanması gerektiğine dikkat çeken Çelik, "Küçükbaş hayvan yetiştiricilerine yönelik 'sıfır faizli işletme kredileri' verilmeli, sektörün finansal sorunları çözülmelidir. Yem bitkisi üreten yetiştiricilere faizsiz, uzun vadeli finansman sağlanmalıdır.

Yem bitkisi üretiminin artırılması için, yem bitkisini kendi üreten yetiştiricilerin yem maliyetlerinin yarısı sübvanse edilmelidir. Kuzu kesim fiyatlarına müdahale edilmeli, fiyatların üretimi etkileyecek düzeylere inmesinin önüne geçilmelidir. Et ve Süt Kurumu piyasaya müdahale etmeli, kesim çağına gelmiş hayvanların etleri 'kavurma' gibi et ürünlerine dönüştürülerek raf ömrünü uzatmalıdır. Özellikle piyasa ihtiyacının üzerindeki keçi sütü, keçi yetiştiricilerinden alınarak süt tozuna çevrilmelidir. Hayvansal üretim yapan yetiştiricilerin kredilere başvuru koşulları kolaylaştırılmalıdır.

Genç çiftçi hibe projeleri uygulanmaya devam etmelidir. Köye dönüş yapan çiftçilere yönelik 300 koyun desteği projesi sürdürülmelidir. Küpe ve küpeleme işlemleri birliklere devredilmelidir.

Hayvan hastalıklarıyla mücadele için altyapısı uygun olan birliklere hayvan hastanesi kurma imkanı tanınmalıdır" ifadelerini kullanarak, alınması gereken tedbirlere değindi.
 

TÜDKIYEB Başkanı Çelik : Van Depremi Sonrası Yaralar Sarılmaya Devam Ediyor

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, “Bakanımızın talimatlarıyla depremde telef olan hayvanlarımızın yerine hemen hayvan desteğine başlanması ve akabinde hayvan yemi sağlanması, devletimizin bütün imkanları ile vatandaşlarımızın normal hayatına daha çabuk dönebilmesi adına oldukça önemli” dedi.

 
Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, “Bakanımızın talimatlarıyla depremde telef olan hayvanlarımızın yerine hemen hayvan desteğine başlanması ve akabinde hayvan yemi sağlanması, devletimizin bütün imkanları ile vatandaşlarımızın normal hayatına daha çabuk dönebilmesi adına oldukça önemli” dedi.



TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik, Van depreminden sonra verilen desteklerle ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Çelik, “Son bir ayda yaşanan felaketler, yüreğimizi yakarken bir kez daha, Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi, ‘devletimiz, milletinin yanında’ olduğunu gösterdi. Van’da son bir ayda yaşanan çığ felaketi ve deprem canlarımızı alıp, evlerimizi, ekmek teknelerimizi yıkarken, Tarım ve Orman Bakanlığımız da ilk andan itibaren teyakkuza geçerek, desteklerini eksik etmediler, Bakanlığımızın ekipleri çalışmalarını sürdürmeye devam ediyorlar. Bakanımız Dr. Bekir Pakdemirli depremden kısa süre sonra Van’ımıza bizzat gelerek, vatandaşlarımızın yaralarına merhem, acılarına ortak oldu. Bakanımızın talimatlarıyla depremde telef olan hayvanlarımızın yerine hemen hayvan desteğine başlanması ve akabinde hayvan yemi sağlanması, devletimizin bütün imkanları ile vatandaşlarımızın normal hayatına daha çabuk dönebilmesi adına oldukça önemli. Bakanımız, depremzedelerimizin tüm ihtiyaçlarının karşılandığını ve karşılamaya devam edeceklerini ifade ettiler. Kendilerine buradan bir kez daha teşekkür ediyorum. Bakanımız Pakdemirli, sektörümüzün Van’daki temsilcileri ile de bir araya geldiler. Çiftçimiz, üreticimiz ile beraber, ilimize, sektöre ilişkin gelişmeleri de değerlendirme fırsatı sundu. Üreticimizin çiftçimizin besicimizin yanında olduğunu gösterdiler. Mütevazılığı ve hoşgörüsü ile sadece Birliğimizin değil, Vanlı hemşerilerimizin de büyük sevgisini kazanan Bakanımız Bekir Pakdemirli’ye verdikleri desteklerden ötürü tüm hemşerilerim adına minnetlerimi sunarak, teşekkür ediyorum” ifadelerine yer verdi.


 
 
 
 
 
 

Küçükbaş Hayvancılığı Güçlendirme Eylem Planı Toplantısı Başladı

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliğinin 3’üncü Tarım ve Orman Şurası Küçükbaş hayvancılığı güçlendirme eylem planı toplantısı Antalya da Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin katılımları ile başladı.




Çobanların karşılaması ile başlayan toplantı Antalya da  3 gün süre ile  devam edecek.



Açılış konuşmasını yapan  TÜDKIYEB Genel Başkanı Nihat ÇELİK, “Birlikler olarak 2020 yılını Küçükbaş Hayvancılık yılı olarak huzurlarınızda ilan ediyoruz” dedi.
 
 Başkan Çelik Konuşmasına şöyle devam etti: “  Merkez Birliğimizce düzenlemiş olduğumu 3. Tarım Orman Şurası Küçükbaş Hayvancılığı Güçlendirme Eylem Planı toplantımızın küçükbaş hayvancılığımız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, sağlıkla mutluluğun kucaklaştığı, bereketin herkese ulaştığı, başarılara imza atacağımız bir yıl olması temennilerimle yeni yılınızı en içten dileklerimle kutluyorum. 77 de Birlikler olarak 2020 yılını Küçükbaş Hayvancılık yılı olarak huzurlarınızda ilan ediyoruz.
 
