Küresel gıda fiyatları, hava koşulları, ticaret ve taşımacılıkta yaşanan aksaklıklar ile El Niño etkisine yönelik endişelerin artmasıyla eylülde Kasım 2022’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Gıda Fiyat Endeksi, eylülde 136,0 puana yükseldi. Ağustosta yaklaşık 134,0 puan seviyesinde bulunan endeks, böylece yaklaşık dört yılın en yüksek seviyesini gördü.
ABD merkezli CNN’in haberine göre, küresel tarım ürünleri piyasalarında yaşanan gelişmeler, gıda arzına ilişkin belirsizliklerin arttığını ortaya koydu. Fiyatlardaki yükseliş ise yalnızca tek bir ürün grubuyla sınırlı kalmadı. Şeker, tahıllar, bitkisel yağlar, et ve süt ürünlerinde de fiyat baskısı görüldü.
Gıda piyasalarında risk primi yeniden gündemde
FAO, olumsuz iklim koşulları ve ticarette yaşanan aksaklıkların arz beklentileri üzerinde baskı oluşturmaya başladığına dikkat çekti. El Niño’nun tarımsal üretim üzerindeki olası etkilerine ilişkin endişelerin de artması, fiyatların yönü açısından önemli bir risk olarak değerlendiriliyor.
FAO Başekonomisti Maximo Torero, ağustosta yaşanan fiyat artışının iklim kaynaklı şoklar, jeopolitik gerilimler, ticari ve lojistik sorunlar ile farklı üretim bölgelerini etkileyen hava koşullarının aynı dönemde ortaya çıkmasıyla bağlantılı olduğunu belirtti.
Torero, söz konusu gelişmelerin gıda piyasalarında “risk priminin” yeniden ortaya çıktığına işaret ettiğini söyledi. El Niño’nun farklı üretim bölgelerini aynı anda etkileyebileceğine dikkat çeken Torero, tahıllar, şeker ve bitkisel yağların da bu süreçten etkilenebileceğini ifade etti.
Dünya Bankası analizlerine göre El Niño, Güneydoğu Asya’nın bazı bölgeleri, Avustralya, Brezilya’nın kuzeyi ve Güney Asya’da daha kurak koşullara neden olabiliyor. Bu bölgeler, tahıl, şeker kamışı ve yağlı tohum üretimi açısından önemli merkezler arasında yer alıyor.
Şekerde hava koşulları belirleyici oluyor
Küresel gıda fiyatlarındaki baskının önemli kaynaklarından biri de şeker piyasası oldu.
Dünyanın en büyük şeker üreticisi Brezilya’da üretime ilişkin endişeler fiyatlar üzerinde etkili olurken, FAO’nun şeker fiyat endeksi Haziran 2025’ten bu yana aylık bazda yüzde 11,9 yükseldi. Brezilya’nın yanı sıra Avrupa ve Asya’daki üretime yönelik kaygılar da artışta rol oynadı.
Şeker kamışının şeker veya etanol üretiminde kullanılacak bölümünün belirlenmesinde hava koşulları, fiyatlardan daha etkili hale geldi.
StoneX şeker analisti Marcelo Bonifacio Filho, üreticilerin üretim tercihlerini belirlerken fiyatlardan çok hava koşullarını dikkate aldığını belirtti.
Piyasa verilerine göre temmuz başında şeker üretimine ayrılan şeker kamışının oranı yüzde 42,5’te kaldı. Böylece şeker kamışının daha büyük bölümü etanol üretimine yönlendirildi.
Şeker fiyatlarının yükselmesi de üreticilerin kısa sürede şeker üretimini artıracağı anlamına gelmiyor. Hava koşulları, fiyatlar yükselse dahi üreticilerin etanol üretiminden şekere yönelmesini sınırlayabiliyor.
Tahıl üretiminde düşüş beklentisi
Küresel gıda güvenliği açısından tahıllar ise daha kritik bir noktada bulunuyor.
FAO’nun tahıl fiyat endeksi ağustosta yüzde 2,2 artarak 116,3 puana yükseldi. Bu seviye, Mayıs 2024’ten bu yana görülen en yüksek değer oldu.
Örgüt, 2026 yılı küresel tahıl üretimine ilişkin tahminini de 3,4 milyon ton aşağı çekerek yaklaşık 2,980 milyar tona indirdi. Böylece 2026 yılı üretiminin 2025’e kıyasla yaklaşık yüzde 2 daha düşük olması bekleniyor.
Söz konusu düşüş, 2018’den bu yana yıllık bazda kaydedilen en büyük gerileme olarak öne çıkıyor.
Ticaret yollarındaki sorunlar maliyetleri artırıyor
FAO, küresel gıda fiyatları üzerindeki baskının yalnızca üretim miktarlarıyla açıklanamayacağına dikkat çekti.
Jeopolitik gerilimler, Karadeniz’de yaşanan aksaklıklar ve ticaret yollarındaki sorunlar; tahıl, bitkisel yağ ve gübrelerin taşınma maliyetleri ile taşıma risklerini artırıyor.
Ürünlerin üretim bölgelerinden ithalatçı ülkelere ulaştırılmasının zorlaşması veya maliyetinin yükselmesi, ortada ciddi bir üretim açığı bulunmasa dahi küresel fiyatların artmasına neden olabiliyor.
FAO ayrıca enerji fiyatlarındaki yükselişin gübre üretimi ve taşımacılığının maliyetini artırdığına işaret etti. Artan maliyetler, tarımsal üretimin giderlerini yükseltirken çiftçilerin üretim kararlarını da etkiliyor. Bu durumun küresel piyasalarda tarım ürünleri ve gıda fiyatlarına yansıması bekleniyor.
Dünya Bankası da haziran ayında yaptığı değerlendirmede, enerji ve gübre maliyetlerindeki artışın yanı sıra El Niño, ticaret kısıtlamaları ve biyoyakıta yönelik artan talebin gıda fiyatlarını temel tahminlerin üzerinde tutabileceği uyarısında bulunmuştu.
Yeni bir gıda krizi için henüz yeterli veri yok
FAO, mevcut gelişmelerin şu aşamada yeni bir küresel gıda krizinin başladığı sonucuna varmak için yeterli olmadığını belirtti.
Gıda Fiyat Endeksi’nin 136,0 puana yükselerek yaklaşık dört yılın en yüksek seviyesine çıkmasına rağmen, Mart 2022’de görülen tarihi zirvenin hâlâ altında bulunduğu ifade edildi. Küresel tahıl stoklarının da gıda arzı açısından belirli bir güvenlik marjı sağladığı belirtildi.
Uzmanlara göre küresel tahıl stoklarının yüksek seviyelere yakın olması, teknolojik gelişmeler ve Brezilya ile Rusya gibi ülkelerin ihracatlarını artırması, küresel gıda sisteminin olası arz şoklarına karşı belirli bir dayanıklılığa sahip olmasını sağlıyor.
Ancak enerji ve gübre maliyetlerindeki yükseliş, tarımsal üretim giderlerini artırmaya devam ediyor. Bazı ürünlerde gıda ve biyoyakıt üretimi arasındaki rekabetin güçlenmesi ve ticaret kısıtlamalarının arz akışını sınırlandırma ihtimali de küresel gıda fiyatları üzerindeki riskleri canlı tutuyor.



