CHP Niğde Milletvekili ve Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, Niğde’de elma üreticileriyle bir araya gelerek sektörde yaşanan sorunları yerinde dinledi. Üreticiler, geçen yıl doğal afetler nedeniyle yaşadıkları kayıpların ardından bu yıl da ürünlerini değerinde satamadıklarını belirterek artan maliyetler karşısında zarar ettiklerini anlattı.

Meyve suyu fabrikalarının geçen yıl 9 liradan aldığı elmayı bu yıl 3,5 liradan alması, üreticinin yaşadığı ekonomik sıkıntıyı daha da derinleştirdi. Tüccarın alıma yanaşmadığını belirten üreticiler, bahçelerinden topladıkları elmanın karşılığında elde ettikleri gelirin işçi ücretlerini ve nakliye masraflarını dahi karşılamadığını ifade etti.

“SEKİZ TON ELMANIN PARASINI İŞÇİYE VERDİM”

Elma üreticisi Cemil Ertama, geçen yıl soğuk hava nedeniyle ürün alamadıklarını, bu yıl ise ürün olmasına rağmen emeklerinin karşılığını kazanamadıklarını söyledi. Ertama, yaşadığı zararı şu sözlerle anlattı:

“Geçen sene soğuk aldıydı, elmamız yoktu. Bu sene de Cenab-ı Allah elma verdi. Yalnız 3 liraya meyve suyu fabrikasına topluyoruz. Akşama kadar sekiz işçimiz var. İki sefer elma götürdüm. Dörder tondan sekiz ton sattım, onun parasını da işçiye verdim. Yani işçilik parası meyvenin kendisini karşılamıyor. Bizim attığımız ilaç, gübre, su masraflarımız ve emeğimiz bunun içinde yok. Bu hâle geldik. Bizi yönetenler bu duruma getirdi.”

Ertama, tüccarın elma almadığını, depolama maliyetlerinin de üretici açısından karşılanamaz noktaya geldiğini belirtti. Depoya konulan ürünün kasa başına 150 lira maliyet oluşturduğunu ifade eden Ertama, işçilik ve bakım giderlerinin de üreticinin yükünü artırdığını dile getirdi.

“Şimdi tüccar elmayı almıyor. Depoya koyuyoruz. Kasası 150 lira. İster depoya koy, ister çürüsün. Depolama maliyeti de var. Onu da ödeyemiyoruz. Nereye kadar ödeyeceğiz? Sekiz sefer ilaç attık. Elmada verim var ama para etmeyince bizi perişan ediyor. Bu elmaların hepsi meyve suyuna gidiyor. Toplanan elmayı meyve suyu fabrikasına veriyoruz. Akşama kadar topladığımızı fabrikaya gönderiyoruz. Motor kirası ve işçi parasını zor çıkarıyor. Bir işçinin yevmiyesi 2 bin lira. Yemesi, içmesi de bize ait. Getirip götürmesi de bize ait. İşçiye 2 bin lira veriyoruz. Budama yaptırdık. Budamanın günlük yevmiyesi 4 bin lira. Maliyetimizi karşılayamıyoruz” dedi.

GÜRER: “ELMA DALDA, ÜRETİCİ ZORDA”

Niğde’nin elma üretimindeki önemine dikkat çeken CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, üreticinin yaşadığı sorunların yalnızca satış fiyatlarıyla sınırlı olmadığını, ihracattaki daralmanın da sektörü olumsuz etkilediğini belirtti.

Gürer, elmanın farklı yöntemlerle değerlendirilebilecek ve depolanabilecek bir ürün olmasına rağmen üreticinin ürününü satmakta zorlandığını ifade ederek şunları söyledi:

“Elma Niğde için önemli bir ürün.İhracaata Amasya elması, misket elması olarak bilinir. Bu elma, diğer elmalardan farklı yönüyle yurt dışına gönderilmeyen bir elma türü. Damak tadı olarak misket elması çok güzel bir ürün, yurt dışına gönderilen elma türleri de var. Geçmişte ihracata verilen elmalar da bu yıl para etmiyor. Üretici oldukça mağdur durumda. Çoğu yerde elma dalında duruyor. Çünkü işçilik gideri yüksek olunca elmayı toplatamıyorlar. Bu yıl çöpe giden ürünlerin arasına elma da katıldı. Elma dalda, üretici zorda. Yetkililerin bu konuda gerekli desteği sağlaması gerekiyor. Elmayı dahi doğru değerlendiremeyen bir yönetimimiz var. Bu bağlamda elma üreticisinin sıkıntısı bu yıl olabildiğince katlandı. Geçen yıl kuraklık ve zirai dondan dolayı elma ürününde rekolte kaybı vardı. Elma yurt dışınada gönderilebilen bir ürün ama bu yıl ihracatta da sorunlar var. Böyle olunca üretici ciddi anlamda sıkıntı yaşıyor.”

