Bir önceki yazımızda Ülkemizin nüfusu, nüfus artışı, turist sayısı ve hayvancılık destekleri ile kanatlı üretimi hakkında bazı TUİK verileri üzerinde değerlendirmeler yapmıştık. Yazımızda destekleme bütçesinden hiç kaynak aktarılmayan kanatlı sektörü için “Bu üretim ve ihracat rakamlarına baktığımızda, kendi kendimize sormadan duramıyoruz: Desteklemeli mi? Desteklememeli mi?” sorusu ile sonlandırmıştık...

Büyükbaş ve küçükbaşa göre tabi ki tavuğun biyolojik özellikleri, yemden yararlanma kabiliyeti, üreme ve gelişme hızı, yılda birim alandan alınan ürün miktarı, yetiştiricilik tekniğinin teknoloji kullanmaya ve mekanizasyona uygun olması gibi avantajlarının farkındayız. Ancak her iki sektör de temel girdilerde benzer sorunlara sahip ve piyasa şartları karşısında kırılgan bir yapıda.

Destek Alan Kırmızı Et ve Süt Neden Krizden Kurtulamıyor?

Peki, neden kanatlı sektörü hiç destek almadan bunca katma değer oluşturup 1,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirirken devlet desteklerinin neredeyse tamamına yakınını alan kırmızı et ve süt sektörü krizlerden kurtulamıyor.

Yazımızın temelini oluşturan ve destekleme mevzuatı ve uygulamaları tekrar hatırlatmakta fayda var.

 Destekleme Mevzuatı Kapsayıcı mı?

 Anayasa’nın 45. Maddesinde:

Devlet, tarım arazileri ile çayır ve meraların amaç dışı kullanılmasını ve tahribini önlemek, tarımsal üretim planlaması ilkelerine uygun olarak bitkisel ve hayvansal üretimi artırmak maksadıyla, tarım ve hayvancılıkla uğraşanların işletme araç ve gereçlerinin ve diğer girdilerinin sağlanmasını kolaylaştırır.

Devlet, bitkisel ve hayvansal ürünlerin değerlendirilmesi ve gerçek değerlerinin üreticinin eline geçmesi için gereken tedbirleri alır.” ifadeleri yer almaktadır.

Tarım Kanunun 19. Maddesi ç bendinde özel olarak hayvancılık konusunda yapılacak destekleri belirlenmiştir. Buna göre;

"Hayvancılık faaliyetlerinde ırk ıslahı,

Kaba yem üretiminin artırılması,

Verimliliğin artırılması,

İşletmelerin ihtisaslaşması,

İşletmelerde hijyen şartlarının sağlanması,

Hayvan sağlığı ve refahı,

Hayvan kimlik sisteminin teşviki,

Hayvansal ürünlerin işlenmesi ve pazarlanması ile bunlarla ilgili kontrol, takip ve standartların iyileştirilmesi

Su ürünlerinin desteklenmesi amacıyla destekleme tedbirleri alınır.

Hayvancılık desteklemelerinde, bölge ve iller bazında farklı destekler uygulamaya ve ödeme miktarlarını belirlemeye, Cumhurbaşkanı yetkili olduğu" ifade edilmektedir

Görüldüğü üzere herhangi bir tür ayrımı yapılmaksızın hayvancılık işletmelerine ve üretime yönelik desteklemeler belirlenmiştir.

Tarım Kanunun 19. Maddesine dayanılarak her yıl hayvancılıktaki destekleme konuları ve birim fiyatlarını belirleyen "Destekleme Kararı" hazırlanır. Hayvancılık Destekleme Kararlarının, tarımsal üretimin ve gıda arz güvencesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması için sektörün daha rekabetçi bir yapıya kavuşması, verim ve kalitenin arttırılması, ihtiyaç duyulan yeni teknoloji ve bilginin yerli imkânlarla geliştirilmesi, biyolojik çeşitliliğin ve genetik kaynaklarının korunması, tarımsal üretimde çevreci yaklaşımların benimsenmesi, uygulanan politikaların etkinliğinin arttırılması amacıyla hazırlanmış olduğu metinin amaç ve kapsam kısmında ifade ediliyor. Söz konusu karar kapsamında aşağıdaki tablolarda yer alan desteklemeler uygulanıyor.

