Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 16 Ekim Dünya Gıda Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, dünya genelinde yaşanan açlık ve sağlıklı gıdaya erişim sorunlarına dikkat çekti. Dünyada 645 milyon insanın yetersiz beslendiğini ve açlık yaşadığını belirten Bayraktar, 2,7 milyar insanın ise sağlıklı beslenmek için gerekli gıda bütçesine sahip olmadığını bildirdi. Bayraktar, gıda güvencesinin sağlanması için tarımsal üretimde teknolojinin yaygınlaştırılması, sürdürülebilir uygulamaların geliştirilmesi ve gıda kayıplarının azaltılması gerektiğini vurguladı.
DÜNYADA ÜRETİLEN GIDANIN ÖNEMLİ BİR BÖLÜMÜ KAYBEDİLİYOR
FAO’nun 2025 yılı verilerine işaret eden Bayraktar, dünyada herkesi doyurabilecek miktarda gıda üretilmesine rağmen açlık sorununun devam ettiğini belirtti. Dünya genelinde 2 yaş altındaki her üç çocuktan birinin yetersiz beslendiğini ve sağlıklı gelişemediğini ifade eden Bayraktar, gıdaya erişimdeki eşitsizliklerin sürdüğüne dikkat çekti.
Dünyada üretilen gıdaların yaklaşık yüzde 13’ünün hasat ve nakliye süreçlerinde kaybedildiğini, yüzde 19’unun ise perakende ve tüketici aşamasında israf edildiğini aktaran Bayraktar, mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasının önemini vurguladı. Gıda kayıpları ve israfının en aza indirilmesinin açlıkla mücadelede temel başlıklardan biri olduğunu belirten Bayraktar, üretilen gıdanın dengeli dağıtılması gerektiğini kaydetti.
TARIMDA DİJİTALLEŞME VE YENİLİKÇİ UYGULAMALAR ÖNE ÇIKIYOR
Bu yıl Dünya Gıda Günü’nün “Bugün Yenilik Yap, Yarını Besle” temasıyla kutlandığını hatırlatan Bayraktar, açlığın sona erdirilmesi ve gıda adaletinin sağlanması için yenilikçi yaklaşımlara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Dijitalleşme, yapay zekâ ve genç girişimciliğinin tarım sektöründe daha fazla yer alması gerektiğini belirten Bayraktar, geleneksel tarım bilgisinin modern bilim ve yeni teknolojilerle bir araya getirilmesinin önemine işaret etti.
Bayraktar, Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılının “Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı” ilan edilmesinin de kadınların tarımsal üretimdeki rolünü öne çıkardığını belirtti. Kadın çiftçilerin emeğinin teknolojik imkânlarla desteklenmesi ve adil gıda zincirlerinin oluşturulmasının öncelikli hedefler arasında yer alması gerektiğini kaydetti.
ÇİFTÇİNİN TEKNOLOJİYE ERİŞİMİ ARTIRILMALI
Tarım sektöründe son yüzyılda önemli teknolojik gelişmeler yaşandığını belirten Bayraktar, traktör ve biçerdöverlerden sulama ve gübreleme sistemlerine kadar pek çok tarımsal aracın akıllı teknolojilerle dönüştüğünü ifade etti. Ancak üreticilerin yeni teknolojilere erişim düzeyinin henüz istenilen seviyeye ulaşmadığını vurguladı.
Üretici gelirlerinin kısıtlı olmasının teknolojinin yaygınlaşmasının önündeki temel engellerden biri olduğunu kaydeden Bayraktar, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticilere yönelik desteklerin artırılması gerektiğini belirtti. Üretim maliyetlerinin düşürülmesi, çiftçilere sürdürülebilir gelir sağlanması ve gençlerin tarıma yönlendirilmesinin önemini dile getirdi.
GIDA GÜVENCESİ GELECEK NESİLLER İÇİN DE KRİTİK ÖNEMDE
İklim krizine dirençli tohum çeşitlerinin yaygınlaştırılması, verimli sulama teknolojilerinin kullanılması ve sürdürülebilir toprak yönetiminin geliştirilmesi gerektiğini belirten Bayraktar, gıda güvencesinin yalnızca bugünü değil, gelecek nesilleri de ilgilendiren temel bir mesele olduğunu ifade etti.
Güvenilir ve yeterli gıdaya sürdürülebilir erişimin güçlü bir ekonomi ve sağlıklı bir toplum açısından kritik önem taşıdığını vurgulayan Bayraktar, tarımsal üretimin yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Doğal kaynakların korunması ve kırsal kalkınmanın güçlendirilmesinin önemini belirten Bayraktar, tarım sektörünün gıda güvencesinin yanı sıra ekonomik bağımsızlık ve toplumsal istikrar açısından da stratejik bir konumda bulunduğunu kaydetti.




