“Beni yandığım ateşe hayran hayran bakarken görmüşler...” Kim bilir ne zamanlardan kalma bir yangın bu...

Belki bir vedadan, belki de hiç söylenmeyen bir cümleden. Ama gerçek şu ki: Bazı acılar insanın içine işler ve zamanla bir alışkanlık hâlini alır. Hatta insan, o acıya bile bağlanır.

Kimi zaman sevmek, yanmayı göze almaktır.

Kimi zaman kırılmak, sessizce gülümsemektir.

Ve kimi zaman… yandığını bile bile o ateşi izlemektir, çünkü yaksa da o ateş “senindir”.

İnsan bazen kendi acısına tutunur, çünkü o acı bile bir aitlik hissi verir. Dışarıdan bakanlar deli sanır, hâlbuki içten bakanlar bilir: Sevmenin bedeli bazen yanmaktır. Ama en acısı da bu yangının içinde kimsenin “yanındaymış gibi” olmamasıdır.

Bir gülüşün ardında nice kırıklar, bir sessizliğin içinde nice haykırışlar saklıdır.

Ve işte o anda insan, yanarken bile ateşe hayran kalır…

Çünkü o yangın, kalbinin konuştuğu yerdir