Son beş yılda gıda fiyatlarında yaşanan artış, artık istisnai bir dalgalanma değil; kalıcı bir kırılmanın işareti. Energy and Climate Intelligence Unit (ECIU) tarafından yayımlanan son analiz, bu kırılmayı net biçimde ortaya koyuyor: Bugün yaşanan fiyat yükselişi, geçmişte yaklaşık 20 yılda görülen artışa denk geliyor.
Bu sert yükselişin arkasında ise tek bir neden yok. Kuraklık, sel ve aşırı sıcaklıklar gibi iklim krizinin doğrudan etkileri tarımsal üretimi zorlarken; küresel tedarik zincirinde yaşanan aksamalar ve petrol ile doğal gaz fiyatlarındaki oynaklık maliyetleri yukarı çekiyor. Üretimdeki daralma ve maliyet baskısı birleşince, sonuç doğrudan tüketici fiyatlarına yansıyor.
Temel gıda ürünlerinde tablo daha da çarpıcı. 2021’den bu yana makarna, yumurta, dondurulmuş sebzeler ve kırmızı et fiyatlarında yüzde 50 ila 64 arasında artış yaşandı. Zeytinyağında ise fiyatlar iki katından fazla yükseldi. Son dönemde artış dalgasına süt ve tereyağı gibi temel ürünlerin yanı sıra çikolata ve kahve de eklendi.
Bu gelişmelerin en somut etkisi ise hanelerde hissediliyor. 2022-2023 döneminde ortalama bir hanenin gıda harcaması yaklaşık 605 sterlin arttı. Bu artışın önemli bir bölümü enerji maliyetlerinden kaynaklanırken, milyonlarca hanenin tüketim alışkanlıklarını değiştirmek zorunda kaldığı görülüyor. Araştırmalar, yaklaşık 3 milyon hanenin öğün atladığını, her 10 haneden birinin ise zaman zaman tamamen gıdasız kaldığını ortaya koyuyor.
Tüketici güvenindeki düşüş de bu tabloyu tamamlıyor. Ekonominin daha da kötüleşeceğine dair yaygın beklenti, gıda fiyatlarına yönelik endişeyi artırıyor. Bu nedenle haneler daha ucuz ürünlere yöneliyor, indirim marketleri tercih ediyor ve harcamalarını kısmaya çalışıyor.
Uzmanlara göre riskler henüz geçmiş değil. Orta Doğu’daki gerilim, enerji fiyatları üzerinden gıda maliyetlerini artırmaya devam edebilir. Üstelik bu etkinin, çatışmalar sona erse bile aylar boyunca hissedilebileceği ifade ediliyor.
Öte yandan resmi verilere göre gıda enflasyonu şu an yıllık yüzde 3,8 seviyesinde. Bu durum, son dönemdeki maliyet baskısının henüz tam anlamıyla tüketici fiyatlarına yansımadığını gösteriyor. Yani önümüzdeki süreçte yeni fiyat artışları ihtimali masada duruyor.
Artan fiyatlar karşısında haneler tasarrufa yönelirken, gıda israfında sınırlı bir düşüş yaşandı. Ancak buna rağmen ailelerin her yıl yaklaşık 1.000 sterlin değerinde gıdayı çöpe attığı belirtiliyor. Bu da krizin yalnızca üretim ve fiyatlarla sınırlı olmadığını; tüketim alışkanlıklarının da yeniden şekillendiğini gösteriyor.
Uzmanlar, mevcut eğilimin devam etmesi halinde gıda fiyatlarındaki artışın özellikle düşük gelirli kesimler üzerinde çok daha ağır sonuçlar doğuracağı uyarısında bulunuyor.




