CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, saha ziyaretlerinde üreticinin yaşadığı krizi yerinde dinledi. Gürer, artan yem maliyetleri, yükselen ahır giderleri ve yetersiz süt fiyatları nedeniyle hayvancılığın sürdürülebilirliğinin ciddi risk altında olduğunu söyledi.

“Hayvancılıkta sorunları seyrederek çözüm gelmez” diyen Gürer, çözümün ithalatta değil yerli üreticinin desteklenmesinde olduğunu vurguladı.

“Hayvancılık 24 saat emek istiyor”

Hayvancılığın emek yoğun bir faaliyet olduğuna dikkat çeken Gürer, şunları söyledi:

“Teslimat Aksıyor” İddialarına ESK’dan Yanıt
“Teslimat Aksıyor” İddialarına ESK’dan Yanıt
İçeriği Görüntüle

“Hayvancılık zor bir iş. Yirmi dört saat hayvanla ilgilenmek zorundasınız. Bakımından doğumuna kadar sürekli takip gerekir. Süt verimini artırmak için süt yemi vermek zorundasınız. Ancak yem fiyatları düzenli artıyor. Elli kiloluk süt yemi 900 liraya dayandı. Yonca, saman, silaj fiyatları arttıkça maliyet de katlanıyor. Ama üretici o maliyete göre satış yapamıyor.”

Gürer, büyükbaş hayvancılıkta mera sisteminin gerilediğini, kapalı sistemde üretim yapan işletmelerde giderlerin daha da yükseldiğini ifade etti.

Kesim fiyatı 600 lira, rafta 1000 lirayı aşıyor

Üretim zincirindeki fiyat farkına dikkat çeken Gürer, kesimhaneden 600 liraya çıkan etin market rafında 1000 lirayı aştığını belirtti.

“Besleyen, kesen, işleyen ve satan zincirine her aşamada eklenen maliyet, dar gelirlinin ete erişimini zorlaştırıyor” diyen Gürer, üretici kazanamazken tüketicinin de pahalıya ürün aldığını söyledi.

Fransa örneği: Verimlilik farkı

Gürer, süt verimliliğine ilişkin dikkat çekici bir karşılaştırma yaptı:

“Fransa’da 3,5 milyon süt ineği var. Türkiye’de ise 6,5 milyondan fazla. Ancak Fransa, daha az hayvanla bizden fazla süt üretiyor. Bu durum hayvan refahı ve verimlilikle doğrudan ilgilidir.” Hayvan refahı sağlanmadan ve dengeli yemleme yapılmadan verim artışının mümkün olmadığını vurgulayan Gürer, destek politikalarının bu alana yönelmesi gerektiğini söyledi.

Yem–süt dengesi bozuldu

Haymana Cullaz Köyü’nden besici Zülfü Ünal, maliyetlerin altından kalkamadıklarını belirterek şunları söyledi: “Et hayvanını pahalı alıyoruz, yemi pahalı alıyoruz. Hayvanı kestirdiğimizde yerine yenisini koyamıyoruz. Süt fiyatı 22 lira ama bu fiyat bizi kurtarmıyor. En az 30 lira olmalı. Bir litre sütle iki kilo yem alamıyoruz. Elektrik, ilaç, veteriner giderlerini ödeyemiyoruz. Köyde ahırlar boş.

”Küçükbaş üreticisi Zafer Özyiğit ise 400 olan hayvan sayısının 50–60’a düştüğünü, köyde üretici sayısının azaldığını ve göçün hızlandığını söyledi.

2025’te 1,1 milyar dolar ithalat

Gürer, 2025 yılında 739 bin baş hayvan için 1 milyar 191 milyon dolar döviz ödendiğini belirterek, bu kaynağın yerli üreticiye destek olarak verilmesi halinde daha kalıcı sonuç alınacağını savundu.

“İthal hayvanda ağırlık kesimlik büyükbaşta. Oysa süt inekçiliği daha fazla teşvik edilmeli” diyen Gürer, yem maliyetleri arttıkça hayvancılığın daha da zorlaştığını söyledi.

“Üreticinin eline 20 lira geçmiyor”

Niğde Kızılca Köyü’nde üreticiler, 50 kiloluk süt yeminin 900 lira civarında olduğunu, Ulusal Süt Konseyi’nin 22 lira 22 kuruş olarak açıkladığı çiğ süt tavsiye fiyatına rağmen aracılar nedeniyle üreticinin eline 20 lira civarında para geçtiğini ifade etti.

Gürer, “Yemi satan aynı zamanda sütü alıyor. Süt fiyatı açıklanıyor, ertesi gün yeme zam geliyor. Bir litre süt en az bir buçuk kilo yem alamazsa gelir–gider dengesi bozulur” dedi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, çözüm önerilerini ise net şekilde belirterek, “Bir, yem sübvanse edilecek. Hayvan hastalıkları ve buzağı ölümleri önlenecek Veteriner hizmetleri düzenli ve yeterli sağlanacak, ahır giderleri düşürecek politikalar oluşturulacak ,aşılar zamanında ve düzenli biçimde yapılacak. Hayvancılıkta bir litre süt satan üretici en az bir buçuk kilo yem alabilecek. Eğer bu oran sağlanamazsa önümüzdeki dönemde hayvancılıkta sorunlar daha da derinleşecek,” dedi.