Nusaybin’de Türk bayrağını indirmeye cüret edenler, sıradan bir eylem yapmamış; doğrudan bu devletin egemenliğine, milletin onuruna ve ortak geleceğine saldırmıştır. Ay yıldızlı bayrak, herhangi bir sembol değil; şehit kanıyla vücut bulmuş, bağımsızlığın ve hür iradenin ifadesidir. Ona uzanan her el, bu gerçeği hedef alır.
Bu tür girişimler “protesto” ya da “ifade özgürlüğü” gibi kavramların arkasına saklanamaz. Bu, açık bir provokasyondur. Amaç, toplumu germek, devleti zayıf göstermek ve ayrışmayı körüklemektir. Ancak bilinmelidir ki bu topraklarda bayrağı hedef alan hiçbir girişim karşılıksız kalmamıştır ve kalmayacaktır.
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Bu haince eylemlerin cevabı sokakta değil, hukukta verilir. Devletin kurumları vardır, kanunları vardır ve bu kanunlar bayrağa uzanan eli affetmez. Kimliğine, bahanesine ya da arkasına saklandığı söylemlere bakılmaksızın, sorumlular adalet önünde hesap vermelidir.
Nusaybin, birkaç provokatörün gölgesine sığmayacak kadar köklü ve onurlu bir şehirdir. Bu şehirde yaşayan milyonlar, bayrağına da devletine de sahip çıkmaktadır. Bayrağı indirmeye çalışanlar ne Nusaybin’i temsil eder ne de bu milletin bir parçasıdır.
Unutulmamalıdır: Bayrak indirilmez, devlet diz çöktürülmez. Bu millet, provokasyonlarla değil; kararlılıkla, birlikle ve hukukun gücüyle yoluna devam eder.