CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, TÜİK’in 2006–2025 yıllarını kapsayan hanehalkı esas iş gelirleri verilerini değerlendirerek, tarımın yaklaşık 20 yıldır Türkiye’nin en yoksul sektörü konumunda tutulduğunu söyledi. Gürer, açıklanan verilerin çiftçinin bilinçli biçimde yoksullaştırıldığını ortaya koyduğunu belirtti.
Tarım ile inşaat sektörü arasındaki gelir farkının yıllar içinde çarpıcı biçimde açıldığına dikkat çeken Gürer, “2006’da tarımda çalışan bir emekçinin yıllık geliri 5 bin 719 TL, inşaatta çalışan bir işçinin geliri ise 6 bin 327 TL idi. Yani neredeyse eşitti. Bugün gelinen noktada, 2025 tahminlerine göre inşaat sektöründe gelir 402 bin TL’ye dayanırken tarımda 237 bin TL’de kalıyor. İnşaat, tarımı neredeyse ikiye katlamış durumda. Beton toprağı yuttu” ifadelerini kullandı.
Türkiye genelindeki ortalama gelir ile tarım sektörü arasındaki makasın da giderek açıldığını vurgulayan Gürer, 2025 yılı için ortalama iş gelirinin 403 bin TL olarak öngörüldüğünü hatırlattı. Gürer, “Çiftçinin cebine girecek olan ise 237 bin TL. Ülke ortalamasının neredeyse yarısı. Hizmetler sektörü 426 bin TL kazanırken, üretimi yapan, sofraya gıdayı koyan kesim bunun yarısıyla yaşamaya zorlanıyor. Üretenin değil, hizmet edenin değerli sayıldığı bir ekonomide gıda enflasyonu da düşmez” dedi.
Tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda ülkenin gıda güvencesi ve bağımsızlığı açısından stratejik bir alan olduğunu vurgulayan Gürer, çiftçinin ağır koşullar altında üretim yapmasına rağmen emeğinin karşılığını alamadığını belirtti. Gürer, “Çiftçinin bayramı yok, tatili yok. Yağmurda, ayazda, sıcakta üretim yapıyor. Kuraklıkla, donla, afetle mücadele ediyor ama emeğinin karşılığını alamıyor. Buna rağmen tarım sürekli en düşük gelirli sektör olarak tutuluyor. Bu tablo, tarıma verilen değeri değil, tarımın sistemli biçimde geriye itildiğini gösteriyor” diye konuştu.
İktidarın uyguladığı politikaların çiftçiyi üretimden kopardığını savunan Gürer, bunun uzun vadede ciddi sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu. Gürer, “Bu anlayış çiftçiye fiilen ‘Tarlanı sat, şehre git, inşaatta çalış’ demektir. Toprağa küsen çiftçi, betonlaşmaya yenildi. Tarımın bu şekilde değersizleştirilmesi, gıda güvenliği açısından da büyük bir tehdittir” ifadelerini kullandı.