NİĞDE’DE 240 BİN DEKAR ALANDA 10 BİN ÜRETİCİ

Niğde’nin elma üretimindeki konumuna ilişkin verileri de paylaşan Gürer, kentte yaklaşık 240 bin dekar alanda 10 bin elma üreticisinin faaliyet gösterdiğini belirtti. Türkiye genelindeki elma üretiminin 4,5 milyon ton seviyesinde olduğunu hatırlatan Gürer, Niğde’nin elma üretiminde ilk üçte, elma ağacı sayısında ise ilk sırada yer aldığını kaydetti.

Gürer, bu yıl üreticinin ürününü geçen yıla kıyasla çok daha düşük fiyatlarla satmak zorunda kaldığını belirterek şöyle konuştu:

“Ülkemizde elma üretiminde Niğde ilk üçte, elma ağacı sayısında ise ilk sırada. Bu yıl Niğde’de elma üreticisinin de yüzü gülmedi. 240 bin dekar alanda, Niğde’de yaklaşık 10 bin elma üreticisi var. Ülke genelinde 4,5 milyon ton elma üretiliyor. Ancak farklı bölgelerden de benzer şikâyetler alıyoruz. Bu yıl değer bulmayan ürünler arasına elma da katıldı. Geçtiğimiz yıla göre neredeyse yarı fiyatına dahi tüccar alıma girmedi. Meyve suyu fabrikaları, geçen yıl 9 liradan aldıkları elmayı bu yıl 3,5 liradan alıyor. Böyle olunca üretici, meyve suyuna vermek için daldaki elmayı toplatıyor. Ancak bu satış da işçilik parasını karşılamıyor.”

ÜRETİCİ: “3,5 LİRAYA VERİYORUZ, İŞÇİ PARASINI BİLE KURTARMIYOR”

Elma üreticisi Hasan Hüseyin İlknur da ürünlerini düşük fiyatlarla satmak zorunda kaldıklarını, buna rağmen hasat ve nakliye giderlerini karşılayamadıklarını söyledi.

İlknur, “Elmayı topluyoruz, 3,5 liraya veriyoruz. İşçi parasını, motor parasını kurtarmıyoruz. Bu yıl bu elmadan hiçbir kazancımız yok. Zararla içeri giriyoruz” ifadelerini kullandı.

Gürer ise üreticinin artan girdi maliyetleri ile düşük satış fiyatları arasında sıkıştığını belirterek ilaç, sulama suyu, elektrik, bakım, budama ve işçilik giderlerinin üretim üzerindeki baskısına dikkat çekti.

Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını, tüketicinin ise market raflarında elmaya yüksek fiyatlarla ulaşmak zorunda kaldığını belirten Gürer, ihracattaki kısıtlamalar ve daralmanın da piyasadaki sorunları artırdığını söyledi.

Gürer, “Elma üreticisinin en büyük sorunu, girdi maliyetlerinin sürekli artması. İlaç, sulama suyu, elektrik, bakım giderleri, budama ve işçilik masrafları karşısında üretici, ürününün değerinde satılmasını istiyor. Rafta vatandaş elma almaya gittiği zaman elmanın fiyatına yaklaşamıyor ama üretici de elmadan para kazanmıyor. Bunun bir nedeni de yurt dışına yapılan ihracatta kısıtlamalar ve daralma yaşanması. Türkiye’de elmanın da sorunlu ürünler arasında olduğunu ifade etmek gerekiyor. Ağaç sayısı giderek artıyor. Ürünün kalitesi artıyor. Ancak ürünün tüketiminde, raftaki fiyatlar nedeniyle daralma yaşanması sorun yaratıyor. Yurt dışı bağlantısı olan üreticiler bu yıl ürünlerinin bir kısmını satabilse de genel olarak elma şu anda çöpe giden ürünler arasında yer alıyor” dedi.

