CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Türkiye’de tarım sektöründe çalışan nüfusun giderek yaşlandığını belirterek, gençlerin üretimden uzaklaşmasının gelecekte ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Gürer, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için gençlerin sektörde kalmasını sağlayacak kapsamlı bir kanun teklifini Meclis gündemine taşıdığını ifade etti.
Tarımda artan maliyet baskısına dikkat çeken Gürer; gübre, yem, mazot ve diğer girdilerdeki yükselişin üreticiyi zorladığını, finansmana erişimin ise özellikle gençler için daha da güç olduğunu dile getirdi. Kırsal kesimde genç nüfusun azalmasının sadece üretimi değil, gıda arz güvenliğini de tehdit ettiğini vurguladı.
Gençlerin tarımı ekonomik olarak cazip görmediğini belirten Gürer, arazi edinme güçlüğü, yüksek faizli krediler ve sosyal güvenlik prim yükünün üretime başlama aşamasında önemli engeller oluşturduğunu kaydetti. Mevcut desteklerin çoğunun kısa vadeli olduğunu ve üretimle doğrudan ilişkilendirilmediğini savunan Gürer, yeni modelin bu eksiklikleri gidermeyi amaçladığını söyledi.
Hazırlanan düzenleme ile genç çiftçilere üretim süresiyle bağlantılı destek verilmesi planlanıyor. Buna göre kamuya ait ve tarıma uygun arazilerin genç üreticilere bedelsiz kullanım hakkıyla tahsis edilmesi öngörülüyor. Bunun yanı sıra bitkisel üretim, hayvancılık, seracılık ve su ürünleri yetiştiriciliği gibi alanlarda faizsiz kredi desteği sağlanması hedefleniyor.
Teklifte ayrıca sosyal güvenlik ve tarım sigortası primlerinin tamamının ya da belirli bir bölümünün devlet tarafından karşılanması da yer alıyor. Desteklerin yalnızca üretimi fiilen ve düzenli şekilde sürdüren genç çiftçilere verilmesi, üretimin bırakılması halinde ise desteklerin sonlandırılması planlanıyor.
Gürer, kanun teklifinin yalnızca genç çiftçileri değil, tüm toplumu ilgilendirdiğini vurgulayarak, genç nüfusun tarım sektörüne kazandırılmasının, kırsal alanların ekonomik ve sosyal açıdan güçlendirilmesinin ve tarımsal üretimde sürdürülebilirliğin sağlanmasının ülkenin gıda arz güvenliğinin korunması açısından hayati önem taşıdığını ifade etti.




