İnönü Üniversitesi’nde geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen sekizli çapraz böbrek nakli operasyonu, Türk tıbbının organ nakli alanında ulaştığı noktayı bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak bu tarihi başarının temelinde, Türkiye’de organ naklinin öncülüğünü yapan Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın yarım asrı aşan çalışmaları bulunuyor.
Türkiye’nin ilk organ naklini gerçekleştiren isim olarak tıp tarihine geçen Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın, yalnızca cerrahi başarılarıyla değil, geliştirdiği yöntemler, çıkmasına öncülük ettiği yasalar ve uluslararası alanda kazandığı saygınlıkla da Türk tıbbına yön verdiği görülüyor.
Türkiye’nin İlk Organ Nakli
Prof. Dr. Mehmet Haberal, 3 Kasım 1975 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri’nde bir anneden 12 yaşındaki oğluna gerçekleştirdiği böbrek nakliyle Türkiye’de organ nakli dönemini başlattı. Türk tıp tarihinde dönüm noktası olarak kabul edilen bu operasyon, sonraki yıllarda gerçekleştirilecek binlerce naklin de önünü açtı.
Ancak Haberal’ın katkıları yalnızca bu ilk operasyonla sınırlı kalmadı. Organ nakli alanında geliştirdiği bilimsel çalışmalar ve teknik yenilikler, Türkiye’nin bugün dünya çapında söz sahibi ülkelerden biri haline gelmesinde önemli rol oynadı.
12 Saatlik Süreyi 95 Saate Çıkardı
Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın organ nakli alanındaki en önemli bilimsel başarılarından biri, ölüden alınan böbreklerin saklanma süresine ilişkin geliştirdiği yöntem oldu.
O dönemde yaklaşık 12 saat olarak kabul edilen organ koruma süresini, geliştirdiği tekniklerle 48 ila 95 saate kadar uzatmayı başaran Haberal, bu buluşunu 23-25 Kasım 1983 tarihlerinde Zürih’te düzenlenen Avrupa Transplantasyon Birliği’nin ilk toplantısında bilim dünyasına duyurdu.
Bu çalışma sayesinde organların daha uzak mesafelere taşınabilmesi ve daha fazla hastaya ulaştırılması mümkün hale geldi. Prof. Dr. Haberal, bu başarısı nedeniyle Sedat Simavi Vakfı Sağlık Bilimleri Ödülü’ne layık görüldü.
Amerika’dan Gelen Böbreklerle Umut Oldu
Haberal’ın geliştirdiği yöntemler kısa süre sonra hayat kurtaran sonuçlar vermeye başladı. 1984 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nden Türkiye’ye gönderilen böbreklerle gerçekleştirilen nakiller, dönemin ulusal basınında geniş yankı uyandırdı. New York Üniversitesi Hastanesi’nden gönderilen beş böbrek, Almanya üzerinden Türk Hava Yolları uçaklarıyla Ankara’ya ulaştırıldı.
Telefonla gelen haber üzerine büyük bir heyecan yaşayan Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın, muayene ettiği hastasına dönerek, “Amerika’dan beş tane daha böbrek geliyor. Belki size de uyabilir” dediği aktarılıyor.
Bu haber kısa sürede Türkiye’nin dört bir yanındaki böbrek hastalarına ulaştı. Bursa’dan, Konya’dan, İstanbul’dan ve farklı şehirlerden onlarca hasta Ankara’ya akın etti.
Esenboğa Havalimanı’nda Seferberlik
Hayat kurtaracak organların Ankara’ya ulaşmasıyla birlikte Esenboğa Havalimanı’nda adeta zamanla yarış başladı.
Uçak piste iner inmez gümrük görevlileri, polisler ve kargo çalışanları organların en hızlı şekilde teslim edilmesi için seferber oldu. Özel koruma kutuları yolculardan önce Prof. Dr. Haberal’a ulaştırıldı. ABD’de beyin ölümü gerçekleşen kişilerden alınan böbreklerin yaşayabilme süresi en fazla 108 saat olarak hesaplanıyordu. Haberal, kutuların üzerindeki saatleri kontrol ettikten sonra operasyonlar için hazırlıklara başladı.
Hacettepe Üniversitesi Hastanesi’nde bekleyen yaklaşık 40 hasta arasında yapılan değerlendirmeler sonucunda beş kişi nakil için seçildi.