Tarım ve Orman Şurası kapanış toplantısında Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk tarımını küresel şirketlerin sadece kar odaklı çalışan çarkı içinde kesinlikle ezdirmeyeceğiz sözü biz yetiştiriciler için büyük bir umut olmuş, 2020 yılını küçükbaş hayvancılıkta hamle yılı olarak ilan ederek küçükbaş hayvan sayısının 56 milyona çıkarılacağını ifade etmiş olması nedeniyle de heyecanımız kat be kat artmıştır. Dolayısıyla bugün burada birlik beraberlik içerisinde tarihi bir güne tanıklık ediyor olmanın haklı gururunu yaşarken biz de Birlikler olarak 2020 yılını Küçükbaş Hayvancılık yılı olarak huzurlarınızda ilan ediyoruz.

Bugün 300 bin yetiştiricimizin bir o kadar da çalışanı ve aileleri ile birlikte düşünüldüğünde 3 milyon insanımızın kalbi bu salonda atıyor.

Devlet büyüğümüz Sayın Bakanımız aramızda, Devlet Başkanımız ve Reisimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın sektörümüze olan desteği her zaman yanı başımızda.
 Merkez Birliği olarak Tarım Orman Şurasında alınan kararları güçlendirmek ve sektör temsilcileri olarak eylem planımızın ortaya konulacağı bu toplantıyı sektörümüzün miladı olarak gördüğümü ifade etmek istiyorum.



Bizler STK sorumluluğu bilinciyle 3. Tarım Orman Şurası sonrasında ilk eylem planı hazırlayan Merkez Birliği olmamızın da heyecanını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ayrıca; 2019 yılında yapılacak tarımsal desteklemelere ilişkin yayımlanan kararnamede ve Hayvancılık Desteklemeleri Uygulama Tebliğinde yer alan sürü büyütme ve yenileme desteklemesi ile soy kütüğü desteklemesinin ilk defa uygulamaya konulacak olması nedeniyle Ulusal Islah Programı ve Soykütüğü sistemi uygulamalarına yönelik konuların ayrıntılı bir şekilde görüşüleceği toplantımızdan hep birlikte yapacağımız katkı ve çalışmalarla azami faydalar elde edeceğimize yürekten inanıyor, şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Gayemiz bu bayrağı başarıyla geleceğe taşımak
 
Daima gurur kaynağımız olan peygamberler mesleğinin, yüzyıllar öncesinden atalarımızdan bize yadigâr kalan bir mirasın temsilcileri olarak ana gayemiz bize teslim edilen bu bayrağı başarıyla geleceğe taşımaktır.

Bizler; Merkez Birliğimiz ve Bakanlığımızı bir zincirin halkaları gibi görüyor bu çerçevede güçlü bir aile olduğumuzu düşünüyoruz. Bu manada çalışmalarımıza ışık tutan, bizlerden destek ve katkılarını hiçbir zaman esirgemeyen başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Sayın Bakanımıza teşekkürlerimle birlikte şükranlarımızı sunuyorum.
Merkez Birliğimiz ile uyum içerisinde çalışan Birlik Başkanlarımızı, yönetim ve denetim kurulu üyelerini de huzurlarınızda canı gönülden kutluyorum.

Türkiye’de kırmızı et ve süt üretiminin artışı için özellikle 1980’li yıllardan sonra hayvancılığımız Global Şirketlerin de baskısı ve lobi faaliyetleri sonucunda Sığırcılık ve Tavukçuluk üzerine kurulan politikalarla belirlenmeye çalışılmış, bu nedenle küçükbaş hayvancılık sektörü çok büyük haksızlığa uğrayan bir sektör olarak yıllarca göz ardı edilmiştir.

Sektörümüzün geçmişine dair söylenecek çok söz vardır ama memnuniyetle ifade etmem gerekirse; 2002 yılı öncesine kadarki kötü gidişata dur demek için AK PARTİ Hükümetleri yetiştiricilerimize sahip çıkmıştır.

2006 yılı öncesine kadar 32 milyon başa gerileyen küçükbaş hayvan varlığımız 2019 yılının ilk yarısı itibariyle 50 milyona ulaşmıştır.  

Artık geriye dönüş yoktur, ileriye doğru hedefimiz en az 80 milyondur. Nüfus başına en az 1 koyundur. Bu hedefe yürürken en büyük desteğimiz dün olduğu gibi bugün de Cumhurbaşkanımızdır, Bakanımızdır, Sektörümüzün tüm paydaşlarıyla olan birlik beraberliğimizdir.

Bu manada Bizim Bakanlığımızdan en büyük talebimiz; YÖNÜMÜZE REHBER, YOLUMUZA IŞIK OLMASIDIR…
 
Hedeflerimize emin adımlarla yürümek için öncelikle sorunlarımızı doğru tanımlayarak, zamanlamayı doğru yaparak, mevcut kaynaklarımızı en doğru ve planlı bir şekilde kullanarak hep birlikte gönül gönüle ele ele vermek suretiyle BAŞARILI olacağımıza inanıyor ve diyorum ki; başaracağız, başaracağız, ALLAH’ın izniyle sizlerle başaracağız.

Küçükbaş hayvanı olmayan hiçbir ülke tarımda başarıyı yakalayamamıştır. Dolayısıyla bizim tarımda başarıyı sağlayacak düzeyde küçükbaş hayvancılık potansiyelimiz mevcuttur.
Bu potansiyeli harekete geçirmeyi, küçükbaş hayvancılığı milli bir mesele gibi görerek ülkemiz tarımının vazgeçilmezi haline getirmekle sağlayabiliriz.
 