2016 Yılından Bugüne Desteklemelerde Radikal Bir Değişiklik Olmadı

Çiğ Süt Desteği ve Süt Piyasasının Düzenlenmesine İlişkin Karar ile çiğ süt primi ve regülasyon destekleri uygulanıyor. Destek ödemeleri, inek sütünün sınıfına göre, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın (Bakanlık) belirleyeceği dönemler, kriterler ve birim fiyatlar üzerinden yapılmakta.

Süt kalite ve sürü büyütme konusunda yeni destek kalemleri eklenmiş olsa da 2016 yılından bu yana desteklemelerde radikal bir değişiklik olmamıştır.

Kırmızı Et ve Süt Destekleri;    

Hayvancılık desteklemeleri hakkında bir miktar fikir sahibi olmak için Tarım ve Orman Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı internet sayfasında yer alan 2022 yılı idare faaliyet raporunun incelenmesi yeterli olacaktır.

(https://www.tarimorman.gov.tr/SGB/Belgeler/Bakanl%C4%B1k_Faaliyet_Raporlar%C4%B1/TOB%202022%20YILI%20I%CC%87DARE%20FAALI%CC%87YET%20RAPORU.pdf.)

Burada hayvancılık desteklerinde hedefin, hayvansal ürünlerde arz güvenliği olduğunu görüyoruz. Verilen desteklerle hayvansal ürünlerin üretim miktarının ve değerinin artırılmasına ve hayvansal ürünlerde fiyat değişimlerinin kontrol altına alınmasına katkı sağlanacağı beklenmekte.

Hayvansal Ürünlerde Arz Güvenliği ana başlığı altında Hayvansal Üretimi Geliştirme Faaliyetleri, Hayvansal Üretimin Desteklenmesi ve Mera Islah Faaliyetleri alt başlıkları yer almakta. Alt başlıkların detayları SGB internet sayfasında mevcut olmakla birlikte 2022 yılında ödenen 9.743.810.561 TL hayvancılık desteklemesinin neredeyse tamamına yakınının et ve süt üretiminde arz güvenliğini sağlamak amacıyla kullanıldığını görüyoruz. Yine aynı hedef için 2021 yılında da 8.173.213.954 TL. ödeme yapıldığı görülmekte.

Rakamlar Düzenli Olarak Yükseliyor!

Dünya genelinde hayvansal ürün arzındaki artış, hayvan sayısındaki artıştan ziyade hayvan başına alınan verimden kaynaklanması beklenmekte, verimdeki artış ise temelde çevre, hayvan refahı, genetik ve teknoloji altyapısındaki iyileştirmelerle sağlanmakta.

Bizde ise son 10 yıllık TUİK verileri incelendiğinde arz güvenliğinin sağlandığı ve rakamların son iki yıl hariç düzenli olarak yükseldiği görülüyor. 2013 yılında 14,5 milyon olan büyükbaş hayvan sayısı 2021 yılında sadece %18,1 oranında artışla 18,03 milyon başa çıkmasına karşın 2013 yılında mevcut büyükbaş hayvanlardan 803.364 ton kırmızı et üretilirken 2022 yılında üretilen kırmızı etin %83 oranında artarak 1.471.550 tona yükseldiğini görüyoruz.

Aynı verilere göre 18,2 milyon ton olan süt üretimin %27,2 oranında artarak 23,2 milyon tona çıkıyor.

Hayvancılık Destekleri Nereye Gidiyor?

Aynı dönem içerisinde kırmızı et üretimi %83 artarken süt üretiminin %27 artmasından arz güvenliği için verilen desteklerin kırmızı et üretimini artırmaya yönelik olduğunu tahmin ediyoruz. Ancak karkas ortalamalarına bakıldığında son 10 yıl içerisinde %23 oranında artarak 231 kg/baş dan 285 Kg/baş’a çıkmış olmasına karşın, bu durum ithal edilen besilik sığırlar ve diğer kırmızı et üretim verileri ile beraber değerlendirildiğinde yanıldığımızı anlıyoruz.

Süt verim ortalamalarına baktığımızda 2013 yılında 2021 yılına inek başına %10'luk bir artış söz konusu. Desteklemelerin süt verimine de çok etkili olmadığı anlaşılıyor.

