Hayatta bazen en ağır gelen şey, yük değil; taşıdığımız insanların vefasızlığı olur. Öyle anlar gelir ki, yıllarca sırtımızda taşıdıklarımız, bir adımda arkamızı döner. Ne zaman ki onlara ihtiyacımız olur, ne zaman ki biz durmak isteriz; işte o zaman anlarız, hep yalnız yürümüşüz aslında.

İnsan en çok da güvendiği yerden incinir. En çok da “benim için yapmaz” dediği kişiden yara alır. Çünkü biz, herkes gibi hesapla sevmeyi bilmeyiz. Biz kalpten sever, gönülden taşırız. Ama bazen gönlümüzün kıymetini bilmeyenler omuzumuza yük olur.

Ve sonra bir noktada yorulur insan… Artık sırtında taşıyacak gücü kalmaz. Çünkü yük ağır değil, hak edilmemiştir. Çünkü bazen iyilik bile değersizleşir, hak etmeyenin elinde.

İşte bu yüzden diyorum ki:

Herkese omuz verme. Her yardım ettiğin el, sana dua etmez. Her taşıdığın insan, sana vefa göstermez. Bir gün “Sen zaten güçlüsün” deyip, yokluğunda bile seni aramaz.

Ama sen yine de kötü olma. Yine de kalbini karartma. Sadece artık seç. Kim için çabaladığını bil. Kimin seni gerçekten yanında istediğini fark et. Gidenin ardından değil; kalanların kıymetiyle yürü yolunu.

Yük ağır değil, hak edilmeyen omuz yoruyor insanı

Çünkü hayat, senin omzunu hak edenlerle daha güzel.