Dünya Gıda Tarım Örgütü (FAO) hayvansal üretimde kalkınmanın anahtarını “kırsal bölgelerde yaşayan ve sürü büyüklüğü 100 baştan küçük olan hayvan sahiplerinin ve hayvanların koşullarının iyileştirilmesi ve bu bölgelerdeki hayvancılığın ekonomik olarak sürdürülebilirliğinin sağlanabilmesi” olarak açıklamıştır. Dolayısıyla bizim de planlarımızı buna göre yapmamız ülkemiz hayvancılığının hayrına olacaktır.
 
Geçmişte birlikler kurulmadan önce yetiştiricilerimiz öksüz, yetim ve reisi olmayan bir aile gibiydiler. Bu nedenle örgütsüz, kimsesiz kalan bu kesimin bugün ve yarınlarda da Birliklerin mevcudiyetine olan ihtiyacı devam edecektir.

Dolayısıyla; Dünya Döndükçe De Allah’ın İzniyle Hükümetimizin Desteği İle Hep Var Olacağız…
 


 
 
 

TÜDKIYEB'ten 11 Milyon Fidan Kampanyasına Tam Destek

Tarım ve Orman Bakanlığının 11 Milyon fidan toprakla buluşuyor kampanyasına Türkiye Koyun Keçi Yetiştiriciler Merkez Birliğinden tam destek. 
Türkiye Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKIYEB), Tarım ve Orman Bakanlığınca yürütülen 11 Milyon fidan toprakla buluşuyor kampanyasını desteklediklerini açıkladı.

Genel Başkan Nihat Çelik konu ile ilgili yaptığı açıklamada; “Tarım ve Orman Bakanlığınca 11 Kasım saat 11:11 de 11 Milyon fidan toprakla buluşacak kampanyasına bizlerde TÜDKIYEB olarak tam destek veriyoruz. Merkez Birliğimizin yanısıra 80 İl Birliğimiz tarafından da kampanyaya özellikle sosyal medyada tam destek verilecektir. İzmir ve Dalaman başta olmak üzere farklı illerde tek seferde ve aynı anda 11 milyon fidan dikimi gerçekleştirilecek olması nedeniyle Dünya çapında bir rekor elde etmek ve yaz boyunca yanan alanlarda yeni fidan dikimleriyle birlikte ülkemizin akciğeri konumunda olan orman alanlarımızın artırılması ve daha yeşil bir Türkiye için milli servetimiz olan ormanlarımızı ağaçlandırmak adına kampanyayı canı gönülden destekliyoruz.” İfadelerine yer verdi.

Bugün Elleri Nasırlı Olanların Günüdür

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Nihat Çelik dünya çiftçiler günü dolayısı ile bir mesaj yayınladı. Başkan Çelik; “ Bugün nasırlı elleri öpülesi insaların günüdür. ”dedi.
TÜDKIYEB Başkanı Çelik Şunları kaydetti.
“4 Mayıs, Dünya’da ve ülkemizde insanların gıda ihtiyacını büyük zorluklara rağmen karşılamak adına, toprağını işleyerek, hayvanına bakıp besleyerek üreten, nasırlı elleri öpülesi insanların günüdür.
Bu vesileyle sadece 14 Mayıs değil, yılın her gününün alın teri ile çalışan, üreten çiftçilerin günü olması düşüncesiyle bütün çiftçilerimizin 14 Mayıs Dünya Çiftçiler gününü kutluyorum.”dedi.
 
 

TÜDKİYEB Başkanı Çelik'ten 2018 Değerlendirmesi

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, küçükbaş hayvancılık sektörünün 2018 yılını Anadolu Ajansına değerlendirdiği açıklamada; 2018 yılında küçükbaş hayvancılık sektöründe çok önemli gelişmeler yaşandığına dikkat çekerek mevcut potansiyel ile önümüzdeki birkaç yılda sektörün yıldızının daha da parlayacağını söyledi.

300 KOYUN PROJESİNDE MERKEZ BİRLİĞİNE ÖNEMLİ GÖREV!

2018 yılının en önemli gelişmelerinden birinin kamuoyunda 300 Koyun Projesi olarak bilinen “Üretici şartlarında sözleşmeli küçükbaş hayvancılık projesi” olduğuna vurgu yapan Genel başkan Çelik, ‘’ Ülkemiz küçükbaş hayvancılığı için çok önemli olan 300 koyun projesi Ziraat Bankası, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Tarım Sigortaları Havuzu arasında yapılan protokol ile hayata geçirilmiş bir projedir. Tedarik kısmını üstlenen TİGEM ile Merkez Birliğimiz arasında ise 19 Eylül 2018 tarihinde damızlık koyun ve koç tedariki sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin imzalanması sonrasında bütün Türkiye’de proje kapsamında talep edilen hayvanların tedarik ve teslimi Merkez Birliğimiz tarafından yapılmaktadır. Bu proje çerçevesinde ilk etapta 50 bin koyun tedariki sağlanacak olup, TİGEM tarafından hazırlanan teknik şartname doğrultusunda Merkez Birliğimiz tarafından tedariki yapılan hayvanlar talep sahibi yetiştiricilere teslim edilmekte olup, halen çalışmalar ülkemiz genelinde yoğun bir şekilde devam etmektedir. Proje 30 Haziran 2019 tarihinde sona erecek olup bu tarihe kadar tedarik ve dağıtımlar planlandığı gibi tamamlanacaktır.
Üreticilerimizin çok kazançlı çıkacakları ve ülke hayvancılığımızı geliştirecek olan bu proje için Merkez Birliğimize duydukları güvenden dolayı Başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli olmak üzere TİGEM Genel Müdürü Sayın Ayşe Ayşin IŞIKGECE ve ekibine, Ziraat Bankası Genel Müdürü Sayın Hüseyin Aydın ve TARSİM Genel Müdürü Sayın Yusuf Cemil Satoğlu’na teşekkür ediyorum.’’ dedi.

