“Gümüşü ve altını olanlar, koyunu, sığırı ve arpası olanların kapısında bekler” Sümer atasözü
Gıda ihtiyacının yerli üretimle karşılanmasını önceleyen ülkelerin; üretim artışı, girdi temini, ürün pazarlama ve piyasa regülasyonunda uzun vadeli etkili politikalar oluşturduklarını çok tekrar ettik, örnekler verdik. Bu şekilde gıdada ithalata bağımlı birçok ülke, tarımsal ürün ihracatı devleri arasına girmeyi başarabilmişlerdir.

Bizde ise bu gibi sözler, aksiyonu olmayan sözler olarak algılanmaya, “kendine yeterli” söyleminden, artan sayıdaki üründe ithalatın normalleşmesine doğru evrilmeye başladı. Sümerlerin sözü para olduğu varsayımına dayanıyor. Varlığı/alım gücü bir yana, yokluğu parayla da giderilemeyen durumların her geçen gün çoğaldığı görülmekteyken, partilerin tarım sektörüne bakışlarını birkaç başlıkta özetleyelim.

1.Girdi Maliyetleri

AK Parti: Girdi maliyetlerini düşürmek için tarımsal enerjide GES (Güneş Enerji Santralleri) kullanımını teşvik etmek, sözleşmeli üretim ve Tarım Girişimcilik Bölgeleri ile arz güvenliğini sağlamak, mazot/gübre desteği. CHP: Çiftçinin kullandığı mazottaki ÖTV'yi kaldırmak, gübrede %50 sübvansiyon uygulamak. MHP; Tarımsal elektrikte vergi indirimi. İYİ Parti; Sezon başında fiyat sabitleme ve borç yapılandırma. YRP: Tüm illerde yerli tohum ve sıvı gübre üretim tesisleri kurarak girdi maliyetlerini minimize etmek, faizsiz kredi desteği. Zafer Partisi: Tarımsal mazotta vergileri sıfırlamak, stratejik ürünlerde devletin alım garantisi vererek tüketici fiyatlarını baskılamak.

2. İşletmelerin Sürdürülebilirliği

AK Parti; Tarım Girişimcilik Bölgeleri, gençleri sektöre çekmek, işletme devamlılığını sağlamak, Gelir Koruma Sigortası ile gelir garantisi. CHP; Faizsiz borç yapılandırma, köylere teknik personel. MHP; Tarım kentleri. İYİ Parti: Küçük aile işletmelerini koruyacak Bereketli Hasatlar modeli ile borç yapılandırma, sosyal güvenlik desteği, kırsal yaşam kalitesini yükseltmek. DEM: Ekolojik ve yerel üretimi esas alan, küçük üreticinin kolektif yapılarla desteklenmesi, küçük çiftçi muafiyetiler. YRP; Küçük çiftçiye doğrudan ekipman desteği, DPT’nin yeniden kurarak her ilin tarım potansiyeline göre merkezi planlama. Zafer Partisi: Tarım seferberliği, ordunun tarımsal üretimde lojistik ve iş gücü desteği sağlaması.

3. Tarımda İstihdam Politikaları

AK Parti: Kırsal kalkınma yatırımları ve genç çiftçi projeleri ile kırsalda istihdamı artırmayı, mevsimlik tarım işçilerinin yaşam koşullarını iyileştirmek. CHP: Kadın ve gençlerin SGK primlerinin devlet tarafından karşılanması. İYİ Parti: Tarım meslek liselerini yeniden açarak nitelikli iş gücü yaratmak ve tersine göç teşvikleri. MHP; Mevsimlik işçilerin koşullarının iyileştirilmesi. YRP; Köye dönüş teşvikleri. Zafer Partisi: Mülteci iş gücü bağımlılığını bitirerek Türk gençlerini sektöre döndürülmesi. DEM; Mevsimlik işçiliğe son, yerinde üretim.

4. Tarımsal STK’lar (Birlikler ve Kooperatifler)

AK Parti; Tarım kredi Kooperatifleri. MHP: STK’lara pazarlama gücü kazandırılması, vergi yükünün hafifletilmesi. DEM: Sadece ekonomik değil, üretimden yönetime demokratik özne olarak konumlandırılması. CHP: Kooperatifler aracılığıyla aracıların devreden çıkartılması.

5. Piyasa Regülasyonu

AK Parti: TMO, ESK, TKK aracılığıyla müdahale alımları yaparak fiyat istikrarını korumak. CHP; Maliyet + Kâr odaklı fiyat garantisi. MHP: ESK’nın piyasayı daha etkin regüle etmesi için mali yapısının güçlendirilmesi. İYİ Parti: Gıda Güvenliği Kurulu ile, arz-talep dengesini yönetmek, Tarımsal Planlama Kurumu ile sıkı denetimler. YRP; Spekülasyona karşı sert piyasa denetimi. DEM; Aracısız Doğrudan Üretici Pazarları.

6. İthalat / İhracat

AK Parti: İhtiyaca göre ithalat, katma değerli ihracat. CHP: Temel gıda maddelerinde kendine yeterlilik hedefini öne çıkarmak. Zafer Partisi: Lüks ithalata kısıtlama, yerli üretimin fazlası için ise yüksek katma değerli ihracat teşvikleri. İYİ Parti; Üretim açığı kapanmadan ithalat yasağı. YRP; Tam gıda bağımsızlığı ve yerli tohum. DEM; Gıdada tam bağımsızlık hedefi.

