01 Haziran Dünya Süt Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Ender Yarsan, sütün insan sağlığı, gıda güvenliği ve kırsal kalkınma açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek, bu yılın temasının “Kadın Çiftçileri Kutluyoruz” olarak belirlendiğini hatırlattı.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Uluslararası Sütçülük Federasyonu (IDF) tarafından her yıl kutlanan Dünya Süt Günü’nün, sütün beslenmedeki rolünü hatırlatmak ve süt tüketimi konusunda farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlendiğini belirten Yarsan, etkinliklerin bugün 100’den fazla ülkede gerçekleştirildiğini ifade etti.
Kadın Üreticiler Süt Sektörünün Temel Gücü
Bu yılki temanın süt üretiminde ve tarımsal gıda sistemlerinde önemli görevler üstlenen kadın çiftçilerin görünürlüğünü artırmayı amaçladığını vurgulayan Yarsan, dünyanın birçok bölgesinde kadınların hayvan bakımı, sağım, yemleme, buzağı yetiştiriciliği, süt işleme ve pazarlama süreçlerinde aktif görev aldığını söyledi.
Özellikle Afrika ve Asya ülkelerinde süt üretiminin büyük ölçüde kadın emeğine dayandığını belirten Yarsan, buna rağmen kadınların arazi sahipliği, finansmana erişim, eğitim olanakları ve karar alma mekanizmalarına katılım konusunda çeşitli engellerle karşılaştığını ifade etti.
Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılının “Uluslararası Kadın Çiftçiler Yılı” ilan edildiğini hatırlatan Yarsan, bu kararın kadınların tarımsal üretim ve gıda güvenliğindeki kritik rollerinin daha görünür hale getirilmesini amaçladığını kaydetti.
Türkiye’de Kadınlar Süt Üretiminin Vazgeçilmez Parçası
Türkiye’de süt hayvancılığının kırsal ekonominin temel faaliyet alanlarından biri olduğuna dikkat çeken Yarsan, özellikle aile işletmelerinde kadınların hayvan bakımı, sağım, süt hijyeni ve süt ürünleri üretiminde önemli sorumluluklar üstlendiğini söyledi.
Kadın emeğinin hem aile gelirlerinin sürdürülebilirliği hem de kırsal kalkınma açısından büyük önem taşıdığını belirten Yarsan, kadın üreticilerin eğitim, teknoloji, finansman ve kooperatifleşme imkanlarına erişiminin artırılmasının süt sektörünün verimliliğine, hayvan refahına ve gıda güvenliğine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.
“Süt Yaşamın Temel Besinlerinden Biri”
Sütün yüksek kaliteli protein, kalsiyum, fosfor, potasyum ve B vitaminleri bakımından zengin bir besin kaynağı olduğunu belirten Yarsan, özellikle çocukların büyüme ve gelişmesinde, yetişkinlerde kemik sağlığının korunmasında ve yaşlıların beslenmesinde önemli rol oynadığını söyledi.
Süt ve süt ürünlerinin yeterli ve dengeli tüketiminin hayvansal protein ihtiyacının önemli bir bölümünü karşıladığını ifade eden Yarsan, kalsiyum açısından zengin olan süt ürünlerinin çocuklar ve gençlerde kemik ve diş gelişimi için büyük önem taşıdığını vurguladı.
Yarsan, süt üretiminde “çiftlikten sofraya gıda güvenliği” anlayışının benimsenmesinin hem halk sağlığını koruduğunu hem de düzenli ekonomik faaliyet oluşturarak toplumsal refaha katkı sunduğunu belirtti.
Süt Sektörü Büyüyor, Ancak Riskler Devam Ediyor
Dünya genelinde artan nüfus ve değişen tüketim alışkanlıklarının süt talebini yükselttiğini ifade eden Yarsan, sektörün sürdürülebilir üretim, çevresel etkilerin azaltılması ve doğal kaynakların verimli kullanılması hedefleri doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
Dünya genelinde yaklaşık 150 milyon hanenin süt üretimiyle uğraştığını belirten Yarsan, süt ve süt ürünlerinin yaklaşık 1 milyar insanın geçimine doğrudan ya da dolaylı katkı sağladığını söyledi.
İklim değişikliği, sıcaklık artışları, üretim maliyetleri ve piyasa dalgalanmalarının sektörün karşı karşıya olduğu başlıca sorunlar arasında yer aldığını vurgulayan Yarsan, son araştırmaların aşırı sıcaklıkların süt verimini düşürebileceğini ve küresel süt üretimini olumsuz etkileyebileceğini ortaya koyduğunu ifade etti.
Ayran ve Kefir Üretiminde Dikkat Çeken Artış
Türkiye’de çiğ süt üretim tahminlerinde yüzde 4,9’luk düşüş öngörülmesine rağmen ticari işletmeler tarafından toplanan inek sütü miktarındaki gerilemenin yalnızca yüzde 0,5 seviyesinde kaldığını belirten Yarsan, bunun kayıtlı süt sanayisine yönelimin sürdüğünü gösterdiğini söyledi.
Çiğ süt arzındaki daralmaya rağmen içme sütü, yoğurt, peynir ve ayran-kefir gibi işlenmiş süt ürünlerinin üretiminde artış yaşandığını kaydeden Yarsan, en dikkat çekici yükselişin yüzde 9,3 ile ayran ve kefir grubunda gerçekleştiğini ifade etti.

Türkiye’de Süt Tüketimi Avrupa’nın Gerisinde
Türkiye’de süt tüketim oranlarının Avrupa ülkelerine göre düşük seviyede bulunduğunu belirten Yarsan, kişi başına yıllık süt ve süt ürünleri tüketiminin yaklaşık 276 litre olduğunu, bunun yalnızca 40 litresinin içme sütünden oluştuğunu söyledi.
Avrupa Birliği ülkelerinde kişi başına yıllık tüketimin 342,5 litre, ABD’de ise 292 litre seviyesinde olduğunu belirten Yarsan, toplumun süt ve süt ürünleri tüketimi konusunda bilinçlendirilmesinin önem taşıdığını ifade etti.

“Sağlıklı Süte Erişim Önündeki Engeller Kaldırılmalı”
Dünya Süt Günü’nün temel hedefinin sağlıklı süte erişimin önündeki engellerin kaldırılması, güvenilir süt ürünleri tüketiminin yaygınlaştırılması ve üretim ile tüketimin artırılması olduğunu vurgulayan Yarsan, sağlıklı süt üretiminde veteriner hekimlerin kritik bir görev üstlendiğini belirtti.
Veteriner hekimlere katkılarından dolayı teşekkür eden Yarsan, tüm üreticilerin ve sektör paydaşlarının 01 Haziran Dünya Süt Günü’nü kutladı.