KÜÇÜKBAŞ HAYVAN SAYISI SON YILLARDA SÜREKLİ ARTIŞ EĞİLİMİNDE…

Genel Başkan Çelik, Merkez Birliği ve İl Birliklerinin kurulduğu 2006 yılından itibaren küçükbaş hayvan sayısının sürekli artışlar kaydettiğini ifade ederek 2018 yılı Haziran ayı TÜİK verilerine göre küçükbaş hayvan sayısının 36 milyonu koyun, 11 milyonu da keçi olmak üzere toplamda 47 milyon seviyesine ulaştığını ve toplam hayvan varlığımız içerisinde küçükbaş hayvan sayısı oranının yüzde 72,9 olarak gerçekleştiğini ancak bu rakamların yılsonu itibariyle daha da artacağını beklediklerini söyledi.
Çelik, ayrıca iller bazındaki koyun sayısında 2 milyon 516 bin baş ile Van’ın, keçi sayısında ise 757 bin baş ile Mersin’in birinci sırada olduklarını kaydetti.

KÜÇÜKBAŞ HAYVAN ISLAHI ÇALIŞMALARI BÜTÜN HIZIYLA DEVAM EDİYOR

Genel Başkan Çelik, Merkez Birliği ve 80 ilde faaliyet gösteren Birliklerin asli görevlerinin ıslah çalışmalarını yürütmek olduğuna dikkat çekerek ‘’ Bakanlığımız ve Üniversite hocalarımızın liderliğinde Birliklerimizde 1 milyon 250 bin hayvanda ıslah yapıyoruz. Halk Elinde Küçükbaş Hayvan Islahı Ülkesel Projesi olarak bilinen proje ile hem hayvan ırklarımızın verimlerini artırma hem de ürünlerin kalitesini artıma yönüyle ciddi mesafeler alınmıştır. Bunun yanısıra tarihimizde bir ilk olarak yetkisini aldığımız soykütüğü yürütme konusunda da Bakanlığımızla bir protokol imzaladık. Şu ana kadar müracaatta bulunan Birliklerimizi yetkilendirdik. Ulusal Islah Programı ve soykütüğü sisteminin hayata geçirilmesi ile ülkemizin damızlık koç teke ihtiyacı karşılanacaktır’’ dedi.

31 MART 2019’A KADAR KÜPE AFFI GETİRİLDİ

Genel Başkan Çelik, ilgili yönetmelikte yapılan değişiklik ile her yaştaki koyun ve keçi türü hayvanların küpelenmesi için 31 Mart 2019 tarihine kadar af getirildiğine dikkat çekerek "31 Mart 2019 tarihine kadar küçükbaş hayvanlara yaş sınırı olmaksızın küpe takılabilecektir. Ayrıca bu tarihe kadar işletmelerdeki hayvanların sayıları güncellenebilecektir" dedi.
TÜDKİYEB Genel Başkanı Çelik, 31 Mart 2019 tarihine kadar küpe taktırmayan yetiştiriciler için herhangi bir cezai işlem yapılmayacağını belirterek yetiştiricilerin belirtilen tarihe kadar mağdur olmamaları için duyarlı davranmaları ve İl ve İlçe Müdürlüklerine müracaat etmeleri gerektiğini söyledi. Genel Başkan Çelik, söz konusu küpe affının 31 Aralık 2017 tarihine kadar geçerli olmasına rağmen yeni yönetmelikte bu tarihin 31 Mart 2019 tarihine çekilmesiyle bu konuda mağdur olan yetiştiricilere bir şans daha verildiğini ifade ederek Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli’ye küçükbaş hayvancılık sektörü adına teşekkür etti.
DESTEKLEMELERDEN MAĞDUR OLABİLECEK YETİŞTİRİCİLERİMİZE 120 AY MÜJDESİ!
Genel Başkan Çelik, yaptıkları girişimler sonucunda Hayvancılık Desteklemeleri Uygulama Tebliğinde yer alan anaç koyun keçi desteklemelerinden yararlanılacak hayvan yaşına ait 15-90 ay ibaresinin 15-120 ay olarak değiştirilerek uygulamaya konulduğunu söyleyerek ‘’ Değişikliğe ilişkin tebliğ 17 Ekim 2018 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girdi. 90 ile 120 ay arasında mevcut anaç hayvan varlığı içinde yaklaşık yüzde 20 civarında hayvan bulunmaktaydı. Bu konuda İl Birliklerimizden Merkez Birliğimize yazılı ve sözlü talepler olarak ciddi şekilde mağduriyetler yaşanacağı dile getirildi. Konuyu Sayın Bakanımıza izah ettik. Kendileri de ikna oldular. Değişiklik ile binlerce yetiştiricimizin mağduriyeti önlenmiş oldu ‘‘dedi.
2018 YILI KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ
TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik, 2018'de yapılan tarımsal desteklere ilişkin değerlendirmelerde de bulunarak, "Anaç koyun keçi, aşılama ve küpe desteği ile çoban istihdamına getirilen destekler küçükbaş hayvan üretimini artıracak." dedi.
Bakanlar Kurulunca kararlaştırılarak yürürlüğe giren tarımsal desteklemeler kararnamesinin, sektör açısından 2017 yılına göre mevcut durumunu koruduğunun görüldüğünü belirten Çelik, "Geçen yıl 25 lira olan anaç koyun keçi desteği 2018 yılı için de aynen devam ediyor. Geçen yıla göre aynı kalmasını, Bakanlığımızın bütçe imkânları dâhilinde olabileceğini düşünüyoruz. Ancak, sektörümüze bundan sonraki süreçte de imkânlar ölçüsünde daha fazla destek olacağına yürekten inanıyoruz.
Ayrıca anaç koyun keçi desteklemesinde son yıllarda hem yetiştirici sayısının hem de hayvan sayılarının artması sektörümüz adına olumlu gelişmeler olmuştur. " değerlendirmesinde bulundu.
Çelik, söz konusu kararnameyle getirilen önemli bir desteğinde çoban istihdamı konusunda olduğunu vurgulayarak, "5 bin lira olan destek aynen kalırken, 250 baş olan hayvan sayısı şartı 200 başa indirilmiş, köy ortak sürüleri de destek kapsamına dahil edilmiştir. Bu değişikliğin de yine sektörümüze olumlu yansıyacağını düşünüyoruz. Zaten çoban istihdam desteğinde hayvan sayısının düşürülmesi hususunda Merkez Birliği olarak Bakanlığımıza yaptığımız önerimiz de bu yöndeydi. Bu önerimizin gerçekleşmiş olması da bizi mutlu etmiştir." dedi.
KÜPE BEDELİ ARTIK YETİŞTİRİCİDEN ALINMAYACAK
Genel Başkan Çelik, 2018 yılının önemli bir gelişmesi olarak küpe bedeli konusuna değinerek, 29 Haziran 2018 tarihinde Resmi gazetede yayımlanan Koyun ve Keçi türü hayvanların tanımlanması, tescili ve izlenmesi yönetmeliğinde değişikliğe gidilerek yetiştiricilerden küpe bedeli alınmayacağını ve bu durumda yetiştiricilerin rahat bir nefes aldıklarını söyledi ve küpeleme yetkisinin Birliklere devredilmesi gerektiğini vurguladı.
YAYLALARA ÇIKMA YASAĞININ KALDIRILMASI SEKTÖRÜ OLUMLU ETKİLEDİ
TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik, terör olayları nedeniyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde uygulanan yaylalara çıkma yasağının Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatlarıyla birlikte ilkbaharda kaldırılması ile ülkedeki küçükbaş hayvan sayısındaki artışta önemli rol oynadığını belirterek, "Yetiştiricilerimizin dört gözle beklediği meraların koyunlarımıza keçilerimize açılması bizim için en güzel bahar olmuştur." dedi.
Diğer yandan küçükbaş hayvancılığın desteklenmesi adına Tarım ve Orman Bakanlığınca 22.3 milyon hektar olan orman alanlarının yüzde 53’ünü yani yaklaşık 12 milyon hektarlık alanının otlatmaya açılmış olmasının da memnuniyet verici olduğunu söyleyen Çelik." Yem maliyetlerini de olumlu etkileyecek olması açısından bu kararı memnuniyetle karşılıyor Sayın bakanımıza tüm yetiştiricilerimiz adına teşekkür ediyorum.’’ dedi.

