İYİ Parti, artan üretim maliyetleri, düşük alım fiyatları ve ihracattaki rekabet sorunları nedeniyle zor günler geçiren zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin yaşadığı sorunların araştırılması için TBMM’ye Meclis araştırması önergesi sundu. Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun’un imzasını taşıyan önergeyle üreticinin gelir kaybının önlenmesi, satılamayan stokların oluşturduğu risklerin belirlenmesi ve sektöre yönelik kalıcı destek politikalarının geliştirilmesi talep edildi.

İYİ Parti Grup Başkanlığı, zeytin ve zeytinyağı üreticilerinin karşı karşıya olduğu ekonomik ve yapısal sorunların araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına Meclis araştırması önergesi sundu. Muğla Milletvekili ve Dışişleri Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Metin Ergun’un imzasını taşıyan önerge, üretici satış fiyatlarının maliyetlerin gerisinde kalması, önceki sezondan devreden zeytinyağı stokları ve uluslararası piyasalardaki rekabet koşulları üzerinde yoğunlaştı.

14 Ekim 2026 tarihli önergeyle, zeytin ve zeytinyağı fiyatlarının üretici aleyhine düşük kalmasına yol açan nedenlerin bütün yönleriyle incelenmesi ve üreticiyi koruyacak kalıcı tedbirlerin belirlenmesi istendi.

Üretici maliyetleri karşılayamıyor

Önergede, Türkiye’nin dünyanın önde gelen zeytin ve zeytinyağı üreticileri arasında yer almasına rağmen üreticilerin artan girdi maliyetleri ve düşük ürün fiyatları nedeniyle ciddi gelir kayıpları yaşadığı belirtildi. İşçilik, gübre, zirai ilaç, akaryakıt, sulama, hasat ve nakliye giderlerindeki artışların üreticiler üzerindeki ekonomik baskıyı artırdığına dikkat çekildi.

Zeytin için açıklanan alım fiyatlarının geçmiş yılların gerisinde kaldığı ve bazı üreticiler açısından toplama maliyetlerini dahi karşılayamayacak seviyelere gerilediği ifade edilen önergede, ürünün dalında kalması riskine işaret edildi.

Başta Muğla olmak üzere Türkiye’nin 41 ilinde ve 270 ilçesinde üreticilerin yaşadığı sorunların ciddi boyutlara ulaştığı kaydedildi. Üreticinin emeğinin karşılığını alamamasının yalnızca çiftçi gelirlerini değil, zeytincilik sektörünün sürdürülebilirliğini ve Türkiye’nin ihracat kapasitesini de tehdit ettiği vurgulandı.

Satılamayan stoklar yeni hasat öncesinde risk oluşturuyor

Önergede, önceki sezondan kalan zeytinyağı stoklarının henüz eritilememiş olmasının yaklaşan yeni hasat dönemi öncesinde sektördeki riskleri artırdığı belirtildi. Yeni sezonda yüksek rekolte beklentisiyle mevcut stokların bir araya gelmesinin arz fazlasına yol açabileceği, bunun da üretici fiyatları üzerinde ilave baskı oluşturabileceği ifade edildi.

Uluslararası piyasalarda zeytinyağının toptan fiyatlarının litre başına 3,5 ila 4 avro seviyelerine kadar gerilediğine dikkat çekilen önergede, Türkiye’deki yüksek enflasyon ve üretim maliyetleri nedeniyle üreticilerin maliyetlerini karşılamakta zorlandığı belirtildi.

Bu tablonun devam etmesi hâlinde üreticilerin ürünlerini maliyetlerinin altında satmak zorunda kalabileceği veya zeytinlerini hasat edemeyerek dalında bırakabileceği uyarısında bulunuldu.

ABD pazarındaki gümrük tarifeleri gündemde

İYİ Parti’nin önergesinde, Türkiye’nin önemli zeytinyağı ihracat pazarlarından ABD’de uygulanan ilave gümrük tarifelerinin Türk üreticisi ve ihracatçısının rekabet gücünü olumsuz etkilediği savunuldu.

Sektör temsilcilerinin açıklamalarına atıfta bulunulan metinde, Türkiye menşeli ürünlere yüzde 12,5 oranında ilave tarife uygulanırken Avrupa Birliği ülkeleri için bu oranın yüzde 10 seviyesinde kaldığı, Tunus gibi önemli üretici ülkelerin ise söz konusu ilave tarifeden muaf tutulduğu belirtildi.

Bu farklılıkların Türk zeytinyağının uluslararası pazarlardaki rekabet konumunu zayıflattığı ifade edilerek, başta ABD olmak üzere önemli ihracat pazarlarında karşılaşılan gümrük vergisi ve rekabet dezavantajlarının giderilmesine yönelik politikaların belirlenmesi istendi.

Önergede ayrıca, makroekonomik politikaların ve döviz kurundaki gelişmelerin üretici ve ihracatçının rekabet gücü üzerindeki etkilerinin bütüncül biçimde değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi.

Kalıcı destek ve stok yönetimi sistemi talebi

Meclis araştırması önergesinde, üreticilerin gelir kaybını önlemek ve sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla bir dizi politika önerisi sıralandı.

Bu kapsamda üretim maliyetleri ile üretici satış fiyatları arasındaki farkın nedenlerinin araştırılması, mevcut zeytinyağı stoklarının miktarının belirlenmesi ve yeni hasat döneminde oluşabilecek arz baskısının değerlendirilmesi talep edildi. Üreticilere yönelik fiyat ve gelir desteklerinin yanı sıra prim desteklerinin etkinliğinin ve finansman kaynaklarının da incelenmesi istendi.

Zeytin ve zeytinyağı ihracatında uygulanan kota ve diğer kısıtlamaların sektöre etkilerinin araştırılması, markalı ve ambalajlı ürün ihracatının artırılması, kooperatifler ile üretici örgütlerinin güçlendirilmesi de önergenin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.

Bunun yanında, zeytinyağında etkin bir lisanslı depoculuk ve stok yönetimi sisteminin geliştirilmesi, gübre, ilaç, akaryakıt, sulama, işçilik ve hasat giderlerini azaltacak destek mekanizmalarının değerlendirilmesi ve sektör için uzun vadeli üretim, ihracat ve fiyat istikrarı stratejisinin oluşturulması istendi.

Meclis araştırması açılması talep edildi

İYİ Parti Grup Başkanlığının sunduğu önergeyle, zeytin ve zeytinyağı sektöründe yaşanan sorunların ekonomik, yapısal ve uluslararası ticaret boyutlarıyla araştırılması, üreticinin korunması ve Türkiye’nin dünya zeytinyağı pazarındaki rekabet gücünün artırılması amacıyla Meclis araştırması açılması talep edildi.

Önergede, Anayasa’nın 98’inci maddesi ile TBMM İçtüzüğü’nün 104 ve 105’inci maddelerine dayanılarak araştırma yapılması istendi. Önergenin temel hedefi, üreticinin maliyetlerini karşılayabildiği, stok ve arz yönetiminin etkin biçimde yürütüldüğü ve ihracat rekabetinin güçlendirildiği sürdürülebilir bir zeytincilik politikası oluşturulması olarak öne çıktı.

Ruhsatsız Depodan 6,5 Ton Küflü Gıda Çıktı!
Ruhsatsız Depodan 6,5 Ton Küflü Gıda Çıktı!
İçeriği Görüntüle