25 Saat Süren Kesintisiz Ameliyat Maratonu
1984 yılında gerçekleştirilen operasyonlar Türk tıp tarihinin en dikkat çekici başarılarından biri olarak kayıtlara geçti. İlk ameliyat için Konya’dan gelen 21 yaşındaki Mehri Tutar ameliyathaneye alındı. Yaklaşık 4 saat süren operasyonun ardından genç hasta yeni böbreğine kavuştu. Bir ameliyat tamamlanırken diğeri başladı. Saatler süren yoğun çalışmanın ardından Amerika’dan getirilen beş böbreğin tamamı beş farklı hastaya başarıyla nakledildi.
Tam 25 saat süren aralıksız ameliyat maratonu sonucunda beş kişi yeniden hayata tutundu.
175 Kişiye Böbrek Nakli
Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın başarıları yalnızca bu operasyonlarla sınırlı kalmadı.
Haberal’ın, 1984 yılına kadar ABD’den getirilen böbrekler de dahil olmak üzere toplam 175 kişiye böbrek nakli gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Bu rakam, dönemin şartları göz önüne alındığında Türk tıbbı adına önemli bir başarı olarak değerlendiriliyor.
Sadece Cerrah Değil, Bir Sistem Kurucusu
Prof. Dr. Mehmet Haberal, organ naklini yalnızca tıbbi bir uygulama olarak görmedi.
Türkiye’de organ naklinin yasal zemine kavuşması için uzun süre çalışmalar yürüttü. Organ nakline izin veren yasanın çıkması amacıyla milletvekilleriyle birebir görüşmeler yaptı, kamuoyunu bilgilendirdi ve organ bağışına ilişkin toplumsal farkındalık oluşturdu.
Dönemin Diyanet İşleri Başkanı Tayyar Altıkulaç’ın televizyon ekranlarında organlarını bağışladığını açıklaması da bu sürecin önemli dönüm noktalarından biri oldu.
Tüm bu çalışmaların ardından ölüden organ nakline izin veren 2238 Sayılı Organ ve Doku Alınması, Saklanması ve Nakli Hakkında Kanun, 3 Haziran 1979 tarihinde yürürlüğe girdi.
Bugün halen yürürlükte olan yasa, birçok ülke tarafından örnek alınan düzenlemeler arasında gösteriliyor.
Dünyanın Kalbi İstanbul’da Attı
Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın yarım asırlık çalışmaları yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası arenada da büyük takdir gördü. Dünya Organ Nakli Derneği’nin 30. Uluslararası Kongresi, 22-25 Eylül 2024 tarihlerinde ilk kez Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirildi. Kongrede Prof. Dr. Mehmet Haberal’a, organ nakli alanındaki en prestijli uluslararası ödüllerden biri kabul edilen “Medawar Ödülü” verildi.
Atina Akademisi’nden Tarihi Onur
Haberal’ın uluslararası başarıları bununla da sınırlı kalmadı. Platon tarafından yaklaşık 2400 yıl önce kurulan ve tarih boyunca çok sayıda önemli düşünür yetiştiren Atina Akademisi, tarihinde ilk kez bir Türk bilim insanını ödüllendirdi. Akademi tarafından verilen Yüksek Şeref Ödülü, Yunan olmayan ilk isim olarak Prof. Dr. Mehmet Haberal’a takdim edildi.
Mısır’dan Yaşam Boyu Başarı Ödülü
Prof. Dr. Mehmet Haberal, Mısır’da da ilk kez bir bilim insanına verilen “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”ne layık görüldü. Ödül töreninde yaptığı konuşmada organ nakli alanındaki gelişmeleri paylaşan Haberal, tüm dünyaya organ bağışı çağrısında bulundu.
Kuveyt’te Ay-Yıldızlı Bayrak Dalgalandı
Türk bilim insanı Prof. Dr. Mehmet Haberal, Asya Transplantasyon Derneği’nin 19. Kongresi’nde de onur konuğu olarak ağırlandı. Kuveyt City’de gerçekleştirilen ve 800’den fazla bilim insanının katıldığı kongrede Haberal’ın çalışmaları uluslararası bilim çevreleri tarafından takdirle karşılandı.
Onlarca kongre, binlerce organ nakli, yüzlerce ödül ve yarım asrı aşan bilimsel mücadele… Bugün Türkiye’nin organ nakli alanındaki başarılarının temelinde, Prof. Dr. Mehmet Haberal’ın attığı adımlar ve geliştirdiği yenilikler bulunuyor. Türk tıbbının dünya çapında ulaştığı seviyenin mimarlarından biri olarak gösterilen Haberal, yalnızca hastalara değil, tıp tarihine de hayat veren isimler arasında yer alıyor.