KIRSAL KALKINMAYA YÖNELİK YETİŞTİRİCİLERE ÜCRETSİZ HİBE PROJELERİ…

Kırsal kalkınmaya yönelik hibe projelerinde çok önemli bir adıma ilk imzayı attıklarına dikkat çeken Genel Başkan Çelik, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü, Eğitim Yayım ve Yayınlar Dairesi Başkanlığı ve Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) ile TÜDKİYEB arasında Şubat 2018 de eğitim ve proje hazırlama işbirliği protokolü imzaladıklarını ve protokol sonrasında Koyun Keçi Birliklerinde çalışan personele yönelik Antalya’da 5 günlük eğitim verildiğini söyledi.
Projeden 270 bin işletmenin faydalanacağına dikkat çeken Çelik, ‘’Bu önemli bir rakam. Her talep edene her türlü projesini yapacağız. Protokol yetiştiricilerimiz açısından çok önemliydi çünkü bu protokol ile yetiştiricilerimize mali külfet gelmeden mahallinde birliklerimiz tarafından projeleri ücret alınmadan bedava yapılacaktır. Bunun da ülkemiz hayvancılığına katkısı ve getirileri büyük olacaktır. " dedi.

BAKAN PAKDEMİRLİ KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK İÇİN OLUMLU MESAJLAR VERDİ

TÜDKİYEB Genel Başkanı Çelik, Yönetim ve Denetleme Kurulu ile birlikte Eylül ayı içerisinde Tarım ve Orman Bakanı Pakdemirli’yi makamında ziyaret ettiklerini ve Bakan Pakdemirli’nin küçükbaş hayvancılık sektörüne olumlu yaklaşımı açısından son derece mutlu olduklarını ifade ederek Bakan Pakdemirli’nin de küçükbaş hayvancılık için gerekli çalışmaların yapılacağını ifade etmesini sektör açısından önemli bulduklarını söyledi.
Görüşmede sektörün birçok sorunlarını dile getirdiğini ifade eden Genel Başkan Çelik, ‘’ Sayın Bakanımız sorunlarımıza karşı duyarlı davranarak el birliği ile sorunların aşılacağı müjdesini verdi. Bu da 270 bin yetiştiricimiz adına bizleri mutlu etti. Küçükbaş hayvancılığın ülkemiz şartları için çok önemli olduğu ve mutlaka daha fazla desteklenmesi gerektiği noktasında görüş birliğine vardık. Dolayısıyla bu görüş birliğimizin neticesinde hedef olarak da kısa vadede küçükbaş hayvan sayımızı en az 60 milyona çıkarmak için yoğun çaba harcayacağımızı ifade ettik. Netice itibariyle Sayın Bakanımızın sektörümüze yaklaşımı ve verdiği olumlu mesajlar bizi ziyadesiyle memnun etmiştir.’’ dedi.
2018 YILI KURBAN BAYRAMI BİLANÇOSU
Genel Başkan Çelik, 2018 yılında kurban bayramı için pazarlara her yıl olduğu gibi ihtiyaç fazlası kadar kurbanlık küçükbaş hayvanların sunulduğunu, geçen yıla oranla hemen hemen aynı miktarda küçükbaş hayvan satıldığını belirterek,‘’ Ülkemizde her yıl kurban bayramlarında 3- 3,5 milyona varan sayıda küçükbaş hayvan kurban ediliyordu. Ancak iki yıldır bu sayı 2,5 - 3 milyon civarında kaldı. Bunun sebeplerinden birisinin tatil döneminin uzun olması diğerinin de ekonomik nedenlerden dolayı olduğunu düşünüyoruz. Tüketici açısından durum böyleyken yetiştiricilerimiz açısından da durum daha farklı bir boyuta geldi. Başta yem maliyetleri olmak üzere diğer girdilerde olan yüzde otuzlara varan artışlara rağmen hayvanların fiyatları geçen yıla göre çok fazla artış göstermedi. Her şeye rağmen bu bayramda küçükbaş hayvanları tercih eden vatandaşlarımıza sektörümüz adına teşekkür ediyor ve kestikleri kurbanların Allah katında kabul ve rıza görmesini temenni ediyorum.’’ dedi.

KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK SEKTÖR TOPLANTISINA BÜYÜK İLGİ

Merkez Birliği olarak en önemli görevlerinden birinin Bakanlık ve sektörün diğer paydaşları ile Birlikler arasında köprü vazifesi kurmak olduğunu belirten Genel Başkan Çelik, Merkez Birliği olarak Antalya’da 2018 Mart ayında Küçükbaş Hayvancılık Sektör toplantısını gerçekleştirdiklerini ve toplantıya yaklaşık 300 kişinin katıldığını, Tarım Bakanlığının çeşitli birimlerinden Bakanlık Bürokratları ile birlikte İl Birliklerinin Başkanları, Yönetim Kurulu Üyeleri ve personelinin iştirak ettiğini, üç gün süren toplantıda küçükbaş hayvancılığın her yönüyle ele alındığını söyleyerek toplantı süresince katılımcılarla birlikte sorunlara çözüm aradıklarını ve istişareler sonunda olumlu sonuçlar elde edildiğini ifade etti.
KÜÇÜKBAŞ HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜN 2019 YILINDAN BEKLENTİLERİ…
TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik, 2019 yılında küçükbaş hayvancılık sektöründen beklentilerini de dile getirerek şunları söyledi.
‘’ 2019 yılındaki en büyük beklentimiz, mevcut olan bazı sorunlarımızın çözüme kavuşturulmasıdır. Beklentilerimizin başında öncelikle sektörümüzün olmazsa olmazı olan nitelikli çoban bulma ve çalıştırma sorununun çözüm bulmasıdır. Diğer yandan yem maliyetleri oldukça yüksektir. Ama ülkemizde küçükbaş hayvancılığın meraya dayalı yapıldığı gerçeği de vardır. Meralarımız koyunlarımız ve keçilerimizindir. Ama ne yazık ki meraların kullanımında bu işle uğraşanların söz hakkı yoktur. Onun için biz sürekli İl Mera Komisyonlarında Birliklerimizin de doğal üye olarak bulunmasını istiyor ve bu konuda mevzuatta yeni bir düzenleme yapılmasını istiyoruz. Bu arada meralarımızın ıslah edilerek koyun keçi yetiştiricilerine kayıtsız şartsız tahsis edilmesini ısrarla talep ediyoruz.
Küçükbaş hayvancılığın daha çok desteklenmesi gerektiğini her zaman ve her yerde söylüyoruz. Koyun ve keçi bu ülkenin milli meselesi olmakla beraber ekonomik anlamda da bu ülkenin sigortasıdır. İnsanların köylerinde kalması için, köyden kente göçlerin önlenmesi için sosyal açıdan da önemli bir sektördür. Onun için küçük aile işletmelerinin 2019 yılında daha çok desteklenmesini bekliyoruz.
2019 yılından en büyük beklentilerimizden biri de insanların doğal, organik beslenmesine hizmet etmektir. Bunun için de koyun ve keçiyi güçlü ve sağlıklı nesiller yetiştirmenin bir aracı olarak görüyoruz. Küçükbaş hayvancılık daha çok meraya dayalı yapıldığından koyun keçi ürünlerinin doğal olması sebebiyle küçükbaş hayvancılığın da organik hayvancılığı destekleme kapsamına alınmasını istiyoruz.
Halen uygulanmakta olan anaç koyun keçi desteklemelerinin önümüzdeki süreçte de devam etmesi, ancak son 2 yıldır 25 lira olarak verilen Anaç koyun keçi destek miktarının hayvan başına en az 50 lira olması, Anaç koyun keçi destekleme ödemelerinin yetiştiricilerin paraya en çok ihtiyaç duyduğu Mart veya Nisan ayları içerisinde yapılması, tüm küçükbaş hayvanların destekleme kapsamına alınması, yürürlüğe konulan ve çalışmaları devam eden SOYBİS kapsamında soy kütüğü tutma ile ilgili yetiştiricilere destek verilmesi gibi beklentilerimizin de 2019 yılında gerçekleşmesini umuyor ve Bakanlığımızdan talep ediyoruz.
2019 ve ileriki yıllar için ana hedefimiz küçükbaş hayvan sayısının artırılmasıdır. Bugün 47 milyonluk küçükbaş hayvan varlığımızla Avrupa’da birinci sırada olmamıza rağmen biz bu sayının yetersiz olduğunu ve bu rakamın orta vadede 60-70 milyona çıkarılmasını hedefliyoruz. Onun için de hayvancılık politikalarının bundan böyle ağırlıklı olarak küçükbaş hayvancılık üzerinden planlanması gerektiğini söylüyoruz. Böylelikle kırmızı et açığının kapatılabileceğini iddia ediyoruz.
Hayvancılığa genel manada baktığımızda önemli bir beklentimiz de canlı hayvan ve et ithalatına son verilmesidir. Bizim daha çok üretmemiz ve bu alanda ihracatçı bir ülke olmamız lazım. Üstelik ülkemizde var olan küçükbaş hayvancılık potansiyeli göz önüne alındığında bizim daha çok üretecek politikalara ve çözümlere ihtiyacımız bulunmaktadır.
Birliklerimizin yetiştiricilerimize daha iyi hizmet verebilmesi açısından gelirlerinin artırılarak güçlendirilmeleri son derece önemlidir. Bu nedenle 2019 tarımsal destekleme kararnamesinde çiftçi örgütlerini güçlendirme payının artırılarak Birliklerimizin daha güçlü hale getirilmesini bekliyoruz.
2019 yılı için son sözümüz; Coğrafyamız, iklimimiz ve mera yapımız tamamen küçükbaş hayvancılığa uygun bir durumdadır. Ülkemizin bu avantajlardan mutlaka faydalanması gerekmektedir. Bu nedenle küçükbaş hayvancılığın çok daha iyi yerlere gelmesi için Merkez Birliğimiz ve İl Birlikleri olarak her zaman var olacağız.’’
TÜDKİYEB Genel Başkanı Çelik, değerlendirmesinin sonunda yeni yıl mesajı vererek ‘’ Yeni yılın tüm insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesi ‘’ temennilerinde bulundu.
 