“20 DÖNÜM ARAZİDE 80-100 TON ELMA VAR, SATAMIYORUZ”

Üretici Hasan Hüseyin İlknur, yaşadıkları ekonomik sıkıntının çiftçiliği sürdürmeyi güçleştirdiğini belirterek kendi üretim alanındaki tabloyu paylaştı.

İlknur, “Çiftçi bitiyor. 20 dönüm arazi var. 80-100 ton elmayı bu sene satamıyorsun. Maliyetimin yarısını bile karşılayamadım. İçeri girdim” diye konuştu.

DEPOLANABİLEN ELMA DA DALINDA KALIYOR

Elmanın kurutma, işleme, depolama ve doğrudan tüketim gibi farklı değerlendirme imkânlarına sahip olduğunu vurgulayan Gürer, buna rağmen üreticinin hasat maliyetini karşılayamadığı için ürününü dalında bırakmak zorunda kaldığını söyledi.

Gürer, küçük aile işletmelerinin özellikle işçilik giderleri nedeniyle üretimlerini sürdüremediğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Hem doğa koşullarıyla mücadele ediyorsunuz hem girdi maliyetleriyle mücadele ediyorsunuz. Sonra da elma dalda kalıyor. Elmayı meyve suyu fabrikaları dahi almıyor. Oysa elmanın kurutulması, yemeği, tatlısı ve doğal tüketimi mümkün. Ayrıca elma depolanabilen bir ürün. Bütün bunlara rağmen elma sorunlu hâle geliyorsa burada oturup düşünülmesi gerekir. Çünkü saklanabilen bir elmayı dahi işçilik parası nedeniyle dalından toplatmaktan kaçınan küçük aile tipi işletmeler var. Bu işi geniş alanlarda yapanlar, kısmen ilişkileri ve bağlantıları sayesinde üretimlerini sürdürüyor. Ancak bu yıl genel olarak herkesin sıkıntısı var” ifadelerini kullandı.

ELMADA FİYAT GERİLEDİ, ÜRETİCİNİN KAYBI BÜYÜDÜ

Elma piyasasındaki fiyat değişimine ilişkin değerlendirmelerini de paylaşan Gürer, 2024 yılında 15-20 lira seviyesinde olan elma fiyatlarının sezon başında 25-30 liraya çıktığını, bugün ise 10-15 liraya kadar gerilediğini belirtti. Meyve suyu sanayisine verilen elmanın fiyatının da geçen yıl 9-11 lira aralığındayken bu yıl 3,5 liraya kadar düştüğünü ifade etti.

Üretim sürecinde soğuk, dolu, aşırı sıcaklık, kuraklık, hastalık ve zararlılar, hasat öncesi dökülme ve depolama kayıpları gibi pek çok riskle mücadele eden üreticinin, ürününü maliyetinin altında satmak zorunda kaldığını vurgulayan Gürer, bu durumun gelecek dönem üretimini de etkileyebileceğine dikkat çekti.

Gürer, üreticinin zarar etmesi nedeniyle bahçelerine yapacağı bakım ve diğer masrafları azaltabileceğini, bunun da üretimin sürdürülebilirliği ve uzun vadede ürün arzı açısından sorun oluşturabileceğini belirtti.

Türkiye’nin yaklaşık 4,5 milyon ton elma ürettiğini hatırlatan Gürer, ürünün tamamının aynı anda pazarlanmasının mümkün olmadığını, elmanın yaklaşık sekiz aylık süreçte depolanarak piyasaya sunulması gerektiğini söyledi. Ancak soğuk hava deposu giderlerinin düşük satış fiyatlarıyla birleşmesinin üreticiyi daha da zor durumda bıraktığını ifade etti.

Kılıçdaroğlu’ndan Tarım Politikalarına Eleştiri: Çiftçinin Borcu 230 Kat Arttı
Kılıçdaroğlu’ndan Tarım Politikalarına Eleştiri: Çiftçinin Borcu 230 Kat Arttı
İçeriği Görüntüle

Niğde’den 12 ülkeye ihracat yapıldığını belirten Gürer, üreticilerin desteklenmesi ve ihracatın güçlendirilmesi için çözüm yollarının aranması gerektiğini vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Üreticileri desteklemek için, ihracatı desteklemek için ne yapabiliriz çareleri aranmalıdır. 12 ülkeye ihracaat yapılan Niğde’de bu dönem yaşanan sorun üreticiyi zora soktu. Ürün dalda üretici zorda. Çözüm iktidar isterse.”