Desteklere rağmen hayvan sayısı da azalıyor. 2022 yılı hayvan varlığı incelendiğinde büyükbaş sayısında %6 oranında eksilme ve uzun yıllardan bu yana sığır varlığı içerisinde kültür ırklarında küçük bir azalma görüyoruz.

Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvancılık Sektöründe Örgütlenme;

Her ilde 5996 sayılı Kanuna göre kurulmuş ıslah amaçlı yetiştirici birliği, her ilçede 5200 sayılı Tarımsal Üretici Birlikleri Kanununa göre kurulmuş üretici birliği ve her köyde 1163 sayılı Kooperatifler Kanuna göre kuruluşuna Bakanlıkça izin verilen, hayvancılık faaliyeti yürüten tarımsal amaçlı kooperatif kurulabilmektedir. Bu yapıya baktığımızda binlerce hayvancılık örgütü olduğunu anlamak zor değil.

Hayvansal Üretim Azalıyor

Peki, bu binlerce örgüt ne yapar. Öncelikle, üyelerinin hak ettikleri desteklerden “Çiftçi Örgütlerini Güçlendirme” adı altında değişik oranlarda pay alırlar. Bunun dışında ne yaparlar? Bu örgütlerden, tarımsal üretimin ve gıda arz güvencesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması için sektörün daha rekabetçi bir yapıya kavuşması, verim ve kalitenin arttırılması amacıyla faaliyet gösterenlerin oranı çok düşük olup istisnadır. Büyük çoğunluğu çiftçi örgütlerini güçlendirme payını artırmaya yönelik çalışmalar yapar.

Sayısını bilemediğimiz kadar fazla kooperatif ve birlik desteklemelerden %3 oranında pay almakta ve üyelerinin hak ve menfaatlerini korumak için mücadele ettiğini ifade etmekte. Ancak bu durum da hayvancılık işletmelerinin kapanmasını ve hayvansal üretimin azalmasını önleyememekte.

Destekler Arz Güvenliğini Sağlıyor mu?

Piyasaya baktığımızda verilen desteklerin çok bir etki yaratmadığını, TUİK rakamlarının aksine bir arz sorunu yaşadığımızı görülüyor. Ulusal Et Konseyi (UKON) tarafından, kombinalar ve kesimhanelerden alınan haftalık yağsız dana kesim fiyatı 29.12.2022 tarihinde 1 yıl öncesine göre %102,8 artışla 122,21 TL/Kg ve yağsız kuzu fiyatları ise %68,9 artışla 117,10 TL/Kg olarak açıklanmıştır (http://www.ukon.org.tr/Fiyatlar.aspx). 5 Ocak 2023 den Nisan ayı sonuna kadar olan süreçte karkas fiyat artışı hızlanmış ve 27 Nisan 2023 tarihinde durum dana kesim fiyatı %77,14’lik artışla 224,75 TL/Kg, kuzu kesim fiyatı da %68,25 artışla 204,74 TL/Kg dir.

Verilen destekler ve yapılan çalışmalar yeterli olmamış ki Tarım ve Orman Bakanlığı Besilik Erkek Sığır İthalat Başvuru Duyurusu yapmış ve Avrupa Birliği üyesi ülkeleri hariç olmak üzere canlı hayvan ithalatına izinli ülkelerden toplam 500.000 baş besilik erkek sığır ithalatı için kontrol belgelerin onaylanacağını ilan etmiştir. 

Bununla birlikte süt tozu ve tereyağı gibi süt ürünlerine, canlı hayvan ve kırmızı ete ihracat yasağı konularak, sütte ve ette yaşanan arz sorunu yönetilmeye çalışılıyor.

Hayvansal üretimin ve gıda arz güvencesinin sürdürülebilirliğinin sağlanması için sektörün daha rasyonel bir yapıya kavuşması, verim ve kalitenin arttırılması amaçlarına hizmet etmeyen, herhangi bir fayda sağlamayan bu yapı karşısında ya sorgulamadan ölü taklidi yapmaya devam etmek, ya da hayvancılıkta desteklemek mi desteklememek mi sorusunu sormak gerekir.