 

300 Koyun Projesinde Start Verildi

Kamuoyunda  “300 Koyun Projesi olarak bilinen “Üretici Şartlarında Sözleşmeli Küçükbaş Hayvancılık Projesi’ kapsamında TÜDKİYEB tarafından tedariki gerçekleştirilecek olan koyun ve koçların yetiştiricilere temin ve teslimi için 18 Ekim 2018 tarihinde Ankara’da bir hayvancılık işletmesinde start verildi.
Proje için Aksaray ili Eskil ilçesinden başvuru yapan Orbay Tarhan ve Ercan Çekinmez adlı yetiştiricilere, seçim heyetince teknik şartlara uygunluğunu tespit edildikten sonra seçilen damızlık hayvanları teslim edildi.  
Seçim sonrası bir açıklama yapan TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik şunları söyledi. ‘’ Başta yetiştiricilerimiz olmak üzere ülkemiz hayvancılığına hayırlı olmasını dilerim. Tarım ve Orman Bakanlığımızın start verdiği, ülkemiz hayvancılığı için çok önemli olan bu proje Ziraat Bankası, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Tarım Sigortaları Havuzu arasında yapılan protokol ile hayata geçirilmiştir.
Bu proje için Merkez Birliğimize duydukları güvenden dolayı Başta Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli olmak üzere TİGEM Genel Müdürü Sayın Ayşe Ayşin IŞIKGECE ve ekibine, Ziraat Bankası Genel Müdürü Sayın Hüseyin Aydın ve TARSİM Genel Müdürü Sayın Yusuf Cemil Satoğlu’na teşekkür ediyorum.
Bu proje çerçevesinde 300 baş hayvan ağılına sahip yetiştiricilere 300 başa kadar yerli ırklardan damızlık koyun ve koç tedariki yapılarak teslim edilecek ve yetiştiriciler proje şartları çerçevesinde kredilendirilecektir. Projenin finansman kısmını Ziraat Bankası, tedarik kısmını TİGEM ve tarımsal sigorta kısmını da TARSİM üstlenmiştir.
Tedarik kısmını üstlenen TİGEM ile Merkez Birliğimiz arasında ise damızlık koyun – koç tedariki sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşmeye göre bütün Türkiye’de proje kapsamında talep edilen hayvanların tedarik ve teslimi Merkez Birliğimiz tarafından yapılacaktır.
Bu proje çerçevesinde ilk etapta 50.000 koyun koç tedariki sağlanacak olup önümüzdeki günlerde küçükbaş hayvan teslimatları başlayacak, Merkez Birliğimiz tarafından tedariki yapılacak hayvanlar talep sahibi yetiştiricilere teslim edilecektir.
Projenin temel amacı küçükbaş hayvancılığı geliştirmek ve kırsala dönüşümü sağlamaktır. Bu projenin hayata geçirilmesi ve sürdürülmesi ile ülkemiz hayvanlığı büyük ivme kazanacaktır. Dolayısıyla bu projenin uygulanmasında başta üreticilerimiz çok kazançlı çıkacaklar ve ülke hayvancılığımız gelişecektir.
Tekrar başta yetiştiricilerimiz olmak üzere ülkemiz hayvancılığına hayırlı olmasını dilerim.’’
Hayvanlarını teslim alan yetiştiriciler Orbay Tarhan ve Ercan Çekinmez ise memnuniyetlerini ifade ederek bu projede katkısı olan kuruluşlar ile Genel Başkan Nihat Çelik’e teşekkür ettiler.
 