7. Tarım Arazileri ve Meralar

AK Parti: Âtıl tarım arazilerinin üretime kazandırılması için kiralama ve arazi toplulaştırma. MHP: Hazine arazilerinin öncelikle çiftçilere kiralanması, meraların ıslahı. DEM: Tarım alanlarının imara/madenciliğe açılmaması, toprak reformu.

8. Tarımsal Destek

AK Parti: Planlı üretim kapsamındaki ürünleri üretenler için ek destekler. CHP: Tarımsal desteklemeleri GSYH’nin en az %1’i seviyesine çıkartılması, destekleri üretim yılından önce açıklanması, tarım arazilerinin korunması, bedelsiz mera. İYİ Parti: Desteklerin doğrudan "üreticiye" verilmesi, toprak sahipliği yerine üretime dayalı sistem, arazi ve toplulaştırma bankası projeleri. YRP; Tarım arazilerinin başka amaçla kullanımını engelleme. DEM; Meraların halka açılması, ekolojik yönetim.

9. İklim Krizi ve Hayvan Sayılarının Azaltılması

AK Parti: İklim değişikliği uyumu için Tarımsal Kuraklık Stratejisi, sera gazı salınımı için hayvancılıkta verimlilik odaklı dönüşüm. İYİ Parti: Hayvan haklarını ve çevre sağlığını korurken, gıda güvenliğini tehlikeye atacak azaltıma karşı. Zafer Partisi: İklim krizinin bahanesiyle hayvancılığın bitirilmemesi, mera hayvancılığı, hayvan sayısının artırılması.

10. Kırmızı Et, Süt

AK Parti: Et arz açığını kapatmak için büyükbaş ve küçükbaş hayvancılık projelerine faizsiz kredi ve hibe desteği, damızlık merkezleri ve süt teşvikleri. MHP: Besi hayvancılığında destek programları, süt fiyatlarında üreticiyi koruyan eşik fiyat uygulaması, CHP: Yem maliyetlerini düşürmek için mısır ve soya üretimini artırmak, ithalatını bitirmek, yerli ırkları geliştirmek, süt/yem paritesini1,5 katına sabitlemek. İYİ Parti; Yem sübvansiyonu, yerli besi teşviki, tarımda kapalı devre sulama sistemlerine geçiş. YRP; Yapay ete karşı duruş, faizsiz işletme sermayesi. DEM; Yerel ırkların korunmak, halk mandıraları.

DEĞERLENDİRME;

Tarım sektörü, 2026 yılı itibarıyla yapısal sorunların ve küresel gıda krizinin gölgesinde siyasetin en sıcak başlıklarından biri olmayı sürdürmektedir. Parti dokümanları yerine söylemlere odaklanıyoruz. Buna göre toplumsal algıya bir bakalım.

İktidarın Vaat Dilini Kullandığı Algısı: İktidar, üretimden tüketime fahiş fiyat farkları, gıda enflasyonu, ithalat bağımlılığı eleştirileri ve üretim alanlarının korunması gibi konularda yoğun bir kamuoyu baskısı altında olup, çözümden çok, "savunma" pozisyonunda kaldığı, planlama ve uygulamaların anlatılması konusunda ise, sektörü ve kamuoyunu ikna açısından iletişim eksikliği görüntüleri vermektedir. “Hâlâ” yapacağız, çözeceğiz şeklindeki vaat dili, muhalefetin eleştirilerinin temelini oluşturmaktadır. Ayrıca, iktidarın toplumun icraat/sonuç beklentisinin gerisinde kaldığı kanaatini yaygınlaştırmaktadır.

Muhalefetin Eleştiriye Yoğunlaşması: Muhalefetin, iktidarın eksikliklerini dile getirmede aşırı efor sarfederken, kendi partilerinin çözüm önerilerinin detaylarını somut ve ikna edici şekilde kamuoyuna taşımakta zorlandıkları görülmektedir. Kamuoyu araştırmalarındaki tablo, parti dokümanlardaki genel geçer ifadelerin, bunlar gitsin de gerisine bakarız tavrındaki söylemlerin, siz olsanız ne yapacaksınız sorusuna verilen/verilemeyen cevapların toplumu tam anlamıyla ikna etmekten ve “bunlar çözer” kanaati oluşturmaktan uzak olduğunu gösteriyor.

Belediyeler Daha Fazlasını Yapabilir; Belediyelerin maliyeti düşürecek, kentsel tarım ve kent çeperinde “tarımsal üretim ekosistemi” oluşturma faaliyetleri çok cılız ve göstermelik kalıyor.

Toplumsal Beklenti: Polemikler ve “tribüne yönelik kavgalar” gelecek ümitlerini ve beklentilerini de zayıflatıyor. Ortak arzu; tarımın siyasi bir polemik malzemesi olmaktan çıkarılması, gıdanın stratejik önemi doğrultusunda hem iktidardan hem de muhalefetten, patlayan yere “yama çözümler” yerine yapıcı ve sıkıntıları bir an önce giderecek düzgün, sürdürülebilir bir tarımsal üretim ve erişilebilir/satın alınabilir gıda arz sisteminin kurulmasıdır.

Ülkemizin sahip olduğu, çok daha iyisinin yapılabileceği, sıkıntıların tümünü aşmaya fazlasıyla yetecek büyük potansiyelinin doğru bir sistem içerisinde harekete geçirilmesi, kullanılması toplumun temel beklentisidir.