Haber/Feyzanur KAYA

TMO’dan Üreticiye Erken Ödeme Mesajı
TMO’dan Üreticiye Erken Ödeme Mesajı
İçeriği Görüntüle

1845 yılının sonbaharında, İrlanda tarlalarında daha önce hiç görülmemiş bir şey fark edildi. Topraktan çıkarılan patatesler birkaç gün içinde çürüyor, simsiyah ve kokmuş bir çamura dönüşüyordu. Halkın neredeyse üçte ikisinin tek geçim ve besin kaynağı olan bu yumru kök, görünmez bir düşmanın saldırısı altındaydı. Bu düşman, tıp dilinde Phytophthora infestans olarak bilinen bir mantar benzeri organizmaydı (patates mildiyösü).

Tek Bir Ürüne Bağımlılığın Ölümcül Sonucu

İrlanda'da köylülerin büyük kısmı, küçük topraklarda yüksek verim sağladığı ve besleyici olduğu için sadece "Lumper" adı verilen tek bir patates çeşidini ekiyorlardı. Monokültür (tek tip ürün tarımı) adı verilen bu durum, genetik çeşitliliği sıfırladığı için felaketin boyutunu büyüttü. Hastalık bir kez girdiğinde, hiçbir tarlanın direnç gösterecek gücü yoktu.

1845-1852 yılları arasında yaşanan ve "Büyük Kıtlık" (The Great Famine) olarak tarihe geçen bu dönemde, İrlanda nüfusunun yaklaşık yüzde 20-25'i yok oldu. 1 milyondan fazla insan açlıktan ve açlığın tetiklediği tifo, kolera gibi hastalıklardan hayatını kaybetti.

Sosyal ve Demografik Kırılma: Büyük Göç

Kıtlık, İrlanda'nın sadece o gününü değil, geleceğini de tamamen değiştirdi. Açlıktan kaçmak isteyen yaklaşık 1,5 milyon İrlandalı; ABD, Kanada ve Avustralya gibi ülkelere göç etmek zorunda kaldı. "Tabut Gemileri" (Coffin Ships) olarak anılan yetersiz ve sağlıksız gemilerle yapılan bu yolculuklar, Atlantik'i bir mezarlığa çevirdi.

Bu göç dalgası dünyada eşine az rastlanır bir demografik boşalmaya yol açtı. Kıtlık öncesi 8,5 milyona dayanan İrlanda nüfusu, kıtlık sonrasında hızla düştü ve modern dünyada nüfusu hala 19. yüzyıl başındaki seviyesine ulaşamamış nadir ülkelerden biri olarak kaldı.

Siyasi Yankılar ve Osmanlı’nın Yardımı

Kıtlık sadece biyolojik bir felaket değildi; dönemin sömürgeci İngiliz yönetiminin (Wellington ve Russell hükümetleri) katı serbest piyasa politikaları ve adadaki tahılı İngiltere'ye ihraç etmeye devam etmesi krizi derinleştirdi. Bu durum, İrlanda milliyetçiliğini ve İngiltere'ye olan öfkeyi körükleyerek ilerleyen yıllarda bağımsızlık mücadelesinin en büyük yakıtı oldu.

Dönemin küresel dayanışma örneklerinden biri ise binlerce kilometre uzaktan geldi. Osmanlı Padişahı Sultan Abdülmecid, İrlanda halkına 1.000 sterlinlik nakdi yardımın yanı sıra tahıl yüklü üç gemi gönderdi. İngiliz yönetiminin engelleme çabalarına rağmen gemiler Dublin'in kuzeyindeki Drogheda limanına yanaşarak hayati bir yardım ulaştırdı.