TÜDKİYEB 500 bin Baş Küçükbaş Hayvanın Tedarikçisi olacak

Türkiye Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) ve Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) arasında 81 ili kapsayan küçükbaş hayvancılığı geliştirme projesi protokolü imzalandı. Küçükbaş Hayvancılığı Geliştirme Projesi çerçevesinde 500 bin baş hayvan tedariki konusunda TÜDKİYEB TİGEM’in çözüm ortağı misyonunu üstlenecek.
TİGEM'in tedarik edeceği damızlık küçükbaş hayvanların alımında TÜDKİYEB  etkin bir rol alırken Türkiye Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, TİGEM ile imzalanan protokolü, 'Küçükbaş hayvan yetiştiricilerimize müjde' diye duyurdu.
TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik, protokolün imzalanmasından duyduğu memnuniyeti ifade ederek “Protokol neticesinde yetiştiricilerimizin asli temsilcisi olan Merkez Birliğimize duyulan bu güvenden dolayı, Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Dr. Bekir Pakdemirli ile TİGEM Genel Müdürümüz Sayın İsmail Şanlı 'ya tüm yetiştiricilerimiz adına teşekkür ediyorum. Bakanlığımızın güvenini boşa çıkarmamak ve yetiştiricilerimizin memnuniyetini sağlamak üzere canla başla tüm Birlik Başkanlarımızla üzerimize düşeni fazlasıyla yapacağımızı kamuoyuna duyurur, hayırlı uğurlu olmasını dilerim” dedi.
TİGEM Genel Müdürü İsmail Şanlı, protokolün imzalanması sonrasında, protokolün ülke hayvancılığına hayırlı olması temennilerinde bulundu. Genel Müdür Şanlı, projenin kırsalda kalkınmayı amaçladığını ifade ederek “Bu proje başarıya ulaştıkça kırsaldan şehirlere göç önlenebilecektir. Üretim döngüsünü doğru planladığımızda başaracağımıza inanıyorum. Bu projeyi model olarak hayvancılığımıza kazandırarak önemli bir görevi yerine getirmiş olacağız” denildi.
 
 

''Satılamayan Kurbanlıkları Değeri Üzerinden Et Ve Süt Kurumu Alacak''

Türkiye Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği ( TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, Kurban Bayramı münasebetiyle yetiştiricilerin elinde kalacak olan kurbanlıkların Et ve Süt Kurumu tarafından değerinden satın alınacağını belirterek, bu kararı alan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’ya yetiştiriciler adına teşekkürlerini iletti.

Genel Başkan Çelik Bayram tatilini geçirmek üzere geldiği Van’ın Erciş ilçesinde önemli açıklamalarda bulundu. Dini bayramların önemine değinen Çelik, Kurban Bayramının manasını en iyi şekilde idrak ederek vatandaşlarımızın dini vecibelerini yerine getirmesi temennisinde bulundu.

Ülke genelinde 117 ruhsatlı hayvan pazarı, 18 hayvan borsası toplamda ise 135 ruhsatı hayvan satış notasında kurbanlık satışlarının halen gerçekleştirildiğini ayrıca, 59 il merkezinde hayvan pazarı, 15 il merkezinde ise hayvan borsası oluşturulduğunu, hayvan pazarı bulunmayan il ve ilçelerde de belediyelerin satıcılara ücretsiz yer tahsisi yaptığını anlatan Çelik, "Öncelikle idrak edeceğimiz Kurban Bayramının ülkemizin her karış toprağında huzur içinde geçmesini yüce Allah’tan niyaz ediyorum. Burada sektörümüz adına gururunu yaşadığımız durum şüphesiz ise Hazret-i İbrahim Allah’a olan sadakat ve tevekkülünü göstermek için oğlu Hazret-i İsmail’i kurban etmek istemiştir. Hazret-i İsmail (AS)’de, emre rıza gösterip büyük bir teslimiyetle bu teklifi kabul etmiştir. Hazret-i İbrahim (AS), Hazret-i İsmail’i (AS) tam kurban edecekken; Allah (CC) bu sadakat ve tevekkülün karşılığı olarak gökten bir koç indirmiş ve Hazret-i İbrahim’e (AS) koçu kesmesini emretmiştir. Dolayısıyla koçun Kurban Bayramının simgesi haline gelmiş olması da sektörümüz adına gurur vericidir. Küçükbaş hayvancılığı en iyi yerlere taşımak ise bizlerin boynunun borcudur’’ dedi.

Yetiştiricilerin kurbanlık hayvanlarını satana kadar en iyi şekilde bakım ve beslemelerini yaparak vatandaşlara satmaları, helal kazancın bir göstergesi olacağını da anlatan Çelik, ‘’Vatandaşlarımızdan isteğimiz, kurban kesiminde ve sonrasında çevreye karşı duyarlı olmaları, çirkin görüntülere sebebiyet vermemeleridir. Çünkü bu kötü görüntüler maalesef İslam alemine mal edilmektedir. Bu görüntülere meydan vermeden lütfen usulüne uygun kurbanlarımızı keselim. Kesilen veya kesilmeyen hayvanların küpe numaralarının ise bayram sonrası mutlaka il ve ilçe tarım müdürlüklerine iletmelerini talep ediyoruz. Allah kestiğimiz kurbanları yüce katında şimdiden makbul ve kabul eylesin’’ şeklinde konuştu.

"Elde kalan hayvanları değerince Et ve Süt Kurumu satın alacaktır"

Elde kalan hayvanların Et ve Süt Kurumunca değerlendirileceği hususunda önemli bir mağduriyetin giderileceğine de işaret eden Genel Başkan Çelik, "Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Sayın Ahmet Eşref Fakıbaba yaptığı açıklamada; kurbanlıklarını satamayıp elinde kalan yetiştiricilerden değerince Et ve Süt Kurumu tarafından satın alınacağını ifade etmiştir. Bu durum sektörümüz adına bizleri fazlasıyla memnun etmiştir. 260 bin küçükbaş hayvan yetiştiricisi ve aileleriyle birlikte 4-5 milyonluk bir kesim adına Sayın Bakanımıza teşekkür ediyorum. Temennimiz ise, yetiştiricilerimizin pazarlara sunduğu kurbanlıkların hepsi satmaları ve mağduriyet yaşamamalarıdır. Sayın Bakanımızın yetiştiricimizin mağduriyet yaşanmaması adına yaptığı bu açıklamayı gönülden destekliyor ve başta kendisine, Et ve Süt Kurumu mensuplarına en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Kurban Bayramının bayram tadında geçmesi dileklerimle şimdiden İslam alemi ve tüm vatandaşlarımızın Kurban Bayramlarını tebrik ediyorum’’ ifadelerini kullandı.