CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’de süt üreticisi Arif Arıgümüş’ü ziyaret ederek sahadaki sorunları dinledi. Artan yem fiyatları, yükselen kredi faizleri, mazot ve veteriner giderleri nedeniyle küçük aile işletmelerinin ayakta kalmakta zorlandığı ortaya çıktı.

Ziyaret sırasında konuşan üretici Arif Arıgümüş, yaşanan ekonomik baskının sürdürülemez hale geldiğini belirterek, “Bir bankadan çekip öbür bankaya ödüyoruz. Bu iş sürdürülebilir değil” dedi.
“KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİ HAYVANCILIĞI BIRAKIYOR”
Bölgede hayvancılığın giderek gerilediğine dikkat çeken Ömer Fethi Gürer, küçük ölçekli işletmelerin birer birer üretimden çekildiğini ifade etti. Gürer, özellikle süt inekçiliği yapan aile işletmelerinde ciddi sorunlar yaşandığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Bölgemizde sık sık aile işletmelerini ziyaret ediyoruz. Hayvancılığın durumunu yerinde saptamaya çalışıyoruz. Özellikle süt inekçiliği yapan küçük aile işletmelerinde ciddi sorunlar yaşanıyor. Bölgemizde 10 hayvanı olan birçok üretici ahırlarını kapattı. Çünkü küçük aile tipi işletmeler, eğer yemi kendi üretmiyorsa artık hayvancılık yapması zorlaştı. Çünkü sürekli yem fiyatları artıyor ama yem fiyatına uygun gelir artmıyor.”
“30 SAĞMAL İNEKLE AİLECE ÜRETİM YAPIYORUZ”
Aile işletmesi olarak üretim yaptıklarını belirten Arif Arıgümüş ise tüm yükü aile bireyleriyle birlikte üstlendiklerini dile getirdi. İşletmede 30 sağmal inek bulunduğunu aktaran Arıgümüş, en büyük sorunlarının yem fiyatları olduğunu belirterek, “Şu anki sorunlar yem fiyatları. Süt fiyatları artıyor, yem fiyatları onun peşinde koşturuyor” diye konuştu.
50 KİLOLUK SÜT YEMİ 1000 LİRAYI AŞTI
Yem maliyetlerindeki artışın üretimi doğrudan etkilediğini ifade eden Arıgümüş, 50 kiloluk süt yeminin 1000–1050 lira seviyesine çıktığını belirtti. Süt üretiminin yem olmadan mümkün olmadığını vurgulayan Arıgümüş, “O yemi kesinlikle bu hayvanın yemesi lazım” dedi.
“MERA YOK, 12 AY KAPALI BAKIYORUZ”
Bölgede mera imkânının bulunmadığını söyleyen Arıgümüş, bu durumun maliyetleri daha da artırdığını belirtti. Üretici, “Mera yok. 12 ay hayvana kapalı bakıyoruz. Yonca ve sap kısmının yarısını kendimiz yetiştirmeye çalışıyoruz. Kalanını satın alıyoruz. Yemin yarısını kendimiz yetiştiriyoruz” ifadelerini kullandı.
Bir hayvanın günlük maliyetinin yaklaşık 300 lirayı bulduğunu aktaran Arıgümüş, çiğ süt fiyatlarının bu yükü karşılamadığını belirterek, “Bugün toplanan çiğ süt fiyatı kesinlikle kurtarmıyor. Sütün 30 lira olması lazım” dedi.
YEM ARTIYOR, SÜT DEĞERİNİ KAYBEDİYOR
Yem ve süt fiyatları arasındaki dengesizliğe dikkat çeken Arıgümüş, “Bugün arpa 10.500 lira. Yemin içine girdiği zaman maliyet artıyor. Süt 30 lira olsa yem onun peşine yetişiyor. Yem yerinde saysın, süt de yerinde saysın. Ama yemle süt arasında mesafe olsun. Bugün süt 30 lira oluyorsa yem de hemen onun peşine geliyor” diye konuştu.
“YEM SÜBVANSİYONU OLURSA RAHATLARIZ”
Çözüm olarak yem desteği talep eden Arıgümüş, “Yemde sübvansiyon desteği sağlansa, yüzde 50’sini kamu karşılasa ciddi anlamda olur” dedi.
Üretimde kullanılan bazı girdilerin fiyatlarını da paylaşan Arıgümüş şu bilgileri verdi:
• Pancar küspesi kilosu 7 lira, tonu 7 bin lira
• Yonca tonu 11–14 bin lira
• Arpa 10.500 lira
Arıgümüş, “Bu yıl maliyetler daha da yükseldi. Toprak Mahsulleri Ofisi 10.500 liraya arpa satıyor” ifadelerini kullandı.
“BİR İKİ YIL DAHA DAYANABİLİRİZ”
Artan maliyetler ve yüksek faizler nedeniyle üretimin sürdürülemez hale geldiğini belirten Arıgümüş, “Kesinlikle sürdürülemez. Bizim bile bir iki yıl ayakta kalabileceğimiz şüpheli. Kredi kullandım. Krediyle döndürüyoruz. Bir bankadan çekiyoruz, öbür bankaya ödüyoruz. Faizler çok arttı. Yüzde 47, yüzde 50. Özel bankalar yüzde 57’ye kadar çıkıyor” dedi.
300 BİN DOLARLIK İŞLETME KAPANDI
Bölgede büyük yatırımların dahi kapanmak zorunda kaldığını aktaran Arıgümüş, “Yakınımızda bir işletme vardı, kapattı gitti. 300 bin dolar yatırım yapmıştı. Zarar etti, kapattı. Her işi kendimiz yapıyoruz. Hanım, çocuk, ben. 24 saat hayvanlarla ilgileniyoruz. O halde zar zor geçiniyoruz” diye konuştu.
ŞAP HASTALIĞI VE ARTAN VETERİNER GİDERLERİ
Şap hastalığının da üretimi olumsuz etkilediğini belirten Arıgümüş, artan veteriner maliyetlerine dikkat çekti. Üretici, “Devlet aşı yaptı ama biz özel aşı da aldık. Veteriner maliyetleri arttı. Veterinerin gelmesi bile 2.500 lira. Bir hayvana yedi defa aşı yaptırdık. Her aşı yaklaşık 1000 lira” dedi.
Şap hastalığının döl verimini de etkilediğini belirten Arıgümüş, “Hayvan kaybımız olmadı ama döllemede sıkıntı oldu” ifadelerini kullandı.
“BÖYLE BİR DÖNEM HİÇ YAŞAMADIK”
Son iki yılda hayvancılığın ciddi şekilde zorlaştığını belirten Arıgümüş, “Böyle bir dönem kesinlikle yaşamadık. İki yıldır bu iş zorlaştı. Severek yapıyoruz ama artık geri itiyor. Hayvancılık için şehirden buraya geldim. Ailemi bıraktım, yerleştim. Ama maliyetler arttı” dedi.
“SÜT İNEKLERİ KESİME GİDİYOR”
Sorunun temelinde yem maliyetlerinin yattığını belirten Ömer Fethi Gürer ise üreticinin kazanamadığını vurguladı. Gürer, “Yem fiyatları düşmeli. Besicilikte en büyük girdi yem. Süt fiyatı artınca yem de artıyor. Üretici kazanamıyor. Bu yüzden süt ineğini kesime gönderenler oluyor. Bir inek kesimi 5 yavrunun da doğmasının önünü keser. Hayvancılığın sorunları da artar” dedi.





